Muhsin Yazıcı

Kategori -Çocuk Fıkraları

Ufak bir kaza

Ufak bir kaza

Kasabanın oduncusu papazin evine odun götürmüş. Odunları kömürlüğe boşaltırken, nasıl olduysa olmuş, bir tanesi gitmiş alt kattaki pencerenin camini kirmiş.

Oduncu çok telaşlanmış ve özür dilemek için papazi aramış ama bulamamış. Ayni telaş içerisinde evine dönmüş ve kapıda kiliseye derse giden oğluyla karşılaşmış. 

Çekmiş oğlunu kenara olanları anlatmış ve bak oğlum papaz efendi sorarsa

-“Babam boşaltırken bir kaza olmuş ve çok özür diliyor” dersin demiş. 

Çocuk da telaşlanmış ama yapacak bir şey yok kilisenin yolunu tutmuş.

Papaz o gün yaratılış hakkında konuşuyormuş.

Ve oduncunun oğluna: 

-“söyle bakalım sen dünyaya nasıl geldin?” diye sormuş.

Oduncunun oğlu da kekeleyerek: 

-“Babam çok özür diliyor, boşaltırken bir kaza olmuş!”

İkinci soru

İkinci soru

Öğretmen, Öğrencilere: 
-Sizlere sorular soracağım. Birinci soruyu bilene ikinci soru sorulmayacak.

-“ Simdi söyle bakalım Ahmet, bir hindinin kaç tane tüyü vardır? 
-“9567 tane tüyü vardır Öğretmenim! “
-“Nereden öğrendin bunu?” 
-“Öğretmenim, hani ikinci soru sorulmayacaktı.

Şimdi anlaşıldı

Şimdi anlaşıldı

Çocuk annesine sormuş bir gün; 
-Anacığım kafandaki saçların neden beyazlıyor senin? 
Annesi; 
-Yavrum, sen beni her üzdüğünde saçımın bir tel beyazlıyor, elbette sebepsiz değil!
Çocuk annesinin duyacağı tonda başlamış cevabı yorumlamaya; 
Hıı şimdi anlaşıldı, anneannemin saçları neden bembeyaz olmuş!

Oyun Biter

Oyun Biter

İş adamı tıraş olurken bir yandan da berberiyle sohbet etmektedir.
Derken, kapının önünden ağır ağır geçmekte olan paspal bir çocuk görürler.

Berber, iş adamının kulağına fısıldar; 
-“Bu çocuk var ya, dünyanın en aptal çocuklarından biridir! Bak; dikkat et şimdi…”
Berber çocuğa seslenir: 
-“Ali, buraya gel!”.

Bunun üzerine çocuk sakince dükkana girer ve yüzündeki aptalca sırıtmayla berberi selamlar.

Berber işadamının kulağına sessizce,

-“Bak şimdi” diye fısıldar ve bir elinde beş yüz bin, diğer elinde beş milyonluk bir
banknot olduğu halde çocuğa sorar: 
-“Hangisini istiyorsan alabilirsin?”
Çocuk dalgın dalgın bir beş yüz bine bir de beş milyona bakar ve sonunda beş yüz binlik banknotu hızlıca çekerek berberin elinden alır.
Berber işadamına döner ve gülerek: 
-“Gördün mü? Sana söylemiştim.” der.

Tıraş bitince işadamı sokağa çıkar ve az ileride kendi kendine oynayan Ali’yi görür. Yanına giderek, neden beş milyonluk değil de, beş yüz binlik banknotu aldığını sorar.

Çocuk hiç de aptalca olmayan bir sırıtmayla yanıt verir :
-“Eğer beş milyonluğu alırsam oyun biter!”

Nasıl girdi, nasıl çıkacak

Nasıl girdi, nasıl çıkacak

Bizim afacanın yaramazlıkta üstüne yoktur. bir gün ailesi ile birlikte, misafirliğe giderler.
Bir ara sohbet esnasında bizim afacan bir soru sorar: 
-“Teyzeciğim, neden çok çikolata ve seker yiyorsun?”
Teyzesi sorar:

-“Ne oldu ki?”
-“Baksana çok şişmanlamışsın” der ve ilave eder.
-“Annem bana çikolata ve seker yeme, sonra çok şişman olursun diyor.”
Teyzesinin de karni burnundadır bu arada.
Şöyle karnini bir sıvazlayarak der ki:
-“Aliciğim bu şişmanlıktan değil, der.
Ali iyice meraklanmıştır.
-“Peki neden” der
Teyzesi de: 
-“Bu şişmanlıktan değil, burada bebek var, der.
Bizim afacan bir şey anlamamıştır.
Şöyle bir duraklamadan sonra.
-“Teyzeciğim, bu bebek oraya nasıl girdi, nasıl çıkacak.

Hokkabaz

Hokkabaz

Eve geldiğinde burnu kanıyordu. Meraklanan annesine 
-“Okula hokkabaz geldi, burnumdan üç tane 1 YTL çıkardı . 
-“Ama hokkabaz göz aldatır burun kanatmaz ki…”
-“Zaten burnumu hokkabaz kanatmadı ki, başka para kalıp kalmadığını kontrol eden arkadaşlarım yaptı.”

Hepsi Bu Kadar Mı?

Hepsi Bu Kadar Mı?

Küçük Aylin’e teyzesi bir milyon lira vermişti. Küçük kız bir şey demeden parayı cebine attı.

Bunun üzerine annesi söze karıştı.
-“Aylin, teyzene ne demen lazım?”
Aylin yanıt vermedi.

Anne bunun üzerine yardım etmek istedi.
-“Baban bana para verdiği zaman ben ne diyorum?”
Birden gözleri parlayan Aylin:
-“Hepsi bu kadar mı?” Diye atıldı.

Elma

Elma

Bir gün bir adam yolda gezerken bir çocuk görmüş, onu yanına çağırıp sormuş:
-Allah`ın nerede olduğunu söyle sana bir elma vereyim.

Çocuk yanıt vermiş,
-Sen bana Allah`ın nerede olmadığını söyle ben sana bin elma vereyim…

Dua

 

Dua

Bir gün bir baba oğlunu dua ederken duyar.

 

– “Allah’ım sen annemi, babamı, ablamı, ninemi ve beni koru” diye.

Adam çocuğun dedesini unuttuğunu düşünür ama çocuğa bunu söylemez. Ertesi gün dedeyi araba ezer ve dede ölür.

Bir kaç gün sonra baba yine duyar

-“Allah’ım sen annemi, babamı, ablamı ve beni koru” diye.

Bu sefer nineyi unutur ve ertesi gün nine merdivenlerden düşer boynu kırılarak ölür.

Bir kaç gün sonra çocuk yine dua eder

-“Alla hım sen annemi, ablamı ve beni koru” diye.

Baba kendisinin unutulduğunu fark eder ve ertesi gün başına bir şey gelmemesi için her adımını çok dikkatli atar.

Aksam eve gelince karısına sorar

-“Hanım bugün ben işteyken neler oldu?” diye.

Karısı:

– “Bizde bir şey olmadı ama postacı öldü!”

Çorba

Çorba

Evin babası bir türlü karısı ile sevişemiyormuş. Çocukları hiç fırsat vermiyormuş. Bir gün baba karısına demiş ki sen akşam yemeğinde üzerine çorba dök mutfağa git üzerini değiştirirken bende yardıma gelirim ve orda işimizi hallederiz diyor.
Ve akşam yemekte çorbayı kadın üzerine döküyor. Mutfakta üstünü değiştirirken adam karısıyla sevişmeye başlıyor.

Çocuğu bunları görüp ablasının yanına gidip diyor ki: 
-“Abla sakın üzerine çorba dökme çünkü üzerine çorba dökeni babam cezalandırıyor” demiş…

Çocuğumuzun ismi ne olsun

Çocuğumuzun ismi ne olsun

Kız hayatında ilk defa bir partiye gidecekmiş, annesi o akşam kızına öğüt veriyormuş. 
-“Kızım bak sen bu partileri bilmezsin burada çapkın erkekler olur seninle yatmak için her şeyi yaparlar eğer böyle bir şey olursa ona çocuğumuzun adı ne olsun diye sor hemen telaşlanır ve senden uzaklaşır.”
Kız partiye gitmiş biraz sonra bir genç, kızı dansa kaldırmış dans ederlerken genç kızı okşamaya sarkıntılık yapmaya başlamış.

Kız hemen: 
-“Çocuğumuzun adı ne olsun” demiş, genç tırsmış ve gitmiş.

Bir sure sonra başka bir genç gelmiş yine aynı sarkıntılıklar başlamış kız yine 
-“Çocuğumuzun adı ne olsun” demiş. Ve genç yine panik bir şekilde kaçmış.

Biraz sonra bir genç daha gelmiş, dans etmeler falan derken yine aynı sarkıntılıklar başlamış,

Kız yine: 
-“Çocuğumuzun adı ne olsun demiş. Ama değişen bir şey yok daha sonra dışarı çıkıp ıssız bir yer bulmuşlar.

Kız yine: 
-“Çocuğumuzun adı ne olsun” demiş. Gençte yine bir şey yok biraz sonra genç kızın elbiselerini çıkarmış.

Kız yine: 
-“Çocuğumuzun adı ne olsun”

Gençte yine bir şey yok genç kızla sevişmeye başlamış.

Kız: 
-“Çocuğumuzun adı ne olsun” demiş.

Genç yine sessiz bir süre sonra genç işini bitirmiş.

Kız yine: 
-“Çocuğumuzun adı ne olsun” demiş.

Genç kalkmış prezervatifi çıkarıp bir düğüm atmış 
-“Buradan çıkabilirse David Cooperfield olsun.”

Çocuğumuzun ismi ne olsun

Çocuğumuzun ismi ne olsun

Kız hayatında ilk defa bir partiye gidecekmiş, annesi o akşam kızına öğüt veriyormuş. 
-“Kızım bak sen bu partileri bilmezsin burada çapkın erkekler olur seninle yatmak için her şeyi yaparlar eğer böyle bir şey olursa ona çocuğumuzun adı ne olsun diye sor hemen telaşlanır ve senden uzaklaşır.”
Kız partiye gitmiş biraz sonra bir genç, kızı dansa kaldırmış dans ederlerken genç kızı okşamaya sarkıntılık yapmaya başlamış.

Kız hemen: 
-“Çocuğumuzun adı ne olsun” demiş, genç tırsmış ve gitmiş.

Bir sure sonra başka bir genç gelmiş yine aynı sarkıntılıklar başlamış kız yine 
-“Çocuğumuzun adı ne olsun” demiş. Ve genç yine panik bir şekilde kaçmış.

Biraz sonra bir genç daha gelmiş, dans etmeler falan derken yine aynı sarkıntılıklar başlamış, 

Bisiklet isterim

Bisiklet isterim

Bir gün baba eve gelir ve gelir gelmez karısını yatak odasına alır. Oğlu kapı deliğinden bakar.
Babası anasının üstünde, çocuk isterim, çocuk isterim anasını becermekte.
Ertesi gün çocuğun aklına kurnazlık gelir.
Babası yatakta yatarken üstüne çıkar, bisiklet isterim bisiklet isterim

Bir şey Değil

Bir şey Değil

Küçük Ali annesinin elinden tutmuş, birlikte alışverişe gidiyorlar. Bu sırada yol kenarında bir at arabası beklemekte. At bir aygır olduğundan ve hemen ilerideki at arabasının önündeki kısrağı gördüğünden malafatı kaldırmış ucu yere değiyor.

Ali hemen annesini çekiştirerek sormuş:
-“Anne şu sallanan kocaman şey ne?”
Annesi utana sıkıla Ali’ye yanıt vermiş:
-“Bir şey değil oğlum bir şey değil.”
Bunu duyan at arabacı hemen yanıtı yapıştırmış:
-Hanım hanım buna da bir şey değil diyorsan gözünü toprak doyursun…

Asker

Asker

Bir gün çocuğun biri kumsalda tek başına oyun oynuyormuş. çocuğu gören nöbetçi polis çocuğun yanına yaklaşıp: 
-“Napiyosun evladım” der babacan bir sesle,
-“Polis yapıyorum bey amca” diye yanıt verir.

Gururlanan polis: 
-“Aferin sana ne kullanıyorsun” diye sorar.

Çocuk;
-“Biraz kum biraz su biraz da bok karıştırıyorum” deyince polis köpürür ve çocuğu bir güzel döver.

Bu dayak muhabbeti 3-5 gün sürer. Artık çocuğum dövmeyi adet edinen polis çocuğu yine dövmek için;
-“Napiyon lan burada “diye sorar. Yediği dayaklardan çehresi değişmiş olan çocuk;
-“jandarma yapıyorum amca” der.

Bu yanıta şaşıran polis;
-“Ne kullanıyorsun” diye sorar.

Çocuk;
-“Biraz su biraz da kum karıştırıyorum“ der.

Polis;
-“Hani bunun boku” diye sorar,

Çocuk;
-“Boku karıştırınca polis oluyor” amca der.

Arka Tekerlekler

Arka Tekerlekler

Küçük Metin babasına önündeki küçük şeyi sordu bir gün.

Babası

-“Otobüs” diye yanıt verdi.
-Peki, babaannemim önündeki şeyin adı ne?
-Garaj oğlum.
Bir gece su istemek için annesine seslendi.

-“Metin” ama yanıt alamadı.

Merak edip annesi ile babasının yatak odalarına gitti. Bir de ne görsün babası tam pozisyon almış işi bitiriyor. Hemen bağırmaya başlamış Metin:
-“Ha gayret baba otobüsün arka tekerlekleri garajın dışında kaldı..”

Yaz kızım. Çocuk babada kalacaktır…

Yaz kızım. Çocuk babada kalacaktır…

Boşanma davasında kadın, hakime talebini gerekçesi ile açıklamış:
-“Sayın hakim, çocuğun bende kalmasını istiyorum. Onu dokuz ay karnımda taşıdım.”
Hakim kocaya sormuş:
-“Karınızı duydunuz. Bir diyeceğiniz var mı?”
Adam “Var tabii” demiş ve anlatmış:
-“Sayın hâkim. Farz edelim ki canınız bir kutu soğuk kola istedi. Makineye parayı attınız ve kola geldi. Şimdi bu kola makinenin midir, yoksa parayı deliğe atanın mı?”
Hakim sekreterine dönmüş:
-“Yaz kızım. Çocuk babada kalacaktır…”

Hav hav…

Hav hav…

İki kedi oturuyorlarmış.

Birinin yavrusu gelip annesine anne:

-“Hav hav” demiş..

Öteki kedi de hayrola senin çocuğa ne oldu böyle? demiş.

Anne kedi hemen yanıt vermiş:

-“Bizim çocuk yabancı dil öğreniyor…….”

Hani bir soru soracaktınız?…

Hani bir soru soracaktınız?…

Öğretmen öğrencilere söyler
-“Size bir soru soracağım” der.
Ayşe’yi kaldırır.
-“Tavuğun kaç tüyü vardır?”
Ayşe:
-“1993 öğretmenim” der
Öğretmen:
-“Nerden bildin?” Diye sorunca da
-“Hani bir soru soracaktınız” der.

Teyzene ne demen lazım?

Teyzene ne demen lazım?

Küçük Aylin’e teyzesi bir milyon lira vermişti. Küçük kız bir şey demeden parayı cebine attı. Bunun üzerine annesi söze karıştı.
-Aylin, teyzene ne demen lazım?

Aylin cevap vermedi. Anne bunun üzerine yardım etmek istedi.
-Baban bana para verdiği zaman ben ne diyorum?

Birden gözleri parlayan Aylin:
-Hepsi bu kadar mı? Diye atıldı.

Ya öbürünü?…

Ya öbürünü?…

Bir gün bir çocuk elinde iki tane ödülle kapıdan girmiş babası mutlu ve onurlu bir şekilde sormuş:
-“Bu ödülleri neyden dolayı aldın demiş,”

Çocuk yanıt vermiş
-“Üstün belleğimden dolayı aldım” demiş.

Babası sormuş
-“Ya öbürünü?”

Çocuk, durmuş durmuş:
-“Şeyy unuttum,” demiş

Burnumu hokkabaz kanatmadı ki…

Burnumu hokkabaz kanatmadı ki…

Eve geldiğinde burnu kanıyordu. Meraklanan annesine
-“Okula hokkabaz geldi, burnumdan üç tane 1 YTL çıkardı.”
-“Ama hokkabaz göz aldatır burun kanatmaz ki…”
-“Zaten burnumu hokkabaz kanatmadı ki, başka para kalıp kalmadığını kontrol eden arkadaşlarım yaptı.”

Yarın da çağırdılar…

Yarın da çağırdılar…

Hasan okula yeni başlamıştı.

İlk gün akşam olup da eve dönünce, annesi merakla sordu:
-“Ne yaptınız oğlum bugün okulda?”

Çocuk yanıt verdi:
-“Bugün pek bir şey yapmadık galiba, çünkü yarın da çağırdılar.”

 

Dişlerini dökerim…

Dişlerini dökerim…

Çocuğun biri bir gün bir eczaneye girer ve eczacıya sorar:

-“Havuç var mı amca?”

Adam çocuğa kendisini boş yere rahatsız etmemesini söyler ve dışarı çıkarır.

Aradan bir saat geçer çocuk yine gelir;

-“Havuç var mı amca” der.

Adam çocuğa:
-“Bir daha buraya gelirsen bütün dişlerini dökerim” der.

Çocuk gider ama aradan bir saat geçer yine gelir. Adam çocuğun ağzına yumruğu bastığı gibi çocuğun bütün dişleri dökülür çocuk hiçbir şey demeden gider.

Aradan yarım saat geçer tekrar gelir ve sorar:
-“Havuç suyu var mı havuç suyu?”

Aklıma sizin makas geldi…

Aklıma sizin makas geldi…

Bir gün komşunun kapısı çalınır. Kadın kapıyı açtığında küçük temeli görür. 
Kadın:
-“Ne var Temel?”
-“Makasınızı alabilir miyim?”
-“Tamam getiriyorum.”
Bir kaç dakika sonra kadın makası getirir.

 Ve şöyle bir soru sorar:
-“Sizin makas köreldi mi?”
Temel:
-“Hayır. Ben bizim makasla tel kesecektim. Annem makas bozulur dedi ve benimde aklıma sizin makas geldi.”