Muhsin Yazıcı

Kategori -Doç. Dr. Şafak Nakajima yazıları

Zor Anne Babalar – Baskıcı Ebeveynler – 2 / Doç. Dr. Şafak Nakajima

Yaşamı doğru yönetebilmeyi öğrenmeleri için çocuklara akılcı kurallar koymak ve gerektiğinde onları eğitici biçimde cezalandırmak, yetkin ebeveynlerin sorumlulukları arasındadır.

Baskıcı ebeveynler de kurallar koyar, kurallara uymayan çocukları (yaşı kaç olursa olsun), cezalandırırlar!

Ama onları, yetkin ebeveynlerden ayıran bazı özellikler vardır.

Buyurucudurlar:

‘’Dediğim gibi yapacaksın!’’

‘’Ben senin büyüğünüm ve böyle olmasını istiyorum!’’

‘’Sana bunu asla yapmamanı söyledim; sonu fena olacak!’’ Devamı…

Zor Anne Babalar – 1 / Doç. Dr. Şafak Nakajima

Yaşamda kim bizi, anne babamız kadar etkileyebilir?

Belki de hiç kimse!

Varlıkları ve yoklukları, iyilikleri ve kötülükleriyle yaşamımızı şekillendiren en önemli insanlardır, onlar.

Bazısı severek, eğiterek, cesaretlendirerek, hayata güçlü kanatlarla salar bizi.

Ama maalesef sanılandan fazlası, zor anne babalardır.

Bilerek ya da bilmeyerek, kolumuzu kanadımızı kırarlar. Devamı…

İşsizlik / Doç. Dr. Şafak Nakajima

Birçok ünlü düşünür ve sosyal bilimci, doyumlu ve mutlu bir yaşamın, çalışıp üretebilmeyle doğrudan ilgili olduğunu söyler.

Sigmund Freud’a göre, ”Aşk ve çalışma… Çalışma ve aşk… Başka ne vardır ki!”

Aşk ve sevgi, bizi yaşamın ruhuna yaklaştırır; onunla bütünleştirir.

Çalışmak ve üretmekse, -hele bir de yetenek ve değerlerimizle örtüşüyorsa,- yalnızca ekonomik kaynak yaratmakla kalmaz, yaşamımıza anlam da kazandırır. Devamı…

Yaşamın Kodlarını Okumak – 7 / Doç. Dr. Şafak Nakajima

Daha küçücük yaşında bilime âşık bir çocuk olan en değerli varlığı, kızı Annie’nin anısını, kendisini araştırmalarına daha da çok vererek yaşatmaya çalışır kalbinde.

Kaya midyeleriyle olan çalışmalarını bir dizi kitapta yayınlar.

Bir organın, değişen şartlar sonucunda ufak değişimler geçirerek fonksiyonunu değiştirebileceğine dair kanıtlar bulur. Devamı…

Yaşamın Kodlarını Okumak – 6 / Doç. Dr. Şafak Nakajima

Emma ile evliliklerindeki mutluluk, çocuklarının sağlık sorunları ve erken ölümleriyle gölgelenir.

Elbette henüz o dönemde ne DNA’nın yapısı ne de genetik kusurlar bilinir ama yaptığı araştırmalar, kendi içinde döllenen bitkilerin daha sağlıksız olduğunu gösterdiğinden, çok yakın bir akrabasıyla, kuzeni Emma’yla yaptığı evliliğin, çocuklarının felaketine yol açtığı düşüncesi ve vicdan azabı, ömrü boyunca Darwin’in peşini bırakmaz. Devamı…

Yaşamın kodlarını okumak – 4 / Doç. Dr. Şafak Nakajima

Gemi yolculuğu sırasında durdukları yerlerde toprağı inceler, canlı örnekleri toplar, notlar tutar; Darwin.

Çok iyi bir gözlemci ve araştırıcıdır.

Giderek jeolojinin (yer bilim) yanı sıra, biyoloji konusunda da derinleşir; aralarındaki etkileşimi kavrayabilecek ölçüde kendisini geliştirir.

Yolculuğu sırasında İngiltere’ye gönderdiği mektuplar, fosiller ve doldurulmuş canlılar, Profesör Henslow aracılığıyla İngiliz doğa bilimcilerine aktarılır. Devamı…

Yaşamın kodlarını okumak – 3 / Doç. Dr. Şafak Nakajima

On beş günlük araştırma gezisinin yorgunluğuyla eve dönüp kendisini odasına attığında, masasının üzerinde onu bekleyen bir mektup bulur, Charles Darwin.

Önemli bir mektup!

Sekiz yaşında annesiz kalan, ünlü dedesinin ve babasının zorlamasıyla doktorluğa yönlendirilen ama bu mesleği hiç sevemediği için tıp fakültesinden alınıp din okuluna gönderilen, her iki okulda da kalbinin onu sürüklediği doğa bilimlerinden kopamayıp tüm zamanını böcekleri, bitkileri ve yer katmanlarını araştırmakla geçiren genç adamın kaderi değildir yalnızca bu mektupla değişecek olan! Devamı…

Yaşamın kodlarını anlamak – 2 / Doç. Dr. Şafak Nakajima

‘’Yaşamın Kodlarını Okumak’’ dizisinin ilk bölümünden sonra bir an, bulsanız beni zorla bilgisayarın başına oturtup ikinci bölümü yazdıracaksınız sandım…

Ama gerek kalmadı; şu yorumlara nasıl direnebilirim ki?

Saliha Işıldaklı: ‘’Bana “Bir gün biri Darwin’in hayatını anlatacak ve sen heyecanla diğer bölümlerini bekleyeceksin” deselerdi hayatta inanmazdım. Siz çok yaşayın emi Şafak hocam.’’

Gülfizar Kunt Ünal: ‘’Devamını hasret ile bekliyorum. Okurken bir baktım bitmiş… Devamı…

Yaşamın kodlarını okumak -1 / Doç. Dr. Şafak Nakajima

Yaşamı ve insanlığa katkısıyla beni büyüleyen bilim insanları arasında, Charles Darwin birinci sıradadır.

Ülkemizde pek çok konu gibi, hiçbir şey bilmeyen kişilerce mahallevari üslupla ‘’tartışılan’’ Charles Darwin kimdir; evrim teorisi nedir; biliyor muyuz gerçekten?

Bu yazı dizisinde, biyolojik bilimlere hâkim olmayan okurlarımın da anlayabileceği bir dille, bu konuları sizlerle paylaşacağım.

Kolay iş değil; dilerim başarabilirim! Devamı…

Duygusal Zeka / Doç. Dr. Şafak Nakajima

Duygusal Zeka / Doç. Dr. Şafak Nakajima

Roma İmparatoru ve filozof Marcus Aurelius’tan, günümüzün modern bilim araştırıcılarına kadar, insan yaşamı üzerine düşünen herkesin ortak görüşünü şöyle özetlemek mümkün:

‘’Kendinizi tanıyın! Kendinizi tanımaz, duygu ve düşüncelerinizi yönetmeyi öğrenemezseniz, beyninizin direksiyona korku, endişe, şüphe ve güvensizlik geçip sizi yönetir! Kendinizi tanımak ve anlamlı yaşamayı öğrenmek, iyi yaşamanın en temel koşuludur!’’

Devamı…

Kendine inanmak / Doç. Dr. Şafak Nakajima

Kendine inanmak / Doç. Dr. Şafak Nakajima

Etrafınıza bir bakın!

İki tür insan göreceksiniz:

Büyük bir sıkıntıları olmasa da, başlarına bir felaket gelmişçesine omuzları çökük, bıkkın ve her şeyden yakınanlar,

Ya da, tüm olumsuzluklara rağmen dik durabilen, çözüm odaklı, canlı insanlar.

Bu iki grup insanın arasındaki en büyük fark, kendilerine olan inançlarının düzeyidir.

Devamı…

Ne yaparsınız? / Doç. Dr. Şafak Nakajima

:Ne yaparsınız? / Doç. Dr. Şafak Nakajima

Hayatta hepimizin başına karar vermekte zorlandığımız, aklımızla yüreğimiz arasında sıkışıp kaldığımız durumlar gelmiştir.

Ve böylesi durumlarda, olayı doğrudan yaşamasak da kendimize, ”Ben olsam ne yapardım?” sorusunu sormuşuzdur.

Akıl ve vicdan arasında kalınan bu durumlara, etik ikilem adını veriyoruz.

Etik ikilemler üzerine düşünmek, değerlerimizi gözden geçirmemiz ve doğru yapılandırmamız için bize iyi bir fırsat sunuyor.

Bugün sizlerle, iyi bilinen bir etik ikilem paylaşacağım.

Lütfen bu ikileme dikkatle odaklanın ve kendinizi olaydaki ebeveynin yerine koyun!

Sonra da bu durumda, ne yapacağınıza karar verin:

Yaz bitmek üzereyken bir hafta sonunuzu, küçük kızınızla beraber deniz kenarında geçirmeye karar veriyorsunuz!

On yaşındaki kızınız, ablanızın aynı yaştaki kızının da sizinle gelmesini istiyor.

Her ikisiyle birden ilgilenmek kolay olmasa da, geçmişte gittiğiniz başka gezilerde çocuklar beraberce çok eğlendiği için kabul ediyorsunuz.

Ablanızın izniyle, yeğeniniz de size katılıyor.

Sahile yirmi metre mesafedeki odanıza girer girmez, kızlar denize gitmek için sizden izin istiyor.

Deniz her zamankinden çok daha dalgalı olduğu için onlara biraz beklemelerini söylüyorsunuz.

Çantaları boşalttıktan sonra, kumda oynamaları için sahile götüreceksiniz.

Kısa bir süre sonra kızların bağrışmalarını duyuyorsunuz!

Kaşla göz arasında, siz fark etmeden evden çıkmışlar!

Dışarı fırladığınızda gördüğünüz manzara, kızların iri dalgaların arasında batıp çıkarak hızla kıyıdan uzaklara sürüklendikleri…

Sahilde sizden başka kimse yok!

O büyük dalgaların arasından her ikisini aynı anda kurtarmanız imkânsız!

Ancak birini sahile bırakıp, diğerine ulaşabileceksiniz!

Kızınız oldukça iyi yüzme biliyor!

Ama yeğeniniz hiç yüzme bilmiyor ve kalbi çok güçlü değil!

Bir karar vermek zorundasınız!

Hangisini önce kurtaracaksınız?

Eğer kızınızı önce kurtarırsanız, yeğeninizin o sırada ölme ihtimali neredeyse kesin!

Yeğeninizi kurtarırken kızınızın boğulma olasılığı ise yarı yarıya.

Çünkü dalgalar, on yaşındaki bir çocuğun fazla direnemeyeceği kadar güçlü!

Bu durumda siz ne yaparsınız?

Neden öyle bir karar alırsınız?

Doç. Dr. Şafak Nakajima

 

Yön Yitimi / Doç. Dr. Şafak Nakajima

Yön Yitimi / Doç. Dr. Şafak Nakajima

Toplumları bir arada tutan ilkeler parçalanıp, kültür, etik, adalet gibi insanlığa dair tüm üst değerler yok edildikçe, ne çok şey yitirdiğimizi görebiliyor musunuz?

Giderek daha fazla insan, hayattan hiç zevk alamadığını söylüyor…

Daha fazla genç, geleceğe dair hiçbir umut beslemiyor…

Ve çoğumuz, içinde bir şeyler yapmak için motivasyon hissetmiyor…

Böylesi sıkıntıların kaynağı yalnızca, kendi beceriksizliğimiz değil!

Toplumsal boyutu da var!

Devamı…

Güçlü müsün güçsüz mü? / Doç. Dr. Şafak Nakajima

Güçlü müsün güçsüz mü? / Doç. Dr. Şafak Nakajima

Bazı insanlar, duygusal anlamda güçlüdürler.

Başlarına gelen olumsuzlukları ve talihsizlikleri, çok zorlanmadan göğüsleyebilirler.

Bazı insanlarsa, en küçük terslikte dağılıp giderler.

Güçlülerle güçsüzler arasındaki en büyük fark, zorluklara verdikleri tepkide yatar:

Güçlü. ‘’Bunun altından kalkabilirim! Başa çıkabilirim! Zor ama imkânsız değil! Her şeyin bir çaresi var!’’ der.

Devamı…

Zor İnsanlar – 9 / Doç. Dr. Şafak Nakajima

Zor İnsanlar – 9 / Doç. Dr. Şafak Nakajima

Davranış biçimlerine göre saldırgan, pasif ve pasif saldırgan olarak üç gruba ayırıp, saldırgan ve pasif olanlarıyla başa çıkmada neler yapması gerektiğini önceki bölümlerinde anlattığım ‘’Zor İnsanlar’’ yazı dizisinin bugünkü bölümünde, pasif saldırganlarla ilgili çözüm yollarını ele alacağım.

Konunun bütünsel kavranışı önemli olduğundan, sayfamda yer alan önceki bölümleri de okumanızı tavsiye ederim.

Devamı…

Zor İnsanlar – 8 / Doç. Dr. Şafak Nakajima

Zor İnsanlar – 8 / Doç. Dr. Şafak Nakajima

‘’Zor İnsanlar’’ yazı dizisinin daha önceki haftalarda yayınladığım bölümlerinde, zor insanın tanımını yapmış, üç farklı zor insan modelinin özelliklerini ve saldırgan zor insanlarla başa çıkmanın yollarını anlatmıştım.

Bu yazıda ise, pasif insanlarla yaşanan zorluklarda neler yapılabileceğini ele alacağım.

Bütünlüklü bir bilgi sahibi olabilmeniz için, önceki bölümleri de mutlaka okumanızı tavsiye ederim.

Devamı…

Duygusal Sağırlık / Doç. Dr. Şafak Nakajima

Duygusal Sağırlık / Doç. Dr. Şafak Nakajima

‘Uzay Yolu’ dizisinin Mr. Spock’unu hatırlayanlarınız olacaktır.

Atılgan adlı uzay gemisinin, yarı insan yarı Vulkan’lı bilim subayıdır, o.

Mr. Spock, Vulkan tarafının mantığı ile insan tarafının duygusallığı arasında bocalar durur.

Bu mütevazı ve bilgili adam, hem kendi içinde hem de başkalarıyla kurduğu ilişkilerde, duygusal sığlığı nedeniyle gerilim yaşar.

Sizin de başınıza gelmiştir!

İletişim kurmaya çalıştığınız bir insanın, soğuk, katı, adeta bir duvar gibi olmasından daha bıktırıcı ne vardır?

Devamı…

Platon Diyor ki: Oyunuzu kullanın! / Doç. Dr. Şafak Nakajima

Platon Diyor ki: Oyunuzu kullanın! / Doç. Dr. Şafak Nakajima

‘’Bilgeliği sevenler siyasi gücü ellerine alana kadar veya siyasi gücü ellerinde tutanlar, bilgeliği sevene kadar insanoğlu, sorunların bittiğini görmeyecektir!’’

Filozof, matematikçi ve günümüzdeki modern üniversite oluşumunun başlangıcı olarak kabul edilen Atina Akademisi’nin kurucusu Platon (Eflatun), haklıdır!

Siyaset; bilge, erdemli ve duyarlı bireylerin elinde olmadıkça, halkın yoksulluk ve eğitimsizlik sorunları çözülemeyecektir!

‘’Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, her 6 kişiden biri yoksul durumda bulunuyor.’’

‘’Türkiye’de eğitim ortalaması 6,5 yıl.’’

Devamı…

Zor İnsanlar – 1 / Doç. Dr. Şafak Nakajima

Zor İnsanlar – 1 / Doç. Dr. Şafak Nakajima

‘’Hayat bizi, bize ait olmayan problemler sorarak, zor koşullar ve zor insanlarla test eder!’’

Ünlü yazar Terry Brooks’un bu sözü, günlük hayatta yaşadığımız sıkıntıların önemli bir kaynağını, güzel özetler!

Gerçekten de yaşadığımız sıkıntıların birçoğu, çevremizdeki zor insanların yarattığı sorunlardan kaynaklanır.

Kimdir ‘’Zor İnsan’’?

Ne yapar?

Devamı…

Zor İnsanlar – 2 / Doç. Dr. Şafak Nakajima

Zor İnsanlar – 2 / Doç. Dr. Şafak Nakajima

‘’Demek cehennem bu! Hiç aklıma getirmezdim böyle olacağını… Acı, ateş, kızgın ızgara, hepsi sizsiniz demek… Kızgın ızgaranın ne gereği var: Cehennem başkalarıdır.’’

20. yüzyılın en önemli düşünürlerinden Fransız filozof Jean-Paul Sartre’a göre, insan, insanın cehennemidir.

Haklıdır da!

Mutluluk ve başarımız, büyük ölçüde başka insanlarla kurduğumuz ilişkilerin niteliğine bağlıdır.

Çünkü bizler, sosyal varlıklarız.

İlişkilerimizin içinde şekilleniyoruz.

Devamı…

Zor İnsanlar – 3 / Doç. Dr. Şafak Nakajima

Zor İnsanlar – 3 / Doç. Dr. Şafak Nakajima

Geçtiğimiz hafta zor insanların, saldırgan, pasif ve pasif saldırgan şeklinde kabaca üç gruba ayrıldığından söz etmiştim (yazının sonunda, önceki bölümlere ait linkleri bulabilirsiniz).

Açık saldırganlar, zor insanlar arasında, zorluğu en kolay fark edilen gruptur.

Saldırgan kişilik, kısmen mizaç yapısı, kısmen de ailede ve çevrede saldırganlığın bir iletişim yolu olarak kullanıldığı durumlarda, öğrenme yoluyla ortaya çıkar.

Kişinin varlığıyla değerli olmadığı toplumlarda, kaba kuvvete, güce ve paraya bağlı saldırganlık daha yaygındır.

Devamı…

Zor İnsanlar -4 / Doç. Dr. Şafak Nakajima

Zor İnsanlar -4 / Doç. Dr. Şafak Nakajima

Zor İnsanlar yazı dizisinin önceki bölümlerinde, zor insanların saldırgan, pasif ve pasif saldırgan şeklinde üç gruba ayrıldığından ve saldırgan zor insanların özelliklerinden söz etmiştim. (Önceki bölümlerin linklerini, yazının sonunda bulabilirsiniz).

Bu yazımda, pasif zor insanları ele alacağım.

Pasif insanların, nasıl zor olabileceğini kestirmek kolay olmayabilir!

Pasif zor insanlar, gerçek duygu, düşünce ve ihtiyaçlarını açıkça ifade edemeyenlerdir.

Pasif zorluk, farklı biçimlerde ortaya çıkar.

Devamı…