Muhsin Yazıcı

Kategori -Doğan Kuban’ın yazıları

Kırsal halkın çağdaşlaşma süreci / Doğan Kuban

İstanbul nüfusu 1949’da 800.000 kişi olarak sayılmıştı. Henüz gecekondular yoktu. Kentin temel halkı İstanbullu ve kentli davranışlara sahip insanlardı. Türkiye’nin Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyetle İslam tarihinin tek laik devletini kurmayı başardığı dönem, dünya tarihi perspektifi içinde, eşsiz bir önem taşır.

600 yıl Avrupa sınırında İslam’ın zırhı ödevi görmüş bir devletin, başka örneği olmayan bu radikal değişimi dünya tarihinin de büyük dönemeçlerinden biridir. Çünkü ilk kez Hristiyan ve Müslümanlar bir uygarlık ilkesi bağlamında ortak davranacakları bir platformda buluşuyorlardı. Devamı…

İletişim devrimi ve depremi

Einstein’ın görelilik kuramını öğrendiğimiz ve atom ve enerji alanında fizikçilerin büyük buluşlarını duyduğumuz zaman insan düşüncesinin ve modern fiziğin başarıları karşısında büyük mutluluk duymuş, onların yaratıcılığını göklere çıkarmıştık.

Fizikçilerin ne söylediğini hiç anlamayan cahil milyarlar bu bilgilerin dışında yaşıyorlardı. Fakat İkinci Dünya Savaşı yangını yayıldığı zaman Amerika’da buluşan büyük fizikçiler atom bombası üzerinde çalışmaya başladılar. Devamı…

Entelektüel boşluktan köleliğe düşmeyelim!

Biz şimdi geri kalmadık, 500 yıldır geriden geliyoruz. Bugünü anlamak için kendi tarihimizi safsatadan kurtarmak gerek. 1453’te Konstantinopolis’i fethedip imparatorluk kurduğumuz zaman geri kalmaya başladık.

Osmanlı sultanlarının en zeki ve dünyaya açık olanı II. Mehmet (Fatih Sultan Mehmet) idi. Hristiyan ve Ermeni kiliselerinin devamına izin veren bu sultanın akıl hocalarından biri Bizanslı Amirutzes idi. Vezirlerini Bizanslılar’dan seçen, Roma’yı ‘Kızıl Elma’ olarak hedefleyen, İtalya’ya işgal için asker çıkartan, Constantinopolis’e ‘Konstantiniyye’ diyerek Araplar’ın verdiği adı değiştirmeyen oydu. Bizanslı tarihçi Michael Kritovoulos’un tarihini yazdığı ve kimi Bizanslı’nın Basileus (Grekçe İmparator) adını verdiği Fatih Sultan Mehmet, olasılıkla bir Rum ananın da oğludur. Devamı…

Tanrı’ya şikâyet edilen, insanoğlunun adaletsizliğidir / Doğan Kuban

Cumhuriyetin başında doğan kuşağın üyelerinden biri olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün tarihini yaşadım ve bundan hiç şikâyet etmiyorum. Alman, Rus, İngiliz, Amerikalı, Fransız, İtalyan olmamaktan memnunum. Atatürk ölmeden ortaokula kadar Anadolu kentlerinde ve Ankara’da yaşadım.

İslam dünyasının ilk çağdaş devrimini yapan bir ülkenin vatandaşı olmakla övünüyorum. Bugünün insanlarına tuhaf gelse de, bir ev sahibi olamadan yaşamış bir subay ailesinin çocuğu olarak da, kendimi fakir toplumun bir öz temsilcisi olarak görüyorum. Ve kırsal Anadolu’yu özlüyorum. Devamı…

Tanrı’ya şikâyet edilen, insanoğlunun adaletsizliğidir

Cumhuriyetin başında doğan kuşağın üyelerinden biri olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün tarihini yaşadım ve bundan hiç şikâyet etmiyorum. Alman, Rus, İngiliz, Amerikalı, Fransız, İtalyan olmamaktan memnunum. Atatürk ölmeden ortaokula kadar Anadolu kentlerinde ve Ankara’da yaşadım.

İslam dünyasının ilk çağdaş devrimini yapan bir ülkenin vatandaşı olmakla övünüyorum. Bugünün insanlarına tuhaf gelse de, bir ev sahibi olamadan yaşamış bir subay ailesinin çocuğu olarak da, kendimi fakir toplumun bir öz temsilcisi olarak görüyorum. Ve kırsal Anadolu’yu özlüyorum. Devamı…

Halil İnalcık ve ona soramadığım sorular / Prof. Dr. Doğan KUBAN

En üretken, en çalışkan ve en sistematik çalışan Cumhuriyet döneminin yetiştirdiği büyük bir tarihçi olan Halil İnalcık 100 yaşında öldü. (1916-2016). Mimari ve Sanat tarihçisi olarak onun okuyucusu ve dostu oldum. Onu kitapları, dünya görüşü ile tanıyordum.

Şikago’da uzun süren hocalığı sırasında kendisiyle birlikte olan, yakın akrabam profesör Fahir İzin tanıklığı ile İnalcık’ın ekonomik ve toplumsal tarih alanında etkili bilimsel kişiliğini de öğrendim. Basının şan, şöhret, ödül, nişan hocaların hocası gibi övgüleri dışında, alanında neler yaptığını anlatan tarihçi öğrencileri herhalde hocalarını kamuoyuna daha iyi tanıtacaklardır. Devamı…

İslamlaşma Tarihimizde Derin Bir Hesaplaşma / Doğan Kuban

İslam’ın iki kökeni var: Kuran ve Türk diliyle yorumlanmış İslami doğmanın özümsenme süreci. Bu yorumlar homojen değildir ve kendi iç dinamikleri ile değil, dünya ile etkileşim sonucunda değişiyorlar. Tarihimiz de bunun en iyi bilinen görüntüsü, Bizans ikonoklast akımından aktarılmış olan resim yasağı.

Abdülmecit devlet dairelerine resmini astırmak istediği zaman tepki gördü. Bugün politikacılar duvarları resimleriyle dolduruyor, heykel yıkıyor, köpek ya da karpuz heykeli yapıyorlar. Bu, toplumun kültürel yozlaşmasını ve dini doğmayı değiştiren etkenlerin yabancı kökenini gösteriyor. Devamı…

Çağın dışında kalmak olanaksızdır

Bugün bütün dünya ile birlikte yaşamanın sunduğu bütün teknolojilerden yararlanan, otomobile, uçağa, otobüse, metroya binen, AVM’lerden alışveriş yapan, cebinde telefon taşıyan, elektrik kullanan, televizyonda futbol maçı seyreden bir Türk toplumu var.

 

Bu toplum, bir moda olarak yinelenen tekerlemede söylendiği gibi, aptal bir toplum değil. Biz İslam dünyasında demokratik ve kültürel devrim yapan ve sömürge olmayan tek toplumuz. Türklere Arapların taktığı ‘Etrak-ı bi-idrak’ diyen Osmanlı ulemasıdır. Mustafa Kemal, Cumhuriyet devrimini yapan Türk Ulusunun zeki olduğunun altını çizen kurucu liderdir. Devamı…

Çağın dışında kalmak olanaksızdır / Prof. Dr. Doğan Kuban

Bugün bütün dünya ile birlikte yaşamanın sunduğu bütün teknolojilerden yararlanan, otomobile, uçağa, otobüse, metroya binen, AVM’lerden alışveriş yapan, cebinde telefon taşıyan, elektrik kullanan, televizyonda futbol maçı seyreden bir Türk toplumu var.

Bu toplum, bir moda olarak yinelenen tekerlemede söylendiği gibi, aptal bir toplum değil. Biz İslam dünyasında demokratik ve kültürel devrim yapan ve sömürge olmayan tek toplumuz. Türklere Arapların taktığı ‘Etrak-ı bi-idrak’ diyen Osmanlı ulemasıdır. Mustafa Kemal, Cumhuriyet devrimini yapan Türk Ulusunun zeki olduğunun altını çizen kurucu liderdir. Devamı…

Bilimsel gelişme, doğa ve bilime saygıdan başlar / Prof. Dr. Doğan Kuban

Türk kimliğini vurgulayan, ulusal duyarlığı güçlü, Mardin Lisesi’ni bitirmiş, İstanbul Üniversitesi’nde tıp okumuş, köyde doktorluk yapmış, yedek subaylık görevini Amerika’dan gelerek yerine getirmiş, Cumhuriyetçi, Atatürk hayranı bir bilim insanı, Nobel ödülü aldı. 1946’da doğmuş. 1976’da Amerika’ya bir TÜBİTAK bursu ile gitmiş, şimdi 70 yaşında olan bu bilim insanına sahip çıkmamız doğal.

Üniversitelerimiz de onu yücelttiler. Üniversitelerde öğretimi yönlendirenler ve hala bilim ve din kavgası verenler de biraz aydınlansa çok yararlı olur. Yurt dışına gitmeden Aziz Sancarların portreleri pullara basılmıyor. Aziz Sancar coşkusu olumlu. Fakat politika aracı olarak kullanılması anlamsız. Devamı…

Osmanlı Matematik kitabı ne zaman yazdı? / Prof. Dr. Doğan Kuban

Osmanlı Matematik kitabı ne zaman yazdı? /Prof. Dr. Doğan Kuban

Osmanlı meraklıları herhalde Osmanlı matematikçilerini de merak ederler! Onlara Osmanlıların matematik tarihinde hiçbir yerleri olmadığını başından haber verip bunun cezasını nasıl çektiğimizi anlatmak istiyorum. Doğan Kuban

Matematik bilen astronomlara müneccim olarak bakıp, Orta Asya’dan müneccim olarak çağrılan Ali Kuşçu’yu, Şam’dan da aynı sıfatla çağrılan Takiyüddin’i Osmanlı matematikçisi göstermek gibi, şarlatanlıktan vazgeçersek, Osmanlı’nın yetiştirdiği bir matematikçi yok. Devamı…

Mutlu olmak ve para = Güç üzerine / Doğan Kuban

Mutlu olmak ve para = Güç üzerine / Doğan Kuban

İnsanın herhangi bir mutluluk öğretisine ya da bir inanca bağlı olarak mutlu olmak isteği, irade ve çalışmakla gerçekleşmiyor. İçinde yaşadığınız koşullar dengeli ve kontrol edilebilir düzeyde ise mutlu olmak olasılığınız var. Bunun Taoist, Budist ya da Epiküryen, Stoik olması, koşullardan bağımsız değil. Fakat bazı öğretiler, örneğin stoik mutluluk insan ve çevrenin olumsuzluklarını zaten göz önüne alan bir felsefe ile tanımlandığı için daha kolay olabilir. Bu bağlamda kişisel eğilimler böyle bir mutluluğa erişmeyi zorlaştırabilir. Devamı…

Osmanlı’dan bugüne göçer kalan bir şey var! / Doğan Kuban

Osmanlı’dan bugüne göçer kalan bir şey var! / Doğan Kuban

Yıllardır yaşamın benim bilmediğim boyutlara ulaştığını düşünüyorum. Birkaç gün önce Bauhaus’a gittim. Ürün zenginliği karşısında şaşırdım. Yıllardır İstanbul’un azmanlaşmasına şaşkınlıkla bakıyorum. İlkokulu, nüfusu 15 milyon olan bir ülkede okumuşken, bugün 80 milyon olan bir kargaşada ayakta kalmamıza da şaşırıyorum.   Devamı…

Cipolla’nın aptalları / Doğan Kuban

Carlo Cipolla ünlü bir İtalyan ekonomi tarihçisidir. Avrupa sanayi öncesi çağının ekonomik tarihini yazmıştır. Aynı döneme ilişkin başka önemli yapıtları arasında, sömürülenler, cahiller ve aptallar bağlamında duyarlı olan bu entelektüel ve zeki yazarın “fatihler, korsanlar, tüccarlar”  üzerine de çok güzel bir kitabı var.

1988’de yayınlanan Allegro ma non troppo” (Hızlıca, ama fazla hızlı değil) adlı küçük kitabının ikinci bölümünde aptallığın yasalarını anlatır. Bu küçük yapıt klinik araştırmaların sonuçları ve yazarın tarihi araştırmalarına dayanan ilginç bir toplumsal analizdir. Devamı…

İnsan sevgisiyle başlayan yeni bir düzene ihtiyaç var!

İnsan sevgisiyle başlayan yeni bir düzene ihtiyaç var!

Tarih bir suç tutanağıdır: İyi ve kötü birlikte yaşarlar…

Dünyanın geleceğini kurtarmanın uygarlıklar, dinler, ırklar, diller, ideolojiler dışında bir tek olasılığı var. Bilim insanlarının iklimle ilgili olarak dile getirdikleri, insanlığın tümünü yok edeceği öngörüsünün yakın tehdidini de düşünürseniz, bugün yapılması gereken, bütün toplumların ziyafetler düzenleyerek birbirlerini ağırlamasıdır. Bu dünyada geçerli söylemlerle çelişen çok açık bir durum.

Devamı…

Osmanlı Matematik kitabı ne zaman yazdı?

Osmanlı Matematik kitabı ne zaman yazdı?

Osmanlı meraklıları herhalde Osmanlı matematikçilerini de merak ederler! Onlara Osmanlıların matematik tarihinde hiçbir yerleri olmadığını başından haber verip bunun cezasını nasıl çektiğimizi anlatmak istiyorum.

Matematik bilen astronomlara müneccim olarak bakıp, Orta Asya’dan müneccim olarak çağrılan Ali Kuşçu’yu, Şam’dan da aynı sıfatla çağrılan Takiyüddin’i Osmanlı matematikçisi göstermek gibi, şarlatanlıktan vazgeçersek, Osmanlı’nın yetiştirdiği bir matematikçi yok.

Devamı…

Uygarlık görevi

Uygarlık görevi

Dünya tarihinin en anlamlı metaforu ‘Pasifik de bir kelebek kanadını oynatırsa Avrupa’da bir fırtına kopabilir’ deyimidir. Yerkürenin milyarlarca yıl önce oluşmaya başladığı, onu genetik yaşamın izlediği, sonra insanların Doğu Afrika’dan dünyaya yayılmaya başladıkları çağlarda dünya yaşamsal bir ağ dokusu içinde gelişti. Bugün bilişim bağlamında buna “Web” diyoruz. Dünya kültürü, ekonomisi, bilimi, teknolojisi, sanatı, politikası bir evrensel ağ sisteminin, başka bir deyimle kültürünün parçasıdır.

Devamı…

Doğan Kuban 91 yaşına bastı

Doğan Kuban 91 yaşına bastı

Türkiye’yi tahlil eden ve çıkış yollarını gösteren yazılarıyla, şimdi de Herkese Bilim Teknoloji haftalık dergisinde, çevresinde çok büyük bir okur ve hayran kitlesi oluşan, İstanbul, Mimarlık ve İslam bilimi tarihçisi, bilge insanımız Doğan Kuban’ın, önceki gece dostları, öğrencileri, arkadaşları ve meslektaşları ile Tünel’de Adahan Otel’de doğum gününü kutladık. 

Devamı…

Parçalanma tehlikesi karşısında toplum bilinci / Doğan Kuban

Parçalanma tehlikesi karşısında toplum bilinci / Doğan Kuban

Sevgili okuyucular, Parçalanmış bir toplum bilinci Türkiye’yi tehdit eden iç ve dış odakların elini güçlendirir. Ülke halkına, ülke bütünlüğünün bize kazandırdığı jeopolitik güç ve uluslararası konjonktürdeki yeri ötesinde, yapısal varlığının şikayet ettiğimiz fiziksel nitelikleri ile bile, dünyada önemli bir yeri olduğunu anlatmak zorundayız.

Devamı…

Geriye bakanla ileriye bakan mücadelesi / Doğan Kuban

Geriye bakanla ileriye bakan mücadelesi / Doğan Kuban

İletişim çağı, sınıf mücadelesinin anlamını değiştirdi. Bugün yine fakir, orta halli ve zengin var. Yine sömüren ve sömürülen var. Fakat çağdaş iletişim olanaklarının zenginlere sağladığı inandırma ve saptırma araçları sınıf kavgasının egemen olduğu bir yüz yıl öncesinden çok farklı.

Devamı…

Küçüksu-Göksu Tarihi Mesiresi Hangi Açlığın ya da Körlüğün Kurbanı Oldu?/ Doğan Kuban

Küçüksu-Göksu Tarihi Mesiresi Hangi Açlığın ya da Körlüğün Kurbanı Oldu?/ Doğan Kuban

Sevgili okuyucular, Türkiye’de para kazanma hırsı ile ters düşen en önemli ulusal miras, kentlerin 500 yıl içinde birikerek kültürel varlığını kanıtladığı mimari ve onların oluşturduğu kent dokusu ve kent içi ve dışı siluetlerdi. 1970’den başlayarak bu mirası yok ettik.

Devamı…

Yeniden başlayacağız! / Doğan Kuban

Yeniden başlayacağız! / Doğan Kuban

Her zaman ölümsüz bir ağaç gibi, yeniden başlayacak gücümüz olacak! Sevgili okuyucular, Dumlupınar Savaşı başladığı günden tam beş yıl sonra doğdum. Yeniden başlamak yaşam işaretidir. Kuruduğunu sandığınız ağacın filizlenmesi gibi.

İslam ülkelerinde, toplumları etnik köken ve mezhep kavgalarıyla ayrıştırmaya ve kabilse parçalamaya yönelik bir emperyalist program 150 yıldır uygulanıyor. Cahil ve aptal olmayanlar Pakistan’da, Afganistan’da, Irak’ta, Suriye’de, Lübnan’da, Filistin’de, Mısır’da, Sudan’da, Yemen’de, Libya’da bunun sonuçlarını gördüler.

Devamı…

Seçim mi, çağdaşlık belgesi mi? / Doğan Kuban

Seçim mi, çağdaşlık belgesi mi? / Doğan Kuban

1980’den bu yana, demokratik süreçlerle cahilce, bazen zorbaca, bazen ahlaksızca oynanan politik oyunlar yüzünden, seçim halkın rahatça katılıp politik eğilimini özgürce ifade ettiği, uzun yıllar önce bir bayram havası içinde katılıp kendini çağdaş bir Türkiye vatandaşı hissettiği mutlu günlerden çok uzakta.

Oy verme neden endişeli insanların birbirlerine kuşku ile baktıkları bir pazar rekabetine dönüşsün? Biz partilerin müşterisi miyiz? Partiler bize veresiye hesap açan bakkallar mı?

Devamı…

WordPress sürümünü güncellemeniz ve SLL güvenlik hatalarını gidermeniz gerekiyor.