Muhsin Yazıcı

Kategori -Doğan Kuban’ın yazıları

Bilimsel gelişme, doğa ve bilime saygıdan başlar / Prof. Dr. Doğan Kuban

Türk kimliğini vurgulayan, ulusal duyarlığı güçlü, Mardin Lisesi’ni bitirmiş, İstanbul Üniversitesi’nde tıp okumuş, köyde doktorluk yapmış, yedek subaylık görevini Amerika’dan gelerek yerine getirmiş, Cumhuriyetçi, Atatürk hayranı bir bilim insanı, Nobel ödülü aldı. 1946’da doğmuş. 1976’da Amerika’ya bir TÜBİTAK bursu ile gitmiş, şimdi 70 yaşında olan bu bilim insanına sahip çıkmamız doğal.

Üniversitelerimiz de onu yücelttiler. Üniversitelerde öğretimi yönlendirenler ve hala bilim ve din kavgası verenler de biraz aydınlansa çok yararlı olur. Yurt dışına gitmeden Aziz Sancarların portreleri pullara basılmıyor. Aziz Sancar coşkusu olumlu. Fakat politika aracı olarak kullanılması anlamsız. Devamı…

Osmanlı Matematik kitabı ne zaman yazdı? / Prof. Dr. Doğan Kuban

Osmanlı Matematik kitabı ne zaman yazdı? /Prof. Dr. Doğan Kuban

Osmanlı meraklıları herhalde Osmanlı matematikçilerini de merak ederler! Onlara Osmanlıların matematik tarihinde hiçbir yerleri olmadığını başından haber verip bunun cezasını nasıl çektiğimizi anlatmak istiyorum. Doğan Kuban

Matematik bilen astronomlara müneccim olarak bakıp, Orta Asya’dan müneccim olarak çağrılan Ali Kuşçu’yu, Şam’dan da aynı sıfatla çağrılan Takiyüddin’i Osmanlı matematikçisi göstermek gibi, şarlatanlıktan vazgeçersek, Osmanlı’nın yetiştirdiği bir matematikçi yok. Devamı…

Mutlu olmak ve para = Güç üzerine / Doğan Kuban

Mutlu olmak ve para = Güç üzerine / Doğan Kuban

İnsanın herhangi bir mutluluk öğretisine ya da bir inanca bağlı olarak mutlu olmak isteği, irade ve çalışmakla gerçekleşmiyor. İçinde yaşadığınız koşullar dengeli ve kontrol edilebilir düzeyde ise mutlu olmak olasılığınız var. Bunun Taoist, Budist ya da Epiküryen, Stoik olması, koşullardan bağımsız değil. Fakat bazı öğretiler, örneğin stoik mutluluk insan ve çevrenin olumsuzluklarını zaten göz önüne alan bir felsefe ile tanımlandığı için daha kolay olabilir. Bu bağlamda kişisel eğilimler böyle bir mutluluğa erişmeyi zorlaştırabilir. Devamı…

Osmanlı’dan bugüne göçer kalan bir şey var! / Doğan Kuban

Osmanlı’dan bugüne göçer kalan bir şey var! / Doğan Kuban

Yıllardır yaşamın benim bilmediğim boyutlara ulaştığını düşünüyorum. Birkaç gün önce Bauhaus’a gittim. Ürün zenginliği karşısında şaşırdım. Yıllardır İstanbul’un azmanlaşmasına şaşkınlıkla bakıyorum. İlkokulu, nüfusu 15 milyon olan bir ülkede okumuşken, bugün 80 milyon olan bir kargaşada ayakta kalmamıza da şaşırıyorum.   Devamı…

Cipolla’nın aptalları / Doğan Kuban

Carlo Cipolla ünlü bir İtalyan ekonomi tarihçisidir. Avrupa sanayi öncesi çağının ekonomik tarihini yazmıştır. Aynı döneme ilişkin başka önemli yapıtları arasında, sömürülenler, cahiller ve aptallar bağlamında duyarlı olan bu entelektüel ve zeki yazarın “fatihler, korsanlar, tüccarlar”  üzerine de çok güzel bir kitabı var.

1988’de yayınlanan Allegro ma non troppo” (Hızlıca, ama fazla hızlı değil) adlı küçük kitabının ikinci bölümünde aptallığın yasalarını anlatır. Bu küçük yapıt klinik araştırmaların sonuçları ve yazarın tarihi araştırmalarına dayanan ilginç bir toplumsal analizdir. Devamı…

İnsan sevgisiyle başlayan yeni bir düzene ihtiyaç var!

İnsan sevgisiyle başlayan yeni bir düzene ihtiyaç var!

Tarih bir suç tutanağıdır: İyi ve kötü birlikte yaşarlar…

Dünyanın geleceğini kurtarmanın uygarlıklar, dinler, ırklar, diller, ideolojiler dışında bir tek olasılığı var. Bilim insanlarının iklimle ilgili olarak dile getirdikleri, insanlığın tümünü yok edeceği öngörüsünün yakın tehdidini de düşünürseniz, bugün yapılması gereken, bütün toplumların ziyafetler düzenleyerek birbirlerini ağırlamasıdır. Bu dünyada geçerli söylemlerle çelişen çok açık bir durum.

Devamı…

Osmanlı Matematik kitabı ne zaman yazdı?

Osmanlı Matematik kitabı ne zaman yazdı?

Osmanlı meraklıları herhalde Osmanlı matematikçilerini de merak ederler! Onlara Osmanlıların matematik tarihinde hiçbir yerleri olmadığını başından haber verip bunun cezasını nasıl çektiğimizi anlatmak istiyorum.

Matematik bilen astronomlara müneccim olarak bakıp, Orta Asya’dan müneccim olarak çağrılan Ali Kuşçu’yu, Şam’dan da aynı sıfatla çağrılan Takiyüddin’i Osmanlı matematikçisi göstermek gibi, şarlatanlıktan vazgeçersek, Osmanlı’nın yetiştirdiği bir matematikçi yok.

Devamı…

Uygarlık görevi

Uygarlık görevi

Dünya tarihinin en anlamlı metaforu ‘Pasifik de bir kelebek kanadını oynatırsa Avrupa’da bir fırtına kopabilir’ deyimidir. Yerkürenin milyarlarca yıl önce oluşmaya başladığı, onu genetik yaşamın izlediği, sonra insanların Doğu Afrika’dan dünyaya yayılmaya başladıkları çağlarda dünya yaşamsal bir ağ dokusu içinde gelişti. Bugün bilişim bağlamında buna “Web” diyoruz. Dünya kültürü, ekonomisi, bilimi, teknolojisi, sanatı, politikası bir evrensel ağ sisteminin, başka bir deyimle kültürünün parçasıdır.

Devamı…

Doğan Kuban 91 yaşına bastı

Doğan Kuban 91 yaşına bastı

Türkiye’yi tahlil eden ve çıkış yollarını gösteren yazılarıyla, şimdi de Herkese Bilim Teknoloji haftalık dergisinde, çevresinde çok büyük bir okur ve hayran kitlesi oluşan, İstanbul, Mimarlık ve İslam bilimi tarihçisi, bilge insanımız Doğan Kuban’ın, önceki gece dostları, öğrencileri, arkadaşları ve meslektaşları ile Tünel’de Adahan Otel’de doğum gününü kutladık. 

Devamı…

Parçalanma tehlikesi karşısında toplum bilinci / Doğan Kuban

Parçalanma tehlikesi karşısında toplum bilinci / Doğan Kuban

Sevgili okuyucular, Parçalanmış bir toplum bilinci Türkiye’yi tehdit eden iç ve dış odakların elini güçlendirir. Ülke halkına, ülke bütünlüğünün bize kazandırdığı jeopolitik güç ve uluslararası konjonktürdeki yeri ötesinde, yapısal varlığının şikayet ettiğimiz fiziksel nitelikleri ile bile, dünyada önemli bir yeri olduğunu anlatmak zorundayız.

Devamı…

Geriye bakanla ileriye bakan mücadelesi / Doğan Kuban

Geriye bakanla ileriye bakan mücadelesi / Doğan Kuban

İletişim çağı, sınıf mücadelesinin anlamını değiştirdi. Bugün yine fakir, orta halli ve zengin var. Yine sömüren ve sömürülen var. Fakat çağdaş iletişim olanaklarının zenginlere sağladığı inandırma ve saptırma araçları sınıf kavgasının egemen olduğu bir yüz yıl öncesinden çok farklı.

Devamı…

Küçüksu-Göksu Tarihi Mesiresi Hangi Açlığın ya da Körlüğün Kurbanı Oldu?/ Doğan Kuban

Küçüksu-Göksu Tarihi Mesiresi Hangi Açlığın ya da Körlüğün Kurbanı Oldu?/ Doğan Kuban

Sevgili okuyucular, Türkiye’de para kazanma hırsı ile ters düşen en önemli ulusal miras, kentlerin 500 yıl içinde birikerek kültürel varlığını kanıtladığı mimari ve onların oluşturduğu kent dokusu ve kent içi ve dışı siluetlerdi. 1970’den başlayarak bu mirası yok ettik.

Devamı…

Yeniden başlayacağız! / Doğan Kuban

Yeniden başlayacağız! / Doğan Kuban

Her zaman ölümsüz bir ağaç gibi, yeniden başlayacak gücümüz olacak! Sevgili okuyucular, Dumlupınar Savaşı başladığı günden tam beş yıl sonra doğdum. Yeniden başlamak yaşam işaretidir. Kuruduğunu sandığınız ağacın filizlenmesi gibi.

İslam ülkelerinde, toplumları etnik köken ve mezhep kavgalarıyla ayrıştırmaya ve kabilse parçalamaya yönelik bir emperyalist program 150 yıldır uygulanıyor. Cahil ve aptal olmayanlar Pakistan’da, Afganistan’da, Irak’ta, Suriye’de, Lübnan’da, Filistin’de, Mısır’da, Sudan’da, Yemen’de, Libya’da bunun sonuçlarını gördüler.

Devamı…

Seçim mi, çağdaşlık belgesi mi? / Doğan Kuban

Seçim mi, çağdaşlık belgesi mi? / Doğan Kuban

1980’den bu yana, demokratik süreçlerle cahilce, bazen zorbaca, bazen ahlaksızca oynanan politik oyunlar yüzünden, seçim halkın rahatça katılıp politik eğilimini özgürce ifade ettiği, uzun yıllar önce bir bayram havası içinde katılıp kendini çağdaş bir Türkiye vatandaşı hissettiği mutlu günlerden çok uzakta.

Oy verme neden endişeli insanların birbirlerine kuşku ile baktıkları bir pazar rekabetine dönüşsün? Biz partilerin müşterisi miyiz? Partiler bize veresiye hesap açan bakkallar mı?

Devamı…

Kalan akıllılara mesaj / Doğan Kuban

Kalan akıllılara mesaj /Doğan Kuban

İslam dünyası başını geriye çevirdi. Önünü görmüyor. Yalpalıyor. Dünyanın en kötü durumda olan toplumları, Afrikalılardan sonra Müslümanlar. Yaşamlarını sürdürebilmek için ya kendi karanlıkları ile savaşıp çağdaşlık yoluna girecekler ya da köle olacaklar.

Zaten şu sırada sömürülmeyeni yok! Gençleri Batıya göç etmek için ölümü göze alıyor, çoluk çocukları ile yollara düşüyor, insan kaçakçılarının kurbanı oluyorlar. Suriyeli’lerin Ege sularında boğulmaları günlük dramatik gösteri. Şimdi buna kendi dramımız da eklendi.

Devamı…

İlk bilim Nobeli alan Türk ve öğretim / Doğan Kuban

İlk bilim Nobeli alan Türk ve öğretim / Doğan Kuban

Sevgili okuyucular, Bu günden sonra ne olacak bu ülkenin hâli demeyin! Gerçi AKP 100 üniversite daha açsa da Türkiye’de bilim ortamı oluşmuyor. Ama bir Türk tıp fakültesinden 1969’de mezun olan Mardin’li Türk doktoru Aziz, bir Amerikan üniversitesinde DNA onarım mekanizmaları üzerindeki çalışmalarıyla Nobel Ödülü kazandı.

Bu doktor İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunudur. TÜBİTAK Ödülü de kazanmıştı. Ve hükümetin el koyarak fiili olarak kuruluş işlevlerinden uzaklaştırdığı ilk Türk Bilimler Akademisinin üyesi idi.

Devamı…

Halka dayanmak / Doğan Kuban

Halka dayanmak / Doğan Kuban

“Hakimiyet kayıtsız, şartsız milletindir.” Bu Cumhuriyet’in mottosu ve çağdaş devletin de temelidir. Bütün çağdaş demokrasilerin ulaşmak istedikleri son nokta budur. 600 yıllık kul devletine karşı ülkesi işgal edilmiş Türk toplumunun tarihi tepkisinin varmak istediği amaçtır.

Çağdaş dünya, insanın birtakım koşullarla başka bir insan otoritesine bağlı olmasını kabul etmeyen bir dünyadır. Fakat bu ideal milyarların, zorbaların kölesi olarak yaşamalarını henüz engellemedi.

Devamı…

Geleceğimizin Kadınları / Doğan Kuban

Geleceğimizin Kadınları / Doğan Kuban

Gelecek kadınlara hak ettikleri toplumsal statüyü veren ülkelerin olacak!

Türk toplumunun büyükçe bir bölümü sadece erkekleri değil, kadınları da içeren bir dev aşiretten oluşuyor. Bugün bu ilkel ‘Horozlar Aşiretinin’ etkisini ortadan kaldırmak zorundayız. Eğitilmeleri zaman alacak. Ama toplumun doğal öğeleri olduklarını da unutmamak gerek. Fakat bu yazıyı, böyle düşünceleri anlamaları olanaksız, hâlâ geçmişte yaşayan insanlar için yazmadım.

Devamı…

Zamane Aydınları ve Halk / Doğan Kuban

Zamane Aydınları ve Halk / Doğan Kuban

Türkiye aydınlarının çağdaş dünya konusunda yeni uyananları ve uyandıklarını sananlar, 10-15 yıl kendilerini aldatıp yeniden uyandıklarında, son 10 yılda Türkiye’nin özgür bir demokratik yasaya tümüyle sırtını dönmüş bir ülkeye dönüştüğünün farkına vardı. O zaman liberalizm ve özgürlüğün soyut bir şey olmadığını ve despotizmin sadece askerlere özgü bir davranış olmadığını, geç de olsa anladılar.

Devamı…

Türk toplumu çağdaş uygarlığın üyesi mi? / Doğan Kuban

Türk toplumu çağdaş uygarlığın üyesi mi? / Doğan Kuban

Kimileri Türk toplumunun uygarlığından söz edilince aslan kesiliyor. Fakat uygar kavramının hiçbir boyutundan haberleri yok. Türk tarihini ve uygar dünyayı tanımıyorlar. Türkiye’yi Türk Milli Takımı gibi tutuyorlar. Büyük bir toplum cehalet ve patavatsızlığı ülkeyi çağdaş dünyadan uzaklaştırıyor.

Devamı…

Türk toplumu çağdaş uygarlığın üyesi mi? / Doğan Kuban

Türk toplumu çağdaş uygarlığın üyesi mi? / Doğan Kuban

Kimileri Türk toplumunun uygarlığından söz edilince aslan kesiliyor. Fakat uygar kavramının hiçbir boyutundan haberleri yok. Türk tarihini ve uygar dünyayı tanımıyorlar. Türkiye’yi Türk Milli Takımı gibi tutuyorlar. Büyük bir toplum cehalet ve patavatsızlığı ülkeyi çağdaş dünyadan uzaklaştırıyor.

Devamı…

İslamlaşma tarihimizle derin bir hesaplaşma

İslamlaşma tarihimizle derin bir hesaplaşma

Batı’nın sistematik çabalarıyla İslam ülkeleri büyük felaketlere uğradılar. Türkiye her alanda dengesini yitirdi ve akıl dışı semptomlar sergiliyor. Paraya odaklı yozlaşma çöküntü getirdi. Gerçi dünya bütünüyle çürümüyor. Sağlam kalan bir dokusu, yaşama direnci var. Herkes namussuz değil, kimi dış kimi iç kaynaklı, toplumu yozlaştıran virüsler var.

Devamı…

İslamlaşma tarihimizle derin bir hesaplaşma / Doğan Kuban

İslamlaşma tarihimizle derin bir hesaplaşma / Doğan Kuban

Batı’nın sistematik çabalarıyla İslam ülkeleri büyük felaketlere uğradılar. Türkiye her alanda dengesini yitirdi ve akıl dışı semptomlar sergiliyor. Paraya odaklı yozlaşma çöküntü getirdi. Gerçi dünya bütünüyle çürümüyor. Sağlam kalan bir dokusu, yaşama direnci var. Herkes namussuz değil, kimi dış kimi iç kaynaklı, toplumu yozlaştıran virüsler var.

Devamı…