Muhsin Yazıcı

Kategori -Genel

Dostoyevski diyor ki;

Şeytan uyuya kaldı bir gün.

Rüzgar sert esti.

Üç tüy düştü şeytandan dünyaya.

Biri paraya yapıştı, diğeri makama öteki de ihtirasa yapıştı.

O günden sonra şeytan hiçbir iş yapmadı.

Değişim gerek diyenlerle istemezüklerin mücadelesi

Yeni Osmanlıcılar size bir önerim var! Osmanlıcılığı Atatürk’ün kurtardığı topraklarda değil de Osmanlı’nın kaybettiği topraklarda oynayın da gücünüzün nereye kadar gittiğini görelim…

Şu anda “Hilafet” çağrıları yapanlar İslamiyetten kopuşun 1839 Tanzimat Fermanı olduğunu söylerler. Modernleşme, gelişme, dünyaya uyum, bilim, sanat, kadın-erkek eşitliği, egemenliğin halka verilmesi, medeni kanunlar, kılık kıyafet gibi değişimlerinin hepsini İslamiyete karşıymış gibi algılayıp yansıtmaları aslında İslamiyete en büyük zararı vermektedir…

Osmanlı Devleti aslında 2. Osman’nın (Genç Osman)1622 yılında Yeniçeriler tarafından öldürülmesi devlet idaresinin saraydan alınıp, saray çevresinde oluşan çıkarcı gruplar tarafından yürütülmesine yol açmıştır. En ufak yeniliği düşünen padişah, veziriazam, sadrazam kafir ilan edilmiştir. Sonuçta 2. Mahmut (gavur padişahtan), değişimi sağlayan gavur Mustafa Kemal Atatürk’e kadar vardırmışlardır.

Bugün Osmanlı’da da var olan değişim isteyenlerle istemezuklerin mücadelesi günümüzde de sürmektedir.

Muhsin Yazıcı

Uygar, çağdaş olabilendir

Uygarlık, çağdaş olmakla örtüşen bir toplumsal niteliktir. Bir elinde telefon, otomobil içinde Fatih dönemini sayıklayan insanlar, dengesiz psikoloji olaylarıdır.

Aztek uygarı Meksikalı, Han Çağı uygarı Çinli, Rönesans uygarı İtalyan, Osmanlı uygarı Türk, çağdaş değillerdir. Tarihe özlem duyanlar, ya da metafor olarak, geçmiş bir dönem özellikleriyle tanımlanmak isteyenler olabilir. Amazon yerlileri bile bu çağda yaşıyor.

Devamı…

1. Justinie, Ayasofya ve Codpus Juris Civilis / Taner Timur

Ayasofya dün ibadete açıldı. Bizans İmparatoru I. Justinien tarafından 1500 yıl önce kilise olarak inşa edilmiş ve 537 yılında da hizmete başlamıştı. Oysa bu görkemli eser Justinien’in en önemli eseri değildi. İlk sırada ondan çok daha önemli olan Corpus Juris Civilis geliyordu. Batı uygarlığı bu hukuki temel üzerine kuruldu.


Corpus Juris Civilis, yani Roma Hukuku o tarihte İtalya’da çok sayıda metin arasında parçalanmış olan hukuku birleştiriyor, modern hukukun temellerini atıyordu. Yıllar süren bir çalışmadan sonra 534 yılında tamamlanmış, uygulamaya hazır hale gelmişti. Ne var ki şanssız zamanların ürünüydü. Barbar fetihlerinin yarattığı anarşi ve feodal gelişmeler ortamında, Avrupa’da uygulanabileceği alan giderek daralıyordu ve çok geçmeden de unutuldu gitti.

Devamı…

Bir Papaz, bir Haham bir de İmam..

Papazın biri, uzun süredir ahbaplık ettiği Haham’a
“Bana Tevrat’ı öğretmenizi isterim” der…

Haham;
‘‘Olmaz” der. “Sen Yahudi doğmadın, kafan Yahudi gibi çalışmaz. Tevrat’ın kelamını anlaman mümkün değil…”

Papaz ısrar eder, Haham razı olur, ama bir koşulu vardır: “Soracağım soruya doğru yanıt verebilirsen, öğretirim”…

Devamı…

‘Yasın beş evresi teorisi’ nasıl gelişti, hangi alanlara uyarlandı?

İnkâr, öfke, pazarlık, depresyon ve kabullenme… Bunlar yasın beş evresi olarak biliniyor. Yaşadığımız üzücü olaylarda çoğu insanın bu aşamalardan geçtiği varsayılıyor.

Öyle ki büyük şirketlerin bile yapacakları önemli değişikliklerde bu evreleri gözeterek adım attığı söyleniyor.

Koronavirüs salgını sürecinde de duygu dünyamızda bu aşamalardan geçtiğimize işaret eden bir mülakat büyük ilgi gördü.

Peki herkes üzüntüyü, yası aynı şekilde mi yaşar?

Devamı…

Günün sorusu: Örümcek ağının sırrı ne?

Ağırlığından beklenmeyecek kadar güçlü olan örümcek ağları çürümüyor.

Örümceklerin özel canlılar olduğunu Örümcek Adam’dan biliyoruz. Süper kahramanımız biraz abartıyor olsa da örümcek ağının en dikkat çekici özelliklerinden biri güç/ağırlık oranı. Pek çok örümcek, ağın tümünü günlük olarak değiştiriyor olsa da örümcek ağları haftalarca çürümeden kalabilir.

Devamı…

Gönül zenginliği…

Ona;

-“Yumurtaları ne kadara satıyorsun?”diye sordu.”

Yaşlı adam yanıt verdi,

-“Tanesi 1 lira hanımefendi” deyince,

-“5 liraya 8 yumurta alacağım, yoksa gideceğim.”

Yaşlı satıcı şöyle yanıt verdi:

-“Gel istediğin fiyata al. Belki de bu iyi bir başlangıç olur çünkü bugün tek bir yumurta bile satamadım”

Devamı…

Sanatçı duyarlılığı…

İstanbul’a ilk kez gelen Carlos Santana, alanda karşılanıp konaklayacağı otele getiriliyor. İlk gün serbest, akşama basın toplantısı yapılacak. Dinlenmek yerine, “Çıkalım İstanbul’u dolaşalım,” diyor.

Yanına bir rehber veriliyor, kendisine bir de araç tahsis ediliyor. Kapalıçarşı, Sultanahmet, Ayasofya derken Santana güzel bir çay bahçesi görüyor. Hem üstadı dinlendirelim hem de bir Türk kahvesi içsin diye bahçede bir masaya oturuyorlar.

Devamı…

Çocuklu yaz tatilinde dikkat edilmesi gerekenler!

Çocukta kalp veya akciğer sorunu, bağışıklık sistemi bozukluğu varsa, prematüre doğmuşsa veya 12 aydan küçükse Covid- 19 hastalığını daha ağır geçirme riski vardır diyen çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı Prof Dr. İpek Akman, çocuklu ailelerin güvenilir bir yaz tatili geçirmesi için dikkat edilmesi gerekenleri sıraladı ve önemli uyarılarda bulundu.

Çocuklarda hastalığın daha hafif görüldüğüne ve hastaneye yatarak tedavi görmesi gereken hastaların yüzde 1’ini çocukların oluşturduğuna dikkat çeken çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı Prof Dr. İpek Akman, “çocukta kalp veya akciğer sorunu, bağışıklık sistemi bozukluğu varsa, prematüre doğmuşsa veya 12 aydan küçükse Covid- 19 hastalığını daha ağır geçirme riski vardır” dedi.

Devamı…

Günün fıkrası: Kaynanalar ve gelinler

Bir gün kaynanalar ve gelinler pikniğe gitmek için hazırlanmışlar. Hazırlandıktan sonra gelinler ayrı otobüse, kaynanalar ayrı otobüse binmişti. Sonra kaynanaların olduğu otobüs kaza yapmış. Ve kaynanalardan kurtulan olmamış…

Bunun üzerine bütün gelinler zil takıp oynarken, bir tane gelinin ağlaması ortalığa yayılıyordu.

Gelinler niye ağlıyorsun diye hep sordular kaynanan sana hep eziyet ediyordu peki niye ağlıyorsun.

Gelin:

-“Kaynanamı evde unuttum”, o yüzden ağlıyorum”, der.

Eşek deyip geçmeyin…

” Her ne kadar insanoğlu türlü akılsızlıkları eşşeklikle nitelendirse de
en güzel gözlere sahip bu sevimli hayvan, yerine göre çoğu insandan daha akıllıdır…Örneğin ’Eşek, iyi bir yol mühendisidir.

Yokuşları en fazla % 7 eğimle ve kısa mesafelerde virajlar alarak çıkar.’ dediklerinde. .. Ben de inanmamış ve nivelman yaptırmıştım yani topoğrafik aletle ölçüm.

Devamı…

İsmail Hakkı Tonguç Yapıtlarıyla Çağımıza Sesleniyor…

Altmış yıl önce bugün; 23 Haziran 1960’ta yitirdiğimiz İsmail Hakkı Tonguç, Köy Enstitüsü müdürlerinden Rauf İnan’ın dediği gibi: Dünyada üç büyük eğitimciden biri sayılır.” Tonguç, kafasındaki özgün eğitim kuramlarını, Köy Enstitülerini kurarak hayata geçirmeyi başarmış ender eğitim bilimcilerden (pedagog) biridir. Bunun karşılığında aldığı en büyük ödül de Köy Enstitülerinde okuttuğu 17 bin yoksul köy çocuğunun kendisine verdiği “TONGUÇ BABA” unvanıdır.

Enstitüler ve Tonguç üzerine, hem ülkemizde hem de dünyanın çeşitli ülkelerinde çok önemli şeyler yazıldı çizildi, konuşuldu. Sözgelimi; John Dewey gibi dünya çapında büyük bir eğitimci: Benim düşlediğim okullar Türkiye’de Köy Enstitüleri olarak kurulmuştur. Tüm dünyanın bu okulları görüp, eğitim sistemini Türkiye’nin kurduğu bu okullara göre gööne alıp yeniden yapılandırmalıdır” diyerek Köy Enstitülerini dünyaya örnek eğitim kurumu olarak gösterdi.

Devamı…

Araştırma: Her 6 saniyede bir futbol sahası kadar orman yok oldu

Dünya Kaynakları Enstitüsü tarafından yapılan bir araştırma, 2019 yılında her 6 saniyede bir futbol sahası kadar bakir ormanın yok olduğunu gösterdi.

Ormanlık alanın yok olduğu bölgeler arasında Amazonlar da bulunuyor

Dünya Kaynakları Enstitüsü (WRI) tarafından yapılan bir araştırma, 2019 yılında 11,9 milyon hektar tropik ormanlık alandaki ağaçların kesilerek veya yakılarak yok olduğunu ortaya koydu. Washington’daki Enstitütü tarafından Salı günü yapılan açıklamada, yok olan ormanlık alanın yaklaşık 3,8 milyon hektarını da biyolojik çeşitlilik için büyük önem taşıyan el değmemiş ormanların oluşturduğu belirtildi.

Devamı…

Canımız bir yiyeceği çekiyorsa bu ne anlama gelir?

Acıktığımızda karnımızı doyurma güdüsünü giderdiğimiz için ne yediğimiz pek önemli değildir. Ama canımız özellikle bir yiyecek çekiyorsa onu yiyinceye dek takıntı halinde bir arzuya dönüşür.

Çoğumuz yaşamışızdır bu hissi. Arzu duyulan yiyecek genellikle yüksek kalori içerir. Bu hissin kilo alma veya yüksek vücut kitle indeksi ile ilişkilendirilmesi bundandır.

Devamı…

Uzak durmamız gereken besinler neler

Yiyecek içecek sektörü, her ülkenin kendi üretimine ve mutfağına göre değişen temel bir pazardır.

Tüm canlıların yaşamının devamı için gerekenler; oksijen, besin ve sudur. Sağlıklı yaşam bu temel ihtiyaçların temini kadar, dengeli alımına, tüketilen miktarına ve kalitesine de bağlıdır. Sağlıklı beslenme dediğimiz zaman kast edilen aslında dengeli ve dönüşümlü beslenmedir. 

Devamı…

Dünya Bankası: Koronavirüs salgını eğitimde kalıcı kayba neden olabilir

Dünya Bankası, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınından dolayı okulların kapanmasının eğitimde kalıcı kayıplara neden olabileceğini, bunun zaman içinde küresel ekonomi için 10 trilyon dolarlık kayba dönüşebileceğini bildirdi.

Bankanın Kovid-19 salgınının eğitime etkilerine ilişkin raporunda, salgın nedeniyle nisanda 1,6 milyar öğrencinin okula gidemediği ifade edildi.  Tüm eğitim sistemlerindeki söz konusu küresel şoku derin bir resesyonun takip ettiği belirtilen raporda, krizin beşeri sermaye için tehdit oluşturduğu ve milyonlarca çocuğun sahip olduğu yaşam boyu fırsatlara dönüşü olmayan bir şekilde zarar verdiği değerlendirmesinde bulunuldu. 

Devamı…

Tütün tüketimi her yönüyle zararlı

Tütün ilk defa Amerika kıtasının keşfiyle Avrupa’ya girerken, Türkiye’ye tohumlar 17’nci yüzyılda geldi.

Tütün, Osmanlı’da esas olarak nargileler aracılığıyla tüketiliyordu. 1885’te çekilen bu fotoğrafta, kahvehanede nargile içen Osmanlı erkekleri görülüyor. Yapılan araştırmalar, nargile içmenin sağlığa sigara kadar zararlı olduğunu gösteriyor.

Devamı…

Irkçılık: Avrupa da masum değil

Avrupa ırkçılık konusunda ABD’den daha iyi durumda mı? Birçok Avrupa Birliği ülkesinde alenen veya üstü kapalı şekilde ırkçı ayrımcılık mevcut. Değişim çağrısı sesleri ise her geçen gün daha da yükseliyor.

George Floyd’un ölümünün ardından binlerce kişi Londra’da ırkçılığa karşı gösteriler düzenledi

Avrupa Komisyonu üyesi Margaritis Schinas, Avrupa’daki ırkçılık konusunda sorumluluk üstleniyor. “Bu konuda ABD kadar çok problemimiz yok, bizim sosyal sistemimiz daha iyi” diyen Schinas, eşit fırsatlar yaratma konusunda Avrupa’nın gidilecek uzun bir yolu olduğunu “ilgilenmemiz gereken çok konu var” sözleriyle kabul ediyor.

Devamı…

Bilim insanlarından kuşlarla ilgili önemli araştırma: İnsana benzer yanları ortaya çıktı

Kuşlarda farklı ötme biçimlerinin eş bulma ihtimalini artırdığı belirtildi.

Yeni Zelanda’nın Christchurch şehrinde, kuş lehçeleri üzerine çalışan ekolog Laura Molles, kuşların da tıpkı insanlar gibi farklı lehçeler konuştuğunu ve bir kuşun ötüşünü dinleyerek hangi bölgeye ait olduğunun saptanabileceğini söylüyor.

Devamı…

Fazla yemek yeme isteğinin nedeni belli oldu

ABD’nin Michigan Üniversitesinden araştırmacılar, meyve sinekleri üzerinde yaptıkları bir çalışmada, yüksek oranda şeker tüketiminin etkilerini inceledi. Buna göre fazla şeker tüketiminin doyma hissini bastırarak normalden daha fazla yemek yemeye neden olduğu ortaya çıktı.

İşte araştırmanın diğer detayları…

ABD’de meyve sinekleri üzerinde yapılan bir çalışma fazla şeker tüketiminin doyma hissini bastırarak normalden daha fazla yemek yemeye neden olduğunu ortaya koydu.

Devamı…

Hayattan zevk alan insanların sırrı açıklandı! Zor koşullarda bile mutlu olmanın sırrı…

Sabahları neşe ile uyanan ve hayatının nasıl gittiği sorulduğunda gülümseyerek cevap veren insanları bilirsiniz. Hepimizin en büyük arzusu değil midir, bu şekilde keyif alan insanlardan olmak! Bu insanların sizden farklı hayatları ve sınırsız imkanları olduğunu mu düşünüyorsunuz? Hayır, onlar sizden farklı olarak hayatı yaşamayı öğrenmiş insanlar. İşte aynı hayattan zevk alan insanların sırrı…

Nasıl oluyor da bazı insanlar hayatını doyasıya yaşayabiliyorken bazıları bu durumun aksini düşünerek hayatından hiç zevk almayarak teslim etmeyi tercih ediyor? Siz söylemeden biz cevabını verelim. Çünkü hayattan keyif alabilmek tek kelimeyle bir tercih meselesi! Siz de hayattan zevk alan tarafta yer almak istiyorsanız işte yapmanız gerekenler…

Devamı…

Göz hastalıkları uzmanı uyardı: 20 dakika kuralı önemli!

Pandemi sürecinde göz hastalıklarının da arttığına dikkat çeken Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ökkeş Baz, “Bilgisayar ekranlarının bile göze zararlı olduğu bazı araştırmalarda belirtilmişken, akıllı telefon ve tabletler çok daha zararlı olabilmektedir. Pandemi sürecinde akıllı ekranların kullanımına daha çok dikkat edilmelidir çünkü bu ekranlardan yayılan mavi ışık birçok göz probleminin oluşmasına davetiye çıkarır” dedi.

Son yıllarda akıllı telefon ve tabletler hayatın vazgeçilmez bir parçası oldu. Bu cihazlar sunduğu faydaların yanı sıra, yaydıkları mavi ışıkla göz sağlığı için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Son yapılan araştırmalara göre, okul ve iş hayatında çok sık maruz kalınan akıllı ekranlarla geçirilen süre, yeni koronavirüs (COVID-19) salgını ile beraber evde bulunulan dönemde 11 saate kadar çıktı.

Devamı…