Muhsin Yazıcı

Kategori -Göçmen Fıkraları

Rus İşadamı

Rus İşadamı

Burgas’ta şu an bir Rus işadamının sahip olduğu ‘Neftozavod’ta bir çalışma haftası bitmiş ve işçiler tren vasıtasıyla köylerine döneceklermiş. Bir kompartımana Türklerden 5 kişi binmişler. Bunlar Neftozavod’da beraber çalışan yakın  arkadaşlarmış. 

İşçilerden birisinin hafta icinde Burgas’a işi düşmüş ve gelirken de evine götürmek üzere muz almış. Kompartımandaki  işçiler de bu muzları görmüşler ve başlamışlar bu muzlar hakkında  1001  türlü soru sormaya. Muhabbet ilerledikçe ilerlemiş fakat işçilerden biri muhabbete çok yabancı kalmış.  Çünkü hayatında daha önce hiç  muz  yememiş. Muz nasıl bir şey, tadı nasıldır hiç bilmiyormuş. 

Adam:

–  ‘Sen madem hiç muz yemedin al sana benden bir ikram’ diyerek adama muzlardan  1 tane vermiş. Adam çok sevinmiş, ilk defa muz yiyecekmiş. Muz’u itinayla soymuş. Muz’a bir sure baktıktan sonra ağzına atmış. Çiğnemiş çiğnemiş tam yutarken  tünele girmişler.

Aydınlatma  da  olmadığı icin ortalık zifiri karanlığa bürünmüş. Adam birden şok geçirerek başlamış etraftakilere bağırmaya:

      – Ulan yedirdiniz bu muzu bana, kör ettiniz beni be!

www.muhsinyaici.com

10 Leva

10 Leva

Küçük aylin’e teyzesi on leva vermişti.
Küçük kız bir şey demeden parayı cebine attı.

Bunun üzerine annesi söze karıştı.
–Aylin, teyzene ne demen lazım?
Aylin yanıtvermedi. Anne bunun üzerine yardım etmek istedi.
–Baban bana para verdiği zaman ben ne diyorum?

Birden gözleri parlayan Aylin:
–Hepsi bu kadar mı? diye atıldı.

www.muhsinyaici.com

Müdürümü Düzerdim

Müdürümü Düzerdim

Yine bizim muhacirlerden bir kadın bir okulda hademe olarak işe başlamış. Okulda da kutlamalar varmış. Müdür konuşma yapacakmış.

Kadın da müdürün yanında iken müdürün bir konuşma yapacağını öğrenmiş.

Müdürüne de yaranmak istiyor ya, demiş ki: 

-Müdür bey,siz madem bir konuşma yapacaksınız, ben sizi konuşma öncesinde bir DüZEYiM. 

Müdür şaşırarak ‘ne diyorsun sen’ diye sormuş. Kadın da :

-E ne var bunda? Ben Bulgaristan’dayken de müdürümü düzerdim. 

Müdür iyice şoka girerek ‘nasıl yani’ diye sormuş. Kadın da:

-Eee Bulgaristan’daki düğünlerde gelinleri de düzerler.

Müdür iyice şaşırmış ve demiş ki: 

-Yok, Sevcan hanım. siz beni düzmeye kalkmayın. Bu yaştan sonra… Tövbe töbeeeeee… www.muhsinyaici.com

Türkçe Tıbbi Terimler

Türkçe Tıbbi Terimler

İlk geldiğimiz zamanlarda oluyor bu olay. Kadının biri İstanbul’da bir devlet hastanesinde çalışmaya başlar.

Fakat Türkçe tıbbi terimlere çok yabancıdır.  Hemşiredir kendisi ve yoğun bakım departmanında çalışmaktadır.

Bir  gün  bir  hasta  ameliyattan çıkarılmış ve yoğun bakıma alınmıştır. Olay anında da bu kadıncağız nöbettedir Hastanenin en alt katında bulunan  ameliyathaneden  bir doktor telefonla arayarak kadına ‘hemşire hanım,  hastanın  nabzını bulur musunuz’ demiş.

Kadın:

-“Nabız’ ne demek” anlayamamış. Çünkü bilmiyormuş. Başlamış çekmeceleri aramaya, dolaplara bakmış, masanın üstüne bakmış, yok. Çünkü kadın ‘hastanın nabzı’ denilen şeyin hastaya ait olabilecek bir eşya olabileceğini düşünmüş.

5 dakika sonra doktor tekrar arayıp:

-“Hastanın nabzını buldunuz  mu?” diye sormuş.

Kadın da:

-“Hastanın nabzı yok” diyerek aynen yanıtlamış.

Doktor  hemen  telefonu kapamış. Kadın asansöre doğru baktığında, asansörün en alt kattan  (ameliyathanenin  bulunduğu kattan) yukarıya doğru geldiği fark etmiş.

Doktor bütün ekibini toplayıp yoğun bakım  odasına gelmiş. Tam da elektroşok yapmaya hazırlanıyorlarmış fakat öteki hemşirelerden biri nabzının attığını, üstelik de normal durumda olduğunun farkına varmış da işi kurtarmış.

www.muhsinyaici.com

Hindi Çiftliğinde

Hindi Çiftliğinde

Bayan muhacirlerimizden biri hindi çiftliğinde çalışmaya başlamış. Gel  zaman git zaman yılbaşı arifesine gelmişler.

Patronu kadına bir hindi vermiş yılbaşı icin ertesi gün de başka bir hindi vermiş temizleyip hazır etmeleri icin.

Patron demiş ki:
     – Hatice hanım, şunu da benim icin temizleyip hazırlayabilecek misin?
Kadın gayet doğal bir şekilde:
     – Ben zaten dün akşam PiPi’yi yoldum, şimdi sizin PiPi’nizi de yolarım siz merak etmeyin, demiş.

www.muhsinyaici.com

Bu sen mısin?

Bu sen mısin?

 Bulgaristan-Türkiye hattı arasında özel bir turizm şirketinin otobüs şöförü varmış. Adam da çok geveze ve av meraklısı biriymiş.

Çok az derece de Bulgarca biliyormuş.Bulgaristan’da bulunduğu sırada onun gibi av meraklısı birisiyle tanışmış. Adama onunla bir gün beraber ava çıkma teklifinde bulunmuş. Adam da çevresi geniş ve arkası sağlam biriymiş.

Bunlar ava 3-4 kişi çıkmışlar, başlamışlar avlanmaya. Aradan 1-2 saat sonra başka bir avcıya rastlamışlar. Onunla da tanışmışlar ama adam Bulgarmış.

Bizim şoför de bu Bulgar ile tanışmak istemiş. Bakmış bakmış yeterli  Bulgarca da yok.  Ben ne desem de  şununla konuşmaya başlasam diye düşünmeye başlamış.

Düşünmüş düşünmüş en  sonunda  adamın  yanındaki  köpeği bari bahane edeyim demiş. Yanına gitmiş,önce köpeği sonra adamı göstererek bozuk Bulgarcasıyla:

    – Ave tos kuçe ti li? (Bu köpek sen mi)www.muhsinyaici.com

Eşşek öldü ama taligasını

Eşşek öldü ama taligasını

78  yılındaki  büyük  göç  esnasında  yaşlı  bir nine ile dede Türkiye’ye göç etmektedir. Bulgaristan artık onların kalmaması gereken yerdir. Yaş kaç olursa olsun göç edip son nefeslerin anavatanda verilmesi kararı alınmış ve yola çıkılmıştır.

Çok fazla eşya alınamamıştır.  

Zaten bu yaşlı 2 insanın çok fazla eşyaları yoktur. Sınırda Bulgar tarafında günler süren bürokratik işler sonuçlanmış ve Türk tarafına geçiliyordur.Bu nine ile dede Türk tarafına vardıkların da Türk bagaj kontrolü yapılıyormuş. Polis  ve askerler   aramayı  yapıyormuş. 

Bir problem çıkmasından çok korktukları için herhangi bir yanlış yapmamaya çalışıyorlarmış.  Askerlerden  birisi yanlarına gelmiş. 

Biraz sert bir tavırla:

– “Teyze çok  eşya getirdiniz mi”  diye sormuş. 

Kadın pek iyi duyamıyormuş. Ne de olsa yaşlılık. Ama yine de problem çıkmasın diye yanıtlamış:
   -Oğluuum oğlum, demiş. Eşşek öldü ama taligasını* bari zor zar getirebildik demiş.

    Taliga = At,eşek arabası

www.muhsinyaici.com

Atam izindeyiz

Atam izindeyiz

Yine 89 yılı ve tarih ekimin yirmi dokuzu. Pek doğal olduğu üzere Türkiye’de 29 Ekim cumhuriyet bayramında kamu kesimi çalışmaz. Bizim muhacirlerden bir hemşire 27 ekimde bir devlet hastanesinde  işe başlar. Doğal olarak da 29 ekimde tatile girerler. 

Fakat devlet dairelerinin bir kısmı 30 ekimde de tatil yapmaktadır. Kadının kocasına da 30 ekimde tatilmiş. Kadın da kendisi içinde 30 ekimde tatil olup olmadığını bilmemektedir. Kadın da  “30 ekimde işe ben bir gideyim de, bakarsın tatildir gelirim yine eve” diye düşünür.  

30 ekimde de işe gider. Hastanenin bahçesinden girer, Hastane binasına doğru yol almaya başlar. Yolda bir bez afiş 2 ağaç arasında boydan boya asılmıştır ve üzerinde:

– “Atam izindeyiz” yazar. Kadın birden sevinmiş:
    – Ohooooo, biz bugün izindeymişiz, demiş ve evine geri dönmüş.O gün de o hastanenin çalışanlarına izin yokmuş ama kadın aynen geri dönmüş.

www.muhsinyaici.com

Kış nasıl olacak

Kış nasıl olacak

Beyaz göçmen Kanada’nın uçsuz bucaksız ormanlarında bir kulübe yapmış, kışa hazırlanıyordu.
Tam odun keserken bir Kızılderili geçti.

-“Hey kızılderili”, diye seslendi, “Kış nasıl olacak?”

“Soğuk” dedi Kızılderili ve yoluna devam etti.
Yerlilerin doğa bilgisine büyük güven duyan göçmen epey endişelendi ve her ihtimale karşı daha fazla odun kesti.

Akşam Kızılderili tekrar geçerken:

– “Hey arkadaş”, diye beyaz göçmen bir kez daha seslendi.
-“Kış gerçekten çok mu soğuk geçecek?”

-“Çok hem de çok soğuk”, dedi Kızılerili ve yoluna devam etti.

Göçmen artık fena halde korkmuştu. Çılgınlar gibi odun kesip istifledi.
Ertesi sabah Kızılderili seslendi, geçerken:

-“Bu kış, insan oğlunun yaşayamayacağı kadar soğuk olmak!”

-“Nereden biliyorsun?” diye nefes nefese bütün gece durmadan odun kesip bitkin düşen göçmen sordu.

-“Eski bir kızılderili sözü var, beyaz adam çok odun kesmek, kış çok çok soğuk olmak.

www.muhsinyaici.com

Kesin dönüş..

Kesin dönüş..

Temel 20 senedir Almanya’da yaşıyormuş. Bir gün göçmen bürosuna gidip Almanya’dan kesin dönüş yapacağını söylemiş. Göçmen bürosundaki Almanlar Temel’i tanıyorlar, seviyorlar.

Sormuşlar;

-‘Niye dönüyorsun?’ diye.

Temel:

– ‘Homoseksüeller yüzünden’ demiş.

Bürodakiler şaşırmış;

-‘Seni rahatsız filan ediyorlarsa hemen bir şikâyette bulun, gereğini yaparız. Buradan bu yüzden ayrılmana değmez demişler’.

Temel:

– ‘Beni rahatsız etmiyorlar’ demiş.

Bürodakiler yine şaşırmış;

-‘Peki neden gidiyorsun?’

Temel yanıtlamış:

-‘Burada 20 yıl önce homoseksüellik yasaktı, 10 yıl önce serbest oldu, 5 yıl öncede evlenmelerine izin verildi. Homoseksüellik MECBUR olmadan dönmek istiyorum.

www.muhsinyaici.com

Pastanede

Pastanede

1989 yılında Bulgaristandan yeni göç eden bir ablamız pastanenin birinin vitrininde Bulgaristanda tseluvki olarak bildiğimiz tatlıyı görür.

Canı çeker kadıncağızın,atar hemen kendini pastanenin icine..
   Pastaneci:

-“Buyurun abla ne verelim?..”
Kadın:(kendinden emin ve nazik bir sesle) 

-“5 taane öpücük istiyorum..”
Pastaneci: 

-“Öpücük mü,verelim anam verelim..”

*tseluvka= beze tatlısı

www.muhsinyaici.com