Muhsin Yazıcı

Kategori -Günün Düşündüren Hab.

Endüstri 4.0 Nedir?

“Aydınlık Gelecek, Karanlık Fabrikalarda.” Sürekli gelişen sanayi artık dördüncü evrede! Peki 4. Sanayi Devrimi nedir? Biz bu evrenin neresindeyiz? Bize kazandıracakları ve kaybettirecekleri nelerdir?

Buharlı makinelerimizle ilk sanayi devrimini gerçekleştirdik, ardından elektrikle tanışarak bu devrimi ikinci evreye taşıdık ve dijital teknolojiyi keşfederek 3. Sanayi Devrimine kadar geldik. Sürekli gelişen teknoloji nedeniyle artık endüstrimiz bu evreyi de aşmak zorunda kaldı ve Endüstri 4.0 adıyla da bilinen 4. Sanayi Devrimine ulaştık. Devamı…

Hata yapmanın aslında bizim için iyi olduğuna dair 6 neden

Hata yapmak birçoğumuzu kötü hissettiren, utanç verici ve yorucu bir deneyim. Ancak hatalarımızın aslında bizim için pek çok yönden faydalı olduğunu gösteren çok farklı nedenler var.

Amerika’nın keşfinden dil sürçmelerine ve hafızalardan silinmeyen gaflara pek çok örnek gösteriyor ki, hata yapmak dünyanın sonu değil.

Aksine hata yapmak bizim lehimize işleyebilir. Devamı…

Son 2 yılda 552 kütüphane kapatıldı

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Seçim vaatleri arasında “kitap okunacak kıraathaneler” açacağına yer verirken,  halihazırdaki halk kütüphanelerinin sayısı her yıl azalıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) yıl yıl ülkedeki kütüphane ve üye sayısını açıkladı.

Buna göre ülkede 2014’te 1’i milli, 1121’i halk, 559’u üniversite ve 27 bin 948’i eğitim kurumu olmak üzere toplam 29 bin 629 kütüphane vardı. 2015’te bu sayı 107, 2016’da ise 445 azaldı. Devamı…

Kumrulara yuva yapacak ağaç bırakmadık…

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde yeğenimin 6. kattaki dairesinin salondaki açık penceresinden içeri bir kumru giriyor ve kütüphanenin üzerindeki saksıyı yuva yapmaya uygun bulup, oturuyor ve yumurtluyor.

Malum kumrular tek eşli. Gün boyu 6’şar saat arayla anne baba yer değiştiriyorlar. Yeğenim, kuşların rahatça girip çıkmaları için yuvalarına en yakın pencereyi 24 saat açık bırakıyor. Diğer pencereleri de perdeyle kapatıyor ki yanlışlıkla cama çarpmasınlar. Devamı…

Unesco’ya Göre Çocuklara Öğretilmesi Gereken 11 En Kıymetli Değer

Her şeyin en güzeli olan çocuklar, yaşamın da en güzel taraflarını var ederler. Umudu, sevgiyi, sevinci ve mutluluğu onlarla birlikte çoğaltmak ve sonsuz kılmak mümkündür. Çünkü hayat, kendi içerisinde pek çok zorluk ve engel yaratarak ilerler. Engellerin aşılabilme eşiği, umudun yeniden yeşermesi anlamına da geldiği gibi sevginin de sürekli hale dönüşmesi demektir.

Çocuk gelişimi bir süreç olarak ele alındığında oluşan yaşam algısı; temelinde bazı değerlerin içselleştirilmesine ihtiyaç duyar. Gelişen dünya ve değişen toplum, söz konusu ihtiyacın yaşam sahası olarak karşımıza çıkar. Çocukların da dünyadaki en temel ihtiyaçları bu duygulardan yola çıkarak hareket eder. Devamı…

Sonunda olacağı buydu: ‘Herkes bize düşman’ çıktı!

Siyasette yükselen ‘dış düşman’ söylemi ve yaşanan tüm sorunların kaynağı olarak ‘dış güçlerin’ gösterilmesi, toplumda dünyanın çoğunluğuna yönelik genel bir kabule dönüşüyor. Varyans Araştırma’nın son çalışmasına göre toplum, başta ABD ve AB olmak üzere neredeyse dünyanın tamamına ‘düşman’ gözüyle bakıyor.

Varyans Araştırma, 24 Haziran seçimlerine günler kala halkın nabzını tuttu. İstanbul, Ankara gibi büyükşehirlerin de aralarında bulunduğu 25 ilde 23-26 Mayıs tarihleri arasında 4 bin 200 katılımcıyla yüz yüze görüşme yöntemiyle yapılan anket çalışmasında oy tercihinin yanı sıra gündemdeki konularla ilgili sorular da soruldu. Devamı…

Seçmen davranışı uzmanı: Sosyal medya toplumu bölüyor

Berkeley Üniversitesi’nden seçmen davranışı uzmanı Doç. Cecillia Mo, korkunun seçmende statükoyu koruma eğilimi yarattığını söylüyor.

Mo, “Seçmen için anayasa değil ekonomi önemli. Bir kelime bile etkiliyor. Sosyal medya toplumu bölüyor. Seçim sonucu kestirilemez” diyor.

Türkiye bir kez daha kritik bir seçim için nefesini tuttu. Fakat sadece Türkiye değil birçok ülkede sandık bir süredir gündemde. Sürpriz sonuçların bunda payı büyük. ABD’de Donald Trump’ın başkan seçilmesi, Birleşik Krallık’ın AB’den çıkmaya karar vermesi gibi… Devamı…

Evrensel Değerlerle Bilimsel, Eleştirel Eğitim

Alternatif Eğitim Sempozyumu 18-19 Mayıs 2018 tarihinde Kadıköy, Barış Manço Kültür Merkezi’nde uluslararası katılımlı olarak gerçekleştirildi.

Alternatif Eğitim Dergisi’nin öncülüğünde gerçekleşen sempozyumda eğitimcilerin, sivil toplum temsilcilerinin yanı sıra aralarında eğitim editörümüz Figen Atalay’ın olduğu gazeteciler de yer aldı.

Sempozyumda, Avrupa ve Türkiye’de Temel Eğitim Sorunları ile Özgür Aile Okulu, Walldorf, Montessori, Summerhill, Köy Okulları Değişim Ağı, özgür eğitim atölyeleri gibi çeşitli deneyim ve uygulamalar paylaşıldı. Devamı…

Çok çalışıp az kazanıyoruz

OECD verilerine göre Türkiye’de, bir haftada 47.9 saat çalışmayla 113 dolar kazanılırken, Hollanda’da haftada 29 saat çalışan işçi 380 dolar alıyor.

Türkiye’de çalışan çok çalışıyor ancak az kazanıyor. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) çalışma saatleri ve reel ücret verilerini kullanarak yaptığımız karşılaştırmaya göre; Avrupalı bir çalışanın ortalama haftalık çalışma saati 40 saati bulmazken, Türkiye’deki çalışanlar Avrupalıdan sekiz saat ile 19 saat arasında fazla çalışıyor. Ancak sıra ücretlere geldiğinde Avrupalı, Türkiye’deki çalışanın aldığı parayı ikiye üçe katlıyor. Devamı…

Çocuklarda hızlı ve kalıcı öğrenme nasıl mümkün?

Çocukların eğitiminde, yaş ve gelişim düzeyine uygun yöntem ve tekniklerin başında eğlenerek öğrenmeyi ifade eden oyunlar geliyor. Uzmanlar da oynayarak öğrenmenin çocuğun eğitim hayatında son derece etkili olduğunu ifade ediyor.

Okuduklarımızın yüzde 10’unu, işittiklerimizin yüzde 20’sini, gördüklerimizin yüzde 30’unu, hem işitip hem gördüklerimizin yüzde 50’sini, söylediklerimizin yüzde 80’ini ve sözlerimize davranışları eklediğimizde yüzde 90’ını hatırlarız. Çoklu zeka kavramı ve öğrenme stillerini düşünüldüğünde her çocuğun yaparak yaşayarak öğrenmesi için kullanılabilecek en etkili ve eğlenceli yöntem oyun olarak kabul ediliyor. Devamı…

Dünya Sağlık Örgütü’nden korkutan rapor: Her 10 kişiden 9’u kirli hava soluyor

Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) yayınladığı yeni bir rapor, dünya genelinde her 10 kişiden dokuzunun kirli hava soluduğunu ortaya koydu.

Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) yayınladığı yeni bir rapor, dünya genelinde her 10 kişiden dokuzunun kirli hava soluduğunu ortaya koydu. Rapora göre giderek daha fazla ülke konuya ilişkin önlem alsa da, her yıl yedi milyon insanın kirli havaya bağlı nedenlerle öldüğü tahmin ediliyor. Devamı…

Türkiye’de deizm tartışması: Muhafazakar gençlik dinden uzaklaşıyor mu?

Merve bir Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni. 20’li yaşlarının sonlarında. Kendisini agnostik olarak tanımlıyor. “Tanrı var mı yok mu bilmiyorum, beni çok da ilgilendirmiyor artık” diyor.

Merve’yle ilk olarak Beyoğlu’nda bir kafede buluşuyoruz. Kırmızı bir başörtüsü takıyor. “Beni Müslüman olarak tanımlayan tek şey bu başörtüsü artık,” diyor. Gerek ailevi nedenlerle gerekse yaptığı işten ötürü başörtüsünü çıkarmadığını söylüyor. “Belki 1-2 yıla başörtümle de vedalaşabilirim ama şimdi buna gerek duymuyorum” diyor. Devamı…

Günün sorusu: Başarı şansa mı yeteneğe mi bağlı?

Araştırmalar, başarılı insanların genellikle orta derecede yetenekli ama çok şanslı oldukları için başarılı olduklarını gösteriyor.

Genellikle başarılarımızı şansa değil, zekâmıza, yeteneklerimize ve çok çalışmaya bağlarız.

Peki, başarı ile yetenek arasında doğru orantı olsa, neden birçok zengin kişi orta düzeyde yetenekli görünür? Ya da neden en zeki insanlar en zenginler değildir? Devamı…

Prof. Ioanna Kuçuradi: Acı çekmemizin nedeni bilgisizlik!

Türkiye Felsefe Kurumu Başkanı ve Maltepe Üniversitesi İnsan Hakları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ioanna Kuçuradi, ülkemizin eğitim sistemi, medyası ve genel olarak insan haklarına bakışımızla ilgili dikkat çekici açıklamalarda bulundu.

Prof. Dr. Ioanna Kuçuradi, Türkiye’nin felsefedeki bir numaralı ismi. Sadece Türkiye’de değil, dünyada da felsefe ve insan hakları denince ilk akla gelenlerden…

Neredeyse tüm kariyeriniz boyunca insan hakları üzerine çalıştınız. Bu konuda ne söylemek istersiniz?

I. K: İnsan haklarıyla ilgili ilk yazım 1980 yılında kaleme alındı, ilk felsefe yazım ise 1959 yılında. Ben insan hakları konusunda, eğitimin dışında, çok az yapılan bir işi yapmaya çalışıyorum. Bu da, insan hakları kavramlarının içeriğini bilgisel olarak ve bilgiyle temellendirilebilir bir şekilde belirlemektir. Devamı…

Yalan makinesi: Al sana genelev!

Hatırlarsınız… Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ilahiyat fakültesi öğretim üyesi Abdullah Akın diye bir herif, üniversitenin televizyon kanalına çıkarak, hiç utanmadan “1924 yılında camiler kapatıldı, Çanakkale ve Bursa’da genelev olarak kullanılan camiler var” demişti.

Bunun üzerine ben de köşemden sormuştum… “Çanakkale veya Bursa’da bu genelevlerin adresini bilen var mı? Herhangi bir devlet büyüğümüz kerhane yapılan camiyi gösterebilir mi?” Devamı…

Yapay zeka: Yarın nasıl davranacak bilemiyoruz

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde öğretim görevlisi Kozan Demircan ile günümüzün en popüler konularından biri olan yapay zekâyı konuştuk.

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde öğretim görevlisi Kozan Demircan, dijital dönüşüm koçu. Şirketlere, kurumlara dijital pazarlama, e-ticaret, kripto para ekonomisi ve blockchain alanlarında eğitim veriyor. Bilim teknoloji blogunda yazılar yazıyor. Yönetim organizasyonu, insan-makine entegrasyonu, süreç optimizasyonu, nesnelerin interneti, yapay zekâ otomasyonu, paylaşım ekonomisi alanlarına odaklanıyor. Devamı…

Eğitim seviyesine dayalı bölünme neden kaynaklanıyor?

Az eğitimli insanlara karşı önyargı ve ayrımcılık toplumu birçok bakımdan bölen bir işlev görüyor.

Lance Fusarelli üniversite kampüsüne adım attığı gün, diğer öğrencilerin birçok konuda kendisinden çok daha bilgili olduğunu fark etmişti.

Bu farklılığı yetişme koşullarına bağlamıştı. Yoksul olmasa da Pennsylvania’da emekçi bir ailede büyümüştü. Annesi hamile kalınca okuldan ayrılmış, babası genç yaştan itibaren kömür madeninde çalışmaya başlamıştı. Etrafında üniversiteye giden pek insan yoktu. Devamı…

6 bin kişi telefona bakarken ölüyor

6 bin kişi telefona bakarken ölüyor

Türkiye’de yayaların telefonla meşgul olması nedeniyle çok sayıda kazaya neden olduklarını belirten Klinik Psikoloji Uzmanı Özlem Kelle, akıllı telefonların tükenmişlik sendromu yarattığını söyledi.

ABD’de yapılan bir araştırmaya göre 6 bine yakın yayanın yürürken hayatını kaybettiğini tespit edilmiş. Bunun asıl nedeninin ise akıllı telefonlar olduğunu belirten Klinik Psikolog Özlem Kelle, “Akıllı telefonların kullanımına kadar sürücülerden kaynaklı trafik kazaları yaygındı. Devamı…

Yoksulsan iyi eğitim yok

Bilimsel ve Laik Eğitim Hareketi yeni liselere giriş sistemini eleştirdi. Rapora göre İstanbul’daki 77 bin öğrenci açık lise, temel lise ya da özel liselere gitmek zorunda

 

Bilimsel ve Laik Eğitim Hareketi’nin, liselere girişte TEOG yerine getirilen sistemle ilgili hazırladığı rapora göre, ikamete göre öğrenci yerleştirme, İstanbul’da ciddi sorunlar ve mağduriyetlere yol açacak. Devamı…

Kobalt madeni çıkaran çocuk işçiler

“Büyükannemin ayakları iyi durumda değil, çalışamıyor. Bu yüzden ben çalışmak zorundayım.” Muhtemelen bu ifadeleri madende çalışan Kongolu çocuk işçi Ziki Swaze’nin çıkardığı kobaltın kullanıldığı bir telefon ya da bilgisayardan okuyorsunuz.

Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu UNICEF’e göre Kongo’da Ziki gibi kobalt madenlerinde çalışan 40 bin çocuk var. Devamı…

Türkiye’de yönetici pozisyonundaki kadın oranı 16.7

Türkiye genelinde, başta hizmetler olmak üzere birçok sektördeki kadın çalışanların oranı giderek yükselmesine karşın, yönetici pozisyonundaki kadın oranı yalnızca “yüzde 16.7 düzeyinde” kaldı.

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayınlanan “İstatistiklerle Kadın, 2017” raporuna göre, Türkiye’de 2017 yılında, erkek nüfus 40 milyon 535 bin 135 kişi olurken kadın nüfus 40 milyon 275 bin 390 kişi oldu. Diğer bir ifadeyle nüfusun yüzde 50,2’sini erkekler, yüzde 49.8’ini ise kadınlar oluşturdu. Devamı…

Sevindirici haber: Kültürel kitap yayınları artıyor

2017’de bir önceki yıla göre edebiyat yayınlarında yüzde 23, çocuk yayınlarında yüzde 30, inceleme araştırma kitaplarında ise yüzde 19 artış gerçekleşti.

Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Kenan Kocatürk, “Kültürel kitap satışlarının artması, kitap okuma alışkanlığının yükselmesi, okuma kültürünün gelişmesi anlamına geliyor. Bu da çok sevindirici.” dedi. Devamı…

48 milyon bağımlı var… Çarpıcı istatistikler

Günün 7 saatini internette, bunun üç saatini sosyal medyada geçiriyorlar.

Türkiye’de internet kullanıcılarının yüzde 60’ı sosyal medya ağlarını aktif olarak kullanıyor. Küresel ortalamanın yüzde 37 olduğu bu alanda, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) yüzde 99’luk oranla ilk sırada yer alıyor. Dijital pazarlama ajansı We Are Social ve Hootsuite tarafından yayımlanan ve 238 ülkeden toplanan verilerle hazırlanan rapora göre, Türkiye’de nüfusun yüzde 60’ı, yani 48 milyon kişi internete bağlanıyor ve aktif sosyal medya kullanıcı sayısı da 48 milyon. Devamı…