Muhsin Yazıcı

Kategori -Günün düşüneni

Bana gerçeği değil, inandığımın doğru olduğunu söyle!

Dünyamızı yakın bir gelecekte çok büyük bir tehlike bekliyor. Bilginin bir öneminin kalmadığı bir süreç dayatılmak isteniyor Doğrunun ne olduğunun gerçeklikle değil de kim neye ne kadar inanıyorsa onunla ölçüldüğü bir süreç. Böyle zamanlarda doğruluk, hakikat, izafi bir kavrama dönüşüyor. Amaç bilgi edinmek olmuyor, öğrenmek olmuyor, amaç inandırmak oluyor ve inandırmak için bilgiye gerek kalmıyor… Devamı…

Reichstag yangını bugünlerde ne anlatır?

Almanya Parlamentosu (Reichstag) 27 Şubat 1933 gecesi yakıldı. Hitler, azınlık hükümetindeydi. 5 Mart 1933 tarihinde genel seçim vardı ve Hitler tek başına iktidar olmak için elinden gelen her şeyi yapıyordu. Yangın, Hitler’e sadece tek başına iktidar değil sonsuz da bir güç verdi. Bu yıldönümünde yangını, yangın davasını ve sonrasını çok kısaca özetleyelim.

Berlin’de olay yerinde Hollandalı 24 yaşındaki inşaat işçisi Marinus van der Lubbe yakalandı. Komünist olduğunu söyleyen Marinus, polisin söylediğine göre, kundaklama eylemini tek başına gerçekleştirdiğini anlattı. Devamı…

Kazanan insanlık olacaktır

Emile Zola’yı tanırsınız. Ünlü Fransız romancı. Yazdığı romanlar artık klasik olmuştur. 1840 yılında Paris’te doğmuş, 1902 yılında Paris’te ölmüştür.


Ama onu ölümsüz kılan, romanlarından daha çok, yaşamında verdiği adalet mücadelesidir. Fransız ordusunda Alfred Dreyfus adında bir yüzbaşı, Almanlara casusluk yaptığı öne sürülerek yargılanır, suçlu bulunur, Guyan açıklarındaki Şeytan Adası’nda hapse atılır.
Avukatı, Emile Zola’ya gider, Yüzbaşı Drayfus’un suçsuz olduğunu, bir komploya kurban gittiğini anlatır. Devamı…

Yeni Orta Çağ’ın deli gömleği yırtılıyor

Aydınlanma Kant’ın deyişiyle insanın aklını kullanmaya cesaret etmesiydi. Akıl, Tanrının yeryüzündeki gölgesi sayılan krala, padişaha, papaza, şeyhe, toprak beyine karşı oluşturulan dünya görüşünün anahtar kavramıydı. Aklın içeriğini bu unsurlara karşı ilerici aydınların ve yoksulların yürüttüğü mücadele belirliyordu.

Çünkü karşı tarafın da bir “aklı” ve bu aklın temsil ettiği sınıfsal çıkarlar vardı. O akıl meşruiyetini Atatürk’ün dediği gibi “gökten ve gaipten” alıyor ve iktidarını bu gerçeklik üzerinden temellendiriyordu. Deyim yerindeyse iki akıl karşı karşıyaydı: Özgürlüğün aklı, köleliğin aklı. Devamı…

Taner Timur: ‘Cumhuriyetimizi devrimciler kurdu’

Tarihçi Timur: Tarihi gelişme içinde sol, tarihi ilerleten güçler demektir. Kemalizm soldur!

Ekranlarda sıkça tarih tartışmasına tanık oluyoruz, kitapçılarda hep en önde bu tür kitaplar. İnsan umutlanmak istiyor ama öyle değil yazık ki! Tarihin çarpıtılıp, iktidarın isteğine göre yeniden yazıldığı süreçte ölçü koymak zorunluydu. Taner Timur her yönüyle bilge, tam da bugünlerde gereksinim duyduğumuz türden bir düşünür. Devamı…

Korkut Boratav: Aydınlanma, düşün dünyasında sınırsız özgürleşme demektir.

Güzel bir sabahı paylaştık Korkut Hoca’yla. Cumhuriyet tarihi boyunca bilime emek veren ve çilesini çeken bir aile Boratav’lar.

Çağı yakından izleyen, bilgilerini sıkça güncelleyen, dağarcığında olanı toplumla her fırsatta paylaşan tam bir aydın Korkut Hoca. Okur, yayıncı olarak tanırdım elbette hocayı. Ancak geçirdiğimiz üç saat bambaşka deneyim oldu bizim için. (Yol arkadaşlarım Selnur ve Şule ile birlikte) Benzer öğretiyi paylaştığımız insanların sayıca ne denli az olduğunu fark ettim yeniden. Devamı…

Bakış açısı

Her şeye olumlu yaklaşmanın önemi, inkâr edilemez. Yarım bardak su olsa, olumlu bakan kimse, bardak yarısına kadar su ile dolu diyerek, mevcut olanı görür, yani iyi yönden bakar. Olumsuz zihniyetteki kimse ise, bu bardağın yarısı boştur diyerek, yok olanı görür, yani kötü yönden bakar.

Bir ayakkabı firması, bir pazarlamacısını ayakkabı satmak üzere Afrika’ya gönderir. Bu adam, Afrika dönüşünde;

-“Ne yazık ki, bir çift bile ayakkabı satamayız; çünkü Afrika’da hiç kimse ayakkabı giymiyor, ayakkabı nedir bilmiyor” der. Devamı…

İşte size “taburcu”luğun hikayesi

Başka hiçbir milletin, ülkenin hastanesinde, hastalar iyileştiklerinde ‘’taburuna yollanmaz, taburcu’’ edilmez.
Neden Türk hekimleri hastalarını iyileştirdikten sonra ‘’taburcu’’ ederler; ‘’gitsin’’, ‘’evci’’ gibi kelimeler kullanmazlar, hiç aklınıza geldi mi?


İşte GATA mezunu bir doktorun yazdığı ve sosyal medyada çok sayıda paylaşım yapılan o yazı;
Taburcu kelimesinin çok hüzünlü bir hikayesi vardır aslında. Bakın anlatayım dilim döndüğünce… Devamı…

Kadn Cumhuriyetle var oldu

Kadn Cumhuriyetle var oldu

Cumhuriyet’in ilk nüfus sayımı yapılacaktır.

Kadının Adı Yok’tur o zamana kadar. Bu geleneksel bir bakıştır. Meclis’teki tartışmalarda bir mebus Meclis başkanına sorar: 

-“Kadınları da sayacak mıyız?..

O kadar yani!

Osmanlı’da kadın sayılmamıştır. 

Muhsin YAZICI

‘Günah kaçırmak’ deyimi

‘Günah kaçırmak’ deyimi

“Keçileri kaçırmak “deyiminin yaratıcıları keçiler değildi atlardır. Ne alakası var bilinmez ama atlar keçilerin yanında kendilerini  rahat ve huzurlu hissederler. Ahırda bir keçinin olması en azından kokusunun sinmiş olması atları sakinleştirir. Bu keçinin yokluğunu hisseden at, huysuzlaşır, sinirlenir ve anormal davranışlarda bulunur. Bu yüzdende girdiği yarışı kaybeder. Geçmişte at yetiştiricileri bunu bildiklerinden atların yanına keçi koyarlardı.

Günümüzde ise bu deyim, insanlar için düşünme düzeni bozulma veya aklını yitirmek olarak kullanılıyor.

www.muhsinyazici.com

Günün düşüneni: İman ve sorgulama İnsanlar iman ettikleri, aşırı sevdikleri ve bağlandıkları şeyleri

Günün düşüneni: İman ve sorgulama

İnsanlar iman ettikleri, aşırı sevdikleri ve bağlandıkları şeyleri eleştiremezler. 
Bir kişi eğer birine delicesine aşık ise onun hatalarını görmez. Bir insan bir kitaba v.s. iman etmişse onun yanlışlarını görmez. Eleştirmez. Çünkü iman etmek ve sevmek eleştirmeye engeldir. 

Devamı…

WordPress sürümünü güncellemeniz ve SLL güvenlik hatalarını gidermeniz gerekiyor.