Muhsin Yazıcı

Kategori -Günün Fıkrası

Günün fıkrası: Pişkin tezgâhtar

Adamın küçük oğlu için aldığı palto daha ertesi gün ilk yağmurda çekip küçülünce adam kızmış, geri vermek için bir gün sonra dükkâna gitmiş.

Küçülen paltoyu da ‘sattıkları malı görsünler’ diye oğlunun üzerine giydirerek götürmüş satın aldığı mağazaya.

-“Hiii… Yavrum, canım evladım” demiş onu görür görmez bir gün önce ona paltoyu satan tezgahtar,

-“Pes.. Bir günde ne kadar da büyümüşsün canavar?”

Günün fıkrası: Eşek Vali

Birgün; Kamil Paşa, yapılan bir şikayet üzerine, Şair Eşrefi vilayet makamına davet etmişti. Davete icabet eden Eşref, vilayete geldiği zaman, kendisine valinin encümende olduğunu ve biraz beklemesi icap ettiğini söylediler.
Valiyi bekleyen şair, bir ara konuşulanları dinlemeye çalıştı.

O esnada; valinin, münakaşa edilen bir mesele hakkında

-“O kadar incelemeyin, millet eşektir, anlamaz” dediğini duydu. Devamı…

Miras kavgası

Zengin adamın biri hastalanmış, komaya girmiş, doktorlar gelmiş ömrüne tarih biçmişler:

-“Bir hafta yaşar!”

Doktorlar gidince, mirasçılar adamın başında miras kavgasına başlamışlar:

-“Han senin, apartman benim, araba senin, tekne benim!”

Bir hafta dolmuş, adam hâlâ komada, ama öldüğü filan yok, yeni doktorlar çağırmışlar, onlar da on beş gün biçmişler, miras kavgası yine başlamış, lakin gün dolmuş, adam hâlâ yaşıyor. Devamı…

Günün fıkrası: Fareden korkan kral

Bir ülkede kral varmış… Fareden korkarmış.
Bir gün sarayda fare görmüş, “yetkilileri” çağırmış:
-“Ben dışarı çıkıyorum… Dönene kadar fareyi yok edin.”
Kral, akşama dönmüş ama… Ortada saray yok… Kral kükremiş:
-“Ne oldu sarayıma?”
-“Yaktık kralım… Saray yanarken fare de öldü.”

Günün fıkrası: Bombaaaa

Bir tımarhanede deliler ayaklanır ve binanın orta bahçesini işgal ederler.

Hiçbiride dağılmaz. Bunun üzerine doktorlar toplanarak yönetmeliği açarlar ve aynısını uygulamaya karar verirler.

Yönetmeliğe göre bir doktoru çırılçıplak soyar delilerin içine atarlar.

Doktor içeri girince:

-“Bombaaa” diye bağırır.

Bunu gören deliler doktoru tuttukları gibi camdan dışarı atarlar. Devamı…

Günün fıkrası: Eğinli Şeytanla iş yaparsa…

Eğinli ile Şeytan ortak olmuşlar; Şeytan anasının gözü ya, Eğinli’yi kim vurduya getirmek için ilk önerisini sunmuş:
– Bu yıl senin tarlanda tarım yapalım, ekelim biçelim; toprağın altı benim, üstü de senin olsun!..
– Sevgili ortağım hayhay!.. Eğinli o yıl tarlaya buğday ekmiş, toprağın üstündeki ekinleri biçmiş, almış; Şeytan’a toprağın altındaki çer çöp kalmış…
Şeytan bu kez demiş ki:
– Ben kazıklandım; bu yıl toprağın üstü benim, altı senin olsun!..
– Nasıl istersen sevgili ortağım!.. Eğinli bu kez de patates ekmiş; zamanı gelince toprağın altındaki patatesleri almış; Şeytan’a da hava almak kalmış… Devamı…

Günün Fıkrası: Beş Yahudi’den Öğütler

1. Yahudi Musa insanlara; “Sizin aklınız var. Neden köleliği kabul ediyorsunuz, aklınızı kullanın” demiş.
2. Yahudi İsa; “Aklınız var, ama bunun yanında kalbiniz de var. Duygularınıza da önem verin” demiş.
3. Yahudi Marks; “Aklınız var, yüreğinizin sesini de dinliyorsunuz, ama karnınız açsa neye yarar” demiş.
4. Yahudi Freud; “Aklınız var, yüreğinizin sesini de dinliyorsunuz, karnınız da tok, ama seks hayatınız sakatsa neye yarar” demiş.
5. Yahudi Einstein ise; “Bu yukarıda söylenenlerin hepsi izafidir” demiş.

Günün fıkrası: Binali Yıldırım basın açıklaması yapıyor

Binali Yıldırım, bakanlar kurulu toplantısı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlıyor.

Sorulardan birisi,

-“Efendim önceki seçimde CHP emeklilere iki bayram öncesi birer ikramiye verilmesi vaadini saçma bulmuştunuz. Kaynak yok, muhalefette oldukları için ‘bekâra karı boşamak kolay’ demiştiniz. Şimdi siz kaynağı nereden buldunuz. Hangi kaynaktan karşılayacaksınız?” Devamı…

Günün fıkrası: Uğursuz Kadın

Günün fıkrası: Uğursuz Kadın

Cafer komadadır. Yanında ise karısı…

Cafer’in gözleri nemli, kısık sesiyle karısına doğru bakar ve konuşmaya başlar:

-“İlk işten kovulduğum zaman yanımda idin. İflas ettiğim gün oradaydın. Vurulduğum zaman ilk gözümü açtığımda seni gördüm. Trafik kazası geçirdiğimde hastanede hep başucumdaydın…”

Karısı takdir edilmenin mutluluğunda tabi.

-“Şimdi komadayım yine başucumdasın. Sonunda anladım ama, çok geç oldu; yahu sen ne uğursuz karısın”

Günün fıkrası: Konu Ne?

Adamın biri karısından boşanmak üzere avukatın yolunu tutar:

-“Efendim artık dayanamıyorum (mecazi anlamda), lütfen ayrılmak için ne gerekiyorsa yapın artık…”

-“Sorun nedir? Eşiniz nasıl birisi, anlatın biraz.”

-“Efendim kendisi çok güzel birisi, evde herşey mükemmel, ne istersem yerine geliyor (her anlamda), fakat aşırı derecede konuşma takıntısı var, vırvır da vırvır, dırdır da dırdır.”

-“Peki konu ne?”

-“İşte onu hiç söylemiyor!

WordPress sürümünü güncellemeniz ve SLL güvenlik hatalarını gidermeniz gerekiyor.