Muhsin Yazıcı

Kategori -Günün Fıkrası

Günün Fıkrası: Beş Yahudi’den Öğütler

1. Yahudi Musa insanlara; “Sizin aklınız var. Neden köleliği kabul ediyorsunuz, aklınızı kullanın” demiş.
2. Yahudi İsa; “Aklınız var, ama bunun yanında kalbiniz de var. Duygularınıza da önem verin” demiş.
3. Yahudi Marks; “Aklınız var, yüreğinizin sesini de dinliyorsunuz, ama karnınız açsa neye yarar” demiş.
4. Yahudi Freud; “Aklınız var, yüreğinizin sesini de dinliyorsunuz, karnınız da tok, ama seks hayatınız sakatsa neye yarar” demiş.
5. Yahudi Einstein ise; “Bu yukarıda söylenenlerin hepsi izafidir” demiş.

Günün fıkrası: Binali Yıldırım basın açıklaması yapıyor

Binali Yıldırım, bakanlar kurulu toplantısı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlıyor.

Sorulardan birisi,

-“Efendim önceki seçimde CHP emeklilere iki bayram öncesi birer ikramiye verilmesi vaadini saçma bulmuştunuz. Kaynak yok, muhalefette oldukları için ‘bekâra karı boşamak kolay’ demiştiniz. Şimdi siz kaynağı nereden buldunuz. Hangi kaynaktan karşılayacaksınız?” Devamı…

Günün fıkrası: Uğursuz Kadın

Günün fıkrası: Uğursuz Kadın

Cafer komadadır. Yanında ise karısı…

Cafer’in gözleri nemli, kısık sesiyle karısına doğru bakar ve konuşmaya başlar:

-“İlk işten kovulduğum zaman yanımda idin. İflas ettiğim gün oradaydın. Vurulduğum zaman ilk gözümü açtığımda seni gördüm. Trafik kazası geçirdiğimde hastanede hep başucumdaydın…”

Karısı takdir edilmenin mutluluğunda tabi.

-“Şimdi komadayım yine başucumdasın. Sonunda anladım ama, çok geç oldu; yahu sen ne uğursuz karısın”

Günün fıkrası: Konu Ne?

Adamın biri karısından boşanmak üzere avukatın yolunu tutar:

-“Efendim artık dayanamıyorum (mecazi anlamda), lütfen ayrılmak için ne gerekiyorsa yapın artık…”

-“Sorun nedir? Eşiniz nasıl birisi, anlatın biraz.”

-“Efendim kendisi çok güzel birisi, evde herşey mükemmel, ne istersem yerine geliyor (her anlamda), fakat aşırı derecede konuşma takıntısı var, vırvır da vırvır, dırdır da dırdır.”

-“Peki konu ne?”

-“İşte onu hiç söylemiyor!

Günün fıkrası: Sinek avcıları

Bir Türk, bir Fransız, bir de İngiliz trenle yolculuk yapıyorlarmış.

Trendeki odaları sıcaklayınca Fransız pencereyi açmış ve içeri bir tane sinek girmiş, Fransız hünerini göstermek için kılıcını çektigiyle sineğe bir tane vurmuş ve sinek ortadan ikiye ayrılmış.

Diğerleri hayretle bakarken, Fransız cebinden karvizit çıkartmış ve İngilizle bizim Türk’e vermiş. Devamı…

Günün fıkrası: Kim uzaya gidecek..!

Bu bir Binali Yıldırım Fıkrasıdır

Kim uzaya gidecek..!

Binali Yıldırım miting için Kütahya’da kürsüden orada toplanan halka soruyor:

-“Evet mi, Hayır mı, evet değil mi?”

Çok matrak, halkın yarısı “evet” diye bağırırken, diğer yarısı “hayır diye bağırıyor.

Binali Yıldırım fena bozuluyor daha farklı sorular soruyor.

Eyyyy Kütahyalılar size müjdelerim var…

Devamı…

Günün fıkrası: Ben varım ama yokum..!

Günün fıkrası: Ben varım ama yokum..!

Binali Yıldırım 16 Nisan referendum mitingi için Erzurum’a gelmiştir.

Her zamaki şakacı tavrıyla Erzurumlulara takılmak ister:

-“Dadaşlar diyarının yiğit insanları size geldim. Referamdumda bize oy verin ki, halkın iradesi gerçekleşsin…”

Arkadan bir ses yükselir:

-“Onbeş yıldır ülkeyi yönetirken millet adına yönetmiyor muydunuz? Ne değişti de şimdi halk adına bizden oy istiyorsunuz? Önceki verdiğiniz oylar geçersizmiydi gardaş?”

Devamı…

Günün Fıkrası: O kişi benim..!

Günün Fıkrası: O kişi benim..!

Binali Yıldırım başbakan olduktan sonra resmi protokollerden sıkılmaya başlar. Bir resmi protokol için Pazar günü itibarı ile Ankara’dan İstanbul’a gelir. Resmi korumalardan sıkıldığından akşam gizlice kaldığı otelden kaçar.

Çevirdiği ilk taksiye binerek:

-“Beni Sarıyer’de güzel bir balıkçı restoranına götür” der.

Balıkçı şöyle aynadan müşterisine bir göz atar.

-“Ya sen şu bizim ‘abidik’, ‘gubidik’ muhabbeti yapan başbakana çok benziyorsunuz. İnsanlar çift yaratılmışlardır derler de inanmazdım” der.

Devamı…

Günün Fıkrası: Bi bak gel yerinde duruyor mu?

Günün Fıkrası: Bi bak gel yerinde duruyor mu?

Binali Yıldırım, başbakan olduktan sonar ilk yurtiçi gezisi için Karadeniz illerine yapmaktadır. İlk durağı olan Samsun’dan Ordu’ya geçmek için hareket etmek üzeredirler.

Binali Yıldırm danışmanın yanına çağrır ve sorar:

-“Artvin üzerinden Ordu’ya kaç saatte gidilir?”

Danışman biraz şaşkın bir şekilde:

-“Karadenizdeki son gezimiz Artvin olacak Sayın Başbakanım. Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon ve Rize üzerinden Artvin’e gideceğiz” der.

Devamı…