Muhsin Yazıcı

Kategori -Günün Fıkrası

Günün Fıkrası: Bi bak gel yerinde duruyor mu?

Günün Fıkrası: Bi bak gel yerinde duruyor mu?

Binali Yıldırım, başbakan olduktan sonar ilk yurtiçi gezisi için Karadeniz illerine yapmaktadır. İlk durağı olan Samsun’dan Ordu’ya geçmek için hareket etmek üzeredirler.

Binali Yıldırm danışmanın yanına çağrır ve sorar:

-“Artvin üzerinden Ordu’ya kaç saatte gidilir?”

Danışman biraz şaşkın bir şekilde:

-“Karadenizdeki son gezimiz Artvin olacak Sayın Başbakanım. Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon ve Rize üzerinden Artvin’e gideceğiz” der.

Devamı…

Günün fıkrası: Hala bekliyorlar…

Günün fıkrası: Hala bekliyorlar…

Binali Yıldırım miting için Kırşehir’e gitmiştir.

Halkın katılımı istediği düzeyde değildir. Canı biraz sıkkın bir şekilde kürsüye çıkar. Konuşma hızı bir türlü 1. Vitesten 2. Vitese geçmez. İki cümle arasında vatandaşlar sıkılmaya başlar… Bu arada bir görevli gelerek kulağına birşeyler fısıldar.

Binali Yıldırım, alandaki halka:

-“Beni Almanya başbakanı Merkel arıyormuş. Bana 5-10 dakika müsade edin hemen dönecğim. Bir yere ayrılmayın ama…” der ve gider.

Siz bu fıkrayı okurken Binali Yıldırım’ın seçmenleri kendisini hala bekliyorlar…

www.muhsinyazici.com

Günün fıkrası: O zaman neden gönderdi?

Günün fıkrası: O zaman neden gönderdi?

Binali Yıldırım, çocuğunun veli toplantısı için okula gitmiştir.

Çocuğunun öğretmeni Binalı Yıldırım’ı görünce:

-“Senin velin Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı toplantı da göremedim” der.

Bunu üzerine Binali Bey:

-“Ben oğlum Erkan Yıldırım için gelmiştim” der.

-“Yaaa” der öğretmen…

-“Benim öğrencim Erkan değil Ahmet…”

Bunun üzerine Binali Yıldırım:

-“O zaman Sayın Recep Tayyip Erdoğan beni bu toplantıya neden gönderdi?” der.

www.muhsinyazici.com

Günün Fıkrası: Şimdi sadece Allah biliyor

Günün Fıkrası: Şimdi sadece Allah biliyor

Binali Yıldırım, haftalık olağan görüşmesi için saraya gider.

Görüşme beklenenden erken bitmiştir.

Basın mensupları çıkışta soru yağmuruan tutarlar…

Binali Yıldırım uzun süre cebinde bir şeyler arayıp durur. Sonunda gazetecilere şu açıklmayı yapar:

-“Sayın, çok değerli basın mensupları, sayın cumhurbaşkani ile görüşürken, emirlerini sürekli olarak bir kağıda not aldım. Fakat not aldığım kağıdı kaybettim. Bir ben bir cumhurbaşkanımız bir de Allah biliyordu. Şimdi ben bu kağıdı kaybettim. Şimdi bir Allah biliyor bir de sayın cumhurbaşkanımız. Görüşmeyi çok merak ediyorsanız sayın cumhurbaşkanına sormanız gerekecek!”

www.muhsinyazici.com

Günün fıkrası: Dulların evliliği

Günün fıkrası: Dulların evliliği

Dul bir adamla dul bir kadın evlenirler.

Bunların önceki evliliklerinden birer de çocuğu vardır. Evlendikten sonra bir çocukları daha olur.

Çocuklar bir gün bahçede oynarlarken kavgaya tutuşurlar.

Evin penceresinden durumu fark eden hanım eşine bağırır.

-“Bey çabuk gel, çocuklar kavga ediyor!”

Adam seslenmiş:

-“Kim kimle kavga ediyor?”

Kadın yanıt vermiş:

-“Seninki ile benimki bir olmuş, bizimkini dövüyorlar.”

Referandum öncesi AKP ve MHP’nin birlikteliği yukarıdaki fıkraya benzemeye başladı…

www.muhsinyazici.com

Günün fıkrası

Günün fıkrası

Nüfus sayımı sırasında sayım memuru sormuş: 
-Eğitim durumunuz? 

Adam başlamış: 
-İlkokulu Virginia’da okudum. Koleji Deora’da. Üniversiteyi Harvard’da bitirdim. Ancak doktora için Stanford Üniversitesi’nde … 
Sayım memuru elindeki kâğıda “Okuma yazma biliyor” yazmış, yürüyüp gitmiş…

 

www.muhsinyazici.com

Günün Fıkrası: Politikacı Erdal İnönü

Günün Fıkrası: Politikacı Erdal İnönü

İsmet Paşanın oğlu Erdal İnönü, bir seçim mitingi için Rize’ye gider. Kürsüde konuşan ince zayıf uzun boylu İnönü’yü gören Temel sorar:

-“Habu konuşan adam da kimdur?”

Derler ki:

-“İsmet Inönü’nün oğlu Erdal”dır!

-“Uy desene Paşa’nun çok günahini almişuz. Rahmetli II. Dünya Savaşı yıllarında bizleri çok aç birakmişti. Baksaniza ne kadar adaletli davranmuş, kendi uşağini da aç birakarak ne hale getirmiş!”

 

www.muhsinyazici.com

İbrahim Tatlıses zekası

İbrahim Tatlıses zekası

İbo şov’u yaptığı dönem programa bir profesör konuk olmuş.

Tatlıses her zamanki boş konuşan tavrıyla:

“Profesör bey, siz okumuş adamsınız, bilirsiniz. Termosa soğuk su koyduğumuzda suyu soğuk tutuyor, sıcak su koyduğumuzda suyu sıcak tutuyor. Termos suyun soğuk ya da sıcak olduğunu nasıl anlıyor?”

Devamı…

Günün fıkrası: Ben kıçımı yere vurdum

Günün fıkrası: Kıçımı yere vurdum

Adam yolda giderken kıç üstü düşmüş, arkadan gelen bir adam koşup yetişmiş, kaldırmış…
Ve ricasını söylemiş:
-“Bizim partiye oy verir misiniz?”
Adam kalçasını ovuşturarak yüzünü buruşturmuş:
-“Ben düşünce kıçımı yere vurdum, kafamı değil!”

www.muhsinyazici.com

Günün fıkrası: Bir ayım vardı…

Günün fıkrası: Bir ayım vardı…

Kadının biri her gün kocası işe gittiğinde sevgilisini eve çağırıyormuş. Kadının oğlu ise annesinin odasındaki dolaba girmeye bayılıyormuş.

Bir gün kadın sevgilisini gene çağırmış, lakin kocası eve erken gelmiş. Kadın kapıda kocasını görünce sevgilisini hemen dolaba saklamış.

Devamı…

Günün fıkrası: Keramet

Günün fıkrası: Keramet

Bir adam çok sevdiği kadına şiirler yazıyordu. Sonra o kadın ansızın onu terk etti.

Adam kadının ardından şiirler yazmaya devam etti. Daha çok yazdı. Ve günün birinde çok ünlü bir şair oldu.

Yıllar sonra kadının yaşadığı kente gitti ve büyük bir şiir dinletisi sundu.

Dinleti bittiğinde uğruna şiirler yazılan kadın kolunda kocası ile çıkışa geldi ve adama:

Devamı…

Günün fıkrası

Günün fıkrası: Son umut

Temel kaynanasıyla birlikte Avrupa gezisine çıkacaktı, arkadaşı Dursun sordu:

-“Yahu sen hep kaynanadan yakınıp durmaz mıydın? Şimdi de Avrupa gezisine mi çıkarıyorsun?”

-“Ne yapayım Dursun, sık sık Avrupa’yı görmeden Allah canımı almasın deyip duruyor. Benimki bir umut işte..!

www.muhsinyazici.com

Günün fıkrası: Üç uzman muhabbeti

Günün fıkrası: Üç uzman muhabbeti

Konferans sırasında arkadaş olan üç uzman birlikte tuvalete girerek ihtiyaç gidermişler. 

İşini ilk bitiren ellerini yıkadıktan sonra makineden peş peşe kurulama kağıtları alıp ellerini kurulamış. Tam 16 adet kağıt havlu harcamış.

Arkadaşlarına dönmüş: 

-“Ben ODTÜ mezunuyum, bizim okulda önce temizlik öğretilir.”

Devamı…

Günün fıkrası: Doğru namaz…

Günün fıkrası: Doğru namaz…

Eski zamanların birinde, atıyla gezmeye çıkan bir paşa, bir ağacın altında eğilip kalkan, mır mır mırıldanan bir adamı görür. Atını durdurup adamı seyrettiğinde namaz kılmağa çalıştığını fark edip, atından iner.

-“Bre melun! Namaz böyle mi kılınır?” Diyerek adama önce namazı anlatır.

Devamı…

WordPress sürümünü güncellemeniz ve SLL güvenlik hatalarını gidermeniz gerekiyor.