Muhsin Yazıcı

Kategori -Günün Fıkrası

Günün fıkrası

Günün fıkrası: Dolmuş şoförüyle rahip

Dolmuş şoförüyle rahip cennete gitmişler. Cennetin kapısında melek rahib’e “Dünyadaki hayatın boyunca neler yaptın.” demiş.

Rahip:

-“Ben hayatımı insanlara adadım, onları sevdim ve yardım ettim. Hiçbir zararım dokunmadı” diye yanıt vermiş.

Melek rahibe cennetin gümüş anahtarını vermiş.

Devamı…

Günün fıkrası

Günün fıkrası

Bir gün üniversitede bir Antepliyle İstanbullu kavgaya tutuşmuş…

Bunları sonunda üniversite sorumlusunun yanına götürmüşler.

Sorumlu sormuş:

-“Oğlum niye kavga ettiniz?”

Önce Antepli başlamış konuşmaya:

-“Hös deyim, hös deyim hömiy, yamacıma geçmiş beni kerc ediy… Sumsukluyum, sumsukluyum gitmey” demiş.

Sorumlu İstanbullu öğrenciye dönmüş ve:

-“Bir daha yabancı uyruklu insanlarla kavga edersen seni okuldan atarım” demiş.

www.muhsinyazici.com

Günün fıkrası: Erkek Beyni

Günün fıkrası: Erkek Beyni

Ağır bir hasta hastanede.  Tüm ailesi bekleme odasında doktorlardan haber bekliyor.

Yorgun ve umutsuz bakışlı bir doktor çıkıyor.

-“Tek yaşama şansı  var oda beyin nakli.  Böyle bir ameliyatı ilk olarak  deneyeceğiz, tabi masraflar hastanın ailesine ait.”

Aile, şaşkın, yorgun, çaresiz…

Devamı…

Günün fıkrası: Bizi arıyorlar

Günün fıkrası: Bizi arıyorlar

Temel ile Fadime yaylaya çıkmışlar. Açık havada yatmışlar. Bir türlü sivrisinekler Temel ile Fadime’yi uyutmamış, bunlarda çareyi yorganının altına saklanmakta bulmuşlar.

Bir süre sonra bunların yanlarına ateş böcekleri gelmiş. Temel bir ara başını çıkarıp ateş böceklerini görünce hemen kafasını yorganın içine sokmuş ve Fadime’yi dürtmüş;

-“Ula Fadime, sivrisinekler ellerinde fenerle bizi arıyorlar…”

www.muhsinyazici.com

Kaykay

Kaykay

Üç adam ölür ve cennete giderler. Sorgu meleği birincisine sorar,

-“Seni cennete yollamadan önce sana bir sorum var: Karına karşı sadık oldun mu?”

Adam yanıtlar;

-“Evet, asla bir başka kadına bakmadım.”

Sorgu meleği,

-“Şuradaki Rolls-Royce’u görüyor musun? O senindir. Cennetteyken kullanabilirsin..”

Devamı…

Şoför olurdum

Şoför olurdum

Ali okula yazılacakmış. Ama çok fırlama bir çocuk olduğundan babası bazı önlemler almaya karar vermiş ve okuldaki öğretmenine ve diğer öğretmenlere durumu anlatmış.

Sıra servis şoförüne gelmiş. Servis şoförüne oğlunun ne kadar fırlama olduğunu anlatmış. Şoför hiç oralı olmamış içinden,

-“ufacık çocuk ne kadar fırlama olabilir ki?” demiş…

Devamı…

Şoför olurdum

Şoför olurdum

Ali okula yazılacakmış. Ama çok fırlama bir çocuk olduğundan babası bazı önlemler almaya karar vermiş ve okuldaki öğretmenine ve diğer öğretmenlere durumu anlatmış.

Sıra servis şoförüne gelmiş. Servis şoförüne oğlunun ne kadar fırlama olduğunu anlatmış. Şoför hiç oralı olmamış içinden,

-“ufacık çocuk ne kadar fırlama olabilir ki?” demiş…

Devamı…

Günün fıkrası: Alet

Günün fıkrası: Alet

Oldukça seçkin görünüşlü bir bayan uçakla İsviçre’den dönmekteydi. Yanında oturmakta olan rahibe:

-“Özür dilerim peder, sizden bir iyilik isteyebilir miyim?” diye sordu.
Rahip:
-“Elbette kızım, senin için ne yapabilirim?” diye yanıtladı.

Devamı…

Günün fıkrası: Roman Yazdım

Günün fıkrası: Roman Yazdım

Akıl hastanesinde bir deli, okumayı yazmayı seven bir delinin yanına gelmiş.
Elinde kalın bir kitap, uzatmış:

–“Bir roman yazdım, sana bir hafta süre, oku bana fikrini belirt..”

–“Tamam, okurum…”

Bir hafta sonra kitabı iade etmiş, aralarında geçen konuşma şöyle:

–“Nasıl buldun kitabı?”

–“Çok iyi ancak içinde mevzu yok…”

Devamı…

Günün fıkrası: Zayıf not

Günün fıkrası: Zayıf not

Üniversite son sınıf öğrencisi yazılı sınavından kalınca doğru hocasına gider:
-“Siz sınıfta bırakarak hayata atılmamı önlüyor ve beni cezalandırıyorsunuz. İşin bu yanını hiç düşündünüz mü?”
-“Tabii düşündüm. Hocanın görevi bilgiyi ölçmek, yeterli olmayanı sınıfta bırakmak değil mi?”

Devamı…

Günün fıkrası: Maluliyet farkı

Günün fıkrası: Maluliyet farkı

Emeklilik işlemleri için uğraşan adam sigortaya şahsen başvurur. Görevli kadın yaşını doğrulatmak için bir kimlik belgesi sorunca adam ceplerini arar, tarar ve cüzdanını evde unuttuğunu fark edince durumu anlatır.

Görevli kadın:

-”Gömlek düğmelerinizi açın o zaman” der.

Devamı…

Günün fıkrası: Galiba politikacı olacak

Günün fıkrası: Galiba politikacı olacak

Bir gün anne-baba 18 yaşındaki oğullarını bir testten geçirmeye karar verirler.
Salondaki masanın üzerine bir miktar para, bir dini kitabı ve bir şişe şarap koyarlar.
Çocuk din kitabını seçerse din adamı, parayı seçerse işadamı, şarabı seçerse de işe yaramaz tembel birisi olacaktır bu testin sonunda…
Devamı…

Günün fıkrası: Toyota’nın Krikosu

Günün fıkrası: Toyota’nın Krikosu

Japon’un biri Rize’de bir kahveye girmiş ve herkese kafa tutmuş:
-“Var mı aranızda delikanlı, varsa çıksın dışarı! “
Tahmin edeceğiniz üzere Temel kapıya doğru yürümüş.
-“Çıkıyorum ulan, görelim bakalım erkekliğini!
Birkaç dakika sonra Temel ağzı burnu dağılmış kahveye geri dönmüş.
Pesinden de Japon kasılarak içeri girmiş. Temel’i göstererek söylenmiş:
-“Ona ejderin kuyruk sallamasıyla vurdum..”

Devamı…

Günün fıkrası: Boks maçı

Günün fıkrası: Boks ma­çı

Ra­ki­bi­ne oran­la da­ha güç­lü kuv­vet­li gö­rü­nen fa­vo­ri bok­sör, ilk ra­unt­ta ye­di­ği ters bir yum­ruk­la ser­sem­li­yor ve ar­dın­dan peş pe­şe sert dar­be­ler alı­yor.

Ney­se im­da­dı­na gong ye­ti­şi­yor. Kö­şe­sin­de so­luk­la­nıp ken­di­ne gel­me­ye ça­lı­şır­ken an­tre­nö­rü:

“Yi­ği­dim çok iyi dö­vü­şü­yor­sun! Bu ma­çı ke­sin­lik­le sen ka­za­na­cak­sın!” diyor.

Ama ikin­ci ra­unt­ta da du­rum de­ğiş­me­di­ği gi­bi, da­ha da kö­tü­le­şi­yor.

Devamı…

Günün fıkrası: Neye sevinirsiz?

Günün fıkrası: Neye sevinirsiz?

İran’da şah devrilmiş Humeyni başa geçmiştir. Şahın yakın korumalarından biri Türkiye’ye kaçar. Gelir Erzurum’a Cumhuriyet caddesindeki bir otele yerleşir. Ertesi gün 12 Mart’tır kar tipi soğuk ki maazallah donarsın. Acem şaşırır kalır tedariksizdir, üzerinde yalnız bir ceket vardır. Eski hükümet konağının önüne gelir ki bir şenlik bir bayram. Dadaşlar oynuyor davullar çalıyor.

İranlı merak eder birini çevirip sorar;

-“Eğeee siz neylersiz burda?”

Devamı…

Günün fıkrası: Anlayamadım da..!

Günün fıkrası: Anlayamadım da..!

Bulgaristan Gabrovolu’nun biri gazetede bir ilan görüyor:

-“Satılık Motosiklet” diye.

Adresi aklında tutarak o adrese gidiyor, apartmanın önüne geliyor ki daire no’sunu unutmuş. Basıyor bütün zillere. Tüm apartmandakiler balkonlara çıkıyor,

-“Kim o?” diye.

Bizimki soruyor:

-“Motosiklet satan kişi burada mı oturuyor?”

Adamın biri:

-“Evet” diyor.

-“Ben satıyorum”.

Devamı…

Eşeklikten Kurtulmadıktan Sonra

Eşeklikten Kurtulmadıktan Sonra

Köyün yaşlı semercisi Bekir usta ölmüştü….Tüm eşekler köy meydanında toplandılar, tepindiler oynamaya başladılar.

Yaşlı hasta bir eşek duvar dibinde düşünüyordu. Ona geldiler:
-“Haberin yok herhalde, semercimiz öldü” dediler.
-“Ne olmuş öldüyse?”…

Devamı…

Günün fıkrası: Mevzuata Uygun Ölmek

Günün fıkrası: Mevzuata Uygun Ölmek

Bir bürokrat görevli olarak şehirden kasabaya giderken yolda sulak ama bataklık bir yerde mola vermiş. Nasıl olmuşsa ayağı kayıp bataklığa düşmüş;
-“İmdat, Boğuluyorum. Kurtarın beni!” diye bağırmaya başlamış. O civardan geçen bir Köylü, sesini duyup yaklaşmış.

 Bürokrat;
-“Bataklığa düştüm. Kurtar beni!” demiş..
Köylü;
-“Geçmiş olsun” demiş. Ama kurtarmak için hiç gayret göstermemiş. Hani nerdeyse dönüp gidecek. Bürokrat paniklemiş ister istemez,

Devamı…

WordPress sürümünü güncellemeniz ve SLL güvenlik hatalarını gidermeniz gerekiyor.