Muhsin Yazıcı

Kategori -Günün Şiiri

Günün şiiri: Usta be!

Günün şiiri: Usta be!

Barış ne zaman gelir?

Mesela kaç kundaklık bebe ölse yeter?

Kaç yıldız düşse saçlarına annelerin

Bir özgürlük eder?

Vatan kaç kez sağolasa;

Savaş bir kez ölür?

Cahit Coşkun

www.muhsinyazici.com

Günün Şiri: Yalnızlık

Günün Şiri: Yalnızlık – Atila İlhan

yalnızlık 
hızla alçalan bulutlar 
karanlık bir ağırlık 
hava ağır toprak ağır yaprak ağır 
su tozları yağıyor üstümüze 
özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır 
eflatuna çalar puslu lacivert 
bir sis kuşattı ormanı 
karanlık çöktü denize 

Devamı…

Günün Şiiri: Selam

Günün Şiiri: Selam

Yola çıkınca her sabah,
Bulutlara selam ver.
Taşlara, kuşlara, atlara, otlara
İnsanlara selam ver.
Ne görürsen selam ver.
Sonra çıkarıp cebinden aynanı
Bir selam da kendine ver.
Hatırın kalmasın el gün yanında
Bu dünyada sen de varsın!
Üleştir dostluğunu varlığınla,
Bir kısmı seni de sarsın.

Üstün Dökmen

www.muhsinyazici.com

Ahhh şu türkülerimiz!

Ahhh şu türkülerimiz!

“Ah bu türküler, köy türküleri
Ne düzeni belli, ne yazanı
Altlarında imza yok ama
içlerinde yürek var
Cennet misali sevişen
Cehennemler gibi dövüşen
Bir çocuk gibi gülüp
Mağaralar gibi inleyen
Nasıl unutur nasıl
Ömründe bir kez olsun
Halk türküsü dinleyen…”

Devamı…

Günün şiiri: Gölgemizden korkar olduk

Günün şiiri: Gölgemizden korkar olduk

Gölgemizden korkar olduk

selâm vermekten düş görmekten

kapımızı çalan postacıdan dilenciden

kundaktaki çocuğumuzdan

saksıdaki çiçeğimizden

aynadaki hayalimizden de korkar olduk

Gün biter korku bitmez

yağmur diner korku dinmez

deniz uyur yıldızlar söner

bulutlar gelir gider korku gelir gitmez

Suat Taşar

www.muhsinyazici.com

Günün şiiri: A r k a d a ş D ö k ü m ü

Günün şiiri: A r k a d a ş   D ö k ü m ü 

Evvela dişlerimiz döküldü,

Sonra saçlarımız,

Arkasından birer birer arkadaşlarımız.

Şu canım dünyanın orta yerinde,

Yalnız başına yapayalnız,

Kırılmış kolumuz, kanadımız,

Tatlı canımızdan usanmışız..

 

Bir şüphedir sarmış yüreğimizi,

Ya kendini aldatıyor demişiz ya bizi.

Bir şüphedir demir atmış ciğerimize.

Pamuk ipliği ile bağlamışlar bizi,

Düğüm üstüne düğüm, şöyle dursun.

Bir çalım bir kurum hepimizde,

Nereden inceyse oradan kopsun..

 

Bu canım dünyanın orta yerinde,

Hayvanlar kadar bağlanamamışız birbirimize.

Yalan mı? Gözünü sevdiğim karıncalar,

İşte: hamsiler sürü sürü,

Arılar bölük bölük geçer,

Leylekler tabur tabur..

 

Ya bizler? Eşref-i mahlukat.!

Boğazımıza kadar kendi murdar karanlığımıza gömülmüşüz.

Bizler bölük bölük, bizler tabur tabur,

Bizler sürü sepet

Yalnız birbirimizi öldürmüşüz.!

Bedri Rahmi EYÜBOĞLU

www.muhsinyazici.com

Günün şiiri

Günün şiiri

Kim ermişse yüce mutluluğuna 
Bir dost ile dost olmanın, 
Kim kazanmışsa yüreğini bir soylu kadının, 
Evet, kim bu yeryüzünde, 
Bir cana canım diyebilmişse, 
Gelsin katılsın sevincimize! 
Ama kim tadamamışsa bunu ömründe, 
Çekilsin gitsin aramızdan ağlayarak.

Friedrich Schiller

www.muhsinyazici.com

Ellerinize ve Yalana Dair

Ellerinize ve Yalana Dair

Bütün taşlar gibi vekarlı,
hapiste söylenen bütün türküler gibi kederli,
bütün yük hayvanları gibi battal, ağır
ve aç çocukların dargın yüzlerine benzeyen elleriniz.
 Arılar gibi hünerli, hafif,
sütlü memeler gibi yüklü,
tabiat gibi cesur
ve dost yumuşaklıklarını
haşin derilerinin altında gizleyen elleriniz.
Bu dünya öküzün boynuzlarında değil
bu dünya ellerinizin üstünde duruyor.
İnsanlar, ah benim insanlarım,
yalanla besliyorlar sizi.
Halbuki açsınız,
etle, ekmekle beslenmeğe muhtaçsınız.
Ve beyaz bir sofrada bir kere bile yemek yemeden doyasıya,
Göçüp gideceksiniz bu her dalı yemiş dolu dünyadan.
İnsanlarım, ah benim insanlarım,
hele Asya’dakiler, Afrika’dakiler,
Yakın Doğu, Orta Doğu, Pasifik adaları
ve benim memleketlilerim;
yani bütün insanların yüzde yetmişinden çoğu,
elleriniz gibi ihtiyar ve dalgınsınız,
elleriniz gibi meraklı, hayran ve gençsiniz.
İnsanlarım, ah benim insanlarım,
Avrupa’lım, Amerika’lım benim
uyanık, atak ve unutkansın ellerin gibi,
ellerin gibi tez kandırılır,
kolay aldatılırsın.
İnsanlarım, ah benim insanlarım,
antenler yalan söylüyorsa
yalan söylüyorsa rotatifler,
kitaplar yalan söylüyorsa,
duvarda fiş, sütunda ilân yalan söylüyorsa,
beyaz perdede yalan söylüyorsa çıplak baldırları kızların,
dua yalan söylüyorsa,
ninni yalan söylüyorsa,
rüya yalan söylüyorsa,
meyhanede keman çalan yalan söylüyorsa

yalan söylüyorsa umutsuz günlerin gecelerinde ay ışığı,
ses yalan söylüyorsa,
söz yalan söylüyorsa,
ellerinizden başka her şey,
herkes yalan söylüyorsa,
elleriniz balçık gibi itaatli,
elleriniz karanlık gibi kör,
elleriniz çoban köpekleri gibi aptal olsun,
elleriniz isyan etmesin diyedir.
Ve zaten bu kadar az misafir olduğumuz,
Bu ölümlü, bu yaşanası dünyada
Bu bezirgan saltanatı, bu zulüm bitmesin diyedir.

Nâzım Hikmet

1949 yılında Bursa Cezaevi’nde yazdı 

Korku ne?

Korku ne? 
Emre Kongar’a

Korkma, sev bayağı sözcükleri, 
kâğıt çiçekleri, taşbasmalarını, 
aç bütün pencereleri 
ya deniz göreceksin 
ya dağlar ya da ova, 
korkma sağır duvarlardan 
asker çantasından 
polis palaskasından, 
hergün bir başka yanını vursalar da 
eksilmeyeceksin, 
kim çalarsa çalsın aç kapını, 
korkma, bu aşkla, 
bu gülüşle, bu yürekle, 
ya sonsuz bir deniz bulacaksın karşında
ya da bir ay en olgun çağında.

Haberler: bir yanımızın daha 
vurulduğunu söylüyorlar; 
bak akıyor, kanıyor her şey, 
büyüyor onları boğacak olan kan.

ÖZDEMİR İNCE 
Karlovassi, Sisam Adası, 31.8.1978

‘Karadutum’ Şiirinin Hüzünlü Hikayesi…

‘Karadutum’ Şiirinin Hüzünlü Hikayesi…

1949’da bir gün İstanbul Büyük Kulüp’teki bir toplantıda, davetliler Bedri Rahmi Eyüboğlu’ndan bir şiir okumasını iste…diler. Eyüboğlu ayağa kalktı ve Karadut’u okumaya başladı:

“Karadutum, çatal karam, çingenem

Daha nem olacaktın bir tanem

Gülen ayvam, ağlayan narımsın

Kadınım, kısrağım, karımsın”…

Bedri Rahmi, şiiri okurken aniden gözlerinden yaşlar süzüldü.

Devamı…

19 Mayıs sabahına günaydın

19 Mayıs sabahında günaydın

Bir Başka Seviyorum İşte

29 Ekimleri

23 Nisanları

19 Mayısları

Bir Başka Seviyorum İşte

Seni Bana Hatırlatan Günleri

Çocukluğumsun

Gençliğimsin

Özgürlüğümsün

Aydınlığımsın

Samsun’dan kalbimize doğan güneşsin

Edirne’den Ardahan’a sönmeyen bir ateşsin

Dünyanın görüp görebileceği en büyük lidersin

Bir Başka Seviyorum İşte

Altın saçlı mavi gözlü devsin

Sen Mustafa Kemalsin

Murat Bozoglu

Günün şiiri: Heeey!

Günün şiiri: Heeey!

“Heeey!

Ne duruyorsun be, at kendini denize;

Geride bekleyenin varmış, aldırma;

Görmüyor musun, her yanda hürriyet;

Yelken ol, kürek ol, dümen ol, balık ol, su ol;

Git gidebildiğin yere…”

Orhan Veli

www.muhsinyazici.com