Muhsin Yazıcı

Kategori -Günün Sorusu

Günün Sorusu

 

Teknolojiyi türleri ve doğayı evcilleştirmek için kullandık bugüne değin. Acaba, kendi kendimizi ve içimizdeki vahşi eğilimleri evcilleştirmek için evcil bir teknoloji geliştirebilir miyiz?

Günün sorusu: Yemekten sonra yüzmek zararlı mı?

Günün sorusu: Yemekten sonra yüzmek zararlı mı?

Krampların nedeni tam olarak bilinmiyor. Yemekten sonra egzersiz yapmanın kramplara yol açtığına dair bir veri yok. Fakat yoğun egzersiz durumunda kan akışının sindirim sisteminden uzaklaşarak kol ve bacaklardaki kaslara ve deriye yöneldiğini biliyoruz. Böylece yediğiniz yemeği tam sindiremeyecek, bu ise bulantıya yol açacaktır. Aşırı korku halinde mide bulantısının nedeni de bundandır. Tehlikeli bir durumda hızla kaçmanız gerekebilir diye kan akışı sindirim sisteminden kaslara yönelir çünkü. Devamı…

Ahmet Hakan’ın “Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’a altı sorusu

Ahmet Hakan’ın “Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’a  altı sorusu

SORU BİR: Okulların bir kısmını “nitelikli” olarak nitelemeniz… Öbür kısmının “niteliksiz” olduğuna mı işaret eder? Eğer böyleyse… Bir Milli Eğitim Bakanı olarak bu durumu katlanılır buluyor musunuz?

– SORU İKİ: Nitelikli çocuklar, nitelikli okulları hedefleyip sınava gireceklerse… Nitelikli olmayan okullara razı olan çocuklar, “Berkecan nitelikli de ben niteliksiz miyim babacığım” diye sorduğunda… Babalar ne cevap verecek? Devamı…

Günün sorusu: Öğrenirken hangi yöntemleri tercih ediyoruz?

Günün sorusu: Öğrenirken hangi yöntemleri tercih ediyoruz?
Herkesin bir öğrenme şekli vardır; kimi izleyerek, kimi dinleyerek, kimi ise kendi deneyerek öğrenir. Herkese uygun öğrenme yöntemi kullanmak başarıyı artırır mı?
Yeni bir şey öğrenmeye çalışırken şemalarla mı, insanların size anlatmasıyla mı yoksa kendiniz deneyerek mi öğrenmeyi tercih edersiniz? Belki de öğrenilecek şeye göre değişecektir öğrenme biçiminiz. Devamı…

Günün sorusu: Neden şehitler hep yoksul insanların çocukları?

Günün sorusu: Neden şehitler hep yosul insanların çocukları?

Bize oy verin, şehit gelmeyecek diyenler bugün şehit gömme merasimiyle övünüyorlar…

Kendi çocuklarına çürük raporu alanlar, para bastırıp askere göndermeyenler ölümü sürekli kutsuyorlar. Çünkü ölenler kendi evlatları değil, hepsi yoksul insanların çocukları.

Numan Kurtulmuş diyor ki, “Çok şükür şehit ve ölülerimizi ‘Allahu Ekber’ diyerek gömüyoruz.”

İnsan bunların aklından, gerçekten şüphe ediyor….

Günün sorusu: Maden suyu zararlı mı?

Günün sorusu: Maden suyu zararlı mı?

Fazla maden suyu içmenin mideye, kemiklere ve dişlere zararlı olabileceği yönündeki uyarıların doğruluk payı var mıdır? Gazoz türü tatlı asitli içecekleri fazla tüketmemek gerektiğini artık çoğu insan biliyor. Bu içeceklerdeki aşırı şekere bir de karbonizasyon yoluyla asit eklenince daha da sağlığa zararlı hale geliyor. Devamı…

Yaşlanmayı önlemek mümkün mü, sonuçları ne olur?

Ebedi gençlik binlerce yıldır insanların kafa yorduğu ve çözüm üretmeye çalıştığı bir özlem. Peki, yaşlanma sürecini durdursak ne olurdu?

1850’lerde ABD’de ortalama ömür sadece 40 yaştı, bugün ise 78 yaş. Son dönemlerdeki tıp araştırmaları insan ömrünün daha da uzayabileceğine dair umutları artırıyor.

Peki, böyle bir gelişme toplumda ne tür sonuçlar doğurabilir? Devamı…

Kadına yönelik şiddetin kaynağında ne yatıyor?

Erkek şiddetine maruz kalan birçok kadın kabahati kendisinde arıyor. Ancak gelin görün ki şiddetin kaynağı ne giyilen kıyafet, ne söylenen söz, ne de pişmemiş yemek…

Şiddetin kaynağından güç ve kontrol isteği yatar. Erkeklerin uyguladığı fiziksel,  sözel, duygusal, ekonomik şiddet biçimlerinin kaynağında kadın bedenini ve emeğini denetim altında tutabilmek, kontrol etmek bulunur. Her durumun kendine özgü olduğunu unutmadan, ortak noktaları aklımızda tutmak yararlı olacaktır. Devamı…

Günün sorusu: Batı medeniyetini çöküşe götüren ne olacak?

Tarihte her medeniyetin bir sonu ve bu sonu getiren birçok faktör olmuştur. Batı medeniyetinin yıkılmasına yol açabilecek etkenler neler olabilir? Ekonomi politik uzmanı Benjamin Friedman, bir zamanlar modern Batı toplumunu, tekerlekleri ekonomik büyüme sayesinde sağlam ve düzenli dönen bir bisiklete benzetmişti.

Bu ileri hareket yavaşladığında veya durduğunda toplumun temel taşları olan demokrasi, bireysel özgürlük, sosyal tolerans vb. değerlerde sarsılma başlar. Dünya, sınırlı kaynaklar için çekişmelerle çirkinleşir, kendi yakın çevremiz dışındaki insanlar dışlanır. Tekerlekleri yeniden ileri döndürecek bir yol bulunmazsa tam bir toplumsal çöküş yaşanacaktır. Devamı…

Günün sorusu: Günümüzün insanı hangi kazanımlar için eğitilmelidir?

Günün sorusu: Günümüzün insanı hangi kazanımlar için eğitilmelidir?

“Her şeyi düşünmek için özgür akla sahip olmak

Eleştirel düşünce ile dünyanın bütününü kavramak.

Yaşamını üreticilik yaratıcılık üzerine kurmak.

Kişilik gelişimini olgunlaşarak sağlamak.

Karakter bütünlüğünü kazanıp yaşamıyla bağdaştırmak.

Kendine, çevresine, dünyaya, yaşama yararlı olmak.

Elde etmenin hak/emek etmekten geçtiğini bilmek.

Değer üretecek bir mesleğinin olmasını hedefler.

Paylaşmanın değerini bilerek yaşamak.”

Eğitimin hedefleri bunlar olmalıdır.

Ama, eğitimi cemaat ve tarikatlara bırakırsan yukarıdaki ilkeleri asla bulamazsınız.

Cemaay yapısı gereği her koşulda biat etmeyi hedefler. Eleştirel düşünceye, farklılığa, karşı gelmeye, değişim isteğine asla tahammülleri yoktur.

Kendileri gibi düşünmeyen ya da inanmayanlara “kafir” damgasını hemen yapıştırırlar.

Cemaat ve tarikatlar “nakilci” anlayışla sadece var olan bilgiyi aktarmakla yetinirler. Aktardıkları bilgi de sadece dinsel alan içerisine sıkışmıştır. Bilimsel verileri, bilgileri genelde yok sayarlar.

Sonunda herkes topluluk içinde birey olma özelliğini yitirerek kişiliksiz bir yapıda varlığını sürdürür…

Günü Sorusu: Sanayi 4.5 mümkün mü?

“Bize ışıldayan her şey, ışığının arkasında bir şeyleri gizlemektedir. Her ışıldama belli bir zamanı geçireceğimiz bir körleşme anıdır; oyalanacağımız bir oyun alanı…” (Heidegger)

Türkiye’de henüz yeni olsa da özellikle Avrupa, ABD ve Japonya’da son 4-5 yıldır çok yoğun biçimde tartışılmaya başlanan bir kavram Sanayi 4.0 ya da 4. Sanayi Devrimi. Ne olduğu ve nasıl ortaya çıktığı son aylarda hemen hemen tüm ekonomi köşe yazılarına konu oldu. Hatta sadece ekonomi değil; sanat dallarından, reklamcılığa kadar çok geniş bir yelpazede kendisine önemli karşılıklar buldu. Nasıl bulmasın ki? Yepyeni bir paradigma Sanayi 4.0! Eskiye dair ne varsa, üzerini örtecek kadar yeni… Devamı…

Sorular… Sorular… Sorular…

Bilgi üretimi ne anlama geliyor?

Bilgi üretiminin yoğun artışı için üniversitelere ne gibi görevler düşüyor?

Bilgi toplumunun gelişmesi için toplumda hangi görevler düşüyor?

Bilgi toplumunun gelişmesi için toplumda hangi düşünme yöntemleri geçerli olmalıdır?

Bilgi toplumu için eğitim sistemi nasıl yapılandırılmalıdır?

Muhsin YAZICI

Günün Sorusu: Felsefe Nedir?

Felsefe Tanımı

Felsefe sözcüğünün Yunanca aslı φιλοσοφία (philosophía)’ dır ve iki ayrı sözcükten oluşur. “philo” sevgi anlamına gelir;  “sophía” ise “bilgelik” anlamındadır. “Philosophia” bilgelik sevgisi demektir.  “Philosophos (filozof) da, “bilgeliği seven”, “bilgiyi arayan ve ona ulaşmak isteyen” dir. “Filozof” adını ilk defa Pisagor (M.Ö. 570 – 495) kullanmıştır. Kendine “bilge” yerine bilgelik sevdalısı demiştir. Diğer insanlarca verilen bilge, zeki, üstat gibi unvanlardansa; ancak bilgelik sevdalısı olabileceğini söylemiştir. Filozof, bilge olmama tevazusunu gösteren kişidir. Devamı…

Günün sorusu: Bebeğin cinsiyetini anne mi, baba mı belirler?

Bebeğin cinsiyetini annenin belirlediği sanılıyordu ancak yeni bir araştırmaya göre babanın sperm kalitesi de etkili oluyor.

Oxford Üniversitesi’nin yaptığı araştırmaya göre çocuğun cinsiyetini belirlemede babanın sperm kalitesi çok büyük bir rol oynuyor. Daha önce yapılan bir araştırmada annenin daha önemli bir rol oynadığı sonucuna varılmıştı ancak yeni araştırma sperm kalitesi yüksekliğinin, bebeğin cinsiyetine büyük oranda etki ettiğini gösterdi. Devamı…

Günün sözü

En güçlü hafıza bile en zayıf mürekkepten solgundur.

Yazılı kültür her zaman göçebe kültürü yutmuştur. Göçebeler egemen olsalar da süreç içerisinde yönetilen olmaktan kurtulamamıştır.