Muhsin Yazıcı

Kategori -İmam Fıkraları

Hizmet

Hizmet 

Müritlerden biri, şeyhine gelip rica etmiş:

-“Benim oğlumu iftira yüzünden hapse attılar, yardım et de kurtulsun!”

Şeyh başını sallamış:

-“Biz dünya ile ilgili işlere karışmayız!”

Müridi, öbür dünyayı garantiye almak istemiş:

-“Bari öbür dünyada bize yardım et, ahirette bizi yalnız bırakma!”

Şeyh;

-“Allah’ın işine karışmak benim ne haddime?”

Mürid dayanamamış:

 

-“Be adam, bu dünyada yardım etmiyorsun, o dünyada etmiyorsun, peki, o halde biz sana niye eşekler gibi hizmet edelim?..” 
www.muhsinyazici.com

İmam, papaz ve haham

İmam, papaz ve haham

Bir imam, bir haham ve bir papaz ormanda geliyorlarmış. Bir gölün kenarına gelmişler. Hava sıcak mı sıcak.  Bakmışlar çevrede de kimse yok, soyunup göle girmişler. Çıktıklarında bir bakmışlar ki kıyafetleri ortada yok. Aramışlar taramışlar ama bir türlü bulamamışlar.  Sonunda haham: -“Benim evim ormanın içinde, biraz ileride. Benim eve gidelim, ben size giyecek bir şeyler veririm” deyince beraber ormanın içinde anadan üryan hahamın evine yürümeye başlamışlar.  Tam eve yaklaştıkları sırada bir grup kadın belirmiş. Kaçacak bir yerde yok.  Papaz hemen şeyini kapatmış. Haham da hemen şeyini kapatmış iki eli ile.  İmam ise yüzünü kapatmış.  Kadınlar geçtikten sonra hahamla papaz imama neden şeyini kapamadığını sormuşlar.  İmam:– “Sizi bilmem ama benim cemaatte beni yüzümden tanırlar, demiş.”  

Mucizeler

Mucizeler

Bir Haham, bir Papaz ve bir İmam kimin daha çok dindar olduğuna dair tartışıyorlarmış.
“Çölün ortasında devemin üzerinde gidiyordum” demiş.
İmam:—Aniden, nereden geldiği belli olmayan çok büyük bir kum fırtınası koptu. Devemin yanına uzandım, deveyle birlikte kumlara daha çok gömüldükçe, gerçekten sonumun geldiğini düşündüm. Ama Allah ‘a inancımı yitirmedim. Dua ettim, dua ettim ve aniden etrafımdaki on millik alanda fırtına durdu ve ben köyüme dönebildim.

Papaz: “Bir gün okyanusta küçük bir kayıkta balık tutarken, dev bir fırtına koptu. 2 metre boyunda dalgalar! Gerçekten sonumun geldiğini sandım. Tanrı ‘ya dua ettim, dua ettim ve sonra etrafımdaki on millik alanda fırtına dindi, ben karaya çıkabildim.”

haham anlatmaya başlamış:— “New York şehrinin ortasındayken, yerde siyah bir çanta gördüm. Çantanın içine bakınca parayla dolu olduğunu gördüm. Cumartesi günü olduğundan ve bizim bu kutsal günümüzde paraya el sürmemiz yasak olduğu için, gerçekten sonumun geldiğini düşündüm. Ama inancımı yitirmedim. Dua ettim, dua ettim ve aniden, etrafımdaki on millik alanda “Salı” oldu.

Pantolonumu ters giyerdim

Pantolonumu ters giyerdim

Rusya’dan zar zor kaçıp New York’a yeni gelen Salamon, metro’da bir papazın yanına oturmuş. O güne kadar hiç papaz görmediği için de sormuş
– ‘Af edersiniz efendim, sizin gömleğinizin yakası neden ters?’
Papaz:
– ‘Çünkü ben bir pederim’ demiş.
Salamon:
 ‘Ben de bir babayım ama gömleğimin yakası ters değil.
– “Neden siz yakanızı ters takıyorsunuz?’ diye yine sormuş.
Papaz biraz düşünmüş ve:
 ‘Beyim ben bir çok insanın pederiyim’ demiş.
Salamon:
– ‘Benim de çok çocuğum var. Tam dört kızım ve dört oğlum var. Ama yakam ters değil’ diye yanıt vermiş.
Papaz:
 ‘Ben yüzlerce, binlerce hatta milyonlarca insanın babasıyım’ deyince Salamon gülmüş ve
– ‘Beyim’ demiş ‘Ben sizin yerinizde olsam yakamı ters takacağıma pantolonumu ters giyerdim’

Temel Ile Imam

Temel Ile Imam

Temel imam’a sorarmış,– “Gece kaç defa yaparsak yapalum, sabah pi çere yıkansak uygun midur?…”

İmam aksi bir adammış:– “Olmaz, her işten sonra mutlaka yıkanmak lazım…” deyince kavga ederlermiş.

Derken eski imam gitmiş ve yerine yenisi gelmiş:– “ Temel, vakit kaybetmeden aynı soruyu sormuş. – “Olur mu! Her işten sonra yıkanmak gerekmez. Ertesi gün bir tefa pile yıkanmak kafidir…” demiş hoca.

Arkadaşları Temel’e yeni hocayı nasıl bulduğunu sormuşlar. Temel keyfli.– “Ula sormayun tam şeyime göre pi imam…” demiş.

Jilet

Jilet

İmamın teki bir gün balkondan dışarı bakıyormuş karşıdaki evin balkonunda bir kızın külotsuz olduğunu görmüş. Bu duruma çok üzülmüş yanına çağırmış:– “Al kızım şu parayı git kendine bir don al” demiş.Kız sevinçle annesinin yanına gitmiş ve:– “Anne karşıdaki adam bana don almam için para verdi” demiş. Bu durumu gören annesi balkona donsuz çıkmış, imam kadını yanına çağırmış ve:-“Al şu parayı git kendine bir jilet al” demiş.

Imam

Imam

İki adam bir gün ölmüş, adamlar cennete gitmiş
Melekler bunları gezsinler diye cehenneme götürmüşler birde ne görsünler camilerinin imamı cehennemde birde boğazına kadar kuma gömülü ve imam kahkahalar atıyor.
Sormuşlar :
-“İmam Efendi hem cehennemdesin birde kumda gömülüsün ve sen gülüyorsun.”
İmam kahkahalar arasında yanıt vermiş.
– “Müftü alttan ayağımı gıdıklıyor”

Bir De Bana Sorun

Bir De Bana Sorun

Nasrettin Hocanın karisi ölmüş. İmam karisinin cenaze töreninde adet üzere sormuş: -“Merhumu nasıl bilirdiniz.” Tabi cemaat doğal olarak: -“Iyi bilirdik!” Tabi sıra bizim Nasrettin Hocaya gelmiş. O da hiç istifini bozmadan: -“Siz gelin onu bide bana sorun,” demiş.

Allah korudu

Allah korudu

Köyün imamı sıcak altında, at arabasına binmiş köyüne doğru giderken yolda afet bir hatun otostop yapmış.
İmam efendi kadıncağız sıcakta kalmasın düşüncesiyle almış arabaya, ancak kadın yaramaz.
Bin bir türlü işveyle imam efendiyi baştan çıkarmış ve alt alta üst üste sevişmeye başlamışlar.
Fakat tam pozisyondayken araba devrilmiş ve oldukları pozisyonda arabada sıkışıp kalmışlar.
Tabii ki bütün köylü başlarına üşüşmüş. İmam efendi kalabalığı görünce:
– “Allah korudu, Allah korudu, ya gözüne girseydi.”

Son isteğin nedir

Son isteğin nedir

Bir köyde cuma namazını kılmayanları muhtar ve imam idam ediyorlarmış. Adamın biri bir gün gelmemiş. Adamı idam etmeye karar vermişler.
Köyün meydanına darağacını kurmuşlar.
Adamı da çıkartmışlar ve:
– “Son isteğin nedir?” diye sormuşlar.
Adam:
– “Muhtar ve imamın kafasına balyozla vurulsun” demiş.
Muhtarla imam korkmuş ve muhtar demiş ki:.
– “Yav bu adam cuma namazında gibi gibiydi..”
İmam:
– “Gibi gibisini mikiiyim benim yanımdaydı!” demiş.

Sizden para alamam

Sizden para alamam

Berbere gelen rahip saçlarını kestirir. Berbere teşekkür eder ve borcunu sorar.. Berber:
– “Siz kutsal bir insansınız. Sizden nasıl para alırım. Sizi tıraş etmek benim için şereftir.”
Rahip tekrar teşekkür eder ve gider. Berber ertesi sabah dükkânı açmaya geldiğinde kapısında 5 altın lira bulur.

Bir kaç gün sonra bir Budist rahip gelir dükkana. Saçlarını kestirir, borcunu sorar. Berber:
– “Siz ruhani bir lidersiniz. Sizden nasıl para alırım. Sizi tıraş etmek benim için şereftir.”
Budist rahip teşekkür eder gider. Berber ertesi sabah dükkânı açmaya geldiğinde kapısında 5 yakut bulur.

Ertesi hafta bir imam girer dükkândan içeri. Saçını kestirir ve elini cüzdanına atar. Berber:
– “Sakın ha” der.. “Siz bir inanç adamısınız.. Sizden nasıl para alırım? Dükkanıma ve bana şeref verdiniz.. Güle güle gidin..”
İmam gider.
Berber ertesi sabah dükkânı açmaya gelir, bakar ki; kapıda 5 imam vardır.

Rekor denemesi

Rekor denemesi

Hocanın biri 7 dakika 15 saniye de teravih namazı kıldırıyormuş. Bir gün köylüler;
– “Hoca efendi karşı köyün imamı 6 dakika 45 saniyede teraviyi bitiriyormuş bu mümkün mü?”
Hoca buna  inanmamış. Gitmiş o köye cemaatin arasına katılmış kronometreyi başlatmış hakikatten o köyün imamı 6 dakika 45 saniyede teraviyi bitirmiş. Hoca efendi buna çok kızıp ertesi gün camide cemaate seslenmiş;
– “Gençler öne, yaşlılar arkaya, kalbi olanlar dışarıya lütfen. REKOR deneyeceğim de demiş.”

Kaç dua biliyorsun

Kaç dua biliyorsun

Günün birin de imamın biri temel’e kaç dua biliyorsun? Diye sormuş:
Temel’de:
-“Dört tane hocam” demiş
Sonra hoca:
Hangileri diye sormuş:
Temel’de
-“Üç kulhuvallah bi Elham” demiş

Rahmetliyi nasıl bilirdiniz

Rahmetliyi nasıl bilirdiniz

Küfürün çok kullanıldığı bir yere imam atanmış.. Tabi imamın bu küfürün çok kullanıldığı olayından haberi yok. İlk defada orada bir cenaze gömeceklermiş. Mezarlık oldukça kalabalıkmış. Tabutu indirmeden evvel imam kalabalığa sormuş;
— “Ey cemaat bu rahmetliyi sağlığında nasıl bilirdiniz?”
Kalabalık hep bir ağızdan yanıtlamış;
—“İyi bilirdik ….. koyyim”
Hoca şaşırmış ama bozuntuya vermemiş
Tekrar sormuş kalabalığa
—“Hakkınızı helal ediyor musunuz?”
Yine hep bir ağızdan yanıtlamışlar
—“Ediyoruz ….. koyyim”
Tepesi atan hocada mezarcılar dönüp:
– “Gömün.. …. koyyim demiş”

İmam osurması

İmam osurması

 Köyün birinde saygın bilgili bir imam varmış. Köyde herkes tarafından çok sevilirmiş. Kendiside köylüleri ve köyü çok severmiş. Bir gün minareden ezan okurken mikrofonu elinden düşürür ve eğilip alayım derken kuvvetlice yellenir…  Bütün köy duyar sesini, hoca çok mahçup olur, utancından köylünün içine çıkamaz, hatta o derece mahcup olur ki köyden ayrılmaya karar verir ve çok sevdiği köyden ayrılır. Aradan yıllar geçer ve köy imamın burnunda tüter, insanları da özler, geçmişte yaşadığı talihsiz olayın izleri silinmiştir. Herkes unutmuştur diye düşünür ve köyü ziyaret etmeye karar verir. Yola koyulur, köyün girişinde küçük bir çocuğa rastlar -Kimlerdensin evladım.? Diye sorar. Çocuk:
-“Falancının oğluyum,” der.
— “Kaç yaşındasın evladım?” diye sorar.
çocuk;
 “İmam osurmasıyla 6 yaşındayım amca…..!!”

Ben o kadını görsem

Ben o kadını görsem

Nasreddin Hoca ve karısı konuşuyorlardı.
Karısı:
— Benim yüzüme bakarken besmele çekiyorsun.
Ne olmuş yani?
— İmam efendi, karısının yüzüne bakarak yasin okuyormuş.
Hoca gülmüş ve:
— Ben o kadını görsem, hatim bile indiririm! demiş.
 

Ne tilkisi Hocam

Ne tilkisi Hocam

Tebrizkapı civarında bir camide müezzinlik yapan Emin Hafız, darlandıkça uydurduğu firkete ile yardım kasasından kağıt paraları aşırmaktadır.
İmam Efendi, kasadan sürekli bozuk para çıkmasına bir anlam veremez ve işi kolaçan ettiğinde durumu anlar.
Münasip bir lisanla bunu Emin Hafız’a söyler:
-Hafiz, diyirem ecep bu kasaynan bir tilki mi oynir?
Tilkiliği kendine yediremeyen Emin Hafız, elini yumruk yapıp göğsüne vura vura:
-Ne tilkisi Hocam, bu aslan bu aslan!

Cennetteki Nuri

Cennetteki Nuri

Temel bir gün mahallenin imamına sorar
Temel: Hoca bize cennette 4 huri verecekleri doğru mu?
hoca: evet doğru der. Peki bizim hanım cennete giderse ona ne verecekler?
hoca: ona da 4 nuri verirler.
Temel sinirlenip eve dönmüş bir bakmış karısı namaz kılıyor. Sinirlenip basmış tekmeyi-orospu mu olucan lan sen?

Yarı yarıya dinlediler

Yarı yarıya dinlediler

İmam, cuma günü yorgun argın eve gelmiş, hem hutbe hem namaz, yorulmuş…
Karısı sormuş:
“-“Hoca efendi, bugün cemaate ne dedin?””
“-“Zenginlerin yoksullara yardım etmesi dinimizin icabıdır,” dedim.”
“- “Bari dinleyen oldu mu?””
“-“ Ehhh, yarı yarıya, sadece yoksullar!””

Cennette gözün var ha!

Cennette gözün var ha!

Kadının biri kocasını aldatmaya karar verir ve köyün imamına bunun cezasının cehennemde ne kadar olacağını sormaya gider 
İmam efendi anlatmaya başlar; 
– Köyün muhtarıyla kocanı aldatırsan altı ay, öğretmeniyle yaparsan bir yıl, bekçi ile yaparsan iki yıl 
Kadın dayanamayıp sorar; 
– Peki imam efendi ya köyün imamıyla aldatırsam cezası ne kadardır? 
İmam gevrek gevrek gülerek;
– Seni gidi kâfir seni der, cennette gözün var ha!

www.muhsinyazici.com