Muhsin Yazıcı

Kategori -Karadeniz Fıkraları

Son umut

Son umut

Temel kaynanasıyla birlikte Avrupa gezisine çıkacaktı, arkadaşı Dursun sordu:

-“Yahu sen hep kaynanadan yakınıp durmaz mıydın? Şimdi de Avrupa gezisine mi çıkarıyorsun?”

-“Ne yapayım Dursun, sık sık Avrupa’yı görmeden Allah canımı almasın deyip duruyor. Benimki bir umut işte..!

www.muhsinyazici.com

Cittum geldum

Cittum geldum

Temel, Dursun’a misafirliğe gitmiş. Gece sağanak halde yağmur başlayınca; Dursun konukseverlik göstermiş;

-“Temel çok fena yağmur yağıyor, eve gitme, burada kal.”

Temel kabul etmiş, ama ansızın ortadan kaybolmuş. Aradan epeyce zaman geçtikten sonra kapı çalınmış, bakmışlar kapıda sırılsıklam Temel;

-“Neredesun ula Temel merak ettuk?”

-“Ula eve cittum pijamamu aldum da…”

 

www.muhsinyazici.com

Bizi arıyorlar

Bizi arıyorlar

Temel ile Fadime yaylaya çıkmışlar. Açık havada yatmışlar. Bir türlü sivrisinekler Temel ile Fadime’yi uyutmamış, bunlarda çareyi yorganının altına saklanmakta bulmuşlar.

Bir süre sonra bunların yanlarına ateş böcekleri gelmiş. Temel bir ara başını çıkarıp ateş böceklerini görünce hemen kafasını yorganın içine sokmuş ve Fadime’yi dürtmüş;

-“Ula Fadime, sivrisinekler ellerinde fenerle bizi arıyorlar…”

www.muhsinyazici.com

Aynen kalmışsın diyeceğim…

Aynen kalmışsın diyeceğim…

Temel köy yolundan şehre ilerlemektedir, karşıdan da Temelin köyünden biri Temel’e doğru yaklaşmaktadır..

Köylü: “Selamun aleyküm Temel.

Temel: “Aleyküm selam hocam.”

Köylü: “Nasılsın inşaallah?”

Temel: “İyiyim hocam sen nasılsın?”

Köylü: “İyiyim hamdolsun, Temel bak sana bir şey anlatacağım.”

Devamı…

Temel hayal kırıklığı

Temel’in hayal kırıklığı

Aşkta talihi olmayan adam!
Temel, arkadaşlarıyla sohbet ederken, hayal kırıklığına uğramış bir âşık olduğunu söyleyerek:
“Aşkta benim hiç talihim olmamıştır” der ve devam eder:
“Hayatımda yalnız bir kadını sevdim. Heyhat! O da evlendi!”
Arkadaşları sorar:
“Bir başkasıyla evlendi, değil mi?”
Temel dertli dertli içini çeker:
“Ne gezer, benimle evlendi!”

www.muhsinyazici.com

Eyfel

Eyfel

Fransa’yı protesto için Paris’e giden Temel, Eyfel kulesini görmüş.

Memlekete döndükten sonra arkadaşlarına anlatmış:

-“Bunların aptal oldukları o kadar belli ki, heriflerin memleketinde bir damla petrol yok ama şehrin tam ortasına petrol kuyusu dikmişler.”

www.muhsinyazici.com

Devekuşu

Devekuşu

İşe yeni alınan Temel’e Hayvanat Bahçesi Müdürü:

– “Nasıl gidiyor?” diye sormuş,

-“Bir sorunun var mı?”

Temel:

– “Yok efendim” demiş,

-“Sadece hayvanların beslenme saatinde devekuşları zorluk çıkartıyor.”

Müdür:

– “Nasıl bir zorluk bu?” diye sorunca

Temel yanıt vermiş:

-“Aslanı beslemek için onları popolarından kafesin kapısına doğru iterken her biri acayip direniyor ve dönüp dönüp sertçe kafamı gagalamaya çalışıyorlar efendim!”

www.muhsinyazici.com

Temel’e tehdit

Temel’e tehdit

Temel karısı Fadime’yi üzüyormuş….

Fadime dayanamamış restini çekmiş:

– Ha bu son olsun artık annemin evine gidiyorum.

Temel tam sevinecek…

Fadime eklemiş:

– Onu da alıp geri geleceğim.

www.muhsinyazici.com

Temel’in Karısı

Temel’in Karısı

Fadime, kocası Temel olmadan ilk defa tatile çıkar. 
İlk mola yerinden cep telefonuyla Temel’i arar: 
-Kocacım yolculuğum çok iyi gidiyor, bir doktor beyle tanıştık, çok hoş sohbet birisi” der. 
İkinci molada tekrar arar: 
-Yolculuk çok iyi gidiyor, su an doktorla yemekteyiz” 
Sabah tatil yöresine varınca tekrar arar: 
-Kocacım otelime geldim, tesadüf doktorla ayni oteldeyiz” 
Temel olaydan killanir ama ne yapsın?.. Öğle vakti Temel Fadime’yi arar: 
-Tatil nasıl gidiyor Karicim? 
-Çok iyi gidiyor, bizde doktorla yemek yiyorduk, çok eğleniyoruz… 
Temel olaydan iyice killanmistir. Öğleden sonra tekrar arar Fadime’yi: 
-Tatil nasıl gidiyor… 
-İyi, bizde doktorla havuz başındayız, bana güneş yağı sürüyordu, birazdan havuza gireceğiz… 
-Üzerinde şu an ne var? der Temel. 
-Bikinim. 
-İyi üstünü çıkart. 
-Niye? 
-Cikartt!.. 
-Şimdide altını çıkart. 
-Niye? 
-Çıkart!.. 
-Şimdi de bacaklarını aç ve güneşe doğru döndür. 
-Tamam 
-Ama niye yaptım? 
-Güneş giren yere doktor giremez de ondan

Stil

Stil

1960’lı yıllarda Almanya yabancı işçi almaya başlamıştır. Temel de Almanya’ya ilk giden Türk işçilerinden biridir. Aradan üç yıl geçince yıllık izin alarak köyüne gelir ama yanında bir de sarışın hatun vardır. 
Babası:
-“Hayrola uşağum bu kari neyin nesudur?”
Temel:
-“Babacuğum bu Helga’dır, evlenduk oninla!” der.
Temelin anası ile babası durumu kabullenirler ve başka oda olmadığı için Temelle Helgaya tavan arasında yatacakları bir yer ayarlarlar.
Temelle Helga gündüzleri gezer eğlenir, finduk toplarlar, gece olunca da tavan arasına çıkarlarmış. Her gece yattıktan sonra tavan arasından gürültüler ve kavga edilir gibi sesler duyan ana- baba, 
-“Evlilikte boyle kavgalar olur ama zamanla geçer herhalde” derler ve üzerinde durmazlar.
Tatil günleri biter, Temelle Helga Almanya’ya uğurlanacaktır. Babası, Temeli bir kenara çeker ve ona der ki:
-Uşağum, her gece kavga gürültülerinizi duyduk ama evlilikte olur böyle şeyler, Helgayı biz de çok sevduk, el kizına acı ve ona iyi davran.
Temel:
-Baba, biz Helga ile hiç kavga etmeduk!
Babası şaşırır ve ee o gürültüler neydi o zaman?
Temel:
-“Baba biz Helga ile her gece yeni keşfettiğimiz bir stili deniyorduk.” Der.
Babası.
-Nasıl bir stildur o? Diye sorar.
Temel:
-Ben çırılçıplak, sırtüstü yatağa uzanıyorum, malı da kaldırıyorum, Helga tavandaki bir kalasın üsütüne çıkıyor, sonra uzerima atlıyor, sonra da git gel, al-ver! Dünya’da bundan daha zevklu bişey olamaz babacuğum. Der.
Babası:
-Merakımız boşuna imuş, cüle cüle cidin Alamanya’ya der ve o gün ikisini uğurlarlar.
Onbeş gün sonra Temel, babasından bir telgraf alır. Tabii, o zamanlar hızlı telefon, cep telefonu, fax e-mail v.b. yoktu.Telgraf şöyledir:
-“Temel, **k kırildi…stop, anan öldi ….stop, stilini s****im……stop.”

Görevli Temel olursa

Görevli Temel olursa

Zencinin biri tam Türkiye’ye uçacakmış ki pasaportunu kaybetmiş. Kara kara düşünürken yere bi bakmış, Leonardo Di Caprio’nun pasaportu. Artık ya hep ya hiç diye düşünmüş kendi resmini yapıştırıp girmiş hava alanına.
Görevlinin yanına gitmiş ve görevli kim olabilir, tabi
ki bizim Temel.
Temel pasaportu incelemiş, bakmış isim Leonardo Di Caprio, resimdeki zenci. Bu işte bir yanlışlık var diye düşünmüş yan masaya Dursun’a seslenmiş.
Ula Dursun, habu Titanic batmişmiydi yoksa yanmişmiydi?

Dikkatli ol

Dikkatli ol

Bir gün Temel hakem olmuş. Maçta hata olmuş. Âmâ temel faul yapan kişiye değil yere düşen kişiye sarı kart vermiş.

Adam sormuş:

-“Niye bana sarı verdinde hata yapana vermedin?

Temel yanıt vermiş:

-Dikkatli ol bir daha düşme diye

Temel Amerika’da

Temel Amerika’da

Temel Amerika’da otobüs şoförlüğü yapıyormuş.

Bir gün yolda giderken zenci ve beyazların kavga ettiğini görmüş ve otobüsü durdurup aşağı inmiş. Kavganın nedenini sormuş ve 
-‘Benim için insanlık birdir hepiniz yeşilsiniz benim için’ der.

Ve de sonra hepsine otobüse binmelerini söylemiş.

Tam bu sırada temel:

-“Koyu yeşiller arkaya binsin” demiş.  

www.muhsinyazici.com

Fadime neyle idare edecek

Fadime neyle idare edecek

Temel akşam eve gelmiş Fadime boynuna sarılarak karşılamış onu.
‘Temel’um harika bir haberim var. Bir ay geciktim.
Herhalde bir bebeğimiz olacak, Doktor bu sabah test yaptı.
Sonucunu alana kadar lütfen kimseye söylemeyelim!’ demiş heyecanla.
Ertesi sabah Trabzon Elektrik idaresinden bir görevli son faturayı ödemedikleri için kapıyı çalmış:
– ‘Siz Fadime misiniz? Biliyor musunuz bir aylık gecikmeniz var.’
– ‘Bir aylık gecikmem olduğunu siz nereden biliyorsunuz?’ demiş Fadime hayretle.
– ‘Bu dosyalarımızda açıkça görünüyor.’
– ‘Ne? Dosyalarınızda mı?’
– ‘Kesinlikle!’
-‘Beyefendi, bu gece eşimle bu konuyu görüşürüm!’ demiş.
Fadime korkuyla ve akşam olanı biteni Temel’e anlatmış.

Temel ertesi sabah kızgın bir boğa gibi Trabzon Elektrik idaresine dalmış:
– ‘Neler oluyor burada? Karim bir dosyadan bahsetti. Aylık gecikmesi ile ilgili!’ diye bağırmış Temel.
– ‘Sakin olun. Ciddi bir şey değil!’ demiş memur.
– ‘Bu gecikme için bize borçlusunuz!’
– ‘Size borçlu muyum? Ya ödemezsem?’
– ‘O zaman sizinkini kesmek zorunda kalacağız!’
– ‘Ama o zaman Fadime ne yapacak?’
– ‘Bilmiyorum!’ demiş memur. ‘Hanımefendi artık mumla falan idare eder…

www.muhsinyazici.com

Temel atma töreni böyle olur!!!

Temel atma töreni böyle olur!!!

Adamın biri yine Karadeniz’i gezerken bakmış bir tepenin üzerinde Lazlar dans ediyor ve ara sıra aralarından birini tepeden aşağı atıyorlar. Adam korka korka Lazların yanına yaklaşıp sorar:

– Pardon ama ne yapıyorsunuz?

– Kör müsün daa, Temel atma töreni yapıyoruz.

www.muhsinyazici.com

Lazların balık avlanma yeri

Lazların balık avlanma yeri

Balığa çıkacak olan Lazlar konuşuyorlarmış:

– Dün balık avladığımız yeri işaretledin mi?

Evet, kayığa işaret koydum

– Aptal! Ya bugün başka kayıkla balığa çıkarsak

www.muhsinyazici.com

 

İsalamin şartu kaçtur dedi, dövdi

İsalamin şartu kaçtur dedi, dövdi

Temel askerlik yaparken komutanı çağırmış:

– Söyle bakayım Temel islamın şartı kaçtır?

Temel biraz düşünüp:

– Kırktır komitanum, demiş.

Komutan basmış Temel’e dayağı. Temel dışarı çıkmış ve olanı biteni Dursun’a anlatmış. Dursun;

– Ula sen manyak misun, gir içeriye komutanıyın eilini öp, islamın şartı beştur de.

Temel gülmüş;

– Ula adam kırkı kabul etmeyi, beş dersem sabaha kadar dayak yerum.

www.muhsinyazici.com

 

Uyyy, adaletli İnönü

Uyyy, adaletli İnönü

İsmet Paşanın oğlu Erdal Inönü, bir seçim mitingi için Rize’ye gider. Kürsüde konuşan ince zayif uzun boylu Inönü’yü gören Temel sorar:

– Habu konuşan adam da kimdur?

Derler ki: İsmet İnönü’nün oğlu Erdal’dır!

– Uy desene Paşanun çok günahini almişuz. Rahmetli II. Dünya Savaşı yıllarında bizleri çok aç birakmişti. Baksaniza ne kadar adaletli davranmuş, kendi uşağini da aç birakarak ne hale getirmiş!

www.muhsinyazici.com

Temel ütü yaparsa

Temel ütü yaparsa

Temel, iki kulağı da yanık vaziyette hastaneye getirilmiş. Doktor bu duruma şaşırıp sormuş: 
“Nasıl oldu bu?” 
“Ütü yaparken telefon çaldı.” 
“Peki diğer kulağın nasıl yandı?” 
“O da ambulans çağırırken.”

www.muhsinyazici.com

Kahraman Trabzonlu

Kahraman Trabzonlu

Komutan teftiş sırasında bir askere sorar :
– Oğlum nerelisin?
— Maraşlıyım komutanım
Komutan askere bir tokat patlatır ve tekrar sorar :
– Oğlum nerelisin?
– Maraşlıyım komutanım
Komutan askere bir tokat daha patlatır ve tekrar sorar :
– Oğlum bak iyi düşün! Nerelisin?
— KAHRAMAN Maraşlıyım komutanım!
— Aferin iste böyle, diyerek diğer askere (Temel) döner :
– Oğlum sen nerelisin?
– Kahraman Trabzonluyum Komutanım!..
www.muhsinyazici.com

Fadimenin Kedisi

Fadime’nin Kedisi

 Temel, Fadime’nin kedisinden nefret etmektedir. Bir gün kararını verir ve Fadime evde yokken kediyi yakalayıp, arabasına koyar. 1-2 kilometre kadar ileride, bir köprünün yanına bırakıp evine döner.

Kapıyı açıp eve döndüğünde bir de bakar ki, kedi sepetinde oturuyor.

Ertesi gün, Fadime’nin evden çıkmasını bekleyip, kediyi yine arabaya atar. Bu kez 5-6 kilometre ötedeki bir kasabada, bir çöp konteynerinin içine bırakır.

Eve döner, kapıyı açar, kedi yine başköşeye kurulmuş, Temel’e kötü kötü bakıyor…

Ertesi gün işi iyice inada bindirir, kediyi yakaladığı gibi 10-15 kilometre direksiyon sallar, bulduğu her tali yola girer, kedi yönünü kaybetsin diye çeşitli şaşırtmaca yollara girer, daireler çizer.

Sonunda yaptığı işten iyice emin olunca, arabayı durdurur ve kediyi bırakır. Arabasına atlayıp, evinin yolunu tutar. Saatler sonra Temel, Fadime’ye telefon açar;
– Uy Fadime, kedi yanında midur?
– Evde, niye soriysun oni da?
– O ib…..’yi ver telefona, Kayboldum

www.muhsinyazici.com

Temel çapkınlık yaparsa

Temel çapkınlık yaparsa

Bizim Temel’in kızlarla arası yokmuş. Ağabeyi de bir o kadar çapkınmış.. Temel de abisinden işi öğrenmek için arabasının arkasına saklanmış. Ağabeyi kızın birini almış ve dağ çıkmışlar.. Yeşili seyrederken abisi sormuş,

– “Kızım evet mi hayır mı?”

– Kız da “ hayır” demiş.

– “İyi o zaman sana ceza, ben arabayla ineceğim, sen yürüyeceksin” demiş ağabeyi ve kızı bırakıp dönmüş.
Temel bu işten hiçbir şey anlamamış. Ertesi gün yine saklanmış arabanın arkasına, ağabeyi yine bir kızı almış ve yine aynı yere gitmişler.

Aynı soruyu sormuş ve bu kız da hayır demiş ve ağabeyi

-“Sana ceza, ben arabayla ineceğim, sen yürüme ineceksin” demiş ve kızı bırakıp dönmüş.
Temel yine bir şey anlamamış bu işten. Ertesi gün yine saklanmış, yine bir kız, aynı yer, aynı soru, aynı yanıt ve yine ağabeyi

– “Sana ceza ben arabayla döneceğim, sen yürüyeceksin” demiş ve kızı bırakıp dönmüş.

Temel tamam ben bu işi kaptım demiş ve bisikletini aldığı gibi Fadime’nin evinin önünde almış soluğu. Fadime’yi arkasına alıp kan ter içinde aynı yere çıkarmış. Yeşili seyrederken Temel sormuş

– “Kızım evet mi hayır mi?”, kızın da Temel de gönlü varmış ve

– “Evet Temel, evet” demiş. Temel de demiş ki – “İyi o zaman sen bisikleti al in, ben yürüme ineceğum!

www.muhsinyazici.com

Özür dilerim

Özür dilerim

 Temel yolda gördüğü eski püskü bir lambaya bir tekme sallar. Lamba10,20 metre ileriye gider ve lambanın içinden bir cin çıkar;
Cin: Dile benden ne dilersen!
Temel: Özür dilerim.
www.muhsinyazici.com

Karadeniz Fıkraları

Bilim Adamı Ve Temel

Balık avcılığı ile uğraşan ve gelirini bu yolda temin eden Temel, yine bir gün balık avına çıkar. Kayığında misafir olarak bir bilim adamı vardır. Sohbet esnasında bilim adamı Temel’e sorar:

– Temel’ciğim; senin Fizik bilgin varmıdır?

– Hayır pen fizikten mizikten anlamam.

Bilim adamı Temel’e acıyarak;

– Yazık, hayatının üçte biri yok olmuş demektir. Ya, matematik bilirmisin?

– Hayır pilmeyrum…

– Yazık hayatının yarısı yok olmuş demektir.

Yolculuk böylece soru söhbet şeklinde geçerken, alabildiğine bir rüzgar ve dalga çıkar kayık batma tehlikesi ile karşı karşıya kalır.

Temel bilim adamına sorar:

– Hemşerum, sen yüzmek piliyimisun?
Bilim amadı önemsemeden,

– Hayır bilmiyorum ne olacak?

– Hayatunun tamamı gitti hemşerum!   

Temel Doğu İllerinde Öğretmen

Temel, Doğu Anadolu illerinin birinde Türkçe öğretmeni olarak görev yapmaktadır. Sözlü sınav esnasında bir öğrencisini tahtaya kaldırır ve sorar:

– Oğlum Memo, BAKMAK fiilini şimdiki zamana göre çek.

Öğrenci Memo, kolay bir soru sorulmuşçasına;

– Bahirem
– Bahirsan
– Bahir
– Bahirik
– Bahirsiniz
– Bahirler…

Öğretmen Temel; iyice asabileşerek;

– Oğlum pen sağa böylemi öğretmiş idim oni?! Aha pah pöyledir aynen…

– Pakayirum
– Pakayisun
– Pakayı
– Pakayiruk
– Pakayisunuz
– Pakayiler!

Sana böyle olacak dememişmiyduk canım!?..  

Fax

Temel, Alman, Japon uçakta giderlerken Temel hava atmak amacıyla cep telefonunu çıkarıp konuşmaya başlar.

Bunu gören Alman, elini telefon şeklinde yapıp (başparmak kulağa, serçe parmak ağza doğru) konuşmaya başlar.

Temel ve Japon; “Ne yapıyorsun?” diye sorunca, Alman; “Telle konuşuyorum. Başparmağımda alıcı, serçe parmağımda verici var.” der.

Sonra Japon da kendi kendine konuşmaya başlar. Alman ve Temel; “Ne yapıyorsun?” diye sorunca, Japon; “Telle konuşuyorum. Dilimin altında verici, kulağımın içinde de alıcı var.” der.

Buna bozulan Temel bir çare bulmayı ister. Hava atmak ister ve bulur. Birden osurur ve Alman ile Japon sorarlar:

– Ne yaptın?!..

Temel:
– Memlekete fax çektum da!..
  

 

Şişlik

Temel tarlada çalışırken çişi gelmiş, çıkarmış oraya çişini yaparken başlamış bağırmaya “uyy yandum!..” diye.

Fatime koşmuş yanına “Ula ne oldi?” demiş.

Temel:

– Arı sokti çukumi daa!!!

Hemen kasabaya doktora gitmişler sonra. Doktor Temel’in aletini eline almış, evire çevire incelerken Fatime de yandan onlara bakmaktaymış.

Fadime doktorun kulağına eğilmiş ve demiş ki:

– Şşşşt toktur bey; acısını al, ama şişluk kalsun…   

 

Öbür Dünya

Temel ile Dursun öbür dünya’yı çok merak ediyorlarmış. Sonunda anlaşmışlar, kim erken ölürse o değerine telefon açıp öbür dünyayı tarif edecekmiş.

Fıkra bu ya en sonunda Dursun ölüyor. 2 gün sonra Temel’in telefonu çalıyor. Arayan Dursun…

Biraz hoş beşten sonra Dursun şöyle der;

– Ula Temel sana pi iyi, pi da çötü haberum vardur.

– Ula Dursun adamı çatlatma önce iyi olanu söyle!

– İyi haber: Burda bu hafta Trabzonspor-Fenerbahçe maçı var.

Kötü haber ise; Trabzonspor’un ilk onbirinde sen de varsun! 

 

Temel Ve Arabası

Temel birgün yolda arabası ile evine gidiyormuş. Yolda giderken telefonda Dursun ile konuşuyormuş. Arabası abs’li imiş. Frenlerinin tutmadığını fark etmiş ve Dursun’a “ula dursun ha bu arabanın firenleri tutmayo?!” demiş.

Dursun da ona “ula uşak yolu bana tarif et.” demiş.

Temel: “Önümde iki yol var. Birinde çocuk bisikletle gidiyor.” demiş. “Diğer yolda ise pazar var.” demiş. “Sence hangisine gideyum?” demiş.

Dursun; “Çocuğun üstüne sür. Eğer pazara sürersen çok kişi ölür; cezası ağır olur.” demiş.

Temel de “tamam sen kapat.” demiş.

Ertesi gün bütün gazeteler Temel’i başlık atmış:

“ÇILGIN İNSAN TEMEL TRABZONDA BİR PAZARDA ONLARCA KİŞİNİN CANINI ALDI.”

Bu haberi okuyan Dursun hemen Temel’i aramış ve Temel’e; “Ula şerefsiz sen laz mısın?! Benim dediğimi anlamadın mı da pazara sürdün?!” demiş.

Temel de şöyle cevap vermiş çaresizlik içinde:

– Ula uşak ben ne yapim; aptal çocuk pazara kaçtı daa!!?

 

İsim

Temel trafik kazası geçirmiş, ağır durumdaymış.

“Eşinizin adını adresini verin; haber verelim.” demişler.

Temel şöyle cevaplamış:

– O penum adımı pilur; isim vermeme cerek yoktir. 

 

Cenaze

Temel’in annesi ölmüş. Cenaze namazında bir kenarda duruyormuş. Soranlara da; “Pen cenaze namazı kılmasını pilmeyrum.” diyormuş.

Bir müddet sonra da Temel’in kayınvalidesi ölmüş.

Namazda Temel’i en ön safta görenler:

– Hani sen cenaze namazı kılmasını bilmezdin?!

Temel:

– Bu cenaze namazı teğil çi; payram namazu!..  

Dursun Fıkraları

Arıza

Temel karısını evde adamla yakalar.

Karısı Fadime Temel’e; “Temel; bu bir robot. Sen yokken idare ediyorum.” der. Temel de; “yaa o zaman ben de azıcık takılıyım.” der ve robota; “eğil bakalım” der. Adam eğilir; Temel tam yapacak; adam kendini sıkar, Temel yapamaz ve “Fadimee matkabı getir; bu tıkanmış!” diye seslenir.

Adam korkar ve burnunu tutarak robot gibi bir sesle şöyle der:

– Arıza giderildi; yeniden deneyin! 

Doğum

İlkokulda üç çocuk bebeklerin nasıl dünyaya geldiklerini konuşuyormuş.

Dursun:

– Bizim ailede hep leylekler getirir.

Fadime:

– Bizde hep cül bahçesinde bulunur.

Temel:

– Biz façiruz; bizde hep pepekleri annem kendisi yapayiii?.. 

 

Prova

Temel Londra’ya çalışmaya gider. Bu arada kendine bir ev kiralar, fakat evin üst katında bir rock grubu oturmaktadır. Çok gürültü olduğu için Temel şikayete gider.

Prova yapan rock’çular Temel’i başlarından savmak için ona; “today prova, tomorrow konser” diyerek yollarlar.

Bu olay haftalarca devam eder. Bir kaç hafta sonra Temel yukarı şikayete çıkmayınca rock’çular merak eder ve aşağıya Temel’in yanına inerler bir de bakarlar ki; Temel mastürbasyon yapıyor.

“Ne yapıyorsun?!” diye bağırırlar şaşkınlıkla.

Temel cevap verir:

– Bugün prova, yarın ananuzu s…!!!    

 

Temel Londra’da

Temel Londra’da otelin birinin odasında kara kara düşünüyor. “Ulan” diyor, “Ben aşağıdan içki isterken Laz olduğum anlaşılır mı acaba?”

Geçiyor aynanın karşısına ve prova yapıyor…

“Bana bir fvisku…”; yok böyle anlarlar.

“Bana bir raki…”; “yok” diyor, böyle de anlarlar.

“Bana bir bira…”; “Tamam” diyor, böyle iyi! Anlamazlar… Ve aşağıya iniyor, masaya dirseklerini dayıyor; sesleniyor:

– Barmen bana bir bira!

Barmen Temel’i biraz süzdükten sonra soruyor:

– Birader sen laz mısın?

Temel:

– Uuuy nasıl anladın daaa?!

– Burası resepsiyon da; bar karşıda!..  

Buz Tutan Göl

Temel dünya turuna çıkar ve yolu Canada’ya da düşer. Kırk yılda bir Karadeniz’de hamsi avlamaktan daha değişik bir fırsat çıktığını düşünerek buz tutmuş bir gölde, buzu kırıp balık tutmaya özenir ve işe koyulur.

Tam buzu kıracakken, insanın içini titreten bir ses duyulur:

– Oğlum burada balık yok!

Temel az öteye gidip tekrar buzu kıracakken ses yine gürler:

– Burada balık yok dedim sana!?..

Temel’in eli ayağı titreyerek seslenir:

– Tanrım, sen misun yoksa?!

Ses yeniden duyulur:

– Hayır oğlum, ben buz hokeyi stadının spikeriyim!  

 

Medya

Temel bir gün hamama gider.

Herkesin üzerinde peştamal vardır, ama Temel’in üzerinde bir gazete kâğıdı sarılıdır.

Temel’e sorarlar:

– Temel hayırdır? Niye peştamal değil de gazete kâğıdı sarındın?

Temel de cevap verir:

– Oğlum bu medya her şeyi büyütüyor da ondan…  

 

Atletler

Temel ile İdris bir gün stadyuma gitmişler. Atletler koşarken aralarında şu konuşma geçmiş:

Temel:

– Ula, bu uşaklar hacan niye koşayiii?

İdris:

– Biri birinci gelecek, madalya alacak…

Temel:

– Haaaa!.. Peçi öbürleri niye koşayi???   

 

Borç

Hakim Temel`e sormuş:

– Davacıya olan borcunu niye bir türlü ödemiyorsun?!

Temel sinirli sinirli cevap vermiş:

– Vereceğum vermesine, ama bana üç ay mühlet ver diyrum, vermiy, üç yıldır beni oyaliy!?..  

 

Matürbasyon

Temel kendini mastürbasyona kaptırınca babası onu evlendirmiş.

Bir gün Temel’in evine gitmişler. Kapıyı karısı açmış. Temel’in evde olup olmadığını sormuş. Evdeymiş; merdiven altındaymış.

Babası gitmiş ki; ne görsüüüüüün!? Temel mastürbasyon yapıyor!

“Evladım,yine mi çendi çendinemi yapaysun oni?!” diye sormuş babası.

Temel gayet sakin şöyle cevaplamış:

– Fadime’nin kolu yorulmuştu da…  

Takmayrum

Şiddetli ishal olan Temel, hastaneye kaldırılmış.
Doktor, kısa bir muayeneden sonra, hastabakıcıya talimatını vermiş:

– Hastamız şiddetli ishal; kendisini hemen tekerlekli sandalyeye oturtun ve ilgili servise götürün.

Hastabakıcı Temel’i tekerlekli sandalyeye koymuş, ama yanlışlıkla koridorun sonundaki psikiyatri servisine bırakmış.

Aradan birkaç gün geçmiş. Temel’e ilk teşhisi koyan doktor, Temel’i psikiyatri servisinde görünce şaşkınlıkla sormuş:

– Yahu sen ishaldin, ne arıyorsun psikiyatri servisinde?

Temel kafasını sallamış:

– Ne pileyum? Sizin hastabakıcı puraya ceturdi…

– Peki ishal durumun nasıl?

– Aynen eskisi gibi ama…

– Aması ne?

– Artuk kafama takmayrum.