Muhsin Yazıcı

Kategori -Karışık Fıkralar

Kısacık don giyiyorlar

Kısacık don giyiyorlar

Köylünün biri ilk defa şehre gitmiş. Dönüşte köy kahvesindeki arkadaşlarına şöyle anlatmış şehri;

-“Yav gardeşim şeer şeer diyola gidi gidi verdim şehre. Apartman apartman diyola damı damın üstüne gomuşlaaa. Olmuş bi apartman. Otel otel diyola. Gidi gidi verdim otele. Sıra sıra yatakları dizmişler. Bembeyaz çarşaflarla gıyıpta yatamadım. Maç maç diyola gidi gidi vardım maça. Beşiktaş Galata diye bağırıyorla. Çıkı çıkı vedile sahaya, atıla sahay 22 malak. Bide ortada gocaman gabak. Gabağı depik depik ediyola. Örümcek ağına gaçınca da çok çol diye bağıryola. Bide utanmadan gısacık don giyiyola.”

www.muhsinyazici.com

Ama öyle yazıyor

Ama öyle yazıyor

Bir hukuk profesörü sınavda, öğrencilerinden birine:

 – “Gabin”in ne olduğunu, bir örnekle tanımlayınız, demiş.
Öğrencisi de:
– “Ben bu soruyu bilmediğim için bana “sıfır” verirseniz, buna “gabin” denir efendim, demiş.
Profesör şaşkın:
– “Oğlum ne diyorsun sen, demiş.”
– “Hocam, öyle yazıyorsunuz kitabınızda; “gabin” birinin bilgisizliğinden yararlanarak, onu zarara uğratmaktır.”

www.muhsinyazici.com

İki sosyalist iki horoz

İki sosyalist iki horoz

İki sosyalist arkadaş oturmuş konuşuyorlardı:

– “Arkadaşım senin iki araban olsa birini bana verirdin değil mi?”

– “Elbette verirdim”.

– “İki evin olsa birini verirdin değil mi?”

– “Verirdim tabi.”

– “İki horozun olsa birini verirdin değil mi?”

– “Hayır, vermezdim.”

-“ Neden?”

-“ İki horozum var da ondan”

www.muhsinyazici.com

Yeni bir çukur açalım

Yeni bir çukur açalım

Karadenizde köyün birinde bir çukur varmış ve pek çok kişi düşüp yaralanıyormuş.

Köyün ileri gelenlerinden 3 kişi toplanmış ve çözüm aramaya başlamışlar.

Birincisi demiş ki:

-“Çukurun yanına bir ambülans beklesin ve düşenleri hemen hastaneye yetiştirsin.”

İkincisi:

-“Çukurun yanına hastane kuralım düşenleri yetiştirmesi vakit almaz” demiş.

Sıra Temel’e gelince:

-“Kafanız hiç çalışmıyor” demiş. “Bunu kapatalım ve gidelim hastanenin yanında bir çukur açalım.”

Bizim belediyecilik anlayışı da Temel’in önerisine benziyor. Sök kaldırımı, yap kaldırımı!…

www.muhsinyazici.com

Bağışların dağıtımı

 

Bağışların dağıtımı

Dünya din adamları bir toplantıda bir araya gelmiş konuşuyorlarmış.

Konu dönmüş dolaşmış, toplanan paralara ve onların hak yolunda kullanılmasına gelmiş.

İlk olarak bir haham almış sözü;

“Biz” demiş.

-“Topladığımız paraları 5 mt. öteye bir çizgi çizerek çizgiye doğru fırlatırız. Çizgiyi geçenleri hak yolunda kullanırız geçemeyenler de bize kalır.”

İkinci olarak bir papaz söz almış;

“Biz de benzer bir yöntem kullanıyoruz” demiş.

-“Kilisede toplanan paraları 5 mt. öteye koyduğumuz bir kavanoza atarız, kavanoza girenlerihak yolunda kullanırız, girmeyenler bize kalır” demiş.

Son olarak bizim imam söz almış.

O da;

– “Bizde de durum pek farklı sayılmaz” demiş.

-“Biz de topladığımız paraları yukarıya doğru fırlatırız, Yüce Rabbim ihtiyacı olduğu kadarını içinden alır, gerisi bize kalır..  

www.muhsinyazici.com

 

Adem ile Havva hangi milletten?

Adem ile Havva hangi milletten?

Bir Fransız, bir Alman ve bir Türk müzde “Adem ve Havva Cennet Bahçesinde” tablosuna bakıyorlarmış.

Alman:

-“Bedenlerinin kuzursuzluğuna bakar mısınız? Ade mile Havva mutlaka Alman olmalı” demiş.

Fransız Alman’a karşı çıkmış:

-Havva ne kadar güzel, Adem ne kadar yakışıklı. Bu denli çekici olduklarına gore, hiç kuşkusuz Fransız olmalılar.”

Türk, tabloya uzun uzun izledikten sonar kararını vermiş:

-“Bunlar kesin Türk’tür. Üstte yok, başta yok, elmadan başka yiyecek yok. Ama hala kendilerini cennette sanıyorlar.

www.muhsinyazici.com

Martı

Günün fıkrası: Martı

Yaşlı kadın deniz kenarında kocasıyla yürüyüş yaparken birden irkilip durmuş,

-“Martının biri kakasını yaptı suratıma geldi, çabuk bir kağıt peçete bul..!” demiş.

-“Ohooo..!” demiş adam,

-“Şimdi kim bilir nerelere gitmiştir, nerede bulacağız o hayvanı..!”

www.muhsinyazici.com

Cennetin kapısı

Cennetin kapısı

Görevli Melek, cennetin altın kaplı kapısının önüne gelen kılıksız adamdan şüphelenip:

-“Burada bekle biraz” diyerek Tanrının yanına koşmuş ve durumu anlatmış.

-“Yahu sana kaç kere söyleyeceğim?” demiş Tanrı,

-“Yapmakta olduğun vazifen ‘ön fikirli’ olmamanı gerektiriyor.. Sana ne yahu?.. Burası Cennet.. İnsanlar eşit burada, herkes kardeş.. Gelmiş işte.. Git o adamı al içeri.”

Görevli Melek kapıya koşmuş, etrafa bakınıp adamı bulamamış ve geri dönmüş Tanrının yanına ve:

– “Yok efendim” demiş üzgün bir şekilde.

-“Ne?” demiş Tanrı,

-“O hırpani kılıklı, suratsız dediğin adam mı?”

Melek,

-“Hayır efendim “ demiş -“Som altından giriş kapımız var ya, o yok işte.. Sökmüş götürmüş herif..!”
www.muhsinyazici.com

Alıştırmak

Günün fıkrası: Alıştırmak

Anneleriyle oturan iki erkek kardeşten biri uzun bir iş seyahatine gitmiş.

Oradan da:

-“Acaba evde durum nasıl?” diye telefonla kardeşini aramış ve kedisini sormuş.

-“Kedi pencereden düşüp öldü ağabey” demiş kardeşi.

-“Ne? Yu.. Yuh” demiş ağabeyi sinirden kekeleyerek, -“Oğlum, böyle ‘pat’ diye söylenir mi? İnsan biraz alıştıra alıştıra söyler.

-‘Kazara cam açık kalmıştı. Kedi camdan çıkıp alttaki ufak çatıya atladı. İtfaiyeyi çağırdık. Bir saat uğraştılar. O kadar çabaya rağmen kurtaramadık’ falan der insan, ne bileyim?”

Kardeşi:

-“Haklısın, anladım ağabey” demiş.

-“Neyse..” demiş ağabey,

-“Annem nasıl?” diye sormuş.

-“Şeyy” diye yanıt vermiş kardeşi,

-“Kazara cam açık kalmıştı. Kedi camdan dışarı çıkıp alttaki ufak çatıya atladı. Arkasından hadiii bizim valide de fırladı. İtfaiyeyi falan çağırdık..”

www.muhsinyazici.com

Gelirdim ama

Gelirdim ama

Yarış atı sahibi hayli ümit bağladığı Eyalet Yarış’ında dünya paralar saçıp en ünlü jokeyle de anlaşmış. Ama atı uzak ara sonuncu gelince varış çizgisine kadar gidip atın gelmesini beklemiş. Jokeye ateş püskürerek:– “Daha hızlı gelemez miydiniz?” diye çıkışmış. -“Kesin daha hızlı gelebilirdim efendim” diye yanıt vermiş jokey saygıyla, -“Ama yarış kurallarına göre diskalifiye olmamak için atınızın üzerinde oturuyor olmam lazımdı.”

www.muhsinyazici.com

Uçakta arıza

Günün Fıkrası: Uçakta arıza

Uçakta yolcuların tamamı binip kapılar kapandıktan sonra tam bir saat geçmesine rağmen en ufak bir hareket olmayınca bütün şirinliğimi takınarak yanımdan geçmekte olan hostese:

“Sorun nedir acaba?..” diye sordum.

-“Pilotumuz motorda duyduğu sesten acayip kuşkulanarak müthiş rahatsız oldu” dedi,

-“Ee, kısa bir sürede hemen yeni bir pilot bulmak kolay değil tabii.”

www.muhsinyazici.com

Yemekten önce mi sonra mı?

Yemekten önce mi sonra mı?

Adamın biri çok şişmanmış. Diyete girip zayıflamak istiyormuş. Doktora gitmiş.Doktor da, neler yemesi gerektiğini saymaya başlamış:-Kibrit kutusu büyüklüğünde peynir, 2 tane zeytin, bir dilim ekmek…Doktorun önerisi bitince, adam da sormuş:-Peki bunları ben; yemekten önce mi, yoksa sonra mı yiyeceğim?www.muhsinyazici.com

İzin vermez

İzin vermez

Sadrazam Keçecizade Fuat Paşa’ya; 70’lik bir hanımın, 30 yaşında bir gençle evlenmek istediğinden söz etmişler.Paşa:-Ahmet müsaade etmez demiş.Sormuşlar:-Hangi Ahmet, diye?Keçecizade Fuat Paşa’nın cevabı:-Karaca Ahmet…www.muhsinyazici.com

Etmez ama

Etmez ama

Vahşi Batı’da altın arayıcısının biri aylar sonra bulduğu altınlarla kasabaya geri dönüp kendini mükafatlandırmak için otele yerleşmiş, banyoyu hazırlatmış, bardan bir şişe viski alıp odasına çıkarken,

-“Odama hemen bir fıstık gönderin..” demiş sırıtarak,

-“Bu kasabada öyle şeyler yok efendim” diye yanıt vermiş barmen,

-“Ama cenaze levazımatçısı yaşlı bir adam var, o da 600 dolara mal olur size.”

Adam:

– “Nee?..” demiş şaşırıp kalarak,

-“Bir cenaze levazımatçısı mı?.. Yahu boş verin o saçma olayı da, ihtiyar 600 dolar eder mi?”

Barmen:

– “Hayır efendim etmez” demiş

-“O parayı onu kementle yakalayıp karga tulumba odanıza getiren 3 kovboya veriyoruz.. İhtiyarın öyle şeylerle alakası yok tabii ki..!”

www.muhsinyazici.com

Sapık cinayet

Sapık cinayet

30. katta çalışan inşaat ustabaşından aşağıdaki tuvalete gidebilmek için izin istemiş, ——“Ohoooo” demiş ustabaşı, -“Şimdi 30 kat in, sonra tekrar çık en az 1 saat kaybederiz. Sen iyisi mi çık şu putrelin ucuna, ben diğer ucuna basıp dengeleyeyim seni, yap oradan aşağı…” Ön uçta bizim işçi, arka uçta onu dengeleyen ustabaşı putrelin üzerindeyken birden bir sıvacı ustası bir şey sormak için onlara seslenmiş, denge görevini anlık unutan ustabaşı sıvacıya doğru dönünce tabii bizim işçi uçmuş aşağıya.. Kaza sonrası olay yerine gelen savcı durumu soruştururken 12. Kattaki görgü şahidi bir işçi:– “Savcı bey sanırım bu olay üst katlardaki sapık ilişkiler zinciri nedeniyle oluşmuş bir cinayet” demiş, -“Çok net olarak gördüm ve duydum. Ö Arkadaş aşağıya doğru uçarken pantolonunu sıyırmıştı, bir de düşerken -‘Ulan buraya gelsene şerefsiz, beni bu vaziyette bırakıp da şimdi kime gidiyorsun?..’ diye de bağırıyordu efendim..!”

Korkunç rüya

Korkunç rüya

– Doktor yardım edin, her gece aynı korkunç rüyayı görüyorum.. Yataktayken 5 kadın üzerime atlıyor ve elbiselerimi parçalamaya başlıyorlar..

– Bunun üzerine sen ne yapıyorsun?

– Onları ittiriyorum efendim..

– Anladım.. Benden ne gibi bir yardım istiyorsun?..

– Kollarımı kırın..

Hadi sana emanet

Hadi sana emanet

Sicilya’da da, 60 yaşlarında bir küçük esnaf kamyonetiyle yolda giderken, bir kavşak noktasında eli silahlı biri tarafından durdurulmuş.* * *Ödü kopan adamcağız, iki elini de havaya kaldırarak bağırmaya başlamış:-Üstümde hiç para yok.* * *Eli silahlı soyguncu:-Benim para mara istediğim yok, sadece mastürbasyon yapmanı istiyorum, diyormuş.* * *İyice şaşıran 60 yaşlarındaki adamcağız:-Ne.. ne.. ne istiyorsun, diye kekelemeye başlamış.-Hadi çabuk başla, yoksa vururum seni.* * *Yüzü bembeyaz kesilen 60 yaşındaki biçare adam, başlamış istenileni yapmaya…Ve biter bitmez de, silahlı bela:-Hadi yeniden başla, demiş.* * *Zavallı adam:-Ama ben artık, diye soluklanırken; yolunu kesen herif de:-Yaşamak istiyorsan yeniden başla, diye tüfeğini adama doğru tutuyormuş.* * *60’ındaki küçük esnaf, yeniden başlamış mastürbasyona; yarım saatte ancak erişebilmiş sonuca.* * *Ama silahlı bela:-Hadi bir kez daha, diyormuş.Neredeyse bayılmak üzere olan zavallı da:-Acıyın bana diye, yalvarmaya başlamış; benim yaşımda imkânı yok bunun, halim falan da kalmadı zaten.* * *Yolunu kesen silahlı ise, parmağını tetiğe götürmüş:-Sana bir kez daha, diyorum, diye bağırıyormuş.* * *Zavallı bitkin biçare, bir buçuk saat kadar uğraşmış ve sonunda da, yolun kıyısına yığılıp kalmış.* * *O sırada güzel bir genç kız çıkmış çalılıkların arkasından ve eli silahlı yol kesici; kibar bir gülücükle, yol kıyısındaki adamcağıza:-Lütfen söyleyin efendim, demiş; kız kardeşimi de, Palermo’ya kadar götürür müsünüz?

Günün fıkrası: EKMAANEN YE EKMAANEN

Günün fıkrası: ”EKMAANEN YE EKMAANEN”

Yozgat’ta bir gün, bir kadın çocuğuyla birlikte tarlaya çalışmaya gitmiş.
Öğlene doğru çocuk acıkmış.
Annesi çocuğa karnını doyurması için süt ile ekmek vermiş.
Neyse çocuk bunları yerken sütün kokusunu alan bir yılan gelmiş.
Çocuk yılanı görmüş ve sesini çıkarmamış. Yılan süte uzanmış ve içmeye başlamış. Bunu gören çocuk; elindeki kaşıkla yılanın
kafasına vurmuş ve;
-”EKMAANEN YE EKMAANEN”demiş.

www.muhsinyazici.com 

Fikri yok

Fikri yok

Şeriatla idare edilen bir ülkede küçük çocuk süpermarkette annesini kaybedince başlamış ağlamaya.. Onun bu durumunu gören mağaza yetkilisi çocuğun yanına gidip:– “Korkma oğlum” demiş, -“Şimdi buluruz.. Söyle bakayım annen nasıl biri?” Oğlan:– “Ne bileyim amca?” demiş burnunu çekerek, “Hiçbir fikrim yok ki..!”www.muhsinyazici.com

Alışkanlık

Alışkanlık

Patron inşaatında çalıştırdığı işçisine haftalığını ödedikten sonra işçi:– “200 lira eksik verdiniz” demiş. -“Seni uyanıııkk..!” diye yanıt vermiş patron, -“Geçen hafta bilerek 200 lira fazla verdim, gıkını çıkartmadın ama?” İşçi boynunu büküp:– “Hatalı ödeme bir kereye mahsus olabilir efendim” demiş -“Ama bunu alışkanlık haline getirdiğinizi hissettim, sadece o nedenle uyarmak istedim, o kadar..!”www.muhsinyazici.com

Kocam geldiiii

Kocam geldiiii

Küçük Johnny odasında oynarken babası gelip annesiyle boşanacaklarını söylemiş. -“Neden baba?” demiş Johnny üzgün bir ses tonuyla. -“Yavrum, artık annenle birbirimize âşık değiliz” demiş adam başını öne eğerek. -“Aşk nedir baba?” diye sormuş oğlan. -“Sana bir örnek vereyim oğlum. İşten eve geldiğimde annen beni sevinçle kapıda karşılayıp öperdi. Biz bu heyecanı kaybettik.” Oğlan, -“Ama annem sen eve geldiğinde çok heyecanlanıyor baba” deyince bu duyguyu uzun süredir yaşamamış olan adam çok şaşırmış, -“N..nasıl?” demiş evliliğini kurtarmak üzere olmanın heyecanıyla. -“Komşuyla yatakta oynarlarken senin arabanı park etiğini duyduğunda avazı çıktığı kadar ‘Kocam eve geldi, kocam eve geldiii’ diye bağırıp duruyor.”www.muhsinyazici.com

Benim Evim

Benim Evim

Hagi başarılar ile dolu bir yasamın ardından günahları için cehennemde cezasını çektikten sonra cennete gitmiş.Cennette Tanrı Hagi’ye etrafı gezdirmiş ve sonunda küçük, şirin bahçesinde soluk renkte bir Galatasaray bayrağı olan bir eve gelmişler.Tanrı Hagi’ye;
-“Bu ev senin, değerini bil. Burada öyle herkese ev vermeyiz” demiş.
Hagi evin merdivenlerinden ikinci kata çıkarken biraz ileride devasa bir bahçenin ortasında, altınlarla süslenmiş mermerli bir yolu olan, çok şatafatlı, koskoca bir saray görmüş. Saraydaki balkonlarda ve bahçenin her yerinde de sari lacivert bayraklar ve Fenerbahçe armaları varmış. Hagi Tanrı’ya:
-“Ben de çok başarılı bir sporcu idim. Galatasaray’da kaç şampiyonluk yasadım sakat sakat oynadım fedakârlık yaptım, hep basarisiydim, milli takımında vazgeçilmeziydim, demmiş. Neden benim evim Rüştü’nünki gibi değil?” demiş.
Tanrı da gülmüş ve yanıt vermiş

-“O ev Rüştü’nün değil, Rüştü hala yaşıyor ev benim”
www.muhsinyazici.com

Eski dostlar şarkısı

Eski dostlar şarkısı

Annelerinin 93. yaş gününde ona sürpriz yaparak onun en sevdiği şarkı olan ‘Eski Dostlar’ı o pastasını keserken ağabeyimle beraber bağırarak söyledik, sonra ona sarılıp:– “Anne, bu şarkıyı seni çok sevdiğimiz için söyledik” dedik. -“Mmmm..” dedi annem önüne bakarak -“Ben de sizleri çok sevdiğim için dinlemeye tahammül edebildim zaten!”www.muhsinyazici.com

Sevgili

Sevgili

– Hocam, arkadaşlarımızla her yıl toplanıyoruz. İçimizden biri eşinden ayrı yaşamaya başladığı için yeni kız arkadaşını aramıza getirdi. Diğer bütün eşler o kızcağıza ve bu olayı gerçekleştirebilen arkadaşımıza sinir oldular, kin ve nefretle baktılar. Sebep ne olabilir sizce?

– Bak Çekirge, bir hapishane müdürü olduğunu düşün. Mahkûmlardan biri hapishanenden kaçıyor ve artık ona ulaşılamayacak bir yerden sana dil çıkartıp el salıyor. Diğer mahkûmlara da bu işin pekâlâ başarılabileceği mesajını verip kötü örnek oluyor. Sen olsan sinirlenmez misin? Kudurmaz mısın?

KGB, CIA, MİT Fosil ve yaşı

KGB, CIA, MİT Fosil ve yaşı

Bilim adamları bir mağarada fosiller bulmuş ve yaşını 3576 olarak hesaplamışlar. Fakat bu KGB, FBI gibi servisleri denemek için onları bir teste tabii tutmaya karar vermişler.

Önce FBI gelmiş, bilim adamları demişler

-“Mağaradaki fosilin yaşını tahmin edin”.

FBI girmiş içeri bir hafta sonra çıkmışlar demişler:

– “Bu fosil 4000 yaşındadır.”

Bilim adamları onları tebrik etmiş, epey yaklaştıkları için.

Sonra KGB girmiş içeri 5 gün sonra çıkmış demişler:

-“Bu fosil 3650 yaşındadır”.

Bilim adamları onları da tebrik etmişler.

Son olarak da bizim MİT ekibi girmiş mağaraya, bir hafta geçmiş çıkan yok. 2 hafta geçmiş yok. Millet meraktan kuduruyor. Gazeteciler filan toplanmış hep mağaranın çıkışında bekliyorlar.

Sonunda bir ay sonra bir MİT ajanı çıkmış dışarı, kıyafeti dağınık bir şekilde. Herkes sormuş:

– “Efendim ne oldu hesaplayabildiniz mi yaşını?”

MİT ajanı bir soluklanmış nefes almış, bir sigara yakmış.

Demiş:

– “Bu fosil 3576 yaşındadır” Herkes şok olmuş tam bildi diye.

-“Efendim yaşını tam bildiniz nasıl yaptınız bunu!??!”

Adam sigarasından bir nefes almış, demiş:

-“Zor oldu ama konuşturduk şerefsizi..”