Muhsin Yazıcı

Kategori -Karışık Fıkralar

Kapitalist Sömürü

Kapitalist Sömürü

Ali 3. sınıfa giden zeki bir çocuktur. Bir gün öğretmeni Ali’ye ‘SİYASET’ nedir diye sorar. Ali düşünür ama o çocuk aklıyla cevap veremez. Eve gider kitaplara bakar ama hiçbir şey anlayamaz. O da babasına sormaya karar verir.
— Baba, Siyaset nedir? Baba düşünür. Ali’ye uygun bir yolla anlatmak ister.
— Bu evde parayı getiren kim oğlum?
— Sen…
— Ben kapitalist rejimim. Peki parayı alıp bizim yiyecek içecek ve giyecek gibi ihtiyaçlarımızı karşılayan kim?
– Annem…
— O da hükümet. Peki küçük kardeşinle kim ilgileniyor?
— Dadım…
— Dadın işçi, kardeşin gelecek, sen de halksın o zaman.
Ali her şeyi not alır ve uyur.. Gece garip seslerle uyanır. Bir de bakar ki kardeşi ağlıyor. Yanına gidince altına pislediğini anlar. Hemen annesini kaldırmaya gider. Ama ne yaparsa yapsın anne kalkmaz. Bu arada salondan gelen sesleri merak eder ve salona gider. Babasıyla dadısını uygunsuz yakalayan Alinin ağzından aynen şu kelimeler dökülür:
– Kapitalist rejim işçiyi sömürüyor, hükümet uyuyor, gelecek b..k içinde, halk ne yapsın
 

Zamanı Gelmişti

Zamanı Gelmişti

Birlikte çapkınlık yaptığı arkadaşına telefonda sorar:
– ”Karın ne dedi gece o kadar geç kalınca, sorun oldu mu”?
– ”Yok biy şey demedi, hem zaten ön dişlerimi de çektirmenin
vakti gelmişti…”

1 dakika…

1 dakika…

Bir adam Tanrı’yı ve Tanrı’nın doğayı nasıl gördüğünü anlamak istiyormuş ve ona sormuş:
-”Tanrım, 1 milyon yıl senin için ne kadar süredir?”
Tanrı şöyle yanıtlamışı:
-”1 milyon yıl benim için siz kullarımın 1 dakikası kadardır.”
Adam sormaya devam etmiş :
-”Peki Tanrım, 1 milyon dolar senin için ne kadardır?”
Tanrı yanıtlamış:
-”1 milyon dolar benim için 1 senttir.”
Adam dayanamamış :
”Tanrım bana 1 sent verir misin?” demiş.
Tanrıdan şöyle bir yanıt gelmiş:
”1 dakika!”

Uyanık Hizmetçi

Uyanık Hizmetçi

Ev telefonu hayli yüksek gelince, ev halkı toplanmış ;
Baba: ”Yahu bu korkunç bir fatura. Ben bu telefonu asla kullanmıyorum,
hep çalıştığım şirketteki telefonu kullanıyorum.”
Anne: ”Aynen ben de. Akşama kadar çalıştığım bankada elimin altında
telefon. Ne yapayım bunu.”
Oğlan: ”Vi ben de Şirketimin bana verdiği cep telefonu ile bütün
görüşmelerimi yapıyorum.”
Kız: ”E benim de Şirket hattım var. Ev telefonunu hiç kullanmam ki”
Herkes aniden evdeki hizmetçiye döner ve yanıt arar gözle bakarlar.
Hizmetçi: ”Eee. Problem ne o zaman? Sanırım hepimiz iş telefonlarını
kullanıyoruz.”

Yeni Hizmetçi – Yanlış Numara

Yeni Hizmetçi – Yanlış Numara

Adam evine telefon acar, telefonu yabancı bir bayan acar. Adam karşıdaki sesi duyunca şaşırır, bayana sorar:
– “Sen kimsin?” Kız yanıtlar:
– “Evin hizmetçisiyim.”
– “Iyi de bizim hizmetçimiz yok ki!”
– “Evin hanımı beni bu sabah işe aldı.”
– “Ya. Öyle mi? Ben de evin beyiyim. Hanımı çağırır mısın?”
– “Hanımınız şu an yatak odasında kocası sandığım bir adamla beraber.”
Adam şaşırır, sinirlenerek,
– “Elli bin dolar kazanmak ister misin?” Kız,
– “Tabii ki isterim. Kim istemez…”
– “O zaman çekmecedeki silahı al, yukarı çıkıp o cadı ile o sümsük
herifi vur!”
Önce ayak sesleri duyulur, sonra iki el silah sesi. Hizmetçi telefona
geri gelir:
– “Öldürdüm efendim, cesetleri ne yapayım?” Adam,
– “Cesetleri havuza at.” Kadın duraklar:
– “Ama burada havuz yok ki?” Adam bir süre düşünür ve yanıt verir:
– “Orası 112 43 44 değil mi?
– “Hayır!!!!!
– “Pardon! Yanlış numarayı aramışım!!!!!”

Dağcılar

Dağcılar

İki dağcı varmış. Birisi kekeme imiş. Ağrı Dağî’nin tepesinde kamp kurmaya karar vermişler.
Arabayı aşağıda bırakıp eşyaları yüklenip dağa tırmanmaya başlamışlar.
Yarı yola gelince kekeme olan :
– Ça…, ça…, ça…
– Sen simdi söyleyemezsin, yukarı çıkalım söyle!
Yukarı çıktıklarında kekeme :
– Ça…, ça…, ça…, çadırları aşağıda unuttuk…
– Çabuk inip alalım!..
– Sa…, sa…, sa…
– Zamanımız yok aşağıda söylersin!..
Aşağı inmişler, kekeme :
– Sa…, sa…, şaka yaptım!..

İletişim Dediğin Böyle Olmalı!

İletişim Dediğin Böyle Olmalı! 

İzmir’den trene binen yaşlı teyze, kondüktöre Ege şivesiyle:

– “Menimen’e gelence beni haber et yavrııım, unutma”  der.

Gecenin ilerleyen saatlerinde Menemen’i geçer geçmez yaşlı teyzenin Menemen’de ineceği kondüktörün aklına gelir hemen makiniste gidip haber verir. Makinist de:

– “Gecenin bu saatinde teyzeyi buralarda indiremeyeceğimize göre geri geri gideceğiz soran olursa “tren makas değiştiriyor deriz”  diyor.

Bir yarım saat geri geri giderek Menemen’e geliniyor ve Kondüktör, teyzeye gidip haber veriyor:

-” Hadi teyze Menemen’e geldik.”

Teyzem:

– “Sağol yavrııım…”, deyip çantasından hapını çıkarıp içiyor.

Kekeme Adam

Kekeme Adam

İki adam yolda yürüyormuş biri kekemeymiş kekeme adam:
-Gö gö gördün mü?
-Neyi??
-Şa şa şa hane bi bi bir mi mi mini e e etekli li ka ka kadın
-Hani nerede?
-Se se se sen ba ba ba bakana ka kadar ma ma mağzaya gi gi gir di!
sonra biraz daha yürürler kekeme:
-Gö gö gördün mü mü?
-Neyi??
-Sa şa şa hane bi bir a a a ara ba ge ge gecti
-Nerede??
-Se se sen ba ba bakana ka ka kadar ge ge gecti gi gi gitti
biraz daha yürürler ve kekeme yine sorar:
-Gö gö gördün mü?
Arkadaşı sinirlenerek yanıt verir:
-Gördüüm
Kekeme:
-Gö gö gördüysen bo bo boka ni ni niye ba ba bastın.

Tembel Adam

Tembel Adam

Adam, birkaç saattir oturduğu yerden dışarıyı seyrediyordu…
Bir ara arkadaşına döndü:
-Biliyor musun? Şu adam, dünyanın en tembel adamıdır, Tam beş saattir, hiç bir şey yapmadan duruyor.
-Sen nerden biliyorsun? Tanıyor musun onu?
-Yoo… Beş saatten beri, şuraya oturmuş onu seyrediyorum kardeşim…

Acil Önlem

Acil Önlem

Berber, kafasında az saç kalan müşterisine sordu:

-“Saçlarınızın dökülmesi hızlanmış beyefendi. Bunu engellemek için önlem alıyor musunuz?

Müşteri hemen yanıtladı:

-“Evet, Karımı boşuyorum.”

İlk Hata

İlk Hata

Zorlukla iş bulan Temel’in ay sonunda ilk ücret zarfında, 100 TL fazla vardı ama hiç sesini çıkarmadı.

İkinci ay, zarftan 50 TL eksik çıktı. Hemen patrona gidip hatanın düzletilmesini istedi.

Patron gülümsedi.

-“Aynı zarfta geçen ay 100 TL fazla vardı. O zaman niçin sustun?

Temel yumuşak bir sesle yanıtladı:

-“Benim değişmez ilkemdir. İlk hatayı her zaman bağışlarım!..”

AB’ye Giriş Sınavı

AB’ye Giriş Sınavı

Avrupa Birliği Dışişleri Bakanları toplantısında Verheugen bakanlara bir öneri sunar:

-“Sayın bakanlar, son aday ülkeler olan Romanya, Bulgaristan ve Türkiye Dışişleri Bakanlarına birer soru yöneltelim ve soruların yanıtlarını bilen bakanların ülkelerini AB’ye alalım, ne dersiniz?

Öneri kabul edilir ve Verhaugen ilk sorusunu Romanya Dışişleri Bakanına yöneltir:

-“Sayın bakan, Amerikalılar ilk atom bombasını kaç yılında kulandı lütfen söyler misiniz?

-“1945 yılında.”

Romanya alkışlarla Birliğe kabul edilir.

İkinci soru Bulgaristan Dışişleri Bakanına yöneltilir:

-“Sayın Bakan, Amerikalılar ilk atom bombasını nereye attı lütfen söyler misiniz?

-“Hiroşima ya atıldı.”

Bulgaristan alkışlarla birliğe kabul edilir.

Üçüncü soru Türkiye Dışişleri Bakanına yöneltilir:

-“Siz de lütfen Hiroşima’da kaç kişi öldürüldüğünü söyleyip isimlerini ve adreslerini verir misisiniz?

5 Dolar

5 Dolar

New York’tan Los Angeles’e giden uçakta cingöz bir avukat ile sârisin aptal görünüşlü bir hanim yan yana oturuyorlar. Avukat hem hanımla yakınlaşmak hem de hoşça vakit geçirmek için bir oyun teklif ediyor. Kabul görünce oyunu anlatıyor:
-Size bir soru soracağım, yanıtı bilemezseniz bana 5 dolar vereceksiniz, sonra siz soracaksınız bilemezsem ben size 50 dolar vereceğim.
Ve ilk soruyu soruyor:
-Ay ile dünya arasındaki uzaklık ne kadardır?
Kadın tek söz söylemeden çantasından 5 dolar çıkarıp adama uzatmis.
Soru sorma sırası sarışına gelmiş:
-Tepeye 3 ayakla tırmanıp 4 ayakla aşağı inen şey nedir?
Adam dakikalarca dusunmus… Yanıtı bulamamış… Cuzdanından 50 dolar cıkarıp kadına uzatmış. Kadın parayı kibarca alıp çantasına koyarken avukat merakla sormus:
-Yanıt ne?
Kadin tek kelime etmeden cantasini acmis ve 5 dolar cikarip adama uzatmis…

Süper Bir fıkra

Süper Bir fıkra
 
Bir Fransız generali bir İngiliz generaline:

-“Neden hep kırmızı giyiyorsunuz? Düşman için çok kolay hedef olmuyor musunuz?” diye sormuş.

İngiliz general:

– “Böylece kan izi belli olmuyor. Diğer askerlerin de morali bozulmuyor” diye yanıt vermiş.

O gün bugündür Fransız askerleri kahverengi pantolon giyiyor…

Fransız Ordusu Fıkraları:

Fransız Ordusu Fıkraları:
 
– Ellerini kaldırmış 100 bin Fransız’a ne nedir?
Fransız ordusu.
 
– Fransa’da neden hep geniş meydanlar vardır?
Alman askerleri geniş kollar halinde yürümeyi sevdiği için.
 
– Fransızlar neden özgürlük heykelini ABD’ye verdi?
Çünkü heykelin sadece tek kolu havadaydı.
 
– Fransızlar neden BM’de daha fazla oy hakkına sahip?
Çünkü her iki elleriyle de oy kullanıyorlar.

 

– Paris’teki Disneyland’da neden havai fişek şovu yapılmaz?
Çünkü her şov başladığında Fransızlar saldırı olduğunu zannedip teslim olmaya çalışıyor.
 
– Yazılan en kısa kitap nedir?
Fransız savaş kahramanları…
 
– Fransız askerlerine eğitimlerde ilk ne öğretilir?
10 dilde “Teslim oluyorum” demek.
 
– Fransız ordusunda en önemli şey nedir?
Dikiz aynası. Böylece kaçarken savaşı görebilirler.

Matematik Sınavı

Matematik Sınavı 

4 tane üniversite öğrencisi, uyanamadıkları için matematik
finaline geç kalırlar ve okula gidince hocaya arabalarının lastiğinin
patladığını söylerler… Hoca ilk basta inanmaz ama öğrencilerinin
yalvarmalarına dayanamayarak, onları 3 gün sonra sınav yapacağını söyler.
Sınav günü gelince hoca, 4 öğrencinin hepsini bos bir salonun ayrı ayrı
köşelerine oturtur.
Sınav geçme sistemi şöyledir: 100 üzerinden 50 puan alan herkes
sınavı geçebilir… Hocanın hazırladığı sınavda ise ön sayfada 10’ar
puanlık 4 tane basit matematik sorusu vardır… Bunları kolayca çözerler.
Arka sayfada ise 60 puanlık 1 soru vardır: “Hangi lastik
patladı?”

Ördekleri Ezme

Ördekleri Ezme 

3 adam ölür ve cennetin kapısına gelirler….. cennetin kapısındaki melek onlara der ki:
– Burada tek kural var, ördekleri ezmeyeceksiniz….

Adamlar bir şey anlamaz ama cennete bir girerler ki, her taraf ördeklerle dolu adım atacak yer yok…. içlerinden biri yanlışlıkla bir ördeğin üstüne basar, anında bir melek gelir, yanında da görüp görebileceğiniz en çirkin kadın….melek adama der ki:
– Sen ördeklerden birini ezdin, ceza olarak bu kadınla seni sonsuza kadar birbirinize bağlıyorum… ve melek onları zincirle birbirlerine bağladıktan sonra gider.
İkinci gün adamlardan biri daha yanlışlıkla bir ördeğe basar. Hemen melek çok çirkin bir kadınla gelir ve zincirle ikisini birbirine bağlar.

Üçüncü adam tek başına kalır. Arkadaşlarının başına geleni gördüğü için, ördeklere basmadan etrafı dolaşmaya başlar.

Aylar geçer ve adam tek bir ördeği ezmemiştir.

Bir gün bakar ki melek ona doğru geliyor, yanında da son derece güzel ve seksi bir kadın. Melek hiçbir şey söylemeden adamı bu kadınla birbirlerine zincirler ve gider. Adam bu işe çok şaşırır ama çok da sevinir:
– Bunu hakkedecek ne yaptım acaba der…..

Kadın yanıt verir:
– Seni bilmem ama ben bugün bir ördek ezdim….

Çözüm

İngilizler ve İskoçlar arasında yıllardır süren bir tartışma vardır. İngilizler her defasında İskoç kahvelerini basıp “Wilsonlar ayağa kalksın” deyip Wilsonları kurşuna dizip arkasından da “Eriksonlar ayağa kalksın” deyip Eriksonları kurşundan geçirirlerdi. Bu olay İskoçların çok moralini bozmaya başlamıştır.

Toplanıp bu olaya bir çözüm getirmeye çalışmışlar içlerinden en hakiki İskoç

-“Buldum” diye bağırır.

-Wilsonlar ayağa kalksın dediklerinde Eriksonlar ayağa kalksın, Eriksonlar ayağa kalksın dediklerinde Wilsonlar ayağa kalksın; böylece onları kandırmış oluruz.

Veremem

İki fakir konuşurken biri öbürüne sorar:
– Arkadaş mesela, senin iki araban olsa birini bana verir misin?..
– Tabii veririm.
– Ya iki evin olsa, birini bana verir misin?
– Tabii ki.
– İki horozun olsa birini bana verir misin?
– Hayır, veremem.
– Peki, niye veremezsin?
– Var da onun için veremem.

Kadınları Anlamak

Adamın biri kumsalda dolaşırken ayağı bir şişeye çarpmış. Şişenin tıpasını çıkarmış ve içinden bir cin çıkmış.

Cin adama:

-“Bir dilek hakkın var… Dile benden ne dilersen!” demiş.

Adam da:

-“İki okyanusu birbirine bağlayan bir köprü yapmanı istiyorum” demiş.

Cin:

-“Yahu kardeşim bu ne biçim dilek, daha olanaklı bir şeyler iste” demiş.

Adam Bu sefer:

-“Öyleyse kadınları anlamak istiyorum” demiş.

Cinin yanıtı çok kısa ve net:

-“Köprü kaç şeritli olsun?” demiş

Bilmeden Yorum Yapmak İstemiyorum

Papaz ölmek üzere olan adamın üzerine eğilerek:

-“Ölmeden önce şeytan ve onun kötülüklerini lanetle” der.

Ancak adamdan ses çıkmaz.

Papaz gene:

-“Ölmeden önce şeytanı ve kötülüklerini lanetle” adamdan yine ses çıkmaz.

Papaz iyice kızmış bir şekilde:

-“Neden şeytanı ve kötülüklerini lanetlemiyorsun be adam?”

Adam:

-“Nereye gideceğimi bilmeden kimse hakkında yorum yapmak istemiyorum” der

Gs , Bjk ve Fb

Bir GS’li, bir FENERLİ ve BJK’li Arabistan’da yasak olmasına rağmen bir otelde içki içerken yakalanırlar….

Mahkemeye çıkarılırlar… Karar İDAM…

İtiraz ederler ve karar ömür boyu hapis cezasına çevrilir. Ama o gün bayrama denk geldiği için Prens Hazretleri cezayı kaldırıp hepsine 20 kırbaç ceza verir.

Bizimkileri sempatik bulduğu içinde bi kıyak daha yapıp herkese cezasını hafifletmek için bir istek hakkı tanır…
BJK’li:

-“Sırtıma bir yastık bağlayın” der. 10 kırbaçtan sonra yastık paramparça olur ve pek fayda etmez.
Uyanık FENERLİ bunu görünce:

-“Sırtıma iki yastık bağlayın ” der. Ama iki yastık bile 10 kırbaca dayanamaz.
Sıra GALATASARAYLIYA gelince Prens Hazretleri:

-“Bak GALATASARAYLI sana acıdım. Süper Ligi kaçırdınız 100’üncü senenizde başarısız oldunuz, hekemlerden çektiniz. Bu yüzden sana iki istek hakkı veriyorum”
Peki der GALATASARAYLI:

-“O zaman bana 40 kırbaç vurulsun”. Herkes şaşkına döner.
Prens Hazretleri:”peki ikinci isteğin nedir?” diye sorar…
GALATASARAYLI pis pis sırıtarak:

-“FENERBAHÇELİYİ sırtıma bağlayın” der…

Don Giymeme

Sultan en güvendiği adamını Arabistan a hünkâr göndermiş.
Hünkâr, Arabistan da gezerken bakmış, Araplar entari giyiyorlar ama alta donları yok. Bir rüzgâr esti mi, manzara felaket! Haber salmış, altına don giymeyenler kadı huzuruna çıkartılıp, hapsedilecek. Aradan günler geçmiş Arabın bir tanesi don giymemiş ve ilk rüzgârda olay fark edilmiş. Kadı huzuruna çıkartmışlar. Kadı sormuş:

– Adın?
– Aptülmecit
– Baba adın?
– Aptülleziz
– Evli misin?
– 5 tane karım var!
– Kaç çocuğun var?
– İlkinden 15, ikincisinden 17, üçüncüsünden 16, dördüncüsünden13, beşincisinden 18 tane.

Kadı kararını vermiş ve söylemiş: – Aptülleziz oğlu, Abdülmecit’in, don giymeye vakti olmadığından beraatına karar verilmiştir!