Muhsin Yazıcı

Kategori -Kim, ne demiş?

Kim, ne demiş?

İnsanlar yavaş yavaş inanmamayı, güvenmemeyi, sevmemeyi ve kronik şüpheci olmayı öğrenir.

Bu gerçekleştiğinde artık ne yazık ki çok geçtir.

İnsanların ‘Tecrübe’ dediği şey budur.

Kalbiyle bağlantısını kesmiş bir insana ‘Tecrübeli’ denir.

Sigmund Freud

Erdal Atabek diyor ki,

Kendi yanlışını görememek” önemli bir olgunlaşma kusurudur.
Oto-kritik” dediğimiz bu yetkinlik ortadan kalkınca yapılacak iş, “başkalarını suçlamak” olur.
Çünkü, ortada bir yanlış vardır. Bunun sorumlusunu bulmak gerekir.
Yanlış yolun taşları şöyle döşenir:

Kendi yanlışını görememek. Görse de kabul etmemek.
Eleştiri kabul etmemek. Nankörlük, kasıtlılık, hainlik saymak.
Kendinden başkalarını suçlamak. Suçlu bulmak. Yoksa suçlu yaratmak.  Devamı…

Dalai Lama’dan 10 ders

Tibet’in ruhani lideri ve Budizm öğretisinin başöğretmeni olan Dalai Lama, Budizmin kurucusu olan Buda’nın reenkarnasyon sürecini tamamlayarak yeniden doğduğu düşünülen kişilere verilen bir ad.

Tibet’in 14’üncü ve son Dalai Lama’sı ise Nobel Barış Ödülü’ne değer görülen Tenzin Gyatso. Devamı…

Karl Marx diyor ki;

Kapitalizm, doğanın en büyük düşmanıdır. Kapitalizmde insan sevgisi, hayvan sevgisi yoktur. İnsanı mekanik bir böcek gibi görür.
Kapitalizm vatan sevgisi, barış istemez. Ahlak, erdem istemez.
Yozlaşmış, çıkarcı, cahil, beynine tecavüz edilmiş uysal köleler ister.

Atilla İlhan’a Sormuşlar

Türkiye’de bağnazlık hep sağa yakıştırılır. Fakat solda da bir bağnazlık yok mu?

Bunun sebebi, bizdeki aydınların bilinç aydını değil, inanç aydını olmasıdır… İnanç aydını naklidir, inandığını söyler, kitapta böyle yazıyor der ve ona inanır… Bilinç aydını ise düşündüğünü söyler… Bizim solcu aydınlarımız da liberallerimiz de bundan kurtulamamış, yani inanç aydını olmuşlardır. “Marx der ki” ile “Adam Smith der ki” arasında bir fark yoktur. Devamı…

Kim, ne demiş?

Kim, ne demiş?

Her şeyin altüst olduğu, fırsat eşitliğinin olmadığı, işgaller altında umutların tükendiği, siyasal katılımın olmadığı toplumda sadece din anlatarak insanları mutlu edemeyiz. İslam dünyası acilen bilgi, çalışma, üretme, temizlik, sosyal barış, sosyal adalet, insan hakları, kadın hakları, çevre, özgürlükler, ötekinin hakkı gibi temel konularda zihnini durultmak ve bu konularda mesafe almak zorunda. İslamiyette ibadet sadece kıldığımız namaz değildir. İnsanlığa, dünyanın imarına, sulha, barışa hizmet eden her davranış ibadettir.

Prof. Dr. Ali Bardakoğlu

Şükrü Erbaş diyor ki;

Yönetimi şiddet, adaleti korku, barışı hapishane olan kutsal kalabalık. Kendi çıplaklığını görmeyecek kadar üniformalısın.

Senden başka dünya olduğu fikri küçük düşürüyor seni. İnsan sevgisini, eşitlik duygusunu ancak musalla taşında yaşıyorsun; o da bir başka korkunun bir dualık kurnazlığıyla.

Yok ettiğin kültürler seni de alıp götürecek ama bunu ancak çocukların görecek. Korkunun uykusu daha büyük bir korkuya uyanır. Tek hücreli bir hayat getirdi seni buraya. Başka bir hayata değer katmak senden çok uzak bir erdem.

Prof. Dr. İbrahim Ortaş diyor ki;

Çukurova Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Ortaş, çok önemli bir konuya dikkat çekiyor: “Türkiye’deki kaynak kitap sayısı, dünya ile kıyaslanmayacak düzeyde yetersizdir.

Dünyanın en büyük kütüphanesi olan Amerikan Kongre Kütüphanesi’nde yaklaşık 30 milyon cilt kitap, Harvard Üniversitesi’nde yaklaşık 16.3 milyon civarında kitap bulunuyor. Türkiye’deki 186 üniversitede son rakamlara göre yaklaşık 15.3 milyon kitap bulunuyor. Devamı…