Muhsin Yazıcı

Kategori -Muhsin Yazıcı Makaleleri

Eğitim üzerine kısa bir değerlendirme / Muhsin YAZICI

Eğitim üzerine kısa bir değerlendirme / Muhsin YAZICI

Elemek ve seçmek üzerine kurulan eğitim sistemimiz çocuklarımızı değersizleştiriyor. ‘Seçmek’ eğitimde hiçbir zaman iyi bir yöntem değil. Odak noktası her zaman gelişme olmalı. Öğrenciler nasıl daha iyi öğrenir, öğretmenler nasıl daha iyi öğretir, okullar nasıl daha iyi olur?

www.muhsinyazici.com

Eğitimde temel sorun

Eğitimde temel sorun

Bence “eğitimin temel sorunu nedir?” diye sorulduğu zaman, verdiğim yanıt kısa ve net…

“En muhtaç olanın en iyi eğitimi alması gerekir.”

Bizde ise tam tersi, durumu iyi olanların çocukları en iyi eğitimi alıyorlar.

Sonuçta adaletsizlik katlanarak büyüyor. Yoksulluk ve yoksunluk babadan oğula miras olarak geçiyor. Ancak ve ancak eğitimle bu gidiş önlenebilir. Oysa, “Köy Enstütüleri” bunun için iyi bir örnekti. Kısa sürede yok ettiler.

Muhsin YAZICI / 13.11.2017

Eğitim kalitesi üzerine kısa bir değerlendirme / Muhsin YAZICI

Eğitim kalitesi üzerine kısa bir değerlendirme / Muhsin YAZICI

Eğitimin genel başarısı asla öğretmenlerin başarısından fazla olamaz. Yani öğretmenler ne kadar iyiyse, sistem de o kadar iyi. Önemli olan en yetenekli kişileri öğretmen olmaya çekmek, iyi yetiştirmektir. Bugün iyi öğretmen için hiç bir çaba yoktur. Kafayı akıllı tahtalara, bilgisarlara, tabletlere taktık…

Muhsin YAZICI / 13.11.2017

Irmaklar aşağıya doğru akar / Muhsin YAZICI

Irmaklar aşağıya doğru akar / Muhsin YAZICI

Atatürk 1933 yılında “Onuncu Yıl Nutku”nda şöyle demektedir:

“Yurdumuzu dünyanın en mamur ve en medenî memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi en geniş refah, vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız. Millî kültürümüzü, ‘muasır medeniyet’ seviyesinin üstüne çıkaracağız”.

Görüldüğü gibi… Muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkarılması hedeflenen  “Milli kültürümüz”dür… Devamı…

Şuçlu hep dışarıdadır

Şuçlu hep dışarıdadır / Muhsin Yazıcı

İslam toplumları diye adlandırılan yerlerde yıllardır süregiden şiddet, terör, baskı, haksızlıklar, adaletsizlikler, yoksulluk, gelir dağılımındaki bozukluk, yağma ve özgürlüklerin gasp edilmesi süregitmektedir.

Garip olan şudur ki;

“İslam ülkeleri her yıl kendi aralarında yaptıkları toplantılarda uluslar arası topluma eleştiriler sıralamakta, ancak kendi toplumlarında varolan yangını görmemeyi, birbirlerinin eleştirilerini yapmak yerine başkalarına yönelmeyi tercih etmektedirler. Tıpkı her birinin kendi toplumunda yaptıklarını haklı ve hatta gerekli görmeleri gibi.” Devamı…

Tüketenler dua ediyor, üretenler araştırma yapıyor

Tüketenler dua ediyor, üretneler araştırma yapıyor

Sanayi 4’ü yakalamak istiyorsak din adamı yerine fizik, kimya, biyoloji ve matematik mühendisleri yetiştirip AR-GE yatırımları hızla artırmalıyız… Dua eden toplum tüketen, araştıran toplum üretendir. Üretenler tüketenleri dua etmeye alıştırırlar ve onları çok daha kolay sömürürler.

Jomo Kenyatta bu durumu çok net ifade etmiştir:

-“Beyaz adam geldiğinde, bizim topraklarımız, onların ellerinde İncil vardı. İncil’i verip bizi uyuttular; gözlerimizi açtığımızda İncil bizim elimizde, topraklarımız onlardaydı” Devamı…

Nakilci eğitim, eğitimin baş düşmanıdır

Nakilci eğitim, eğitimin baş düşmanıdır

Gerçekleştirilecek eğitim reformu ile her türlü hurafeden uzak, araştıran, düşünen, çözümleyen, sorgulayan, kısaca bilim ve aklın rehberliğinde her türlü bilgi ve teçhizatla donatılmış yeni bir kuşağın yaratılması hayat mayat meselesi. Eğitim sisteminde köklü dönüşümün gerçekleştirilmemesi durumunda giderek medreseleşen çağ dışı bir eğitim sistemi ile Türkiye’nin on bin dolara takılmış kişi başına gelirini aşması ve orta-gelir tuzağından kurtulması sadece bir fantezi olarak kalır o kadar. Devamı…

Eğitim üzerine kısa bir değerlendirme…

Eğitim üzerine kısa bir değerlendirme…
Etkinliği arttırılmış, yetenekleri geliştirilmiş yurttaşlar yetiştirmek için eğitimin süresinin yanında kalitesi de artırılmalı. Eğitimde kalitenin ne olduğu konusunda her kafadan bir değerlendirme çıkıyor. Toplum olarak eğitimde kalite konusunu bile tartışamıyoruz.
Ayrıca eğitime ayrılan kaynağın büyüklüğünün yanında bu harcamaların nasıl yapıldığının eğitimin niteliğini yükseltme konusunda belirleyici olacaktır.
Ve şu kesinlikle bilinmelidir ki, eğitim reformunun en önemli ayağı, “iyi yetişmiş, yetkin öğretmendir.” Doğru dürüst öğretmen yetiştirme sistemimiz bile yok. İşin acı gerçeği toplum olarak böyle bir ciddi istek ve talep de yok…
Muhsin YAZICI – 30.09.2017

Laik eğitim kötü olsaydı..!

Laik eğitim kötü olsaydı..!

Siyasal İslamcılar çocuklarını Batı’ya, ABD’ye göndermez; Suudi Arabistan, Pakistan, Katar, Malezya, Afganistan’a gönderip okuturdu!

Laik eğitim kötü olsaydı, gelişmiş batı toplumlarına bütün İslam Ülkelerinden kitlesel göç ya da göç hareketleri olmazdı? Siz hiç bir batı ülkesinden siyasal islamın egemen olduğu ülkere kitlesel göç gördünüz mü? Suriye’den Suudi Arabistan ve Katar’a insanlar neden göç etmezler?

Din temelli eğitim nakilcidir.

Sadece var olanı aktarır. Devamı…

OKS, SBS ve TEOG Derken…

TEOG sorunlu mu? Değişsin mi?

Evet sorunlu… Kesinlikle değişsin…

Açın toplumsal tartışmaya, en iyisi aransın ve bulunsun… Eğitimin bütün paydaşları düşüncelerini ortaya konsun. Günlerce, aylarca hatta gerekiyorsa yıllarca tartışalım. Alt yapısını oluşturduktan sonra değişiklik yapalım. Ben yaptım anlayışı kaos yaratır, yaratıyor. Geçmişte yapılan değişiklikler bunun en iyi örneğidir. Devamı…

Demokrasinin koşulları

İlk koşulu: Özgürlüktür

En önemli belirtisi: Düşünce özgürlüğüne saygıdır

En dikkat edilecek koşulu: Eşitliktir

En önemli özelliği: İnsana sadece insan olduğu için saygı duymasıdır.

En önemli ilkesi: Her koşulda hukuk kurallarına bağlılıktır.

En önemli uygulaması: Kimseyi, sağcı-solcu, Sünnü-Alevi, kadın-erkek, siyah-beyaz ırk olarak görmez.

Muhsin YAZICI

İmam, müzik ve tehdit! / Muhsin YAZICI

Gazetelerde küçük bir haber olarak çıktı; “Rokçı imama konser sonrası tehdit”.

Antalya’nın Kaş ilçesinde ‘Rockçı imam’ olarak tanınan Pınarbaşı Köyü Camisi İmamı Ahmet Muhsin Tüzer, verdiği konser sonrası aldığı yüzlerce tehdit ve hakaret iletisi nedeniyle Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunmak zorunda kalmış.

İmamın aldığı tehditlerden birkaçı:

“Gel de Kütahya’da yap cahil imam”.

“Namaz kılarken aklından beste yapmak geçiyor olmasın”. Devamı…

Eğitim ve Mutluluk

“Eğer insan yaşamının amacı nedir?” diye sorsaydık, alacağımız yanıtlardan biri mutlaka “mutluluk” olurdu. Mutluluğu eğitimin bir amacı olarak kabul etmemiz ve bütün ana mutluluk kaynakların tanımladıktan sonra bunlarla uyumlu amaçlar koymamız gerekmektedir.

Bugün, eğitim ve mutluluk arasındaki ilişkiyi olumsuz etkileyen bir dizi sorunlar yumağı bulunmaktadır. Bu nedenle, bu sorunların çözümüne yönelik katkıları sunmak her duyarlı yurttaşın temel sorumluluğu olmalıdır.

Muhsin Yazıcı

Cahil kime denir?

Eleştirel düşünce becerileri olmayanlar, bilmedikleri bir konuda kolayca amansız bir düşmana dönüşebiliyorlar. ‘Evrim Teorisi’nde olduğu gibi…

Sağlıktan bilişime, ulaşımdan iletişime her alanda bilimin nimetlerinden sınırsız yararlanırlarken, bilim düşmanlığı ile muazzam bir ikiyüzlülük sergilemelerine ise, diyecek söz yok! Devamı…

Myanmar’daki katliamla ne kadar ilgiliyiz?

Yıllardır Myanmar’daki Müslümanlara Budist inancına bağlı hükumet ve din adamlarının baskı ve zulümlerini duyduk. Son üç beş aydır katliam düzeyine çıkan haberler daha sık gelmeye başladı.

04.09.2017 tarihi itibarı ile bölgeden haber geçen bir Türk gazetecisi ve yayın grubu var mı?

Yine o çok kızdıkları ve İslam düşmanı ilan ettikleri batı kadar ilgileniyor muyuz? Devamı…

Kısa bir ileti var

30 Ağustos Türk Ulusunu Anadolu’dan atıp “Asya’nın bozkırlarına yeniden göndermek.” isteyen işgal kuvvetlerinin, Anadolu bozkırına gömüldüğü günün adıdır.

Şimdi emperyalizm intikamını almak için, vekaletini verdiği gerici / bölücü odaklarla Türk Ulusuna yeniden savaş açmış durumda.

Düşman aynı…

Yöntemleri benzer… Devamı…

Tarih bilinci olmayınca, atma tutma başlıyor

30 Ağustos 1922 Zaferi ile 26 Ağustos 1071 Malazgirt Zaferini dengelemeye kalkmak asla doğru değildir. Her ikisinin yeri, anlamı, tarih içindeki ağırlığı farklıdır. Birini diğerinin yerine ikame etmeye kalkanlar neye hizmet ediyorlar anlamadım. 1176 tarihinde yapılan Miryokefalon Savaşı’nı nereye koyacağız. Hangi Savaşla kıyaslayacağız. Mohaç Meydan Muharebesini eşdeğerini nasıl bulacağız? Tarihte her olayın kendisine göre siyasal, ekonomik, toplumsal, sosyolojik bir alanı vardır. Ben şu savaşı şu savaşla kıyaslıyorum demek tarihsel bilinçten bi haber olmak demektir.

Muhsin YAZICI  / 30.08.2017

Laiklik ilkesinin önemi acil ihtiyaç haline gelmiştir

Din ve inanç, çeşitlenir.

Bir din ya da inanç, kendi içinde de çeşitlenir; mezhepler, cemaatler, tarikatler vs. olarak…

Farklı din, mezhep, tarikat ya da cemaatin olduğu yerde inanç, düşünce özgürlüğü ve yaşam biçimine saygı nasıl sağlanacak? Birilerinin lütfüne mi bağlı olacak? Ve işte laiklik ilkesi bu durumda ortaya çıkmış ve modern dünyanın temel taşı olmuştur.

Laiklik yoksa inançlara devlet eşit davranabilecek mi? Devamı…

Önce insan sonra…

Sol düşünce ve hareket, ırkçılığın her türüne, İslam ve Müslüman karşıtlığından istim alanı da dâhil olmak üzere karşıdır.
Çünkü Sol, Müslümana Müslüman olmaktan önce insan olarak bakar.
Ama siz, insana, insan olmaktan önce Müslüman olarak, alnı secde görüyor mu(?) görmüyor mu(?) diye sorarak bakartınız! Devamı…