Muhsin Yazıcı

Kategori -Mühendis Fıkraları

Ferrari

Ferrari

Temel birgün galeriye gimiş ve son model bir ferrari satın almış.hız denemesi icin otobana çıkmış,vitesler
1,2,3,4,5,roket araba paldır küldür durmuş ve galeriye gidip şikayetçi olmuş.temele aynı arabadan birtana vermişler.temel yine otbanda hız denemesi yapmaya başlamış,vitesler;
1,2,3,4,5,roket ve yine araba paldır küldür durmuş.yine galeriye gitmiş şikayet etmeye başlamış.galerici şüphelenip temelin yanına mühendis bindirmiş.otobana çıkmışlar. vitesler;
1,,2,3,4,5ve roket araba durmuş

temelegöre : r=roket
mühedise göre: r=geri viteswww.muhsinyazici.com

Konserve

Konserve

Bir fizikçi, bir kimyacı ve bir ekonomist. Issız bir adaya düşmüş. Yiyecek bir şey yok. Lakin bir bakmışlar sahile vuran bir konserve kutusu: Dolma!
Fizikçi demiş ki:
– bir taşla vurup açalım, yeriz.
Kimyacı demiş ki:
– Ateşe atalım hem sıcak bir şeyler yemiş oluruz hem de kutu açılır.
Ekonomist lafa girmiş:
– Farz edelim ki elimizde bir konserve açacağı var.
www.muhsinyazici.com

İşte Bu Yüzden

İşte Bu Yüzden

Şantiyede ameleler akşama kadar kan ter icinde çalıştıkları halde mühendisin masa başında oturarak kendilerinden iki – üç kat daha fazla maaş almasından rahatsız olmaktadırlar.bir gün bunun nedenini öğrenmek icin aralarından bir temsilci seçip mühendisin yanına gönderirler.
Adam mühendise sorar;
– Biz akşama kadar kan ter icinde çalışırız, emek harcarız fakat sen sadece masa başında oturarak bizden daha fazla ücret alıyorsun.bunun sebebi nedir?…
Mühendis gülümser ve;
– Git dışardan büyükçe bir taş kap gel, der.
Amele dışardan taşı alır gelir.Mühendis elini masanın üzerine koyar ve;
– Şimdi olanca gücünle vur, der.
Amele şaşırır;
– Nasıl olur böyle bir şey yapamam, dese de mühendisin ısrarı üzerine olanca gücüyle taşı masaya indirmiş.Mühendis hızla elini masadan çeker ve amele taşı masaya vurur.Mühendis gayet ciddi bir şekilde;
– İşte bu yüzden, der.
Amele hiçbir şey anlamaz, şaşkın bir şekilde dışarı çıkar.Merakla bekleşen arkadaşları hemen etrafına toplaşırlar.İçerde ne olduğunu sorarlar.Amele eliyle gözünü kapatır ve bir arkadaşına;
– olanca gücünle elime vur, der.
Arkadaşı vurmak istemez.
– sen vursana, diye ısrar eder.
bunun üzerine arkadaşı olanca gücüyle okkalı bir yumruk indirir.Amele hızla elini çeker ve yumruk bir şimşek gibi gözünde patlar.Amele arkadaşlarına döner ve;
-İşte bu yüzden, der
www.muhsinyazici.com

İş Başvurusu Yapan Mühendis

İş Başvurusu Yapan Mühendis

Kariyeri icin iş arayan bir mühendis gazetede ilan görür. Metod ve zaman etüdünde tecrübeli mühendis aranmaktadır. kendisi icin iyi bir fırsat olduğunu anlayan mühendis başvuru yapar ve iş görüşmesine çağrılır. Görüşmeye gitmeden firmanın internet sitesine girerek bilgi toplar ve 1000 personelin çalıştığını öğrenir. İş görüşmesini patron yapmaktadır. Mühendis bu işlerin %10 daha az personelle yapılabileceğini, artan personelin ise işten atılmadan yeni proje yatırımlarında istihdam edileceğini anlatarak puan toplama niyetindedir ve bunu müstakbel patronuna anlatmaya çalışır. Patronun yanıtı kısa ve nettir:
– “Ben zaten sen gelmeden 400 kişinin işine son verdim. senin görevin bu kadar personelle aynı ürünü çıkarmaktır.”
www.muhsinyazici.com

Mühendis Cenenneme Giderse

Mühendis Cenenneme Giderse

Bir mühendis ölmüş ve büyük bir yalnışlık sonucunda cehenneme atılmış. Cehennemin konforundan hoşnut kalmayan mühendis bir takım iyileştirmeler yapmaya başlamış. Kısa bir süre sonra cehennem, klimalı odaları, otomatik tuvaletleri, asansörleri, içecek otomatları ve diğer lüksleri ile bayağı rahat bir yer haline gelmiş. Bu arada mühendisin de iyice tanınıp sevildiğini söylemeye gerek yok.
Derken, günün birinde Cennet Meleği, şeytanı aramış:
-“Selam, cehennemde işler nasıl gidiyor? Neler yapıyorsunuz?”
Şeytan, memnun mesut gülümsemiş:
-“Ohoo.. biz burada çok iyiyiz. Bir mühendis düştü buraya ki sorma gitsin. İnanılmaz lüks ve konforlu bir yer yaptı bizim burayı. Bir görsen, tuvaletlerimiz otomatik, kola makinemiz bile var.”
Melek şaşırır:
-“Nee! Mühendis mi dedin? O adamın burada olmasi lazımdi. Çabuk onu buraya gönderin!”
Seytan:
-“Mümkünü yok! Kadromda bir mühendisin olmasından çok memnunum ve onu burada tutacağım!” diye çıkışmış.
Cennet Melegi sinirle bağırmış:
-“Onu çabuk buraya gönder, yoksa seni dava ederim!”
Şeytan katıla katıla gülerken şunları söylemiş:
-“Yok yaa! Nasıl yapacaksın bunu? Bütün avukatlar bizim tarafta!”…
www.muhsinyazici.com

Mühendis Eşek

Mühendis Eşek

Bir gün Amerikalının biri Türkiye’ye gezmeye gelmiş biyerde durmuş bide bakmış bizim köylüler ellerinde kazma kürek habire kazıyorlar sormuş:
-“Ne yapıyorsunuz siz böyle?”
Köylü:
-“Yol yapıyoruz” demiş.
Amerikalı bakmış en önde birde eşşek var merak etmiş yine sormuş:
-“Peki o eşek neyapıyor öyle en önde?”
Köylü:
-“O demiş buradaki yolları iyi bilir o önden yol gösteriyor biz peşine kazıyoruz”
Amerikalı gülmüş:
-“Pekii o eşek olmasaydı ne yapacaktınız?” demiş
Köylü biraz düşündükten sonra:
-“O zaman amerikadan mühendis getirtirdik demiş.”
www.muhsinyazici.com

Üç Mühendis Yolda Kalınca

Üç Mühendis Yolda Kalınca

Üç mühendis beraber arabada seyahat etmekteyken arabaları bozulur ve yolda kalırlar. Makine mühendisi hemen kolları sıvar ve motorla uğraşmaya başlar. Yarım saat sonra diğerlerinin yanına dönerek:
-“Motoru baştan elden geçirdim, burda bir sorun bulamadım.”
Bundan sonra elektrik mühendisi kalkar ve o da yarım saat uğraşıp geri döner:
-“Herhangi bir elektrik arızası da görünmüyor.” der.
Bunun üzerine iki mühendis bilgisayar mühendisine bakar, o da kalakıp arabanın önüne geçer sonra diğerlerinin yanına geri dönüp:
-“Kapatıp bir daha açsak?”
www.muhsinyazici.com

Mühendis İşletmeci Farkı

Mühendis İşletmeci Farkı

Günün birinde aynı üniversitede görevli 3 işletme uzmanı ile 3 mühendis İstanbul’a bir seminer için davet edilmişler. 6 kafadar daha ucuz olacağına inanarak trenle gitmeye karar vermişler. Hep birlikte tren bilet gişesine gitmişler, mühendisler birer tane bilet almış, işletmeciler yalnızca 1 bilet alıp trene binmişler. Mühendisler, işletmecilere tek bilet ile nasıl seyahat edeceklerini sorunca
– “Bekleyin göreceksiniz” Yanıtını almışlar.
Bir süre sonra kondüktör bilet kontrolü yapmaya başlayınca işletmeciler hep birlikte trenin tuvaletine girmiş ve kapıyı kilitlemişler. Kondüktör bilet kontrolünü bitirip tuvaletin önüne gelmiş ve kapıyı çalmış. Kapı aralanıp içeriden bir bilet uzatılmış. Kondüktör de bileti işaretleyip gitmiş. Mühendisler bayılmışlar bu işe ve dönüşte aynı numarayı kendileri de yapmaya karar vermişler. Seminer bitince yine aynı ekip istasyona gitmişler, mühendisler 1 tane bilet almış, işletmeciler hiç bilet almadan trene binmişler. Mühendisler biletsiz nasıl seyahat edeceklerini sorunca yine aynı yanıtı almışlar:
– “Bekleyin göreceksiniz.”
Kondüktör bilet kontrolüne başlayınca mühendisler hemen birlikte tuvalete girmişler. İşletmeciler de diğer tuvalete girmiş.
5 dakika sonra işletmecilerden birisi tuvaletten çıkıp diğer tuvaletin kapısını çalmış, kapı aralanıp içeriden bir bilet uzanmış. İşletmeci bileti alıp diğer tuvalete girmiş ve kondüktörü beklemeye başlamışlar…
Mühendislerden en genç olanı tuvaletten çıkıp diğer tuvaletin kapısını çalmış…
İşletmeciler kapıyı bile açmadan :
“Hadi lan, bizim numaramızı bize mi yedirecek…”
www.muhsinyazici.com

Ziraat Mühendisi

Ziraat Mühendisi

Bir bankanın zirai krediler bölümünde çalışan bir ziraat mühendisi, zirai kredi başvurularını yerinde incelemek için bir köye iş ziyaretinde bulunur. Akşam hava kararmak üzereyken köyden ayrılır. Yarı yolda arabası arızalanır ve inip baktığında tamirinin mümkün olmadığını görür. Bu gece burada bir başıma ne yapacağım diye kaygılanırken ileride bir ev olduğunu ve ışığının yandığını görür. Eve giderek kapıyı çalar. Kapıyı genç ve oldukça güzel bir bayan açar. Ve bayan şöyle der:
– “Buyurun beyefendi. Ben kocası askerde olan ve burada yalnız yaşayan bir bayanım. Size nasıl yardımcı olabilirim?”
Adam da:
– Ben bir bankanın zirai krediler bölümünde çalışan bir Ziraat Mühendisiyim. Arabam bozuldu ve yolda kaldım. Geceyi burada geçirmem mümkün mü acaba?
-“Tabi ki der kadın ve birlikte içeri girerler.”
Kadın adamın yanına gelerek:
-“Bakın beyefendi ben kocası askerde olan ve bu evde tek başına yaşayan bir bayanım. Her hangi bir arzunuz var mı?” Diye sorar.
Adam da acıkmış olduğunu ve mümkünse kadından yiyecek bir şeyler hazırlamasını ister.
Kadın adamın isteğini yerine getirir ve çok güzel bir sofra hazırlar. Yemekten sonra kadın adamın karşısına geçerek:
– “Beyefendi, ben kocası askerde olan ve bu evde tek başına yaşayan bir bayanım. Başka bir arzunuz var mıydı acaba?” Diye sorar.
Adam yemek için teşekkür eder ve eğer mümkünse yemeğin üzerine çay içmek istediğini söyler. Kadın çayı demler ve birlikte çaylarını içerler.
Çay faslından sonra kadın yatak odasına gidip en şuh ve seksi geceliğini giyerek adamın karşısına çıkar ve:
– “Beyefendi, ben kocası askerde olan ve bu evde tek başına yaşayan bir bayanım. Başka bir arzunuz varsa çekinmeden söyleyin onu da yerine getireyim. Der.
Adam da artık uyku saatinin geldiğini ve kadının ona bir yatak hazırlaması halinde uyumak istediğini söyler. Kadın yatağı hazırlar ve Ziraat Mühendisi uyur.
Sabah olup uyandığında adam kadını evin içinde göremez ve evin bahçesine çıkar. Kadın orada hayvanlara yem vermektedir. Fakat bir olay adamın tuhafına gider. Çünkü bahçede bir tavuk ve 5 horoz vardır.
Adam kadına sorar:
– “Hanımefendi, 1 tavuğa 5 horoz fazla değil mi? Ben bu durumdan bir şey anlayamadım da…”
Kadın bu soruya yanıt verir: -“Anlamayacak bir şey yok beyefendi. O horozların 4 tanesi ziraat mühendisi…”
www.muhsinyazici.com

Kapı Açmak

Kapı Açmak

Arizona’da demiryolu yapımı sırasında mühendis, yaşlı adamı ikna etmeye çalışıyordu:
– “Tom Baba, başka çözüm bulamadık. Demiryolunu sizin evden geçirmek zorundayız.”
Tom baba öfkelendi:
– “Demek benim evimden! Olur, mu öyle şey! Yani trenin her geçişinde gelip kapıyı açacağım, öyle mi?”
www.muhsinyazici.com

Mühendis Yarışması

Mühendis Yarışması

Bir grup mühendis bir televizyon yarış programı için bir adaya bırakılır. Yanlarında sadece giyeceği elbiseleri ile adaya bırakılan mühendisler hayatlarını yardım almadan idame ettireceklerdir. Mühendisler önce bir ağaçtan ev yapmak için kolları sıvar. Göz kararı ölçü alamadıklarından kimisi tek gözünü kısıp başparmağı ile ölçü alır kimisi karış ile ölçerek, özenerek işlerini yaparlar. Bu arada bir tanesi iş yapmadığı gibi kendisinin daha iyi yapacağını söyler, yaptıkları işi de beğenmez. Geçtikleri güzergâha da pisliğini yapınca diğerleri artık dayanamaz ve yaka paça bunu tutup senin derdin nedir diye sorarlar. Tüm kameralar onlara dönmüştür ve canlı
yayındadırlar.
-“Arkadaşlar ben buraya gelmeden üst düzey yönetici kursu almaktaydım, beni mazur görün, der.”
www.muhsinyazici.com

Ustalık Bedeli

Ustalık Bedeli

Bir fabrikada imalat hattındaki çok önemli olan ana makinalardan biri arızalanınca fabrikadaki tüm üretim de durdu. Mevcut teknisyenler makineyi çalıştırmak için çok uğraştılar, ancak ne yaptılarsa nafile, bir türlü başaramadılar. Sonunda dışarıdan uzman çağırdılar.
Uzman gelip makineyi inceledi. Durumuna baktı. Sonra çantasından bir çekiç çıkardı. Elinde çekiçle makineye yaklaştı. Makinenin belli bir noktasına elindeki çekiçle dikkatlice sert bir vuruş yaptı. Makine hemen çalışmaya başladı ve hiçbir arıza olmamış gibi devam etti.
Fabrika tekrar harekete geçti. Uzman fabrikadan ayrıldıktan iki gün sonra faturasını gönderdi :
“Hizmet bedeli karşılığı 1.000 USD (bin dolar)” Fabrika müdürü bu faturaya çok kızdı. Tepesi attı ve bir çekiç darbesi için bin doları çok buldu. Uzmandan ayrıntılı fatura göndermesini istedi. Uzmandan bir gün sonra aşağıdaki ayrıntılı fatura geldi :
Makineye çekiçle vurma bedeli………….. 1 $
Nereye vuracağını bilme bedeli……….. 999 $
Toplam………………………………….1.000 $
www.muhsinyazici.com

Mühendis Zekası

Mühendis Zekası

Bir papaz, bir sarhoş ve bir mühendis giyotinle ölüm cezasına çarptırılmışlardır. Sıra öncelikle papazdadır. İnfaz memuru papaza sorar:
– “İnfaz edilirken yukarı mı aşağı mı bakmayı tercih edersin?”
Papaz yanıt verir:
– “Yukarı bakmak isterim. En azından ölürken yüzüm tanrıya dönük olur.”
Papazın isteği yerine getirilir, giyotin bıçağı havaya kaldırılır ve bırakılır. Bıçağın hızı kesilir ve tam papazın boynuna santimetreler kala duruverir.
Bu tanrıdan bir işaret olarak görülür ve papaz serbest bırakılır.
Sıra sarhoşa gelmiştir. Bir umutla sarhoş da yukarı dönük olmak istediğini söyler. Aynı şekilde giyotin bıçağı tam sarhoşun boynuna yaklaşmışken yavaşlar ve durur. Bu da tanrının bir işareti olarak kabul edilir ve sarhoş da serbest bırakılır. En son sıra mühendistedir. Mühendis de yukarı dönük infaz edilmek istediğini belirtir. Tam bıçak havaya kalkmışken mühendis bağırır:
– “Durun bir dakika, bıçaktaki sorunun nerede olduğunu anladım.”
www.muhsinyazici.com

Mühendisler

Mühendisler

Bir Makine Mühendisi, bir Elektrik Mühendisi ve bir Bilgisayar Mühendisi bir gün eski bir araba ile yola çıkmışlar. Issız bir otobandan geçerken, araba aniden durmuş, baktılar çalışmıyor, Makine Mühendisi
– “Ben simdi hallederim!” diyerek atılmış, önce arabanın altına yatmış, kaputu açmış, bir kaç girişi sıkıştırıp, bir kaç yere çekiçle filan vurmuş ama tik yok! Başı eğik arabaya geri dönmüş.
Bunun üzerine Elektrik Mühendisi atılmış hemen, o da elektrik girişlerini, sigortaları kontrol etmiş, kablolarla oynamış ama hareket yok! bunun üzerine ikisi birden dönüp,
Bilgisayar Mühendisine bakmışlar. Sıranın kendisine geldiğini anlayan Bilgisayarcı,
– “Eeee şey, arabadan bir çıkıp tekrar girsek?”
www.muhsinyazici.com

Hastayım

Hastayım

-“Efendim, bugün çok hastayım, başım ağrıyor, midem bulanıyor, vücudumun her yeri sanki dayak yemiş gibi. Korkarım işe gelemeyeceğim…”
Durumu dinleyen patron:
-“Kerim Bey, biliyorsun bugün çok önemli müşteriler geliyor ve sana mutlaka ihtiyacımız var. Böyle durumlarda ben karıma bir masaj yaptırır, bir de seks yaparım. Kesinlikle kendime gelirim. Lütfen sen de dene ve hemen işe gel.”
Aradan iki saat geçer ve Kerim Bey patronu tekrar arar.
-“Efendim dediğinizi yaptım. Gerçekten iyi geliyormuş. Sanırım kısa bir süre sonra işte olurum…”
-“Haa bu arada evinizin manzarası inanılmaz güzelmiş…”
www.muhsinyazici.com

Her İşin Zamanı Var

Her İşin Zamanı Var

Satış Müdürü, teknik Müdür’e:
– “Sana istediğin kadar yardımcı eleman vericem, yeni yazılım projesini 2 hafta sonra masamda istiyorum.”
Teknik Müdür, Satış Müdürü’ne:
– “Peki ama ben size 9 kadın versem 1 ay sonra benim kucağıma bir bebek verebilir misiniz?”
www.muhsinyazici.com

Çevrecilik

Çevrecilik

Konferans sırasında arkadaş olan üç uzman birlikte tuvalete girerek ihtiyaç gidermişler.
İşini ilk bitiren ellerini yıkadıktan sonra makineden peş peşe kurulama kâğıtları alıp ellerini kurulamış.
Tam 16 adet kâğıt havlu harcamış. Arkadaşlarına dönmüş:
– “Ben ODTÜ mezunuyum, bizim okulda önce temizlik öğretilir. İşini ikinci bitiren tek bir kâğıt havlu çekmiş ve elini kurulamış.”
İkinci kişi diğerlerine dönmüş:
– “Ben Bilkent mezunuyum, bize okulda çevreciliği öğrettiler.”
Çok kâğıt harcamak çevreye zararlıdır?
Üçüncü kişi ne ellerini yıkamış, ne kâğıt almış.
Kendisine şaşkın şaşkın bakan arkadaşlarına dönmüş:
– “Ben Boğaziçi mezunuyum, biz elimize işemeyiz!”
www.muhsinyazici.com

Konserve

Konserve

Bir fizikçi, bir kimyacı ve bir ekonomist. Issız bir adaya düşmüş. Yiyecek bir şey yok. Lakin bir bakmışlar sahile vuran bir konserve kutusu: Dolma!
Fizikçi demiş ki:
– “Bir taşla vurup açalım, yeriz.”
Kimyacı demiş ki:
– “Ateşe atalım hem sıcak bir şeyler yemiş oluruz hem de kutu açılır.”
Ekonomist lafa girmiş:
– “Farz edelim ki elimizde bir konserve açacağı var.”
www.muhsinyazici.com

Yamyamlar

Yamyamlar

Bir bilgisayar firmasında 5 tane yamyam, programcı olarak görevlendirilirler. Müdürleri onlara hitaben: – “Şimdi burada çalışabilirsiniz. Burada iyi para kazanabilirsiniz. Ama yemek yemek için firmanın kafeteryasına gideceksiniz ve diğer çalışanları rahat bırakacaksınız” der. Yamyamlar hiç bir çalışanı rahatsız etmeyeceklerine söz verirler. 4 hafta sonra müdürleri gelir:

– “Çok iyi çalışıyorsunuz. Yalnız firmadaki temizlikçi kız kayıp. Ona ne olduğunu biliyor musunuz?” diye sorar. Yamyamların hepsi hayır derler ve bu işle hiç bir ilgilerinin olmadığını söylerler. Müdür gidince yamyamların şefi yamyamlara döner: – “Aranızdan hangi maymun temizlikçi kızı yedi?” diye sorar. En arkadaki yamyam alçak bir sesle yanıt verir: – “Ben yedim” bunun üzerine şef söyle yanıt verir. – “Ulan aptal! biz 4 haftadır grup müdürleri, bölüm müdürleri, proje yöneticilerini yiyip duruyoruz ki kimse farkına varmasın diye, senin durup dururken temizlikçi kızı yemen şart mıydı?!”www.muhsinyazici.com

Tercih

Tercih

İki mühendislik öğrencisi yerleşke içerisinde yürürken biri diğerine sorar,
– “Bu muhteşem bisikleti de nereden buldun?”
Diğeri yanıt verir,
– “Dün tek başıma dolaşırken bir yandan da okulu bitirince ne is yapacağımı düşünüyordum. Birden bu bisikletin üzerinde nefis bir kız geldi ve yanımda durdu. Bisikleti çimenlerin üzerine bıraktı ve üzerindeki bütün giysileri çıkarttı.”
Sonra da bana:
– “Hangisini istiyorsan al” dedi.
Diğer öğrenci arkadaşını doğrularcasına başını sallayarak,
– “iyi seçim yapmışsın, elbiseler belki sana uymayabilirdi.”
www.muhsinyazici.com

Nasa

Nasa

Nasa Mars’a adam gönderecekmiş. Sadece bir kişi gidebilecek, giden de geri dönemeyecekmiş. İlk aday olan mühendise bu iş için ne kadar isteyeceğini sormuşlar:
– “1 Milyon Dolar demiş” ve eklemiş
– “Kızılhaç’a bağışlayacağım.”

İkinci aday olan doktora da aynı soruyu sormuşlar. Doktor:
– “2 Milyon Dolar” demiş. – Bir milyonunu aileme bir milyonunu da tıbbi araştırmalara bağışlayacağım.”
Üçüncü aday olan Temel aynı soruya:
– 3 Milyon Dolar” diye yanıt verince yetkililer diğerleri bu kadar az isterken kendisinin neden 3 milyon dolar istediğini sormuşlar.
Temel yetkililere doğru eğilmiş, kısık bir sesle:
– “1 milyonunu ben alırım, 1 milyonunu size veririm, mühendisi de Mars’a göndeririz.”
www.muhsinyazici.com

Yönetici Ve Mühendis

Yönetici Ve Mühendis

Büyük bir şirketin üst düzey yöneticilerinden biri bir gün Newyork üzerinde balonla dolaşmaya çıkar. Aksilik bu ya, pusulasını aşağıya düşürür ve kaybolur.
İnmek için uygun bir yer ararken bir gökdelenin tepesinde sigara içen bir adam görür ve alçalır.
– “Pardon. ben neredeyim acaba?” diye sorar.
– “Yerden 500 feet yükseklikte bir balonun içindesin.” der adam.
Yönetici sinirlenir:
– “Sen mühendissin değil mi?” diye sorar.
– “Evet. der adam. Nereden bildin?”
– “Çünkü başım belada ve sana bir soru soruyorum. Verdiğin yanıt % 100 doğru fakat hiç bir işime yaramıyor.”
– “Sen de yöneticisin değil mi?”
– “Evet sen nereden bildin? “
– “Çünkü yerden 500 feet yükseklikte bir balonun içinde kaybolmuşun. Pusulan yok, berbat durumdasın. Fakat bu şimdi benim suçum oldu.”
www.muhsinyazici.com

Boru

Boru

Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet bir araştırma için arazide bulunmaktadır. Birden yağmur bastırır. Hemen yakındaki bir arazi evine sığınırlar. Ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz ayrılır. Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır. Soba yerden 1 m. kadar yukarda, altındaki dizili taşların üzerindedir. Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair bir tartışma başlar.

Kimyacı:
-“Adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış. “
Fizikçi:
-“Adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş.”
Jeolog:
-“Burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan herhangi bir deprem anında sobanın taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangın olasılığını azaltmayı amaçlamış.”
Matematikçi:
-“Sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış.”
Antropolog:
– “Adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş.”
Bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona sobanın yukarda olmasının nedenini sorarlar. Adam yanıt verir:
– Boru yetmedi!!!!!!
www.muhsinyazici.com

Hesaplama Hatası

Hesaplama Hatası

Bir duvarcı ustasının şantiyede başına gelen kaza ile ilgili şefine yazdığı mektup:
Sayın şantiye şefim; İş kazası tutanağına planlama hatası diye yazmıştım. Bunu yeterli görmeyerek ayrıntılı anlatmamı istemişsiniz. Şu anda hastanede yatmama neden olan olaylar aynen aşağıda anlattığım gibi olmuştur .
• Bildiğiniz gibi ben bir duvar ustasıyım. İnşaatın altıncı katındaki işimi bitirdiğim zaman biraz tuğla artmıştı. Yaklaşık 250kg kadar olduğunu tahmin ettiğim bu tuğlaları aşağıya indirmek gerekiyordu,
• Aşağı indim, bir varil buldum, ona sağlam bir ip bağladım ve ardından altıncı kata çıktım.
• İpi bir çıkrıktan geçirip ucunu aşağıya saldım.
• Tekrar aşağıya indim ve ipi çekerek varili altıncı kata çıkardım.
• İpin ucunu sağlam bir yere bağlayıp tekrar yukarı çıktım.
• Bütün tuğlaları varile doldurdum.
• Aşağı indim, bağladığım ipin ucunu çözdüm.
• İpi çözmemle birlikte birden kendimi havalarda buldum. Nasıl bulmayayım? ben yaklaşık 70 kiloyum. 250 kilogramlık varil süratle aşağıya düşerken beni yukarı çekti. Heyecan ve şaşkınlıktan ipi bırakmayı akıl edemedim.
• Ben yukarı çıkarken yolun yarısında, aşağı inmekte olan tuğla dolu varille çarpıştık. Sağ iki kaburgamın kırıldığını hissetim.
• Tam yukarı çıkınca, iki parmağım iple beraber çıkrığa sıkıştı; Parmaklarım da bu sırada kırıldı.
• Bu esnada yere çarpan varilin dibi çıktı ve tuğlalar etrafa saçıldı. Varil hafifleyince, bu sefer ben aşağı inmeye varil ise yukarı çıkmaya başladı ve yolun yarısında yine varille çarpıştık! Sol bacağımın kaval kemiği de bu sırada kırıldı.
• Yere inince can havli ile ipi bırakmayı akıl ettim. Bu sefer de başımı yukarı kaldırdığımda boş varilin süratle üzerime geldiğini gördüm! Kafatasımın da böyle çatladığını sanıyorum. Bayılmışım, gözümü hastanede açtım.

www.muhsinyazici.com

Amerikan Teknolojisi

Amerikan Teknolojisi

Amerikalılar yeni bir uçak geliştirirler ve bu uçağı denemek için Arabistan’a götürürler. Bir Arap pilotunu uçağa bindirirler ve uçak havalanır. Arap pilot uçağı kullanırken dört motordan biri patlar.

Göstergelerde ‘Don’t panic. This is American technology’ yazısı görülür, pilot rahatlar.
Daha sonra bir motor daha patlar ve göstergelerde yine aynı yazı görülür. Pilot da uçmaya devam eder. Ne var ki az sonra iki motor birden patlar. Hiç motor kalmayınca Arap pilot panikler. Tam bu esnada göstergelerde yine aynı yazı görülür ve uçak kendi kendini yumuşak bir şekilde indirir. Araplar pilottan bu olayı öğrenince şaşırırlar ve kendileri de böyle bir uçak yapmaya karar verirler. Ve nitekim bir uçak yapıp Amerika’dan bir pilot davet ederler. Pilot biner uçağa, başlar uçmaya. Bir iki dakika sonra bir motor patlar. Göstergelerde ‘Don’t panic. This is Arabic technology’ yazısı görülür. Az sonra ikinci motor da patlar ve aynı yazı gözükünce Amerikalı pilot: -‘Ulan bizim uçağın aynısını taklit etmişler.’ der. Derken iki motor birden patlayınca uçağın kendi kendini yere indireceğini düşünen pilot göstergelerde şu yazıyı görür: ‘Don’t panic. This is Arabic technology. Please repeat after me. Eşhedü en la ilahe illallah….’www.muhsinyazici.com