Muhsin Yazıcı

Kategori -Papaz Fıkraları

Alet

Alet

Oldukça seçkin görünüşlü bir bayan uçakla İsviçre’den dönmekteydi. Yanında oturmakta olan rahibe:
-“Özür dilerim peder, sizden bir iyilik isteyebilir miyim?” diye sordu.
Rahip:
-“Elbette kızım, senin için ne yapabilirim?” diye yanıtladı.
Kadın açıkladı:
– “İşte problemim; kendime yeni bir epilasyon aleti aldım ve buna oldukça yüklü bir para saydım. Sanırım limitlerin oldukça üzerine çıktı ve gümrükte elimden alırlar diye korkuyorum. Acaba gümrükten geçişte bunu cübbenizin altına saklayabilir misiniz?”

Devamı…

Günün fıkrası Vaktiyle papazın biri, mahzendeki şaraplarının azaldığını görünce zangoca bağırmaya ba

Günün fıkrası

Vaktiyle papazın biri, mahzendeki şaraplarının azaldığını görünce zangoca bağırmaya başlamış:
– “Kim içti bunları hey…”
Zangoç:
– “Sesiniz duyulmuyor, diyormuş.”
Papaz:
– “Nasıl duyulmaz canım, demiş. O kadar bağırıyorum.”
– “Vallahi duyulmuyor. İsterseniz yer değiştirelim de, bir de siz deneyin.”
Yer değiştirmişler. Bu kez zangoç bağırmaya başlamış:
– “Bizim komşu hanımı kim baştan çıkardı hey…”
Papaz:
– “Haklıymışsın hiç duyulmuyor, demiş.”

www.muhsinyazici.com

Haklıymışsın

Haklıymışsın

Papazın biri, mahzende şarap fıçılarının yanına inmiş olan zangoca bağırıyormuş:
– Bizim şarapları kim bitiriyor?
Zangoç da:
– Ne söylediğiniz duyulmuyor, diye karşılık veriyormuş.
– Seninkini ben duyuyorum da, benimkini sen nasıl duyamıyorsun, anlamıyorum…

Devamı…

Patron ve Papa

Patron ve Papa

Patron yanında çalışan memuruna “Benden çekinmesene evladım?..” demiş,

“Benim Papa’dan ne farkım var?.. Söylesene..” Memur:– “Haklısınız da efendim..” demiş mutsuz ve çaresiz bir ifadeyle, -“Papa sadece elini öptürüyor..!”

Günahsızın günah çıkarması

Günahsızın günah çıkarması

Damın biri papaza günah çıkartmaya gitmiş:
“Papaz efendi, ben çok iyi bir adamım. Karıncayı bile incitmem. Bu kuru kuruya bir laf değildir; bak ayaklarıma…”
Papaz eğilip bakmış:
“Bunlar ne böyle yahu?”
“Papaz efendi, bunlar ufak çıngıraklar. Ben karıncayı bile incitmem dedim ya, yolda yürürken görmeden bir karıncayı ezmeyeyim diye ayaklarıma çıngırak bağladım.”
Papaz anlayamamış:
“Peki bu çıngıraklar ne oluyor?”
“Ben yürürken çıngıraklar çalıyor, çıngırakların sesini duyan karıncalar da kaçıyor.”
Papaz başlamış gülmeye:
“Aman evladım, sen bana niye geldin? Böyle bir adamın günahı olur mu? Ben çok iyi insan gördüm ama, böylesini hiç görmedim. Sen cennetliksin oğlum, cennetlik!..”

Adam içini çekmiş:
“Sağol papaz efendi ama pek dediğin gibi değilim. Benim de günahlarım var.”
Papaz başını sallamış:
“Olmaz evladım, olmaz! Böyle bir adamın günahı olmaz. Olsa olsa hataların vardır…”
Adam yine içini çekmiş:
“Sağ ol papaz efendi, madem sen öyle dedin, ben geçenlerde bir hata işledim, onun için sana geldim.”
“Anlat bakalım şu hatanı… Aslında hata filan değildir ya, sen evhamlısın… Bir dinleyeyim bakayım…”

ADAM başlamış anlatmaya:
“Geçen gün evde yalnız oturuyordum. Karım misafirliğe gitmişti. Kapı çalındı, açtım, komşunun kızı… Geldi oturdu karşıma, bacak bacak üzerine attı, içki istedi, verdim, kalk dans edelim, dedi, ettik ve sonunda beni baştan çıkardı… Bir hatadır ettim, şimdi ne olacak?”
Papaz adamı teselli etmiş:
“Üzülme evladım, herkesin başına böyle şeyler gelir. Sen o kadar iyi adamsın ki, bu hatan da affedilir.”
Adam çok sevinmiş, teşekkür etmiş ve “Kusura bakmayın papaz efendi” demiş:
“Bir hata daha ettim!”
“Hayrola oğlum, o da ne?”
“Geçenlerde trenle gidiyordum. Bizim kompartımanda karımın bir arkadaşı vardı. Yolcular indi, ikimiz kaldık. Meğer kadının bende gözü varmış, o da beni baştan çıkardı, bir hata da onunla işledim.”
Papazın yüzü asılmış:
“Oğlum iyisin, hoşsun ama, senin bu hataların giderek artıyor, dikkat et!”
ADAM tam çıkarken yine boynu bükük geri dönmüş:
“Papaz efendi, söylemeyi unuttum ya da cesaret edemedim, ben bir hata daha işledim.”
Papaz yüzünü buruşturmuş:
“Anlat bakalım! Bu seferki hatan yine o hatalardan mı?”
“Ah papaz efendi, sorma! Geçen akşam bir iki kadeh içip eve geliyordum. Yolda bir kadın gördüm, arabaya aldım. Karanlıkta kadın gözüme çok güzel gözüktü. O da bana yanaştı, derken yine aynı hatayı işledik. Bir de ne göreyim, kadın yetmişlik biri…”
Papaz fırlamış ayağa:
“Bana bak ulan! Ayağındaki o çıngırakları, sen al bilmem nerene tak! Karıncaları ezmeyeyim derken, hepimizi sıraya sokacaksın…”www.muhsinyazici.com

Papaz, haham ve hoca

Papaz, haham ve hoca

Şehrin birinde bir kilise, havra ve cami tesadüf birbirine komşu durumuna gelirler. Zamanla papaz, haham ve hoca arkadaş olurlar. Üçüde kendi dinince ibadetini yaptırır, sonra biraraya vakit geçirirler.Gel zaman git zaman, yeni yıl diye kağıt oynamaya başlarlar. İnsanoğlu bu başlamayadursun, bir süre sonra bu oyunları kumara dönüşür. Sonunda ihbar edilirler ve polis aniden baskın yapar. Hemen toparlanıp oyun kağıtlarını saklarlar, ama polis durumdan emin!Komiser önce papazı sıkıştırmış:
‘-Sen din adamısın, yalan söylemek sana yakışmaz, söyle, kumar oynuyordunuz, değil mi?
‘. Papaz işin nereye varacağını kestirir ve inkâr eder. Komiser kararlıdır, kiliseden İncil’ i getirtir,‘-Öyleyse Mukaddes kitap üzerine yemin et’ der. Papaz bir kere hayır demiştir, şimdi itiraf ederse büsbütün kötü olacağını bilir.– ‘Ne yapayım,’ diye düşünür, ‘simdi yalan yere yemin eder, sonra katedrale gidip günah çıkartırım, Allah affeder…’Elini kitaba basıp yemin edince, komiserin yapacak birşeyi kalmamıştır. Bu defa hocaya döner:‘-Bak hoca efendi,’ der, ‘bilirim sizin dinde yalan söylemek çok günahtır. İtiraf et; kumar oynuyordunuz, değil mi? ‘:Hoca düşünür, ‘evet’ dese hem papazi ele vermiş olacak, hem de kendisi için durum iyi olmayacak. -‘Papaz bızden daha kıdemli, inkar ettiyse bir bildiği vardır. Arkadaş uğruna işleyeceğim bu suçu Allah elbet affeder’ diye kendini avutup, basar yemini…Sıra gelmiştir Haham Salamon’a. Komiser bu son kozu da kaybetmek istemez. Bütün hışmı ile ona döner:
‘-Söyle Haham efendi,’ der, ‘sakın inkâr etme, kumar oynuyordunuz, değil mi? ‘
Haham ellerini kaldırır, papaz ve hocayı işaret eder,
‘-İyi de komiser bey’ der, ‘kiminla? ‘

Yanlış anlama

Yanlış anlama

Genç rahibin kız kardeşi evlenmek üzere, kilisedeki nikâhını ağabeyinin kıymasını istemiş. Daha önce hiç nikâh kıymamış olan tecrübesiz genç rahip, yaşlı-tecrübeli bir rahibe danışmak istemiş, -“Kız kardeşim nikah törenini benimle yapmak istedi, ne yapacağımı bilemiyorum..” diye. -“Zor bir durum bu evlat” demiş yaşlı rahip -“İşe yarar mı bilemiyorum ama, ona kardeş arkadaş olarak kalmanızın daha doğru olduğunu söyle..!”

Özlemle Bekliyorum

Özlemle Bekliyorum

New York’ta yaşayan ve yoğun iş programı olan bir karı koca, iş gezisine farklı kentlere gittiklerinde birbirlerini çok özlediklerini fark edip bir iki gün tatil yapmak üzere Florida’da buluşmaya karar verirler. Adam, eşinden önce Florida’ya varır, otele yerleşir ve eşine bir e-posta gönderir. Fakat adreste harf hatası yaptığı için gönderdiği e-posta, bir gün önce ölen bir papazın eşine gider. Yaşlı kadın e-postayı okuyunca düşüp bayılır.-“Sevgili karıcığım, buraya ulaşır ulaşmaz, senin gelişinle ilgili işlemleri tamamladım. Burası gerçekten de dedikleri gibi çok sıcak. Yarın gelişini özlemle bekliyorum. Kocan.”www.muhsinyazici.com

Nah biliyordunuz!!!!

Nah biliyordunuz!!!!

Papa’nın uşağı Monsenyör’ün hizmetinde bulunduğu 10 yıl boyunca her sabah, onu saat 5’te uyandırır ve hava durumunu bildirirmiş:-“Saat 5 Aziz Papa hazretleri ve hava günlük güneşlik…”Papa’nın yanıtı hep aynı olurmuş:-“Teşekkür ederim evladım, Ulu Tanrı ve ben bunu biliyorduk.”Onuncu yılın sonunda uşak emekli olacağı gün son defa uyandırmış Papa’yı:-“Azia Papa hazretleri saat 5 ve dışarısıgünlük güneşlik ve bir yaz gün var.”-“Teşekkür ederim evladım, Ulu Tanrı ve ben bunu biliyorduk.” Diye yanıtlamış Papa.İşte o zaman uşak gevrek bir zafer kahkahası patlatmış ve:-“Nah biliyordunuz, gerçekte saat 8.30, dışarda da şakır şakır yağmur yağıyor!”www.muhsinyazici.com

Azgın rahibe

Azgın rahibe

Kilisenin birinde, sex için yanıp tutuşan bir rahibe varmış. Bu rahibe her gün baş rahibeye gidip, yeter artık dayanamayacağım ben erkek istiyorum demiş.

Başrahibe, olmaz kızım bak bu kadar yol geldin demiş.
Bir iki gün sonra yine rahibe baş rahibeye gidip, ben dayanamayacağım demiş. Başrahibe yine onu teselli etmeye çalışmış, bak kızım yapma, bizi ölünce cennette güzel, yakışıklı rahipler bekliyor demiş.

Rahibe o zaman bende ölürüm demiş ve kilisenin çatısına cıkmış. Atlarken de gözlerini kapayıp, beni affet tanrım demiş. O sırada geçen muz kamyonun içine düşmüş ve ellemiş her yer şeyle dolu, teker teker gelin, teker teker gelin demiş.

www.muhsinyazici.com

Yağmur yağdı çaktı şimşek

Yağmur yağdı çaktı şimşek

damın biri bayağı günah işlemiş. Bir papaza günah çıkartmaya gitmiş.
— Papaz efendi, ben çok günah işledim. Mesela dün komşunun küçük kızı geldi. Yağmur yağdı şimşek çaktı, ben bir günah işledim.
— Allah affeder oğlum.
— Önceki gün de büyük kızı geldi. Yağmur yağdı şimşek çaktı ben bir günah işledim.
— Allah affeder oğlum.
— Daha önceki gün de komşumun karısı geldi. Yağmur yağdı şimşek çaktı ben bir günah işledim.
— Tamam, oğlum, Allah affeder, affeder de, sen yavaş yavaş gitsen. Hava da bozmaya başladı zaten.

www.muhsinyazici.com

Yalancı peder

Yalancı peder

İki genç kadın, vapurla seyahatleri sırasında bir papazla tanışırlar. İskeleye geldiklerinde gümrük kontrolünün çok sıkı olduğunu öğrenirler. Papazı aramadıklarından, ellerindeki kaçak eşyaları saklaması için papaza yalvarırlar.
Papaz:
—Beni aramazlar ama ben de yalan söylemem, der. Sonunda kadınların yalvarmasına dayanamayarak paketi alıp, pantolonunun içine saklar.
Gümrükten çıkarlarken memur sorar:
—Sayın peder sizde bir şey var mı?
—Var evladım.
—Nerede? —Pantolonumun içinde.
—Görebilir miyiz o nedir?
—Olmaz gösteremem, o kadınlara aittir.
Gümrük memuru kahkahayı basar:
—öyle mi? çok şakacısınız sayın peder. Geçebilirsiniz.

www.muhsinyazici.com

 

Hazinenin anahtarı

Hazinenin anahtarı

Günah çıkartmaya giden güzel kız, papaza:
— Bekâretimi kaybettim muhterem peder, dedi.
Papaz, görüşünü söyledi:
— Bir daha yerine konulamayacak bir hazine elden gitmiş!
— İyi ama ben ne yapabilirdim, diye kendini savundu kız. Anahtarı herkeste bulunan hazine nasıl korunabilir, muhterem peder?

www.muhsinyazici.com

İlk günah çıkartma

İlk günah çıkartma

Katolik mahallenin papazı, o kiliseye gelişinin 25. yıldönümü şerefine verilen bir yemeğe davetliydi. Onuruna bir konuşma yapması için kasabanın ileri gelenlerinden bir politikacı seçilmişti. Aynı zamanda bir kongre üyesi olan politikacı trafik nedeniyle yemeğe geç kalmıştı. Herkes sıkıntıyla beklerken papaz bir konuşma yaparak sessizliği dağıtmak istedi.

“Bildiğiniz gibi, günah çıkarırken söylenenler asla açığa çıkarılamaz” diye başladı papaz, “Ancak size burada duyduğum ilk itirafı anlatmak istiyorum. Tabi kim olduğu hakkında bir ipucu vermeyeceğim, ama bu kasaba hakkındaki ilk izlenimlerimi anlatmak için bahsetmek istiyorum.

25 yıl önce buraya ilk geldiğimde bana günah çıkarmak için gelen ilk kişi yüzünden buranın korkunç bir yer olduğunu düşünmüştüm. Bu kişi bana bir TV çaldığını, yolda onu durduran polisi öldürdüğünü, zimmetine para geçirdiğini ve patronunun karısıyla ilişkisi olduğunu itiraf etmişti. Şaşkına dönmüştüm!

Fakat zaman geçtikçe onun buradaki en kötü insan olduğunu ve kasabanın geri kalanının son derece iyi, namuslu ve dürüst insanlardan oluştuğunu anladım ve burada kaldığım için çok mutluyum.” Papaz konuşmasını tam bitirmişti ki, politikacı kan ter içinde yemeğe yetişti. Herkesten özür diledi ve hemen konuşmasına başladı. “Sevgili papazımızın buraya ilk geldiği günü hiç unutmam. Aslına bakarsanız, kendisine ilk kez günah çıkarmak şerefi de 25 yıl önce bana ait olmuştu.”

www.muhsinyazici.com

Eskimo ve papaz

Eskimo ve papaz

Eskimo: Tanrı ve günah hakkında bir şey bilmesem cehenneme gider miydim?

Papaz: Hayır, bilmiyor idiysen gitmezdin.

Eskimo: O zaman ne diye bana onları anlattın?..”

www.muhsinyazici.com

Burda genelev varmı

Burda genelev var mı?

Mütevazi bir papaz, ünlü metropollerden birine başpiskopos olmuş. Köyünden metropole yolculuğa çıkmadan;
‘AMAN PEDER, BASIN MENSUPLARINA KARŞI ÇOK DİKKATLİ OL’ diye uyarılmış. Gittiği metropolde etrafını gazeteciler sarmış. Hoşgeldiniz faslından sonra bir gazeteci;
– “Genelevi kapatacak mısınız efendim?” diye sormuş. Peder düşünmüş düşünmüş o metropolde genelev olmadığını anımsamış. Şaşkınlıkla;
– “Burda genelev var mı” diye sormuş. Hemen ertesi gün tüm gazetelerde manşet:
REZALET! SKANDAL! FLAŞ FLAŞ FLAŞ YENİ PİSKOPOS AYAĞININ TOZUYLA BURDA GENELEV VAR MI DİYE SORDU. DİN ELDEN GİDİYOR.

www.muhsinyazici.com

Kutsal Üçlü

Günün fıkrası: Kutsal Üçlü

Birkaç yüzyıl önce Papa bütün Yahudilerin Roma’yı terk etmeleri gerektiğine karar verir. Doğal olarak Yahudi toplumundan büyük bir tepki gelir. Bunun üzerine, Papa ile Yahudi toplumundan önde gelen birisiyle karşılıklı dini bir müzakere yapmalarını önerir. Yahudiler kazanırsa
kalacaklar, Papa kazanırsa gidecekler. Yahudiler çaresiz kabul eder ve temsilci olarak Moiz’i seçerler.

Devamı…

Küçük bir alet

Küçük bir alet

Oldukça seçkin görünüşlü bir bayan uçakla İsviçre’den
dönmekteydi. Yanında oturmakta olan rahibe;
– “Özür dilerim peder, sizden bir iyilik isteyebilir miyim?” diye sordu. Rahip:
– “Elbette kızım, senin için ne yapabilirim?” diye cevapladı. Kadın açıkladı:
– “İşte problemim; kendime yeni bir epilasyon aleti aldım ve buna oldukça yüklü bir para saydım. Sanırım limitlerin oldukça üzerine çıktı ve gümrükte elimden alırlar diye korkuyorum. Acaba gümrükten geçişte bunu cübbenizin altına saklayabilir misiniz?” Rahip;
– “Tabi ki yapabilirim evladım ama biliyorsunuz ki ben yalan söyleyemem.” diye yanıtladı. Kadın;
– “Çok temiz ve dürüst bir yüz ifadeniz var peder, eminim ki size soru filan sormazlar.” dedi ve pahalı epilasyon aletini pedere verdi.
Uçak havaalanına vardı. Peder gümrükten geçeceği sırada görevli;
– “Peder, bildireceğiniz herhangi bir yükünüz var mı?” diye sordu. Bunun üzerine Peder;
– “Başımdan kuşağıma kadarki bölümde açıklayacağım herhangi bir şey yok, evladım” dedi.
Bu yanıtı garip bulan görevli;
– “Peki kuşağınızın altında kalan bölümde neyiniz var?” diye sordu. Peder yanıtladı:
– “Kadınların kullanımı için dizayn edilmiş mükemmel, küçük bir alet var, ancak şimdiye kadar hiç kullanılmadı!!”
Görevli kahkahadan kırılarak:
– “Tamam peder geçebilirsin, sıradaki!..”

www.muhsinyazici.com

 

Unutacaksın

Unutacaksın

Afrika’nın, tamamen siyahi insanların bulunduğu bir bölgesinde beyaz bir papaz görev yapmaktadır. Bir gün papaza bir yerli gelir ve;

– ”Efendim benim beyaz bir çocuğum oldu fakat buraya en yakın beyaz sizden başka enaz bin km uzaklıkta buna bir açıklık getirir misiniz?”. diye sorar.

Papaz bir an şaşırır eli ayağına dolaşır. Ne diyeceğini bilemez. Tam o sırada dışarıdaki keçiler gözüne takılır ve yerli adama dönerek;

– ”Bak evladım şu dışarıdaki keçileri görüyor musun?”.

– ”Evet!”.

– ”Keçilerin hepsi beyaz fakat içlerinden birisi siyah. Çünkü tanrı gücünü göstermek için bu tür olaylara başvurur”…

Derken yerli söze karışır;

– ”Tamam, tamam ben bu beyaz çocuğu unuttum ama sende o siyah keçiyi unutacaksın”..

www.muhsinyazici.com

Havlunun kerameti

Havlunun kerameti

Orta yaşın üstünde bir italyan, genç ve güzel bir hanıma aşık olmuş. Kadın da bu aşka aşkla karşılık vermiş. Birbirlerini çok sevmişler ve evlenmişler.

Kocası eşini hep mutlu etmek endişesi taşıyormuş, ancak yatakta mutlu edemediğini görüp karısına problemini açmış.
“Ne yapalım? papaza soralım…” kararını almışlar.
Olayı papaza açmışlar, papaz derhal bir tavsiyede bulunmuş:
“Genç bir kişi sizin üzerinizden bir havlu ile, havluyu sağa sola sallayarak esinti yapsın!
“Havluyu sallayacak genci bulmuşlar genç adam onlar sevişirken havluyu sallamış, sallamış ancak sevgililer yine mutlu olamamışlar.

Tekrar papaza gitmişler: “ne yapalım” demişler.
Papaz bir süre düşünmüş kocaya:
“Birde havluyu sen salla öyle deneyin” demiş.
İki sevgili evlerine dönmüşler ve papazın tavsiyesine uymuşlar, havluyu koca sallamış, kocanın yerine genç adam geçmiş…

Tabii sonuç müthiş olmuş, yer gök inlemiş ve koca, karısını memnuniyetini ve mutluluğunu görerek, genç adama dönmüş… Birazda küçümseyici bir tavırla

“Gördün mü koçum… havlu böyle sallanır…”

www.muhsinyazici.com

Bisiklet benim

Bisiklet benim

Afrika’da, çok geri kalmış olan bir köye gelen bir papaz, yerlileri eğitmeye çalışıyormuş.
Her sabah insanların iyilik yapmalarını, birbirlerine karşı iyi davranmalarını vaaz ederken, öğleden sonraları da:
Kabilenin reisine, İngilizce öğretmeye çalışırmış.
Bir gün papaz yanına kabile reisini alıp dolaşmaya başlamış.
Bu arada gördükleri şeylerin İngilizcelerini de söyleyerek reisin bilgisini arttırmaya çalışıyormuş.
Gene bir gün bir kayanın önünde papaz “Kaya” demiş, reis de “Kaya” diye tekrar etmiş.
Bir göle gelmişler, papaz “Göl” demiş, reis de “Göl” deyince papaz sevinip:
“Aferin” demiş.
Biraz sonra çalılıkların arasında oynasan bir çifte rastlamışlar. Papaz:
Biraz kızarmış ve yutkunarak “Bisiklete binmek” demiş.
Reis oynaşanlara söyle bir bakmış ve tüfeği ile ateş ederek her ikisini de öldürmüş. Papaz şaşkınlık içinde bağırmış

“Ne yapıyorsun. Bunca zamandır sizi medenileştirmek için uğraşıyorum, insanlara karşı iyi davranmanızın lâzım olduğunu, bunu Tanrının istediğini anlatıyorum. Şu yaptığın işe bak!”

www.muhsinyazici.com

Otobüs şoförü

Otobüs şoförü

Yakışıklı bir adam her gün rahibelerinde bindiği bir otobüsle işe gidiyormuş. Rahibelerden birini nasıl ederimde kandırırım diye her gün kur yapıyormuş.

Otobüs şoförü durumu çakmış;

– ”Genç sana bir iyilik yapayım bu rahibelerden birini sana ayarlayabilirim istersen” demiş.

Genç adam çok sevinmiş, otobüs şoförü demiş ki;

– ”Bu gece kilisenin yanındaki haç heykelinin önüne gel beyaz çarşaf içinde rahibe seni bekliyor olacak ama sadece arkadan verebilir o seni isa sanacak” demiş.

Genç gece yarısı denilen yere gelmiş gerçekten haçın önünde biri duruyor hemen;

– ”Arkana bakma ve öne eğil” demiş.

genç iştahla işini bitirmiş ve hızla oradan kaçarken;

– ”Ben isa değilim” diye bağırmış.

çarşafın içinden bir ses;

– ”Bende rahibe değilim otobüs şoförüyüm”.

www.muhsinyazici.com

Kahrolası mum

Kahrolası mum

Bayan O’Dunigan, Dublin’de O’Connel Caddesi’nde yürüyordu. Karşıdan da rahip O’Rafferty geliyordu.
– ”Merhaba” dedi, rahip. ”Nasılsınız? Bay Dunigan nasıl? Sizi iki yıl önce ben evlendirmemiş miydim?”.
– ”Evet” dedi, Bayan O’Dunigan.
– ”Bebek” dedi, rahip. ”Bebeğiniz oldu mu, küçük O’Duniganlar?”.
– ”Maalesef” dedi, Bayan O’Dunigan. ”Henüz bebeğimiz yok. Oysa öyle istiyoruz ki?”.
– ”Gelecek hafta Roma’ya gidiyorum” dedi, rahip. ”Vatikan’daki büyük kiliseye sizin için bir mum dikeceğim”.
– ”Teşekkürler sevgili rahip” diye adamın ellerini öptü kadın.
– ”Size minnettar olacağız”.
Birkaç yıl geçti aradan. Kadınla rahip bir daha karşılaştılar.
Rahip merakla sordu;
– ”Bebeğiniz oldu mu peki?”.
– ”Oldu” dedi, kadın. ”Sekiz yılda üç ikiz, dört de tek doğurdum. 10 çocuğumuz var”.
– ”Harika” dedi Rahip. ”Harika. Mucize işte bu. Peki, o şirin kocanız ne yapıyor?”.
– ”Roma’ya gitti, dedi kadın. ”Sizin o Allah’ın belası mumunuzu üflemeye”…

www.muhsinyazici.com

Günah çıkarma ayini

Günah çıkarma ayini

Kilisede günah çıkarma ayini vardır. Ve günahları için tanrıdan af dilemektedirler. Birinci sırada bir genç kız gelir ve;

– ”Aziz peder ben dün arkadaşımın şeyini sağ elime aldım” der.

Peder;

– ”Merak etme kızım elini suya batır hiç bir günah kalmaz ” der.

İkinci sırada yine bir genç kız vardır;

– ”Peder efendi bende arkadaşımın şeyini sol elime aldım” der.

Peder;

– ”Sende elini şu kutsal suya batır” der.

Tam bu sırada üçüncü ile dördüncü sırada yer alan iki genç kız kavga eder ve dördüncü sırada yer alan genç kız öne can havliyle atlayarak;

– ”Peder efendi, öndeki arkadaş dötünü suya batırmadan ben bir gargara yapayım…’

www.muhsinyazici.com