Muhsin Yazıcı

Kategori -Recep Tayyip Erdoğan Fıkraları

G-20 Toplantısı

G-20 Toplantısı

Türkiye, İngiltere, Japonya, Kanada, Almanya, Fransa, İtalya, Rusya, Avustralya, Brezilya, Arjantin, Hindistan, Çin, Endonezya, Meksika, Suudi Arabistan, Güney Afrika, Güney Kore, ABD ve Avrupa Birliği temsilcileri G-20 toplantısı için teker teker Antalya’ya gelirken Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande malum terör saldırılarından dolayı gelememiş.

Devamı…

Sizde korku yok…

Sizde korku yok…

Cumhurbaşkanı Erdoğan danışmanına sormuş;

-“Ben büyük bir adam mıyım?”

Danışman:

-“Evet, büyük bir adamsınız.

Erdoğan yine sormuş:

-“Örneğin kimlerden büyüğüm.”

Danışman:

-“Örneğin Özal’dan büyüksünüz, çünkü o cumhurbaşkanından çok korkardı, siz başbakanken hiç korkmadınız.”

Devamı…

Günün fıkrası: Eşek

Eşek

-“Hocam, Veziriazam’ın AB işleri ters gidince; diyorlar ki, ne olmuş yani! Nasrettin Hoca da eşeğe ters binmiş, ne var bunda?!

-“Yooo… Ben kendi eşeğime biniyorum. Veziriazama gelince, ya Amerika’nın eşeğine ters biniyor. Elin eşeğine binen tez iner! Bir de…”

-“Bir de ne hocam?”

-“Çoğu zaman da Amerika ve Avrupa, bunları eşek edip biniyor, at edip sürüyor.”

Hacca gitmiş gibi olduk

Hacca gitmiş gibi olduk

Erdoğan Hopa’ya geldiğinde olaylar oldu biliyorsunuz. Olay sonrası bir Hopalıya sormuşlar:

-“Böyle mübarek adam taşlanır mı?”

Hopalı yanıt vermiş:

-“Çayın kilosu 60 kuruş, fındık zaten yok. Bir bardak çay 1 lira, çay içtin boşaltmak için tuvalet 1 lira. Böyle olunca hacca gitme paramız hiç birikmez. Hazır ayağımıza gelmişken şeytan taşladık, hacca gitmiş kadar olduk.”

Devletin ayak bastığı yer

Devletin ayak bastığı yer

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan seçim gezileri sırasında köylerden birisine gitmiş. Köye Başbakan Recep Tayyip Erdoğan geldiğini duyan Mehmet dayı acele köy meydanına koşarak gelir.

İyi bir temannah çektikten sonra, sayın başbakanım ne olur bizim eve gidelim der.

Başbakanı zorla eve götürür. Eve gelir gelmez dama bir merdiven dayar:

Devamı…

Biatsa biat diyen milletvekili

Biatsa biat diyen milletvekili

Bir gün bir Ak Partili milletvekilini bir odaya almışlar ve sormuşlar: 
-“Karın mı yoksa Recep Tayip Erdoğan mı.” 
Milletvekili düşünmeden yanıtlamış: 
-“Recep Tayip Erdoğan” 
Oradakiler: 
-“O zaman al şu tabancayı git yan odadaki karını vur.” 
Adam sıkılmış terlemiş ve sonunda dayanamayarak: 
-“Yapamayacağım.” demiş. 

Devamı…

Dünya liderini beğendin mi?

Dünya liderini beğenmedin mi?

17 Aralık 2013 tarihinden sonra İstanbul’a giden bir turist, otel odasında televizyonu açıp, televizyonunda seyredilecek program aramaya başlamış:

Birinci kanalda karşısına nutuk atan Recep Tayyip Erdoğan çıkmış; kanalı değiştirmiş, ikinciye geçmiş, orada da aynı şey, üçüncüye geçmiş orada da. Çaresiz dördüncü kanala, beşinciye kanala, …… yirminci kanala gelince spikerin şu sözlerini duymuş:
“Ne o, dünya liderini; beğenmedin mi yoksa?”…

Yoksa sende “turist lobisine mi aitsin” der.
www.muhsinyazici.com

Halk gönderdi

Halk gönderdi

Başbakan ölmüş, götürüp gömmüşler.
Fakat mezarın içinde gene bağırıyor, çağırıyor. Ha bire şikayet ediyor! Etrafta yatan ölüler demişler ki: 
-“Ya biz huzur bulmak için buradayız. Bize herkes huzur içinde yatsın diye dua ediyor. Ama sen geldin sürekli kavga gürültü ediyor, huzur bozuyorsun. Çek git buradan ya da sus!” 
Tayyip Erdoğan 
-“Beni hiçbir yere kovamazsınız, bir yere de gitmiyorum; çünkü beni buraya halk gönderdi” demiş.

Bizde de bu kadar

Bizde de bu kadar

Tayyip Çin’e ziyarete gidince Çin başbakanına sormuş: 
-“Çin’de senden nefret eden kaç kişi var?” 
-“Fazla değil, yaklaşık 60 milyon.” 
– Eh, bizde de benden nefret edenler yaklaşık o kadar. O zaman bir sorun yok!”

Heder tutmamış demek…

Heder tutmamış demek…

Anadolu illerinden birine giden Tayyip top atışıyla selamlanıyormuş.

İkinci atıştan sonra yaşlı bir kadın polise sormuş: 
-“Niye ateş ediyorlar evladım?”
-“Tayyip geldi de…”
-“Vah, vah… İlk atışta isabet ettiremediler demek ki.”

Adam olursa…

Adam olursa…

Bir belediye otobüsünde bebek bekleyen çifte sormuşlar:
-“Bebeğin ismini ne koyacaksınız?”
-“Erkek olursa Recep Tayyip, kız olursa Emine koyacağız.”
Arkadan yaşlı bir amca seslenmiş:
-“Adam olursa Mustafa Kemal koy!”

Hasta bakıcıyım

Hasta bakıcıyım

Tayyip akıl hastanesinde konuşma yapıyormuş.

Bir kişi dışında dinleyicilerin tümü konuşma bittikten sonra alkışlamış.

Tayyip, alkışlamayan kişiye dönerek,

-“Siz niçin alkışlamıyorsunuz” diye sormuş.
Adam yanıtlamış: 
-“Ben hasta bakıcıyım!”

76 Milyon sevinir

76 Milyon sevinir

Abdullah Gül’le Tayyip Erdoğan uçakta konuşuyorlarmış: 
Gül:

-“Ben buradan aşağıya 20 TL atsam 20 kişi sevinir.
Erdoğan:

-“Ben 50 TL atsam 50 kişi sevinir.”
Bunları duyan pilot arkasına dönmüş ve:
“Ben buradan aşağıya ikinizi atsam 76 milyon sevinir” demiş.

Ancak yarısı anladı

Ancak yarısı anladı

Bir inek, bir beygir, bir eşek, dağılıp insanların ne yaptıklarını öğrenmeye ve beş yıl sonra buluşmaya karar verdiler.

Her biri başka yöne yola çıktılar. 
Beş yıl sonra buluşma yerine önce inek ile beygir geldi.. 
İkisi de perişan bir halde, zayıflamış, dişleri dökülmüş, kamburları çıkmış, adeta çökmüşlerdi. 
Beygir sordu:

-“Nedir bu halin inek?..” 
İnek iç çekerek anlattı: 
-“Bu insanlar merhametsiz. Beni durmadan birbirlerine sattılar. Alan sütümü sağdı.” –“Bir inek daha varmış, onu yanıma koyup çifte koştular, aç bıraktılar. Canımı zor kurtardım be kardeş…’” 
Sonra beygir anlattı: 
-“Benim de ağzıma bir demir parçası geçirdiler, ağzımı açamadım. Üzerime bindiler. O indi öbürü bindi, o indi öbürü bindi… Binmedikleri zamanlar zincire vurdular… Belim çöküp de onları taşıyamaz bir hale geldiğimde arkama kocaman bir araba bağladılar, bu sefer birçoğunu birden taşımaya başladım. Ben onları taşıdıkça kırbaçladılar. Canımı zor kurtardım yav inek kardeş…’ 

Ve uzaktan eşek gözüktü.

Eşek; ıslık çala çala, taşlara tekme ata ata geldi. Mutluydu. Şişmanlamıştı, tüyleri parlıyordu, gözlerinin içi gülüyordu, üzerinde lacivert takımlar vardı. İnek ile beygir, ‘Nedir bu halin, neler oldu’ diye merakla sordular, eşek anlattı: 

-“Bir memlekete vardım, birisi bağırdıkça insanlar onu alkışlıyordu. Ben de yüksekçe bir yere çıkıp bağırdım. Benim bağırmamı bilirsiniz, duyan benim yanıma koştu, duyan koştu. Onlar geldikçe ben daha çok DİN-İMAN-TURBAN”-falan-filan diye bağırdım…”
“Sonra?..” 
“Sonra beni başkan seçtiler…”
“Yani sen başkan mı oldun ?..”
-“Evet… Bir şey yapmama gerek kalmıyordu”, ben bağırdıkça onlar “Memleket seninle gurur duyuyor” diye alkışladılar. Yiyecek birçok şey vardı. Ben ise yedim ve bağırdım, yedim ve bağırdım…”
-“Pekiii… Senin eşek olduğunu anlamadılar mı?…”
Eşek yanıtladı:

-“Yarısı anladı ama diğer yarısına anlatamadı…”