Muhsin Yazıcı

Kategori -Sarışın Fıkraları

Pardon pardon

Günün fıkrası: Pardon pardon

Sarışının biri kütüphaneye girmiş ve direk bankoya yönelerek görevliden bir hamburger, bir kola, birde patates kızartması istemiş.

Görevlinin saf saf yüzüne baktığını gören sarışın bu sefer daha yüksek sesle;
– ”Anlatamadım galiba beyefendi, bana bir hamburger, bir kola, birde patates kızartması” demiş.
Artık iyice sinirlenen görevli;
– ”Hanfendi burası kütüphane!” demiş.
Sarışının yüzü kıpkırmızı olmuş, özür dileyip çok çok kısık bir sesle fısıldayarak;
– ”Pardon pardon, bana bir hamburger, bir kola, birde patates kızartması”…
www.muhsinyazici.com

Sarışın ve AIDS

Sarışın ve AIDS

Sarışının birisi erkek arkadaşıyla seks yaparken sorar :
-Sende aids yok değil mi?
Adam:— Hayır der ve devam ederler.
Biraz sonra tekrar sorar :
– Gerçekten sende aids yoktu değil mi?
– Hayır dedim ya. Hem niçin durmadan soruyorsun?
Sârisin cevaplar :
– İkinci kez yakalanmak istemiyorum da…

www.muhsinyazici.com

Tek el

 

Tek el

Sarışın çok güzel bir genç kadın bir gece klubünde stiptrizci olarak is bulmuştu. İlk kez sahneye çıkacağı için çok heyecanlıydı. Ancak ışıklar üzerinde parlar parlamaz öyle bir alkış tufanı koptu ki, heyecanı hemen yatıştı.

Üzerindeki elbiseyi çıkardıktan sonra, alkışlar biraz azaldı. Çoraplarını çıkardıktan sonra ise alkış seslerinde biraz daha azalma oldu. Sutyenini çıkardığında salondan tek tuk alkış sesleri geliyordu. Nihayet, üzerinde kalan son giysi parçasını da çıkarıp attı. Artik salondan tek bir alkış sesi bile gelmiyordu.
Vücudunun güzelliğinden son derece emin olan yıldız adayı şaşkınlık içerisinde on masada oturan bir adama yanaşarak sordu.
-“Şey acaba vücudumu beğenmediniz mi?”
Adam heyecandan soluyarak:
-“Nereden çıkardınız bunu?” dedi.
-“Ne bileyim. Ben soyundukça alkışlar kesildiğe.”
-“Tabi kesilecek. İnsan tek elle nasıl alkış tutabilirci?”

www.muhsinyazici.com 

 

Şef

Şef

Bir büroda biri sarışın, biri esmer ve biri kumral uç kadın; bir bayan şefin sekreteri olarak çalışıyorlarmış. Bakmışlar ki şefleri her çarşamba günü is saatinden bir-iki saat önce bürodan tüyüp gidiyor. Bir sure sonra kendi aralarında o halde biz de şef gider gitmez erken kaçalım diye anlaşmışlar.
Ertesi çarşamba şef gider gitmez bunların ucu de erkenden tüymüşler. Esmer olan carsıya gitmiş, alış-verisini yapmış, zamanını değerlendirmiş.
Kumral önce bir berbere gitmiş, sonra da çıkıp bir sinemaya girmiş. Keyifli bir öğleden sonrası geçirmiş.
Sârisin ise doğru evine gitmiş. Kapıyı açmış, bakmış, şefi ve kocası yatakta sarmaş dolaş. Hiç gurultu yapmadan kapıyı kapamış ve evden cıkmış gitmiş.
Ertesi çarşamba, şef yine erken tüyünce sekreterler hadi biz de gidiyoruz diye hazırlanmaya başladıklarında sârisin donmuş ve
-“Yook! Ben yokum, öyle erken falan tüymem! Gecen defa az kalsın şefe yakalanıyordum!”

www.muhsinyazici.com

 

Issız ada

Issız ada

Üç genç kız baş başa vermiş, ıssız bir adaya düşseler nasıl bir delikanlı ile olmak isteyeceklerini konuşmaktadırlar.
Biri:
– Benim için önemli olan erkeğin konuşkan olmasıdır.
İkinci kız:
– Erkeğin konuşkan olması iyidir elbette, ama bu arada avlanmayı ve avladığı hayvanları da pişirmesini bilmelidir.
Üçüncü kız gülümseyerek:
– Konuşmayı, avlanmayı ve av etlerini pişirmeyi bilse de olur bilmese de… Benim için iyi bir doğum uzmanı olması yeterlidir.

www.muhsinyazici.com

Sorun Ne?

Sorun Ne?

Bir profesör 3 kız öğrencisinin ” durum değerlendirmesi” yeteneklerini sınamak istemiş… Durumu anlatmış üçüne de ..
-“Denizde bir şalin üzerinde yâri çıplak ve yapayalnızsınız. Birden içi erkek dolu bir teknenin size doğru geldiğini görüyorsunuz. Hallerinden belli, bu balıkçı teknesi aylardır denizde ve hiçbiri aylardır kadın yüzü görmemiş. Hepsi aç kurt gibi size bakıyor. Sorunu çözmek için ne yaparsınız?”
Kumral kız yanıt vermiş…
-” Salın yönünü akıntıya doğru çevirir, kaçmaya çalışırım…”
Esmer olan daha kabadayı çıkmış…
-” Yanımda bir rambo bıçağı var..Ona sıkı sarılır, bakalım sala atlayacak erkek kimmiş beklerim…”
Sarişin basını iki yana sallamış…
—Durumu anladık Hocam da, sorun ne?”

www.muhsinyazici.com 

Soygun

Soygun

Sârisin ile esmer de, köşeyi kolay dönmek için banka soymaya karar vermişler…
Esmer bütün gece oturup plan yapmış… Sabah masanın üzerine kâğıtları sermiş, soygunu tüm ayrıntıları ile sarısına anlatmış…
-“İyi anladın değil mi ?” diye de sormuş.
“Burası küçük bir semt bankası.. Bir tek güvenlik görevlisi var… İşi üç dakikada bitirirsin, ben seni arabada bekleyeceğim.”
Binmişler arabaya, gitmişler bankaya…
Esmer motoru çalışır tutarak direksiyonda beklerken, sârisin bankaya girmiş.
5 dk. geçmiş…10 dk. geçmiş… 15 dk. geçmiş… Esmer korkmaya başlamış…
Tam gaza basıp kaçmaya karar vermişken, bankanın kapısı büyük bir gümbürtüyle sonuna kadar açılmış…
Önde sârişın elinde bir ip… İpin ucuna kasa bağlanmış, sürükleye sürükleye arabaya koşmaya çalışıyor…
Arkasından güvenlik görevlisi “DUR” diye bağırarak ateş ediyor… Ama koşamıyor…
Çünkü pantolonu ve iç çamaşırı dizlerinden aşağıya inmiş…
Sarişın arabaya atlamış… Esmer gaza basmış ve öfkeyle seslenmiş…
-“Bir de bana planı tam anladığını söylemiştin !.. “
-“Anladım tabii…”
-“Ben sana GÜVENLIK GÖREVLISINI BAGLA, KASAYI BOSALT demiştim gerzek

www.muhsinyazici.com

Şok

Şok

Sekreterlik için müracaat eden kızlardan biri, patronun odasından içeri girip, üzerindekileri çıkarıp, sutyen ve kilomla kalınca, patron afallayarak sorar:
– Bu da ne? Ben sekreter arıyorum, film yıldızı olacak bir kız değil.
Kız gayet pişkin:
– Biliyorum, benden referans istemeyecek misiniz?
— Evet.
— İste ben de, referansımı siz istemeden önce sundum.
Patron işi alaya vurur:
– O zaman sutyenle kilota ne gerek vardı?
Kız:
– Bana kalsa, onları da giymeyecektim, ama sizin şoke olmanızdan korktum.
www.muhsinyazici.com

Hala Zonkluyor

Hala Zonkluyor

Bir cumartesi sabahı.. İki genç kadın golf oynuyorlar. Sarisin olanı topu dikmiş.. Sopayı öyle bir savurmuş ki.. Top havada kursun gibi uçmuş, obur delikte golf oynayan bir erkeğe o hızla çarpmış.. Kadınlar dehşet içinde, erkeğin iki elini bacaklarının arasında kelepçeleyip iki büklüm kaldığını görmüşler.
Sarisin hızla oraya koşmuş ve özür dilemeye başlamış..
“Lütfen izin verin size yardim edeyim.. Ben bir fizik tedavi uzmanıyım ve eğer izin verirseniz çektiğiniz acıyı azaltabileceğimi biliyorum.”
“Yooo.. Yooo.. Gerek yok” diye inler gibi konuşmuş adam, elleri hala bacaklarının arasında kelepçeli..
– “Önemli değil.. Bir kaç dakika içinde düzelirim merak etmeyin..”
Sarisin ısrar etmiş.. Öyle ısrar etmiş ki adam
– “Peki” demiş sonunda..
Kadın çok yumuşak hareketlerle adamın ellerini birbirinden ayırıp iki yana sarkıtmış önce. Sonra adamı cimlere uzatmış. Pantolonun kemerini gevşetmiş.. Elini içeri sokmuş ve masaj yapmaya başlamış..
Biraz sonra sormuş..
– “Simdi nasıl hissediyorsunuz kendinizi..”
– “Harika” demiş adam.. “Harika hissediyorum.. Ama bas parmağım hala fena halde zonkluyor!..”
www.muhsinyazici.com

Olay yeri

Olay yeri

Tecavüze uğrayan genç kadın yakışıklı avukatına başından geçenleri anlattıktan sonra avukat sorar: — Peki, ne yapmamı istiyorsunuz?Kadın şehvetli bir şekilde: — Hele siz olay yerini bir inceleyin de… www.muhsinyazici.com 

Sarışınlara Satmıyoruz

Sarışınlara Satmıyoruz

Genç ve güzel sârisin, alışveriş merkezinin beyaz eşya reyonuna girer ve satıcıya sorar:
– “Su küçük televizyonu almayı düşünüyorum, fiyatı nedir ?”
– “Kusura bakmayın hanımefendi sarışınlara satış yapmıyoruz.!”
Genç kadın sinirlenir, evine gider, sacının rengini değiştirir ve ertesi gün mağazaya geri gelir, ayni satıcıya yaklaşır ve:
– “Su küçük televizyonu satın almak istiyorum.” der
– “Kusura bakmayın hanımefendi sarışınlara satış yapmıyoruz !!!!”
Kadın iyice sinirlenmiştir, soluğu bir kuaförde alır, bu defa köklü bir değişiklik yapar, hatta makyajından,göz rengine o tam bir esmer bombadır artik.. Ayni mağazaya gider, ayni satıcının yenidedir ertesi gün:
– “Şu küçük sevimli beyaz renkli televizyon ne kadar???”
—Kusura bakmayın hanımefendi, sarışınlara satış yapmıyoruz”
– “İnanmıyorum, nasıl anladınız sârisin olduğumu, üç gündür kendimi esmere çevirmek için yapmadığım kalmadı!”
—Hanımefendi 3 gündür satın almaya çalıştığınız şey Mikrodalga fırın!”
www.muhsinyazici.com

Sarışın sinemada

Sarışın sinemada

Sarışının biri sinemaya girip, filmi seyretmek istiyordu.
Gişeden biletini aldı.
Birkaç dakika sonra geri dönüp bir tane daha aldı.
Sonra bir bilet daha, bir daha…
Gişedeki görevli dayanamadı;
“Hanfendi karaborsa yapıyorsun galiba. Bu kaçıncı bilet alışın?”
Sarışın:
 “İçeride bir deli var.” dedi.
“Tam kapıdan girince biletimi yırtıyor. Bende gelip yenisini almak zorunda kalıyorum!”
www.muhsinyazici.com

Sarışın ile Temel

Sarışın ile Temel

Trafik polisi Temel sârisin bir bayan sürücüyü durdurur ve ehliyetini sorar. Kadın çantasını kucağına alıp aramaya baslar; ancak uzun süre geçmesine rağmen bir türlü aradığı şeyi bulamaz.
Temel beklemekten bunalır ve sabırsız bir ifadeyle kadına söylenir:
-“Hanimdendi, aradığınızı bulamadığınız anlaşılıyor. Üzerinde kendi resminizin olduğu şeyi göstereceksiniz, acele edin lütfen.”
Kadın bu uyarı üzerine telaşlanır ve kısa bir süre sonra
—Kah buldum” diye sevinçle çiğlik atıp çantasındaki makyaj aynasını Temel’e uzatır.
Temel aynayı ciddiyetle inceler ve kadına dönüp kibar bir ifadeyle konuşur:
-“Buyurun belgenizi hanımefendi. Özür dilerim, polis olduğunuzu söyleseydiniz durdurmazdım…”
www.muhsinyazici.com

Sarışın ata binerse

Sarışın ata binerse

Kahraman görevli Sarışın bir gün ata binmeye karar veriyor. Daha önceden hiç ders almamasına rağmen yardım istemeden sıçrayarak atın üstüne çıkmayı başarıyor. Ancak atın üstüne çıktığı anda at harekete geçiyor ve hızlanarak yola koyuluyor.

Biraz ürken sarışın atın boynuna sıkıca tutunuyor. Bu arada at biraz daha huysuzlanarak üstündekini atacakmış gibi çırpınmaya başlıyor. Sarışın atın altına doğru kayarken can havli ile atın yelesine tutunuyor.

Bir eli yelede bir ayağı üzengide yere deşecek gibi hızla hareket eden atın altında durmaya çalışırken, lunaparkın kahraman görevlisi gelerek atlıkarıncayı durduruyor… www.muhsinyazici.com

Hainsin

Hainsin

Günün birinde İstanbul’da sarışının biri hayattan o kadar bezmiş ki kendini boğazın soğuk sularına bırakarak hayatına son vermeye karar vermiş.

Boğaziçi köprüsünden geçerken arabasını durdurmuş, bariyerlere çıkmış ve titreyerek az sonra kendisini bu çekilmez hayattan kurtaracak olan sulara baka baka ağlarken yanına genç ve yakışıklı bir genç gelmiş.

Genç ona acımış ve sarışının ellerini tutup – “Bak, yasaman için çok neden var.Yarın sabah gemim Amerika’ya gitmek üzere demir alacak. Eğer istersen, seni de çaktırmadan gemiye alıp saklayabilirim. Sana hem yemek getiririm hem de sana çok iyi bakarım.” demiş.

Sarışın bakmış kaybedecek bir şey yok; belki de Amerika’ya gidip yeni bir başlangıç yaparım umuduyla denizcinin teklifini kabul etmiş. O akşam denizci genç onu gemiye almış ve filikalardan birine saklamış. Her gece sarışına üç sandviç ve bir meyve getiriyormuş, sonra da sabaha kadar sevişiyorlarmış.

Bir kaç gün sonra, kaptan rutin kontrolleri sırasında sarışına rastlamış. Orada ne aradığını sormuş. Sarışın da – “Ben bu gemideki denizcilerden biriyle anlaştım. O bana her gün yemek getiriyor ve Amerika’ya gitmemi sağlıyor. Ben de onun benimle sevişmesine izin veriyorum.” demiş.

Kaptan,
“Seninle seviştiği kesin küçük hanım da …. Bu Kadıköy-Beşiktaş vapuru”.www.muhsinyazici.com

Halim Kalmadı

Halim Kalmadı

Genç bir sanatçı adayı kız, doktoruna telefon açıp aldığı randevuya gelemeyeceğini söyledi.
Doktor sordu:
-“Neden çok mu hastasınız?”

-“Yoo değilim. Yalnız bugün bir prodüktöre gidip bir rol istedim. Sonra terzime gittim. Daha sonra ev sahibiyle kira meselesini tartıştık.
Kısacası doktor bey, bir defa daha soyunacak halim kalmadı!”www.muhsinyazici.com

Yüzme Dersi

Yüzme Dersi

Bir saatten beri suyun içindeydiler. Sarışın Kız, kendisine yüzme öğrettiğini söyleyen sevgilisine dayanamayarak sordu :
– Sevgilim… Gerçekten parmağını o delikten çekersen su alıp batar mıyım?
www.muhsinyazici.com

5 Dolar

5 Dolar

New York`tan Los Angeles`e giden uçakta cingöz bir avukat ile sârisin aptal görünüşlü bir hanim yan yana oturuyorlar. Avukat hem hanımla yakınlaşmak hem de hoşça vakit geçirmek için bir oyun teklif ediyor. Kabul görünce oyunu anlatıyor:
-Size bir soru soracağım, yanıtı bilemezseniz bana 5 dolar vereceksiniz, sonra siz soracaksınız bilemezsem ben size 50 dolar vereceğim.
Ve ilk soruyu soruyor:
-Ay ile dünya arasındaki uzaklık ne kadardır?
Kadın tek söz söylemeden çantasından 5 dolar çıkarıp adama uzatmış.
Soru sorma sırası sarısına gelmiş:
-Tepeye 3 ayakla tırmanıp 4 ayakla aşağı inen şey nedir?
Adam dakikalarca duşunmuş… Yanıtı bulamamış… Cüzdanından 50 dolar çıkarıp kadına uzatmış. Kadın parayı kibarca alıp çantasına koyarken avukat merakla sormuş:
-Yanıt ne?
Kadın tek kelime etmeden çantasını açmış ve 5 dolar çıkarıp adama uzatmış…
www.muhsinyazici.com 

zaten bu da…

zaten bu da…

Genç sarışın yüksek ateş şikâyetiyle doktora gider.
Kadın;
-“Dr. bey çok yüksek ateşim var beni muayene eder misiniz?”
Doktor;
-“Tabi hanımefendi, lütfen şu dereceyi dilinizin altına koyun”
Kadın;
-“Ama ben dereceyi ağzıma sokamam tiksinirim”
Doktor;
“-O zaman koltuk altınızdan alalım ateşinizi..”
Kadın
“-Şeyy.. doktor bey, oradan da çok gıdıklanırım..”
Doktor;
“-O zaman son çare olarak makat dan ölçeceğiz” der.
Kadın bunun olabileceğini söyler ve derecenin koyulması için gerekli olan pozisyonu alır. Doktor dereceyi yerleştirir ancak sarışın hatundan bu sefer de bir itiraz yükselir;
“-Ama doktor bey dereceyi koyduğunuz yer benim makatım değil ki”
Doktor;
“-Ehm, zaten bu da derece değil..”

www.muhsinyazici.com

Ya da

Ya da

Kadınla kocasının arasında uzun süredir bir faaliyet yokmuş. Koca ne yaparsa yapsın karısının ilgisini çekmeyi başaramıyormuş. En sonunda çareyi karısını bir psikologa götürmekte bulmuş. Psikolog genç ve güzel kadını problemini çözmek için :
– “Anlatın bakalım bir gününüz nasıl geçiyor “demiş.
Kadıncağız başlamış anlatmaya …
—Sabahları işe geç kalmamak için taksiyle gidiyorum. Fakat yanımda para bulunmadığından şoför ” Bayan ya parayı ödersiniz ya da ..” diyor. Mecbur kaldığım için ‘ ya da’ yı seçiyorum.
Durum böyle olunca işe geç kalıyorum tabii. Patronu kapıda kaşlarını çatmış beni beklerken buluyorum. Patron,
– “İse böyle geç gelmeye devam edersen seni işten atarım ya da ..” diyor. Yine ‘ya da’ yı tercih etmek zorunda kalıyorum.
Akşam eve yorgun argın geldiğimde ev sahibi kapıya dayanıp kirayı yine bir hafta geciktirdiğimizi belirterek ” ya kirayı hemen ödersiniz ya da .” diyor. Eee, haliyle ‘ya da’yı tercih ediyorum.
Kocam eve geldiğinde de o işi yapacak halim kalmıyor tahmin edersiniz ”
Psikolog kadına bakıyor :
“Hanımefendi tüm bu anlattıklarınızı kocanıza anlatabilirim ya da…”

www.muhsinyazici.com