Muhsin Yazıcı

Kategori -Tarih Meraklılarına

Atatürk’ün 1919’da Hacıbektaş’a gelişi

Anadolu işgal edilip, Mondros Mütarekesi ile Osmanlı ordusu terhis edilince, Anadolu’da bir iktidar boşluğu oluşuyor. Bir iktidar boşluğu oluşuyor ama, bu iktidar boşluğunda hayat devam ediyor…

Şehirlerde değirmenlerin dönüp, fırınlara un yetiştirilmesi, bozulan su şebekeleri ile kanalizasyonların onarılması, asayişin sağlanıp halkın mal güvenliği ile can güvenliğinin sağlanması yakıcı bir ihtiyaç olarak kendi kendini hissettiriyordu. Devamı…

Fesin kavukla, şapkanın fesle mücadelesi

 “İdeal ele geçince, ideal olmaktan çıkar, yaşanır bir şey olur… Bazı şeyler, kanunla, emirle, milletçe omuz omuza boğuştuğunuz halde düzelmezler. Adam fesi atar, şapkayı giyer ama alnında fesin izi vardır. Siz sarıkla gezmeyi yasaklarsınız, kimse sarıkla dolaşmaz. Ama bazı insanlardaki görünmeyen sarıkları yok edemezsiniz. Çünkü onlar zihniyetin içindedir. Zihniyet binlerce yılın birikimidir. O birikimi bir anda yok edemezsiniz, onunla boğuşursunuz. Yeni bir zihniyet, yeni bir ahlak yerleştirinceye kadar boğuşursunuz ve sonunda başarılı olursunuz. Önemli olan boğuşmaktan yorulmamak, umutsuzluğa düşmemektir. Milletler böyle ilerler. Yorulan, umutsuzluğa kapılan yenilir. Biz biliyoruz ki, inandığımız şey doğrudur, yenidir, ileridir. Öyleyse; eskiyi, geriyi, işe yaramazı mutlaka yeneceğiz demektir. Çünkü ilerlemenin başka çaresi yoktur. Yaşamak kanunu budur”.                     

Mustafa Kemal Atatürk 29 Ekim 1933

 

Kastamonu Gezisi

Atatürk, 23 Ağustos 1925’te ünlü Kastamonu gezisine çıktı. Yöreye ilk kez geliyordu. Yöre halkı onu, “yetenekli bir köylünün görmeden yaptığı bir resimden! İri yarı, pala bıyıklı, elinde iki metrelik bir kılıçla gavurları kesen bir savaşçı”olarak biliyordu. Oysa bambaşka bir insanla karşılaşmışlardı. “Askere benzer bir yanı yoktu, fes yerine başına geçirdiği o şey, ne olabilirdi?”2 Herhalde, gavurluğun göstergesi şapka değildi!.. Devamı…

Tarih öncesi insanlar kendilerini nasıl tedavi ediyordu?

Yazılı tarihten önce, insanların atalarının çok sayıda tıbbi mantar, bitki ve diğer doğal araçlardan faydalandığına inanmak için nedenler mevcut. Doğal ilaçların kullanımı, büyük ihtimalle modern bilim insanlarının bu ilaçların biyokimyasal yapısını anlamalarından çok daha önceye, milyonlarca yıl geriye uzanıyor.

Alexander Fleming’in 1928 yılında penisilini keşfetmesinden uzun zaman önce, insanlar enfeksiyonla mücadele etmek için antibiyotik kullanıyorlardı.

1800’lü yılların sonlarında, Fransız doktor Ernest Duchesne, eyerlerde büyüyen küfü kullanarak yaraları iyileştirilen sağlıklı Arap çocuklarıyla karşılaştı. Devamı…

Golan Tepeleri: Trump’ın ‘İsrail’in egemenliğini tanımanın zamanı geldi’ dediği bölge neden önemli?

ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin 52 yıl sonra İsrail’in Golan Tepeleri üzerindeki egemenliğini tanımasının zamanının geldiğini söyledi. İsrail, Suriye’ye ait Golan Tepeleri’ni 1967’de işgal, 1981’de ilhak etmişti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’daki İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısında yaptığı konuşmada Trump’ı eleştirdi. Erdoğan, “Golan Tepeleri’nin işgalinin meşrulaştırılmasına asla izin vermeyiz. Trump’ın Golan Tepeleriyle ilgili talihsiz açıklaması bölgeyi yeni bir krizin, yeni bir gerilimin eşiğine getirmiştir” dedi. Devamı…

İran’ın Devrimler Yüzyılı

  1. Bölüm: İran Kimliği

İran, şüphesiz Orta Doğu’nun en etkili ülkelerinden. Tarih boyunca bölgenin çehresini belirlemede rol oynadı, son yüzyılda da büyük bir devinim içindeydi.

  1. yüzyılın eşiğinde, Pers Krallığı’nda ıslahat ve meşrutiyet çağrıları tartışılırken, yüzyılın sonuna doğru İran dünyanın ilk “İslam Cumhuriyeti”ni kurmuştu.

Devamı…

Halifelik nedir? Neden kaldırıldı?

Halifelik, Hazreti Muhammed’in 632 yılında ölümü üzerine onun siyasal ve dinsel görevilerini yürütmek üzere Arabistan’da başlatılan yönetim türüdür.

Zamanla İslam çokulusluluğunun sembolü haline gelmiş, tarihi boyunca İslam dünyasını ve büyük Batı devletlerini ilgilendirmiş, 3 Mart 1924’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) kabul edilen yasayla kaldırılmıştır. Yasayı çıkaran TBMM olmakla birlikte yalnız Türkiye’yi ilgilendiren sorunlar nedeniyle kaldırılmamıştır. Devamı…

Sivil toplum, Jakobenler ve devrim

Jakobenler, aydınlanma düşüncesinin henüz dar bir elitin sınırlarını aşmadığı köylü bir toplumda, özgürlük ve özellikle eşitlik ilkesini geniş kitlelere yaymışlardır.

Onlar sayesinde aristokratik unvanlar kalkmış ve “vatandaş” sözcüğü genel hitap biçimi halini almıştır. Yine onlar sayesinde rejimin ancak cumhuriyet olabileceği fikri bir “ulusal uzlaşma” (consensus) halini almıştır.

Anti-Jakoben terör

Jakobenler hakkında ne düşünüyorsunuz? Susmayın, onları tanıyıp tanımamanız o kadar önemli değil! Robespierre, Danton, Saint-Just?.. Bu isimler size sempatik mi geliyor? O halde siz bir Jakobensiniz! Otoriteden, şiddetten ve kandan başka bir kanun tanımıyorsunuz. Devamı…

2200 yıllık tiyatroya biletle giriliyormuş

Denizli’deki Laodikya Antik Kenti’nde yapılan kazı çalışmalarında, 2 bin 200 yıllık geçmişe sahip batı tiyatrosunda bugünün tiyatrolarında olduğu gibi biletli oturma düzeni ve şeref locası olduğu tespit edildi…

Denizli’deki Laodikya Antik Kenti’nde yapılan kazı çalışmalarında, 2 bin 200 yıllık geçmişe sahip batı tiyatrosunda bugünün tiyatrolarında olduğu gibi biletli oturma düzeni ve şeref locası olduğu tespit edildi. Devamı…

Cadı mahkemeleri, nörolojik hastalık ve sosyal-politik faktörler

1692-93 yılları Amerika’nın kuzey doğusundaki Salem kasabasında ‘cadılık ve büyücülük’ gerekçesiyle başta kadınlar ve kız çocukları olmak üzere çok sayıda insanın mahkemelerde yargılandığı ve ölüme mahkum edildiği yıllar oldu.

Bu olay tarihte ‘Salem Cadı Mahkemeleri’ olarak biliniyor.

9 yaşındaki Betty Parris ile 11 yaşındaki Abigail Williams bu avın ilk kurbanlarındandı. Bu iki kuzenin cadılık faaliyetine kanıt olarak sunulan şey ise tuhaf davranışlarıydı. Devamı…

Afganistan’ın yakın tarihi

Afganistan tarih boyu stratejik konumu nedeniyle işgal ve çalkantıların odağında oldu. Ülke yakın tarihinde de hızlı ve sarsıcı değişimlerden geçti.

1919 – Afganistan, ülkeyi hakimiyet alanlarına katmak isteyen İngiliz kuvvetlerine karşı yapılan üçüncü savaşın ardından bağımsızlığını yeniden kazandı.

1926 – Emanullah Han kendisini Afgan Kralı ilan etti. Uygulamaya çalıştığı sosyal reformlar muhfazakar unsurlarda direniş görmesiyle sonuçlandı. Devamı…

Bizans tahrip edildiyse Osmanlı çoktan mahvedildi

Bu toprağın yani İstanbul’un altını tanımama bazı çokbilmişlerin(!) sözünü ettikleri gibi Bizans değildir. Bizans’tan önce bize daha yakın katman olan Osmanlı gelir. Eğer bu şehirde Bizans tahrip ediliyor ve hakkı verilemiyorsa, ki öyledir, onun üstündeki Osmanlı mirası çoktan mahvedilmiş demektir. Ve de öyledir.

İSTANBUL’un en büyük sorunu toprağın üstünde yaşayanların bir alttaki tabakayı bilmemesidir. Bu toprağın altını tanımama bazı çokbilmişlerin(!) sözünü ettikleri gibi Bizans değildir. Bizans’tan önce bize daha yakın katman olan Osmanlı gelir. Eğer bu şehirde Bizans tahrip ediliyor ve hakkı verilemiyorsa, ki öyledir, onun üstündeki Osmanlı mirası çoktan mahvedilmiş demektir. Devamı…

Mısır piramitlerinin sırrını çözebilecek kalıntılara ulaşıldı

Mısır’da antik taş ocağı Hatnub’daki arkeolojik incelemeler sırasında piramitlerin nasıl inşa edildiğini aydınlatabilecek bir rampa sisteminin kalıntıları bulundu.

Mısır’da antik taş ocağı Hatnub’daki arkeolojik incelemeler sırasında piramitlerin nasıl inşa edildiğini aydınlatabilecek bir rampa sisteminin kalıntıları bulundu. Devamı…

Osmanlı Türklere ‘Etrak-ı bi İdrak’(akılsız türk) derdi, Osmanlı hayranlığı tarih bilmemekten’

Tarihin izinde genç bir delikanlı Ahmet Karakuş… 1934 yılında Artvin’in Ardanuç beldesinde doğan Karakuş, zorlu bir hayat mücadelesinin içinden sıyrılıp gelmiş bir isim. Araştırmaları ve tarih alanındaki çalışmalarıyla özel bir yere sahip. Antalya’da yaşayan bir yazar Karakuş ve bir kent için gurur kaynağı.

Cumhuriyet’in bugün geldiği durumdan rahatsızlık duyduğunu dile getiren Karakuş, en büyük korkusunun halkımızın Mustafa Kemal’i ve Cumhuriyet devriminin kazanımlarını unutması olduğunu belirtti. Devamı…

Reşit Galip Gerçek Cumhuriyetçidir

Saraycıların ve liboşların reddettiği Öğrenci Andı’nın yazarı Reşit Galip kimdir?
Reşit Galip, Askeri Tıbbiye’de 3. sınıf öğrencisiyken öğrenimini yarıda bırakıp Balkan Savaşı’na, ardından 1. Dünya Savaşı’nda Doğu cephesine gönüllü yazılır.
Savaşlarda hastalandığı için evine kan tükürerek döner.

Anadolu’nun işgali sırasında arkadaşları ile birlikte yoksul ve bitkin halka karşılıksız sağlık hizmeti verir, eğitim çalışmaları yapar. Tavşanlı’da Yunan işgaline karşı kurulan Müdafaa-i Hukuk örgütünün yöneticiliğini üstlenir.
1925’te milletvekili olur. Halkevleri’nden sorumlu parti yöneticiliğine getirilir. Devamı…

Miras kalan rüşvet alışkanlığı

Osmanlı döneminde kız istemeye giden analar, oğullarını övmek için;

“Kuzumun ne içkisi, ne sigarası, ne kumarı (ve çapkınlığı kastederek) ne de başka kötü alışkanlıkları var. Maaşı şu kadar, rüşveti bu kadar!” derlerdi. Rüşvet, Osmanlı’nın kanına işte böylesine işlemişti.

Galiba bize yüklü bir miras bıraktığı anlaşılıyor.

Prof. Dr. Ahmet Mumcunun “Osmanlı Devletinde Rüşvet” İnkılap Yayınevi

Büyük savaşçı Kartacalı Hannibal’ın Roma seferi

Kartacalı generalin Alpler’i hangi yoldan aşıp Roma’ya yöneldiğine ilişkin büyük bilmece çözüldü.

Akdeniz’in batısındaki hâkimiyet savaşlarında Kartaca İmparatorluğu, Roma’nın en amansız düşmanıydı. Pön Savaşları’nın başladığı yıllarda Afrika’nın kuzeyinde egemen bir güç olan Kartaca, deniz ticaretini neredeyse tümüyle kontrol altında tutuyor ve bu ticaretten olağanüstü bir servet elde ediyordu. Devamı…

Lozan görüşmelerinde Lord Curzon – İsmet İnönü diyaloğu

Lozan görüşmelerinde İngiliz heyeti başkanı Lord Curzon İsmet İnönü’ye diyor ki,

“Lozan Muahedesi’nden memnun ayrılmıyoruz. Hiçbir dediğimizi yaptıramadık. Harap bir memleket alıyorsunuz. Bunu imar etmeyecek misiniz, neyle nasıl yapacaksınız? Geleceksiniz para isteyeceksiniz, diz çökeceksiniz, reddettiklerinizin hepsini cebimizden çıkarıp, size göstereceğim” dedi.

Bunu hiçbir zaman unutmam. Devamı…

Sabahattin Ali’nin Atatürk’e yazdığı mektup ortaya çıktı!

Habertürk yazarı Murat Bardakçı, Sabahattin Ali’nin Atatürk’e altına 15 kuruşluk eski harfler zamanında basılmış bir pul yapıştırarak gönderdiği mektubu yayımladı.

Sabahattin Ali, Konya Cezaevi’nden yazdığı mektupta Atatürk’ten affını istiyor.

‘Kürk Mantolu Madonna’, ‘Kuyucaklı Yusuf’ ve ‘İçimizdeki Şeytan’ gibi romanları ve şiirleri ile Türk Edebiyatı’nın en çok okunan yazarlarından olan Sabahattin Ali‘nin,

14 Nisan 1933’te Konya Cezaevi’nde yazdığı mektup ortaya çıktı. Devamı…

Osmanlıdan Kalan Miras

♦ Osmanlı’dan bize kalan sadece dört önemli fabrika var: Hereke İpek Dokuma, Feshane Yün İplik, Bakırköy Bez ve Beykoz Deri fabrikaları…

♦ Nüfusun % 80’i kırsal bölgede yaşıyor. Bunun önemli bir bölümü yerleşik değil göçebe. 40 bin köyün 37 bininde ne okul var, ne postahane, ne de dükkan. 40 bin köyde yaklaşık 11 milyon insan yaşıyor. Bu insanların ancak % 2’si okur-yazar. 37.000 köyde okul yok. 1922 istatistiklerine göre 1950 köyde sığır vebası var. Devamı…

Osmanlı Haremi A’dan Z’ye

Harem

Akkadça’dan Arapça’ya geçmiş bir kelime olan Harem, “korunan, mukad­des şey ve yer” manasına gelir. Evlerde kadınların erkeklerle karşılaşmadan günlük hayatlarını sürdüreceği bölüme Harem denir. İslâmiyet’ten önceki dönemlerde Ortadoğu’da kurulmuş devletlerde ve İran’da Harem kurumuna rastlanır. Harem, Müslüman toplumlara mahsus bir kurum değildir, dünyanın her tarafında değişik din ve medeniyetlerde Harem’e rastlanılır.

İslâmiyet’ten sonra devlet başkanlarının saraylarında Harem, Emeviler zamanında ortaya çıktı. Abbasiler döneminde saray teşkilatının gelişmesine paralel olarak Harem de kurumlaştı. Harem teşkilatı daha sonra Selçuklular, Harezmşahlar, Memlükler gibi İslâm devletlerinde de aynı yapı üzerinde devam ederek Osmanlı İmparatorluğu’na intikal etti. Devamı…

Osmanlı sarayındaki “harem” hakkında kısa bilgiler

Osmanlı sarayındaki en merak edilen yer hep Harem olmuş. Çünkü adı bile; “herkesin girmesine müsade edilmeyen” anlamına geliyormuş. Osmanlı padişahlarının özel yaşamlarını sürdürdükleri bu bölüme Harem halkı dışında çok az kişi girebiliyordu.

Buradaki kadınların çoğu Müslümanlaştırılmış Hristiyan esirlerden oluşurdu. O yüzden 36 Osmanlı sultanının 34’ünün annesi gayrimüslümken din değiştirmiş. Devamı…

Prof. Dr. Bernard Lewis hayatını kaybetti

“Atatürk Uluslararası Barış Ödülü” sahibi ünlü tarihçi Bernard Lewis 102 yaşında hayatını kaybetti.

Ortadoğu tarihçiliğinin en önemli isimlerinden Prof. Bernard Lewis, 102 yaşında yaşamını yitirdi.Lewis’in ölüm nedenine ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Bernard Lewis, 1998 yılında “Atatürk Uluslararası Barış Ödülü”ne layık görülmüştü. Devamı…

WordPress sürümünü güncellemeniz ve SLL güvenlik hatalarını gidermeniz gerekiyor.