Muhsin Yazıcı

Kategori -Tarih Meraklılarına

Yeni Türkiye, yeni Rusya: İkili ilişkilerin ilk adımları

Rusya Federasyonu ve Türkiye Cumhuriyeti arasındaki diplomatik ilişkilerin başlamasının 100. yıldönümü vesilesiyle, Sputnik Türk-Rus ilişkilerindeki ilk adımları anlatıyor.

M. Kemal Atatürk, İ. İnönü, Aralov, Askeri Ataşe K. K. Zvonarev, Azerbaycan Büyükelçisi İ. Abilov, Türk birliklerinin olağan taarruz hazırlıkları sırasında Konya civarlarına yapılan teftiş ziyaretinde. 23 Mart 1922.

Meclisin yabancı bir ülkeye gönderdiği ilk mektup

26 Nisan 1920’de, TBMM’nin açılışından üç gün sonra, geleceğin Cumhurbaşkanı, dönemin Meclis Başkanı Mustafa Kemal, TBMM adına V. İ. Lenin’e bir mektup göndererek diplomatik münasebetlerin tesisini teklif etti ve dış güçlere karşı verilen Millî Mücadele’de Türkiye’ye yardım edilmesini istedi.

Devamı…

Tarihi Galata Bölgesi ve Galata Kulesi

Bir zamanlar İsa kulesi olarak adlandırılan Galata Kulesi’nin yapım tarihi tam olarak bilinmese de MS 500’lü yılların başlarında inşa edildiği tahmin edilmektedir.

Tarihi Galata bölgesinin en eski ve en önemli eseri olan kuleyi; Romalılar, Venedikliler, Cenevizliler ve Osmanlılar farklı amaçlarla kullanmışlardır.

Galata Kulesi ve efsaneleri hakkında bilgi vermeden evvel bölgeyi bir tanıyalım…

Devamı…

Oltaya gönüllü takılmak

DELİCE..

1951-1952 yıllarında İspanya Hükümeti, Türkiye’den çok yüksek miktarda odun kömürü satın almak istiyor.

O güne kadar İspanya’ya yapılan ihracat kalemleri arasında yer almayan bu talebin bir de özel şartı vardı:

Kömürler İskenderun’dan Saroz Körfezi’ne kadar Akdeniz ve Ege sahillerinde doğada kendiliğinden yetişen “delice” ağacından elde edilmesi isteniyordu.!

Devamı…

İskilipli Atıf Milli Mücadele karşıtıdır / Alev Çoşkun

Çorum Hitit Üniversitesi’nde “İlmi ve İçtimai Yönleriyle İskilipli Mehmet Atıf Efendi” sempozyumu yapılmış.

Bu toplantıda, AKP Genel Başkan Vekili Prof. Dr. Numan Kurtulmuş konuşmuş ve Cumhuriyet devrimlerini eleştirerek “Türk modernleşmesi dünyada en problemli modernleşmedir” yargısından sonra “İskilipli Atıf Hoca, şapka devrimine karşı kitap yazdığı için asıldı” demiş.

Devamı…

İttihat ve Terakki ile Kemalizm arasındaki temel fark / Feyziye Özberk

Cumhuriyet’imizin temelinin atıldığı tarihlerden birisi, 17 Aralık 1908, Meclis-İ Mebusan’ın tekrar açıldığı gündür. Mustafa Kemal Atatürk bu temel tarihi gerçeği özlü bir biçimde belirtir: “Eğer Meşrutiyetler olmasa idi, Cumhuriyet olamazdı. Resneli Niyazi gibi Meşrutiyet önderlerine çok şey borçluyuz!..”

2. Meşrutiyet Devrimi’yle farklı bir anlatımla 1908 Hürriyet Devrimi’yle, dönemin büyük devletlerine devamlı tavizler veren, onurlu bir dış politika yürütemeyen Abdülhamid’in baskı rejimine, güçlü bir darbe vurulur.

Meclise seçilen 275 kişiden 160’ı İttihat ve Terakki üyesidir. Ahmet Rıza Bey Birinci Reisliğe seçilir.

Devamı…

Atatürk’ün 1919’da Hacıbektaş’a gelişi

Anadolu işgal edilip, Mondros Mütarekesi ile Osmanlı ordusu terhis edilince, Anadolu’da bir iktidar boşluğu oluşuyor. Bir iktidar boşluğu oluşuyor ama, bu iktidar boşluğunda hayat devam ediyor…

Şehirlerde değirmenlerin dönüp, fırınlara un yetiştirilmesi, bozulan su şebekeleri ile kanalizasyonların onarılması, asayişin sağlanıp halkın mal güvenliği ile can güvenliğinin sağlanması yakıcı bir ihtiyaç olarak kendi kendini hissettiriyordu. Devamı…

Fesin kavukla, şapkanın fesle mücadelesi

 “İdeal ele geçince, ideal olmaktan çıkar, yaşanır bir şey olur… Bazı şeyler, kanunla, emirle, milletçe omuz omuza boğuştuğunuz halde düzelmezler. Adam fesi atar, şapkayı giyer ama alnında fesin izi vardır. Siz sarıkla gezmeyi yasaklarsınız, kimse sarıkla dolaşmaz. Ama bazı insanlardaki görünmeyen sarıkları yok edemezsiniz. Çünkü onlar zihniyetin içindedir. Zihniyet binlerce yılın birikimidir. O birikimi bir anda yok edemezsiniz, onunla boğuşursunuz. Yeni bir zihniyet, yeni bir ahlak yerleştirinceye kadar boğuşursunuz ve sonunda başarılı olursunuz. Önemli olan boğuşmaktan yorulmamak, umutsuzluğa düşmemektir. Milletler böyle ilerler. Yorulan, umutsuzluğa kapılan yenilir. Biz biliyoruz ki, inandığımız şey doğrudur, yenidir, ileridir. Öyleyse; eskiyi, geriyi, işe yaramazı mutlaka yeneceğiz demektir. Çünkü ilerlemenin başka çaresi yoktur. Yaşamak kanunu budur”.                     

Mustafa Kemal Atatürk 29 Ekim 1933

 

Kastamonu Gezisi

Atatürk, 23 Ağustos 1925’te ünlü Kastamonu gezisine çıktı. Yöreye ilk kez geliyordu. Yöre halkı onu, “yetenekli bir köylünün görmeden yaptığı bir resimden! İri yarı, pala bıyıklı, elinde iki metrelik bir kılıçla gavurları kesen bir savaşçı”olarak biliyordu. Oysa bambaşka bir insanla karşılaşmışlardı. “Askere benzer bir yanı yoktu, fes yerine başına geçirdiği o şey, ne olabilirdi?”2 Herhalde, gavurluğun göstergesi şapka değildi!.. Devamı…

Tarih öncesi insanlar kendilerini nasıl tedavi ediyordu?

Yazılı tarihten önce, insanların atalarının çok sayıda tıbbi mantar, bitki ve diğer doğal araçlardan faydalandığına inanmak için nedenler mevcut. Doğal ilaçların kullanımı, büyük ihtimalle modern bilim insanlarının bu ilaçların biyokimyasal yapısını anlamalarından çok daha önceye, milyonlarca yıl geriye uzanıyor.

Alexander Fleming’in 1928 yılında penisilini keşfetmesinden uzun zaman önce, insanlar enfeksiyonla mücadele etmek için antibiyotik kullanıyorlardı.

1800’lü yılların sonlarında, Fransız doktor Ernest Duchesne, eyerlerde büyüyen küfü kullanarak yaraları iyileştirilen sağlıklı Arap çocuklarıyla karşılaştı. Devamı…

Golan Tepeleri: Trump’ın ‘İsrail’in egemenliğini tanımanın zamanı geldi’ dediği bölge neden önemli?

ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin 52 yıl sonra İsrail’in Golan Tepeleri üzerindeki egemenliğini tanımasının zamanının geldiğini söyledi. İsrail, Suriye’ye ait Golan Tepeleri’ni 1967’de işgal, 1981’de ilhak etmişti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’daki İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısında yaptığı konuşmada Trump’ı eleştirdi. Erdoğan, “Golan Tepeleri’nin işgalinin meşrulaştırılmasına asla izin vermeyiz. Trump’ın Golan Tepeleriyle ilgili talihsiz açıklaması bölgeyi yeni bir krizin, yeni bir gerilimin eşiğine getirmiştir” dedi. Devamı…

İran’ın Devrimler Yüzyılı

  1. Bölüm: İran Kimliği

İran, şüphesiz Orta Doğu’nun en etkili ülkelerinden. Tarih boyunca bölgenin çehresini belirlemede rol oynadı, son yüzyılda da büyük bir devinim içindeydi.

  1. yüzyılın eşiğinde, Pers Krallığı’nda ıslahat ve meşrutiyet çağrıları tartışılırken, yüzyılın sonuna doğru İran dünyanın ilk “İslam Cumhuriyeti”ni kurmuştu.

Devamı…

Halifelik nedir? Neden kaldırıldı?

Halifelik, Hazreti Muhammed’in 632 yılında ölümü üzerine onun siyasal ve dinsel görevilerini yürütmek üzere Arabistan’da başlatılan yönetim türüdür.

Zamanla İslam çokulusluluğunun sembolü haline gelmiş, tarihi boyunca İslam dünyasını ve büyük Batı devletlerini ilgilendirmiş, 3 Mart 1924’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) kabul edilen yasayla kaldırılmıştır. Yasayı çıkaran TBMM olmakla birlikte yalnız Türkiye’yi ilgilendiren sorunlar nedeniyle kaldırılmamıştır. Devamı…

Sivil toplum, Jakobenler ve devrim

Jakobenler, aydınlanma düşüncesinin henüz dar bir elitin sınırlarını aşmadığı köylü bir toplumda, özgürlük ve özellikle eşitlik ilkesini geniş kitlelere yaymışlardır.

Onlar sayesinde aristokratik unvanlar kalkmış ve “vatandaş” sözcüğü genel hitap biçimi halini almıştır. Yine onlar sayesinde rejimin ancak cumhuriyet olabileceği fikri bir “ulusal uzlaşma” (consensus) halini almıştır.

Anti-Jakoben terör

Jakobenler hakkında ne düşünüyorsunuz? Susmayın, onları tanıyıp tanımamanız o kadar önemli değil! Robespierre, Danton, Saint-Just?.. Bu isimler size sempatik mi geliyor? O halde siz bir Jakobensiniz! Otoriteden, şiddetten ve kandan başka bir kanun tanımıyorsunuz. Devamı…

2200 yıllık tiyatroya biletle giriliyormuş

Denizli’deki Laodikya Antik Kenti’nde yapılan kazı çalışmalarında, 2 bin 200 yıllık geçmişe sahip batı tiyatrosunda bugünün tiyatrolarında olduğu gibi biletli oturma düzeni ve şeref locası olduğu tespit edildi…

Denizli’deki Laodikya Antik Kenti’nde yapılan kazı çalışmalarında, 2 bin 200 yıllık geçmişe sahip batı tiyatrosunda bugünün tiyatrolarında olduğu gibi biletli oturma düzeni ve şeref locası olduğu tespit edildi. Devamı…

Cadı mahkemeleri, nörolojik hastalık ve sosyal-politik faktörler

1692-93 yılları Amerika’nın kuzey doğusundaki Salem kasabasında ‘cadılık ve büyücülük’ gerekçesiyle başta kadınlar ve kız çocukları olmak üzere çok sayıda insanın mahkemelerde yargılandığı ve ölüme mahkum edildiği yıllar oldu.

Bu olay tarihte ‘Salem Cadı Mahkemeleri’ olarak biliniyor.

9 yaşındaki Betty Parris ile 11 yaşındaki Abigail Williams bu avın ilk kurbanlarındandı. Bu iki kuzenin cadılık faaliyetine kanıt olarak sunulan şey ise tuhaf davranışlarıydı. Devamı…

Afganistan’ın yakın tarihi

Afganistan tarih boyu stratejik konumu nedeniyle işgal ve çalkantıların odağında oldu. Ülke yakın tarihinde de hızlı ve sarsıcı değişimlerden geçti.

1919 – Afganistan, ülkeyi hakimiyet alanlarına katmak isteyen İngiliz kuvvetlerine karşı yapılan üçüncü savaşın ardından bağımsızlığını yeniden kazandı.

1926 – Emanullah Han kendisini Afgan Kralı ilan etti. Uygulamaya çalıştığı sosyal reformlar muhfazakar unsurlarda direniş görmesiyle sonuçlandı. Devamı…

Bizans tahrip edildiyse Osmanlı çoktan mahvedildi

Bu toprağın yani İstanbul’un altını tanımama bazı çokbilmişlerin(!) sözünü ettikleri gibi Bizans değildir. Bizans’tan önce bize daha yakın katman olan Osmanlı gelir. Eğer bu şehirde Bizans tahrip ediliyor ve hakkı verilemiyorsa, ki öyledir, onun üstündeki Osmanlı mirası çoktan mahvedilmiş demektir. Ve de öyledir.

İSTANBUL’un en büyük sorunu toprağın üstünde yaşayanların bir alttaki tabakayı bilmemesidir. Bu toprağın altını tanımama bazı çokbilmişlerin(!) sözünü ettikleri gibi Bizans değildir. Bizans’tan önce bize daha yakın katman olan Osmanlı gelir. Eğer bu şehirde Bizans tahrip ediliyor ve hakkı verilemiyorsa, ki öyledir, onun üstündeki Osmanlı mirası çoktan mahvedilmiş demektir. Devamı…

Mısır piramitlerinin sırrını çözebilecek kalıntılara ulaşıldı

Mısır’da antik taş ocağı Hatnub’daki arkeolojik incelemeler sırasında piramitlerin nasıl inşa edildiğini aydınlatabilecek bir rampa sisteminin kalıntıları bulundu.

Mısır’da antik taş ocağı Hatnub’daki arkeolojik incelemeler sırasında piramitlerin nasıl inşa edildiğini aydınlatabilecek bir rampa sisteminin kalıntıları bulundu. Devamı…

Osmanlı Türklere ‘Etrak-ı bi İdrak’(akılsız türk) derdi, Osmanlı hayranlığı tarih bilmemekten’

Tarihin izinde genç bir delikanlı Ahmet Karakuş… 1934 yılında Artvin’in Ardanuç beldesinde doğan Karakuş, zorlu bir hayat mücadelesinin içinden sıyrılıp gelmiş bir isim. Araştırmaları ve tarih alanındaki çalışmalarıyla özel bir yere sahip. Antalya’da yaşayan bir yazar Karakuş ve bir kent için gurur kaynağı.

Cumhuriyet’in bugün geldiği durumdan rahatsızlık duyduğunu dile getiren Karakuş, en büyük korkusunun halkımızın Mustafa Kemal’i ve Cumhuriyet devriminin kazanımlarını unutması olduğunu belirtti. Devamı…

Reşit Galip Gerçek Cumhuriyetçidir

Saraycıların ve liboşların reddettiği Öğrenci Andı’nın yazarı Reşit Galip kimdir?
Reşit Galip, Askeri Tıbbiye’de 3. sınıf öğrencisiyken öğrenimini yarıda bırakıp Balkan Savaşı’na, ardından 1. Dünya Savaşı’nda Doğu cephesine gönüllü yazılır.
Savaşlarda hastalandığı için evine kan tükürerek döner.

Anadolu’nun işgali sırasında arkadaşları ile birlikte yoksul ve bitkin halka karşılıksız sağlık hizmeti verir, eğitim çalışmaları yapar. Tavşanlı’da Yunan işgaline karşı kurulan Müdafaa-i Hukuk örgütünün yöneticiliğini üstlenir.
1925’te milletvekili olur. Halkevleri’nden sorumlu parti yöneticiliğine getirilir. Devamı…

Miras kalan rüşvet alışkanlığı

Osmanlı döneminde kız istemeye giden analar, oğullarını övmek için;

“Kuzumun ne içkisi, ne sigarası, ne kumarı (ve çapkınlığı kastederek) ne de başka kötü alışkanlıkları var. Maaşı şu kadar, rüşveti bu kadar!” derlerdi. Rüşvet, Osmanlı’nın kanına işte böylesine işlemişti.

Galiba bize yüklü bir miras bıraktığı anlaşılıyor.

Prof. Dr. Ahmet Mumcunun “Osmanlı Devletinde Rüşvet” İnkılap Yayınevi

Büyük savaşçı Kartacalı Hannibal’ın Roma seferi

Kartacalı generalin Alpler’i hangi yoldan aşıp Roma’ya yöneldiğine ilişkin büyük bilmece çözüldü.

Akdeniz’in batısındaki hâkimiyet savaşlarında Kartaca İmparatorluğu, Roma’nın en amansız düşmanıydı. Pön Savaşları’nın başladığı yıllarda Afrika’nın kuzeyinde egemen bir güç olan Kartaca, deniz ticaretini neredeyse tümüyle kontrol altında tutuyor ve bu ticaretten olağanüstü bir servet elde ediyordu. Devamı…