Muhsin Yazıcı

Kategori -Terzi Fıkraları

Terzi fıkrası

Terzi fıkrası

Padişaha bir gün çok değerli bir kumaş hediye edilir. Padişah Terzibaşı’nı çağırtır:
– Şundan bana bir kaftan yap…
Terzibaşı kumaşı ölçer biçer:
– Bu kumaştan size kaftan çıkmaz devletlum, der…
Bunun üzerine dışardan başka bir terzi çağırılır. Terzi kumaşı alır götürür. Kaftanı diker getirir… Zaman geçer… Padişah bir gün şehri gezerken bir çocuğun üzerinde aynı kumaştan yapılmış elbise görür. Terzinin çocuğu olduğunu öğrenir. Onu çağırtır:
– O kumaşı nereden buldun?
– Sizin kaftanınızdan artan parçadır…
– Bizim terzibaşı bu kumaştan kaftan çıkmaz diyordu, sen çıkardın, bu nasıl oldu?
– Onun oğlu benimkinden cüsse olarak büyüktür…

www.muhsinyazici.com

Dondurmacıyım Eski bir devirde İngiliz, Fransız ve Türk arkadaşlar haremin camından içeriyi gözetler

Dondurmacıyım

Eski bir devirde İngiliz, Fransız ve Türk arkadaşlar haremin camından içeriyi gözetlerken yakalanmışlar.

Olayı öğrenen padişah çok sinirlenerek hepsinin mesleğine göre hadım edilmesine karar vermiş.

İngiliz’e mesleğini sormuşlar;
—“Terziyim…”
—“Kesin makasla,”
Fransız’a sormuşlar;
—“Oduncuyum…”
—“Kesin baltayla,”
Bu sırada Türk gülmekten katılıyormuş.

Merakla sormuşlar;

-Ya neden gülüyorsun, biraz sonra hadım olacaksın…
—“Ben dondurmacıyım, yalaya yalaya nasıl bitireceksiniz onu merak ediyorum…”

Şeyimin başı

Şeyimin başı

Terzi Hüsmen tam dükkanı kapatacakmış, içeriye bir kekeme müşteri girmiş:
– Mmmmerrrhaba, bbbben eeelbise ddiktirmmek iiistiyorum.
– Tabi efendim, dikeriz
Kekeme istediği elbiseyi detaylı bir şekilde anlatmaya başlamış. Aradan 1 – 2 saat geçtikten sonra bizim terzi iyice kafayı yemiş.
– Yyyakaları uuuzun ooolsun, pppaçaları bbbol ooolsun…
Terzi lafını kesmiş düğmeleri şeyimin başı gibi olsun mu?!!
– OOOOLSUN OLSUN, iiilikleri de aaaananın şeyiiii gibiii olsunnn.

Mıstık onsa ben yirmi Mıstık adında zayıf terzi bi adam varmış, bu adam günde karısına 10 posta atıy

Mıstık onsa ben yirmi

Mıstık adında zayıf terzi bi adam varmış, bu adam günde karısına 10 posta atıyormuş ve işe gene de devam ediyormuş.

Karısı da bu ilişkiye çok alışmış, ölüm ya bu terzi mıstık ölmüş. Karsıda yalnız kalmış, kadın  azgın  alışmış tabi her gün yemeye.
Cenazede kendine erkek beğeniyormuş yanındaki arkadaşa erkek aradığı söyler, oda erkeklere haber verir. Bir tane kendine güvenen biri çıkar, benle evlen mıstık onsa ben yirmi demiş. Tabi bu adam da kalıplıymış.
Evlenmişler adam gerdekte başlamış mıstıkta böyle kol var mıydı?
Kadın boşver sen kolu gel yatalım demiş, adam gene mıstıkta böyle kalın bacak var mıydı? demiş.
Kadın boş ver sen bacağı gel yatalım demiş, adam mıstıkta böyle kas var mıydı? demiş.
Kadın en sonunda demiş ki şimdi mıstık olsaydı beni de seni de …… ve üstüne de 2 takım bi gömlek dikerdi demiş….

İşin yarısı

İşin yarısı

Hoca, küçük yaşta da beklenmedik şakalar yapar, etrafındakileri şaşırtırmış. Anası terzi çıraklığına vermiş onu. Bir, iki yıl derken, kadıncağız sormuş:
– “Oğlum neler öğrendin? Anlat da sevineyim.”
– “Olur, anacığım.” demiş

Hoca.

-“Şimdilik işin yarısını öğrendim. Dikilmiş şeyleri söküyorum. Ömrüm de yeterse, elbise dikmeyi de tez zamanda öğreneceğim.”