Muhsin Yazıcı

Kategori -Yahudi Fıkraları

Yahüdi göç ediyor!

Yahüdi göç ediyor!

Yahudi asıllı bir Sovyet Yurttaşı, İsrail’e göçme izni alır. Gümrük çıkışında, Ruslar bagajını denetlerken elbiselerin arasında Lenin’in büstünü bulurlar.

-“Bu nedir?”

Yahudi:

-“Bu nedir? Sorusu yanlıştır yoldaş! Bu kimdir? Demeniz gerekirdi. Bu Lenin’dir. Sosyalizmin temellerini atan, Rus halkına iyilikler getirendir. Bende bunu bereketli günlerin anısı diye yanıma aldım.

Devamı…

Keçi burada mı?

Keçi burada mı?

Bektaşi’nin birine konuk gelecekmiş.

Bektaşi konuğu nasıl ağırlar… Elde yok, ayakta yok.

Mahcup olmak da istemiyor.

Komşusu Yahudi’nin bir sürü keçisi varmış.

Onlardan birini çaktırmadan alıp kesiyor.

Ama çaktırmadığını sanan kendisi.

Yahudi, ağacın arkasından gözlermiş durumu.

Devamı…

Kafaya takınca

Kafaya takınca

Yeniçeri ağası, bir Yahudi’ye takmış: 

-“Siz Hazreti İsa’yı da çarmıha germiştiniz!”

Yahudi ellerini açmış:

“İnsaf ağam, iki bin yıl önce olmuş!”

“Olsun, ben yeni duydum!”

www.muhsinyazici.com

 

 

Nasıl olsa…

Nasıl olsa…

Simon efendi de, giyinmiş kuşanmış, kravatını beyaz gömleği üstüne bağlamış, lacivert takım elbisesiyle; “Vergi Dairesi”ne,  “o kadar ağır bir vergiyi ödeyecek durumda olmadığını” anlatmaya gidiyordu.

Yolda, Ermeni arkadaşı Vartanyan’la karşılaştı.Vartanyan:

– “Nereye böyle Simon”, diye sordu.

– “Varlık Vergisi”ni ödeyecek durumda olmadığını anlatmak için, “Vergi Dairesi”ne gidiyorum. Kendilerine saygımı göstermek için de, böyle resmi giyindim.

– “Yahu bu kadar şık gidilir mi oraya; sonra kim inanır da, kazara acımaya kalkar sana? Hemen geri dön, yırtık pırtık bir gömlekle yamalı bir pantolon giy de, hiç değilse öyle git oraya. Bize de geldi aynı vergi. Bizim de o kadar milyonu ödeyecek halimiz yok; sonunda Aşkale’ye gideceğiz galiba taş kırmaya… Hadi hadi geri dön ve hemen çıkar şu sırtındakileri; onlar fark etmez senin kendilerine saygından ötürü böyle giyindiğini.”

Simon efendinin birden kafası karıştı. Yırtık bir gömlek, yamalı bir pantolonla dolaşacak kadar da yoksul olduğuna, “Vergi Dairesi” görevlileri hiç inanırlar mıydı?

Durumunu anlatmak amacıyla “Vergi Dairesi”ne nasıl gitmesi gerektiğini, bir de yakındaki “Sinagog”un, hahamına sormak istedi.

Haham, Simon efendiye:

– “Sen de, demişti; tıpkı dün bana gelen geline benziyorsun.

O da bana:”

– “Yarın evleniyorum, acaba gelinliğimin altına donumu giysem mi, giymesem mi, diye soruyordu.

Ben de kendisine:

– Kızım, dedim; donunu giysen de, giymesen de; nasıl olsa seni mutlaka sevecekler.

On lira kazan gel Salomon

On lira kazan gel Salomon

Salomaon erginlik çağına gelmiş, peder zengin ama o da iş kurmak, işadamı olmak peşinde.

Bir gün babasından istekte bulunur.

-“Baba, sermaye ver de iş kurayım.”

Baba:

-“Olur ama önce para kazanabileceğini kanıtla, bir 10 lira kazanda getir.” Diyor.

Salomon  işin kolayını bulmuş; ertesi gün annesinden bir 10 lira alarak caka ile babasına uzatmış:

-“İşte 10 lira kazandım.”

Baba parayı burnuna götürmüş, koklar gibi yapmış, sonra:

“Bu parayı sen kazanmamışsın, der ve yırtar.

Salomon şöyle düşünmüş. Aptallık bende, babam tabi annemin kullandığı kokuyu bilir, koku da çanta içine sinmiştir.

Bunun üzerine Salomon, birkaç gün sonra komşusu Raşel teyzeden 10 lira ister; kazanılmış para gibi babasına götürür.

Baba yine parayı koklar gibi yapar:

-“Sen bu parayı kazanmamışsın” der ve yırtar.

Salomon bizim peder de az değilmiş Raşel teyzenin de kokusunu almış diye düşünerek Moiz amcadan aldığı parayı bu kez babasına götürür.

Yine aynı sahne; baba parayı koklar gibi yaparak:

-“Sen bu parayı kazanmamışsın” der ve yine yırtar.

Salomon bakmış sağdan, soldan 10 lira alarak kazandım diyerek götürüp pederi uyutmaya kalkıimak çözüm değil, hem paralar yırtılıyor, hem de iş kurulamıyor.

Mahallede Pazar kurulan bir gün Salomon da pazara satıcı olarak girmiş, limon almış, limon satmış. Akşama kadar 10 lira kazanmış.

Akşam babasına gururla 10 lirayı uzatmış. Baba tekrar koklayıp yırtmaya kalkışınca,

Salomon:

 

-“Baba delirme hiç para yırtılır mı?” diye babasının eline sarılmış.

Böylelikle emeğin değeri anlaşılmış.

www.muhsinyazici.com

Dini anlaşma yapıyoruz

Dini anlaşma yapıyoruz

Yahudi’nin biri Hristiyan olmaya karar vermiş… Gitmiş derdini bir papaza açmış:
-Muhterem peder! Ben bunca yıllık dinimi terk edip sizden olmak istiyorum. Çok günah işledim, pişman oldum.
Papaz sevinmiş:
-Çok güzel! O halde bütün günahlarının affedilmesini istiyorsun…
-Evet muhterem peder!
Papaz biraz düşünmüş:
-Bütün bunlar olur. Allah günah ve kabahatlerini affeder. Ama bir şey daha yapman gerek…
-Nedir o muhterem peder!
-İyi bir Hıristiyan olabilmen için bütün borçlarını da ödemen gerek…
Yahudi şöyle bir dikilmiş:
-Yooo muhterem peder, sen işin tadını kaçırdın. Biz burada dini anlaşma yapıyoruz, ticari değil!
www.muhsinyazici.com 

Kayserili ve Yahudi

Kayserili ve Yahudi

Meleklerden biri öbür dünyada bir Kayserili bir Yahudi’yi karşısına çağırarak:
– Bakın, buradaki davranışlarınız hoşumuza gitti, sizi tekrar dünyaya göndereceğiz.
Hatta size bir de dilekte bulunma hakkını tanıyoruz. Ne istiyorsunuz, söyleyin bakalım? Yahudi hemen atılmış:
– Bana bol para ihsan edin.

Melek:
– Tamam, demiş. Sen ne istiyorsun?

Kayserili yanıt vermiş:
– Ben mi? Bir şey istemem. Sadece şu arkadaşın adresini verin yeter!

www.muhsinyazici.com

Uyanık Yahudi

Uyanık Yahudi

Adam New York’ta lüks bir randevu evinin kapısını çalar:
– Merhaba, Samantha ile görüşmek istiyorum.
– Bir dakika efendim.
Adamı içeri alırlar. Bir süre sonra çok güzel bir kadın merdivenlerden iner:
– Beni aramışsınız.
– Evet. Geceyi seninle geçirmek istiyorum.
– Tamam ama benim tarifem biraz pahalıdır. Geceliği bin dolar.
— Parası önemli değil. Geceyi seninle geçirmek istiyorum.
Beraberce yukarı çıkarlar. Geceyi birlikte geçirirler.

Ertesi gün adam yine randevu evine gelir.
– Samantha ile görüşmek istiyorum.
— Beyefendi başka kızlarımız da var.
— Umurumda değil, Samantha ile görüşeceğim.
Samantha gelir:
– Yine mi sen!
– Evet. Geceyi seninle geçirmek istiyorum.
– Yalnız fiyatımı hatırlıyorsun değil mi? Bin dolar.
– Hiç önemli değil. Ben geceyi seninle geçireceğim.
Birlikte yukarı çıkarlar, o geceyi de beraber geçirirler. Ertesi gün, aynı adam, aynı randevu evi:
– Merhaba, Samantha ile görüşmek istiyorum.
Samantha aşağı iner:
– Tanrım, yine mi! Bak, devamlı müşterilere indirim falan yapmıyorum. Fiyatım aynı, bin dolar.
– Önemli değil. Geceyi seninle geçirmek istiyorum.
Yine yukarı çıkarlar. İşlerini bitirdikten sonra:
– Benden bu kadar hoşlanman çok güzel ama anlayamıyorum. Üç gece üst üste bana bin dolar ödedin. Nerelisin sen?
– “Tel Aviv.”
Tel Aviv mi? Benim kız kardeşim de Tel Aviv’de yaşıyor.
– “Biliyorum, sana getirmem için bana üç bin dolar verdi..”

www.muhsinyazici.com

Katolik Mahallesi

Katolik Mahallesi

Vaktinde Yahudi bir adam koyu Katolik bir mahalleye taşınmış. Çok süre geçmeden mahalledeki herkes adama gıcık olmaya başlamış. Katolik mezhebinde cuma günü et yenilmez balık yenir. Lakin bu Yahudi arkadaş her cuma vur patlasın çal oynasın barbekü yapıyormuş.

Önce uyarmışlar bir ise yaramamış. Sonra tehdit etmişler adamı. Adam da Katolik olmaya karar vermiş. Hemen adamı bir papaza götürmüşler. Papaz adamın üzerine kutsal su serpmiş ve:
– Yahudi olarak doğdun Yahudi olarak büyüdün şimdi Katoliksin demiş. Tören bitmiş. Herkes rahat bir şekilde evlerine dönmüş.

Lakin sonraki cuma tüm mahalleyi yine barbekü kokusu sarmış. Katolikler hışımla adamın evine koşmuşlar ve şu manzarayı görmüşler; adam mangaldaki etlerin üzerine su serpiyor ve:
– İnek olarak doğdun inek olarak büyüdün şimdi balıksın..

www.muhsinyazici.com

Etli yemek

Etli yemek

İki Yahudi kadın lokantaya gidiyor. Birinci kadın kendine etli bir yemek söylüyor. Bunun üzerine ikinci kadın şöyle bir konuşma başlatıyor.
– İnanır mısın ben vejetaryen oldum.
– Nasıl yani?
– 10 yıldır vücuduma dirhem et girmemiştir.
– Ne yani Alex’in ki sebzediir ???

www.muhsinyazici.com

Bu kimdir

Bu kimdir

Bir Rus Yahudi’si İsrail’e göç müsaadesi alır.

Çıkışta Ruslar bagajını kontrol ederken elbiseleri arasında Lenin in büstünü bulurlar, sorarlar :

– Bu nedir?

Yahudi :

Bu nedir değil, bu kimdir diye sormanız gerekirdi…

Bu Lenin dir, sosyalizmin temellerini atan, Rus halkına iyilikler getiren..

Bende bunu bereketli günlerin hatırası için yanıma aldım.

—Tamam, Ruslar bırakır ve geçer.

Tel Aviv havaalanında gümrük memurları büstü görür ve sorar:

– Bu nedir?

Yahudi: Bu nedir değil, bu kimdir diye sormanız gerekirdi…

Bu Lenin dir. Bu deli cani yüzünden Rusya’yı terk etmek zorunda kaldım!

Yanıma aldım ki her gün bakıp lanet okuyayım!

—Tamam, bırakırlar ve geçer…

Adam evine gider, büstü büfenin üstüne koyar,

gelişi sebebiyle akrabalarına davet verir.

Yeğenlerden biri sorar :

-Bu kimdir?

Yahudi yanıt verir :

– Bu kimdir değil, bu nedir diye sorman gerekirdi…

Yanıtta,

On kilogram yirmi dört ayar altın, vergisiz, gümrüksüz, KDV siz…

www.muhsinyazici.com

Isırmak çok pahalı

Isırmak çok pahalı

Biraz yaşlı bir Yahudi öğleden sonra caddeden aşağı doğru yürürken muhteşem göğüslü bir kadın görür. Kadına der;
– “Bayan, 100 dolar karşılığında göğüslerinizi ısırmama izin verir misiniz? ”
– “Kaçık mısınız!!” diye cevap verir kadın ve yürümeye devam eder. Adam tekrar döner bloğun çevresinde koşar diğer köşede kadını yakalar ve tekrar sorar;
– “1000 dolara ısırmama izin verir misiniz?”
—Dinle beni! Ben senin bildiğin kadınlardan değilim. Anladın mı?” Adam tekrar öteki bloğa koşar ve tekrar sorar;
– “10.000 Dolar….?” Kadın bir müddet düşünür ve cevap verir.
-“Hmmmm 10.000 dolar!!! Ok! Sadece bir kere ama burada olmaz, şuradaki karanlık yere gidelim”. Karanlık yere giderler kadın bluzunu çıkarır ve muhteşem göğüsler ortaya çıkar. Adam onları görür görmez, kavrar ve okşamaya başlar. Onlara yüzünü sürer ama ısırmaz. Kadın sonunda sorar;
– “Isıracak mısın, ısırmayacak mısın?”
-” Hayır!” der Yahudi, “Isırmak çok pahalı”..

www.muhsinyazici.com

Yahudi esir

Yahudi esir

İkinci Dünya savaşı sırasında, Almanların esir kampında Yahudi bir esire,

– Hitler’i ele geçirseydin ne yapardın? Diye sorulunca, yahudi esir hiç düşünmeden,

– Kırk santimlik demir bir çubuk alıp, yarısını ateşte kor haline getirirdim. Sonrada soğuk tarafını kıçına sokardım, demiş.

— Niçin soğuk tarafını sokmak istiyorsun? diye sorulunca da, şöyle bir yanıt vermiş Yahudi esir

– Sıcak tarafından tulupta çıkarmasın diye.

www.muhsinyazici.com

Acımasız Yahudi

Acımasız Yahudi

Aslanın biri hayvanat bahçesinden kaçar. Kimse yakalamaya cesaret edemez, sonunda cılız bir adam çıkarır silahı aslanı vurur. Bunu gören herkes adamı kahraman ilan eder. Gazeteciler adınız ne diye sorar.
Adam adını söylemez, söylersem yazamazsınız der. Gazeteciler söz verirler. Adam ben Yahudicim der. Ertesi sabah gazetelerde manşet.
ACIMASIZ BİR YAHUDİ ZAVALLI ASLANI ÖLDÜRDÜ.

www.muhsinyazici.com

Öp beni

Öp beni

Salamon ve Mison babalarından kalan mirası paylaşıyorlar.
Mison :
– Kadillak araba bana, motosiklet sana
— Öp beni Mison
— Han bana, dükkân sana
— Öp beni Mison
— Ne öp beni dersin durmadan?
— Şapılırken öpülmek isterim de…

www.muhsinyazici.com

Üçayaklı hayvan nerde yaşar?

Üçayaklı hayvan nerde yaşar?

Kayserili, trende yolculuk etmekte… Karşısında oturan zatla tanışır. Dereden tepeden konuşurlarken:
– Gel seninle birbirimize bilmece soralım, der. Önce ben sorayım; bilirsen ben sana bin lira veririm. Bilemezsen 10 bin liranı alırım. Sonra sen bana sorarsın; bilirsem 10 bin liranı alırım, bilemezsem bin lira veririm.
— Tamam, der Sor bakalım.
– Söyle öyleyse: Üç ayaklı hayvan nerde yaşar?
Öteki yolcu düşünür, bilemez:
– Al 10 bin lirayı. Şimdi ben de sana aynı soruyu soruyorum: Üçayaklı hayvan nerde yaşar?
Kayserili, hiç düşünmeden, aldığı 10 bin liranın bin lirasını geri verir:
– Al şu bin lirayı. Ben de bilmiyorum.

www.muhsinyazici.com

Üçayaklı hayvan nerde yaşar?

Üçayaklı hayvan nerde yaşar?

Kayserili, trende yolculuk etmekte… Karşısında oturan zatla tanışır. Dereden tepeden konuşurlarken:
– Gel seninle birbirimize bilmece soralım, der. Önce ben sorayım; bilirsen ben sana bin lira veririm. Bilemezsen 10 bin liranı alırım. Sonra sen bana sorarsın; bilirsem 10 bin liranı alırım, bilemezsem bin lira veririm.
— Tamam, der Sor bakalım.
– Söyle öyleyse: Üç ayaklı hayvan nerde yaşar?
Öteki yolcu düşünür, bilemez:
– Al 10 bin lirayı. Şimdi ben de sana aynı soruyu soruyorum: Üçayaklı hayvan nerde yaşar?
Kayserili, hiç düşünmeden, aldığı 10 bin liranın bin lirasını geri verir:
– Al şu bin lirayı. Ben de bilmiyorum.

www.muhsinyazici.com

 

Acele edesin be bre

Acele edesin be bre

İstanbul’un eski devirlerinde azınlıktan bir tüccar Jacob Efendi; nasıl olduysa Müslüman bir tüccardan borç alır ve bir türlü ödemez. Haftaya, yok öbür haftaya derken bizimkini oyalayıp durur, sonunda bizimki Jacob Efendinin kapıya dayanır borcunu ödemesini ister. Öderdin ödemezdin derken bizimkinin kafası bozulur açık pencereden uzatır Jacobun kafayı dışarı, geçer arkaya başlar bi güzel düzmeye.
O sırada pencereden öğle namazı için salına salına camiye giden imamı gören Jacob efendi eli yüzü kan ter içinde, telaşla bağırır imama
-İmam efendiiiii, acele edesin be bre, öğle namazı vakti geçmek üzeredir. Okuyasın hemen su ezani.
İmam kaldırır kafayı pencereden kafası görünen Jacob Efendiye seslenir.
– Yahu Jacob Efendi, sana ne bizim ezan vaktinden. Müslüman olmadığına göre sana ne ezan vaktinden?
Jacob efendi zar zor yanıt verir:
-Öyle demeyesin be imam efendi, bizim de vardır içimizde bir parçacık Müslümanlık !!!

www.muhsinyazici.com

Kazığı yemişsin Akyazılı

Kazığı yemişsin Akyazılı

Yahudi pazarda topal bir eşek satıyormuş. Akyazılı eşeği incelemiş; sağına, soluna, ayağına, dişine, bakmış ve basmış parayı eşeği satın almış. Komşuları:
“- Yahu Akyazılı topal bir eşeğe bu kadar para verilip de alınır mı? Amma dolandırıldın be..” diyerek Akyazılının üzerine varınca; Akyazılı:
“- Bakmayın eşeğin topal olduğuna hayvanın ayağına çivi batmış çiviyi çıkardım mı haftasına varmaz eşek düzelecek.” demiş.
Komşular durur mu? doğru Yahudi’ye gidip:
“- Ya ne yaptın sen eşek topal diye ucuza kaptırdın meğer eşeğin ayağında çivi varmış eşek onun için topalmış.” diye konuşunca;

– Ne diyorsunuz be.. hayvan zaten topaldır.. ben çakmışım o çiviyi…..!” der.

Yahudi komşular bu sefer tekrar Akyazılıya gelip:
“- Kazığı sen yemişsin Akyazılı, eşek zaten topalmış satılırken anlaşılmasın diye ayağına çiviyi Yahudi çakmış.” diye söyleyince bir an düşünen Akyazılı;
“- VAY YAHUDİ VAY..! VERDİĞİMİZ PARA DA SAHTE OLMASAYDI HERİF BİZİ GERÇEKTEN DOLANDIRMIŞTI…..”der.

www.muhsinyazici.com

Minik takke

Minik takke

Kayserili, siyah sutyen almak için Musevi’nin dükkânına girmiş. Paranın kokusunu alan Musevi, az kaldığını iddia ederek, tanesini 40’dan vermiş.
Kayserili, 6 tane alıp, birkaç gün sonra tekrar dönmüş, bu sefer 2 düzine istemiş.. Bu sefer Musevi tanesini 50 den satmış.

Aradan 1 ay geçmiş, gittikçe mal bulamayacağını sanan Kayserili, geri kalanı 75 den kapatmış.

Sonunda Musevi merak edip, bu kadar sutyeni ne yaptığını sormuş ona!

Kayserili yanıt vermiş, hiç Vallah ben ikiye kesiyor, minik takkeler yapıyor, sonra da bunları Musevilere tanesi 100 den satıyorum demiş!!!

www.muhsinyazici.com

Demek babanı kazıklayacaktın!

Demek babanı kazıklayacaktın!

Yahudi’nin oğlu babasından harçlık ister;

– “Baba, bana 250 dolar lazım.Yahudi çılgına döner;

– “Neee? 100 dolar mı? 50 doları ne yapacaksın? 20 dolar neyine yetmiyor? Al sana 10 dolar.

Deyip 10 doları oğlunun üstüne atar.

Oğlu parayı cebine koyarken sırıtır.

-“ Ehe ehe. Zaten 10 dolar lazımdı. Böyle yapacağını bildiğim için 250 dolar istedim.

Yahudi baba sinirlenir.

– “Adi köpek seni. Demek verdiğim para sahte olmasa babanı kazıklayacaktın !!! 

www.muhsinyazici.com

Satılık Volvo

Satılık Volvo

Bir Yahudi ölen karısı için gazeteye ilan vermek istemiş.

– “Yaz evladım. “karim Rozanna öldü”

– “Bu kadar mı amca? Sadece 3 kelime mi?”

– “Bu kadar bu kadar.”

– “Beyefendi karınız ölmüş. Ayıptır bir şeyler daha yazdırın bari.”

– “Sen karışma evladım. Karı benim karı. Hem sen para nasıl kazanılır bilmezsin. Ne dediysem onu yaz.”

– iyi de zaten 5 kelimeye kadar ücret standart. Hiç olmazsa 2 kelime daha yazın.

– “Öyle miiiii? öyle desene be evladım. Yaz o zaman;

-“Karim Rozanna öldü. Satılık Volvo”

www.muhsinyazici.com

Pazarlık

Pazarlık

İzhak sürekli edebiyat dersinden kötü not almaktadır.

Sonunda babası onu motive etmek için yeni bir yol bulur ve İzhak’a:

-“Bundan sonra alacağın her iyi not için sana 100 dolar vereceğim.” der.

Ertesi gün İzhak gider ve edebiyat ögretmenine:

-“Yazılı başına 50 dolar kazanmak hoşunuza gider mi?..”

 www.muhsinyazici.com

Yirmi tane daha

Yirmi tane daha

Salamon, yumurtacının önünde durur.

– “Kaça bu yumurtalar?”

– “Elli lira, fakat şu sandıkta beş tane kırık yumurta var, onlar kırkar lira.”

Salamon uzun uzun düşündükten sonra:

– “Bana yirmi tane daha kırar mısın?”

www.muhsinyazici.com

Aman sakin

Aman sakin

Küçük İzhak koşarak sinagoga gelmiş. Fakat tam girecekken kapıda haham İzhak’ı çevirmiş.

– Giriş 10 frank.

– Yanımda hiç param yok sayın haham.

– O zaman giremezsin.

– Ama ben sadece abimin içeride olup olmadığına bakacağım…

– İyi, peki… Gir o zaman… Ama sakın dua etme!..

www.muhsinyazici.com