Muhsin Yazıcı

Kategori -Yaşama Dair Öyküler

Adalet üzerine kısa bir öykü

Hukuk fakültesinde bir öğretim görevlisi derse girer ve bir öğrenciye adını sorar, öğrenci “Ali” diye cevap verir. Öğretmen bir anda, “Defol bu sınıftan, bir daha asla dersime gelme” der.

Bütün öğrenciler şaşkınlık içindedir, neye uğradığı şaşıran Ali de sınıfı terk eder. Herkes ne olduğunu anlamak için beklemektedir hiç birinden tek bir ses bile çıkmaz… Hoca sınıftaki sessizlikle beraber ileri geri yavaş yavaş dolaşmaya başlamış bütün öğrencileri şöyle biraz süzdükten sonra, tabi bu arada herkes göz temasından kaçınıyor, başlamış derse. Devamı…

Yaşama dair…

Bir adam doktora gider ve bunalımda olduğunu söyler.
-“Yaşam sert ve acımasız. Tehditkar bir dünyada kendimi yalnız hissediyorum” der.
Doktor:
-“Tedavi basit.” der.
-“Büyük palyaço ustası Pagliacci şehre geldi.”
-“Git onu izle. Moralin düzelir.”
Adam gözyaşlarına boğulur.
-“Ama doktor.” der.
-“Pagliacci benim.

Karar Sizin: Genç Kalmak mı? Yaşlanmak mı?

Genç ve Yaşlı Olmak

Hiç kimse fazla yaşamış olmakla yaşlanmaz.

İnsanları yaşlandıran ideallerinin bitmesidir.

Kalbi sevdikçe, neşe duydukça, güzellikleri fark ettikçe, beyni yeni şeyler keşfettikçe herkes gençtir.

İnsanlar yaşadıkça yaşlandıklarını sanırlar. Oysa yaşamadıkça yaşlanırlar.

İnsan yaşlı olmaya karar verdiği gün yaşlanır.

Kanserden ölen 27 yaşındaki genç kızın ilham veren mektubu

Galler’de yaşayan Holly Butler, henüz 27 yaşındayken ewing sarkomu adı verilen nadir bir kemik kanserine yakalandı. Mücadelesi kısa sürdü… 3 Ocak’ta Facebook’tan ‘hayat dersleri’ başlığıyla bir yazı paylaşan Holly, ertesi gün hayata veda etti. Artık aramızda değil… Ancak arkasında bıraktığı bu ‘hayat dersleri’, sadece ailesi ve arkadaşlarına değil; hepimize ilham verecek türden… Devamı…

Geniş Tabanlı Eğitim Sistemi

Geniş Tabanlı Eğitim Sistemi

Bir gün ormandaki hayvanlar bir araya gelip okul açmaya karar verdiler.

Bir tavşan, bir kuş, bir sincap, bir balık ve yılan balığı yönetim kurulunu oluşturdu.
Tavşan, müfredatta koşmanın bulunmasını istemekteydi. Kuş, uçmanın dahil olmasını, balık yüzmenin dahil olmasını ve sincap ağaca tırmanmanın mutlaka zorunlu dersler arasında olması gerektiğini söyledi. Bütün bunları bir araya getirip, bir müfredat programı yaptılar ve bütün hayvanların bu dersleri görmesini istediler. Devamı…

Yaşlı Bir Baba…

Yaşlı bir baba…

Kuzu etinden imal edilmiş yaprak döneri çok severmiş…

Bir gün canı yaprak döneri çok çekmiş. Babasının isteğini fark eden oğlu, almış babasını ve güzel bir lokantaya götürmüş… Baba, yemeği önce kendisi yemek istemiş… Ancak yaşlılığın verdiği zayıflık sonucu elleri titrediği için lokmayı ağzına götürmek istediği her seferinde üzerine dökmüş, yağı sakalına damlamış… Devamı…

Ne söylediğiniz değil, Nasıl Söylediğiniz Önemlidir

Padişah, bir gece rüyasında tüm dişlerinin döküldüğünü, yemek bile yiyemez hale geldiğini görür. Sıkıntı içinde uyanır. Vezirini çağırıp sarayın rüya tabircisinin hemen huzuruna getirilmesini buyurur.

Uyku sersemi tabircibaşı yanına gelince, padişah düşünü anlatıp sorar:

“Tabircibaşı, bu rüya hayır mıdır, şer midir? Neye işarettir, hele bir söyle.” Devamı…

Günün öyküsü: İnsan olmayı öğretiyoruz

Üzmüşler çocuğu, diğer çocuklar.

-“Senin baban çöpçü, sen de pis kokuyorsun” demişler.

Vicdan duygusu tam gelişmemiştir okul öncesi çocuklarında. Zaman zaman böyle acımasız olabilirler. Sonuçta hepsi çocuk işte. Kırmışlar yavrucağın kalbini. Çocukların güzel yanıdır gönülleri, kırılsa da çok, hemen toparlanmaya meyillidir. Yetişkinlere benzemez, kin gütmezler.

Konuştum babayla. Çok üzüldü, çocuğunun üzülmesine. Dağ gibi adam gözyaşlarını ilk kez ayırdı gözlerinden belki de.

-“Üzülmek yetmez dedim, bir planım var. Dahil olur musun?” Devamı…

Yaşama dair…

Sahip olduğunuz bilinç size neyi hak görüyor?
Adil yaşamayı, herkes kadar mutlu olmayı ya da herkesten fazla?
İyi bir ölümü hak ettiğinizi belki… Sizinle aynı dünyada nefes alan diğer canlılardan daha mı fazla hak sahibiyiz?
Her nefes alışınız da dünyaya geliş amacınızı sorgular mısınız?
Elinizdeki hayatın aslında daha iyi olabileceğine dair şüpheleriniz var mı mesela?
Hayat sizi tam olarak istediğiniz yere mi bıraktı, yoksa siz de kaçacak delik mi arıyorsunuz?

Muhsin YAZICI

Haftanın Öyküsü: Ardında rüzgâr çözen atlar

Haftanın Öyküsü: Ardında rüzgâr çözen atlar

Aradan yıllar geçip de bahçemiz çok katlı yeni binalar arasında inci gibi dururken rantçıların gözü de bahçemizde kaldı. Kocaman bir site yapmak için bizim evi de mutlaka almaları gerekliydi

Bayramın ilk günü, sabah. Ceplerim mahalleden topladığım şekerlerle dolu.

-‘’Bobi gâh gâh gâh,’’ diye bahçe kapısından kan ter içinde içeri girdiğimde dedem neredeyse ayaklarını kıracak kadar esnetip meşe ağacına dayadığı plastik sandalyesinden doğrularak sordu:
-“Ulen Cavit nerden buldun len bu iti?”
-“Dere yolunda peşimi takıldı dede.”

Devamı…

Kelimelerin Sihri

Kelimelerin Sihri

Bir bahar günü, kör bir adam dilencilik yapıyormuş. Dizlerinin dibine bir tabela koymuş. Üzerinde “doğuştan kör” yazılıymış.

Herkes dilencinin önünden geçip gidiyormuş. Bir “reklamcı” bunu görmüş. Tabelayı almış arkasna bir şeyler yazmış, olduğu yere tekrar bırakmış.

Ne olduysa olmuş… Gelip geçen ve bu tabeladaki yeni yazıyı okuyan herkes, başlamış dilencinin önündeki şapkaya, durmadan para atmaya…

Bir cümle yetmiş, onca kişiyi etkilemeye ve dilencinin şapkasının kısa sürede ağzına kadar parayla dolup taşmasına…

“Güzel bir bahar günü… Ama ben baharı göremiyorum..”

www.muhsinyazici.com

Pahom zengin olmak ister

Pahom zengin olmak ister

Tolstoy’un “İnsan Ne İle Yaşar” adlı kitabında, çiftçi Pahom’un hazin ve ibretlik öyküsü yer alır.

Sıradan kendi halinde bir çiftçi olan Pahom, daha zengin bir hayatın hayalini kurmaktadır. Uzak bir yerlerde, cömert bir reisin karşılıksız toprak verdiğini duyunca, daha çok toprak elde etmek için reise gidip talebini iletir.

Devamı…

Günün öyküsü: Anne olmak

Günün öyküsü: Anne olmak

Japonya’da olan bir depremde kurtarma ekibi genç bir kadının yaşadığı enkaza ulaşırlar. Yıkıntıların arasında kadının cesedine ulaşırlar. Kadının enkaz altındaki pozisyonu biraz ilginçtir sanki ellerinde bir şey tutarak iş yaparken dizlerinin üzerine çokmüş haldedir. Bu esnada sanki ev üzerine yıkılmış gibidir. Kurtarma ekibinin lideri yine de canlı olma ümidi ile kadına ulaşmaya çalışır, maalesef kadın çoktan ölmüştür.

Ekip oradan başka bir enkaza hareket etmek üzere iken bir sebepten dolayı ekip lideri açtığı delikten içeri doğru kadının cesedinin altına doğru bakar ve seslenir ! “bir çocuk!..bir çocuk var!” der.
Ekip uzun bir çalışmadan sonra çiçekli bir battaniye içinde ölü kadının cesedinin altında 3 aylık bir çocuk bulurlar. Kadın son bir hamle ile çocuğunu kurtarmak için bedenini ona siper yapmıştır. Ekip çocuğa ulaştığında hala bebek uyumaktadır.

Doktor çabucak gelir ve çocuğu muayene eder.
Battaniyeyi açtığında içinde bir cep telefonu bulur. Ekranda yazılı bir mesaj vardır. mesajda şu yazıyordur!..

” Eğer kurtarıldıysan, seni sevdiğimi hatırla!”

www.muhsinyazici.com

Hukuk fakültesinde hukuk konuşmak yasak

Hukuk fakültesinde hukuk konuşmak yasak

Yeni Cami’nin önünden geçen Bekri Mustafa’yı cemaat yakalamış ve:

-‘İmam ortalıkta yok, şu mevtanın cenaze namazını kıl’ demişler.

Zorda kalan Bekri Mustafa teklifi kabul etmiş ama cenaze namazından önce musalla taşında mevtanın kulağına eğilerek bir şeyler söylemiş. Namazı kıldırdıktan sonra cemaat Bekri Mustafa’ya teşekkür etmiş ve mevtanın kulağına ne söylediğini sormuşlar.

Devamı…

Tereyağı satan yaşlı amca…

Tereyağı satan yaşlı amca…

Yaşlı adamın eşi evde tereyağı yapıyordu, kocası ise her gün yakınlarındaki bakkala götürüp satıyor, onunla geçiniyorlardı. Bakkal adamın getirdiği tereyağını hiç tartmıyordu. Ancak bir gün acaba dedi, adam gittikten sonra tereyağını tartıya koydu, 900 gram olduğunu görünce çok öfkelendi ve yarın geldiğinde bunun hesabını sorar bir daha da ondan alışveriş yapmam dedi.

Devamı…

Seyir halinde bir gemi…

Bir öğretmen, derslerinden birinde şu hikayeyi anlatır:

Seyir halinde bir gemi…

Yolcular, güverteye çıkmışlar eğleniyorlardı…

Ancak, işler her zaman yolunda gitmez!..

Gemi, aniden bir kazaya uğradı ve denizin derinliklerine doğru batmaya başladı…

Güvertedeki yolcuların arasında evli bir çift bulunuyordu, korku içinde can havliyle kurtarma botuna doğru koştular…

Devamı…

Dürüstlük Çiçeği

Dürüstlük Çiçeği

Bir Çin prensi tahta çıkacaktı ama yasalara göre, daha önce evlenmesi gerekiyordu. Uygun bir aday bulmak için bölgedeki genç kızları huzuruna çağırdı. Saraydaki hizmetçilerden birinin kızı prensi çok seviyordu. O da prensin huzuruna çıkmak istedi. Annesinin uyarılarını dinlemedi, çünkü sevdiği adamı bir kere bile olsa yakından görmek onu mutlu edecekti.

Devamı…