Muhsin Yazıcı

“Akıllı insanlara gülmek, aptalların ayrıcalığıdır.” Jean de La Bruyère

Aydede ve Kumdan Kaleler

                                                  


Çocukların bu sıcakta dışarıda oynamasına izin vermemişlerdi, çünkü güneşin altında çok fazla kalırlarsa hasta olabilirlerdi. Fakat evler de çok sıcaktı. Mahallenin bütün çocukları birbirleriyle pencerelerden, balkonlardan haberleşerek denize gitmeye karar verdiler. Devamı…

Damarda Kan Pıhtısına Karşı Yeni Umut

                     Damarda Kan Pıhtısına Karşı Yeni Umut 

Henüz yaygın kullanılmayan yeni bir ilaç, öncellikle kalça ve diz takma ameliyatlarında kan pıhtısı oluşmasını engelliyor.

Bir Alman ilaç firması tarafından geliştirilen ve ağızdan alınan ilaç, özellikle ameliyat sonrasında kan pıhtılaşmasının önlenmesi için yapılan iğnelerin yerine kullanılıyor.      

Pilot Olamazsın Demişlerdi!


Hava Harp Okulu sınavına giren onca insan arasında özel birisi vardı. Heyecanla, büyük bir arzuyla senelerdir hayalini kurduğu mesleğe adım atmaya hazırlanan bir genç: Osman Doğan.  Çocukluğu hep maket uçak yaparak, uçaklarla ilgili dergiler okuyarak, kendini pilot hayal ederek geçmişti Osman’ın.   Devamı…

Okullarda haksız nota ceza geliyor

                                Okullarda Haksız Nota Ceza Geliyor 

 Bazı öğretmenlerin öğrencilerine haksız not vererek ortalama yükselttiği iddiaları Milli Eğitim Bakanlığı’nı harekete geçirdi. Meslek etiğine aykırı davranan öğretmenlere ceza verilecek  Milli Egitim Bakanlığı. öğretmenlerin verdigi notlarla, Seviye Belirleme Sınavı’nda aldığı puanların karşılaştınlmasını isteyen bir gen

elge yayımladı.

Devamı…

Değişime Ne Kadar Açığız! – Kendimce Yazılar

Değişime Ne Kadar Açığız! 

Değişmemiz gerektiğini ifade etmeyenimiz yoktur. Her meslekten ve yaştan olanımız değişmemiz gerektiğinden dem vururuz.

         Değişmesi gereken nedir sorusu, gelir kafamızın içinde çengelli bir kanca gibi takılıp kalır.       

        Gerçekten değişimi istiyor muyuz?

         Değişim deyince ne anlıyoruz?

         Kim ya da kimler değişecek?

         Değişimi kim yönetecek?

         Sorular… sorular …. Sorular!

         Değişim, bir zaman dilimi içinde değişikliklerin tümü denebilmektedir. Yaşantımız içerisinde, trafik kurallarına bakış açımız değişiyor mu? Yemek yeme kültürümüz ne kadar değişip gelişiyor? Tiyatro izleme alışkanlığımızda ne gibi değişiklik oldu? Kitap okumaya karşı alışkanlığımızda bir farklılaşma var mı? Kadın erkek eşitliğinde geçmişe göre farklı düşünüyor muyuz?

         Yani bizler, bir ay, bir yıl, beş yıl önceki bizlerden ne kadar farklıyız?

         Her değişim, karşımıza doğal olarak direnme olgusunu çıkaracaktır. Aslına bakarsak direnmek insanoğlu için var olabilmenin en temel koşuludur. Hastalığa direnmek, güçlüye direnmek, zorluklara direnmek.

         Buradaki direnme, yeni şeyler öğrenmeye, alışkanlıklarımızın gelişmesi için var olması gereken davranış değişiklikleridir.

         Kurumlarda ve bireylerde yeni oluşumlara karşı doğal bir direnme oluşabilmektedir. Bu direnç kültürü ne kadar güçlüyse değişimde o kadar zor ya da sıkıntılı gerçekleşmektedir. Bireyler ve kurumlar için ilerde giderilmesi olanaksız yıkımlara neden olabilmektedir.

        En büyük direncin “Öğrenilmiş Çaresizlik” dediğimiz toplumsal alışkanlığımızdan geldiğini düşünüyorum. Yeniye, farklı olana karşı hep tepkili davranıyoruz.

         En büyük sorunlarımızdan birini köy kültüründen kent kültürüne geçişte yaşıyoruz. Eğitim ve ekonomik sorunlarını çözemeyen kişi ya da gruplar var olabilmek için eskiye sarılarak direnişe geçiyorlar. Bu da toplumsal gelişmenin önündeki en büyük engeli oluşturuyor.

        Değişimi kaçıran birey ve kurumlar sorunların kaynağını sürekli kendi dışında arama eğilimine girerler. Bu da gelişimin önünde oluşan en büyük dirençtir. Bu direnç bir zaman sonra olumsuz duygu ve düşüncelerin bulaşıcı hastalık gibi kurumları esir alır.

        Var olanın korunmasına girildiğinde, kaybetmenin ve gerilemenin başlangıcını oluşturuyor.

         Ve bir dizi gerekçeler ortaya koyuyoruz:

        “Burada hiçbir şey değişmez!”
        “Sizin işinizi biz mi yapalım?”
        “Biz bunları çok duyduk!”
        “Görmeden inanmam.”
        “Bunlar güzel düşünceler ama gerçek bu değil.”
        “Bize uymaz bu yollar..,”

        Değişimin dışında kalanlar, güçlerini kaybedenler, gelişim heyecanını yitirenler çevrelerine hep kuşkuyla bakarlar; değişimi sezen, yaratıcı özellikleri ve maceraya açık olanlar arasında bir çatışma kaçınılmaz hale gelir. 

       Çatışmanın kazananı her zaman bellidir: Değişimden yana olanlar kazanır.

       Değişim, kendimize ve yaşadığımız topluma yabancılaşma değildir. Kendi değerlerini ve yaşam kültürlerini koruyamayanlar değişimi gerçekleştiremezler. Yok olup giderler. Asıl değişim var olduğu yaşam biçimini ve koşullarını yeni koşullara uyarlayabilmektir.

       Kazak Ozan Abay değişimi dizelerinde şöyle ifade ediyor:

       Gün ardından doğar gün

       İlerleme değişmez

       Fikir fikri kovalar

       Yele binsen yetişmez!

       Değişim yeni şeyler söylemenin ve yapmanın gereğidir diyen, Mevlana Celaleddin Rumi bakın ne diyor:

       “Dünle birlikte gitti, cancağızım

       Ne varsa düne ait

       Şimdi yeni şeyler söylemek lazım”

       Yeni şeyler söyleyebilmek ve yapabilmek dileğiyle…….

       Muhsin YAZICI 

 

İlk kez kıtaların hareketi kaydedildi

                    İlk kez kıtaların hareketi kaydedildi

 Amerikalıların başını çektiği uluslararası bir bilim adamı ekibi, ilk kez Dünya kabuğunu şekillendiren bir jeolojik olayı kaydetti. Amerikan basınına göre, Purdue Üniversitesi’nden Profesör Eric Calais başkanlığındaki araştırmacılar, birbirinden ayrılan ve yüzeye doğru erimiş kayaları püskürten iki Afrika tektonik plakasının hareketini ölçtüler.  Devamı…

Keloğlan ve sihirli taş

                                          

   Keloğlan Ve Sihirli Taş


 Bir varmış, bir yokmuş. Allah’ın kulu çokmuş. Evvel zaman içinde bir Keloğlan varmış. İhtiyar ve yoksul annesi, bu biricik oğlunu “Kel oğlum, keleş oğlum” diye severmiş. Devamı…

Keloğlan İle vefasız arkadaşı

                         Keloğlan İle Vefasız Arkadaşı

Bir varmış, bir yokmuş, hem de Allahın kulu çok­muş, bu kullardan biri de herkesin adını sanını işittiği bizim ünlü Keloğlanmış.

Keloğlan’ın bir arkadaşı varmış. Adı Hüsemmiş.

Yedikleri içtikleri bir gidermiş. Çok samimi imişler.

Böyle imiş ama Hüsem aşırı derecede kıskanç ruh­lu biriymiş. Bir gözünü diğer gözünden kıskanırmış ve çok da çekemez bir yapısı varmış… Devamı…

Tarihe Adlarını Yazdıranlar…

                             Tarihe Adlarını Yazdıranlar…

 — Müzik öğretmeni Beethoven’a; “Besteci olması olanaksız!” demişti. Oysa o, insanlık tarihinin en büyük bestecilerinden birisi oldu. 
— Öğretmenleri Edison’u, hiçbir şey öğrenemeyecek kadar aptal bulurlardı. Edison’un kim olduğunu söyl ememize gerek var mı? 

— Walt Disney, bir gazetenin yazı işleri müdürü tarafından; “İşe yarar fikirleri olmadığı” gerekçesi ile kovulmuştu. Walt Disney, film ve eğlence endüstrisinde devrimler yapmıştır. 
Devamı…

Acele Etmek


Yıllar önce, çok uzaklarda bir adam varmış. Bu adam çalışmak amacı ile çok uzaklara gitmiş ve yıllarca çalışmış. Sonunda memleketine dönme zamanı gelmiş. Bu çalışma sürecinde toplam 3000 akçe biriktirmiş ve evinin yolunu tutmuş. Evine doğru giderken yolu büyük bir şehirden geçmiş. Devamı…

Zayıflamak isterken canından oldu

          Zayıflamak İsterken Canından Oldu

İngiltere’de yaşayan 40 yaşındaki Jacqueline Henson, LighterLife şirketinin 25 kilo zayıflamasını vaat eden diyet planını yanlış uygulayınca hayatından oldu. Her gün 4 litre su tüketilmesini öngören diyeti abartan Henson iki saatten az bir sürede 4 litre su içince bilincini kaybetti. Ertesi gün de öldü. Devamı…

Mars’ta buz bulundu!

      Mars’ta Buz Bulundu!

NASA’nın Mars’a gönderdiği uzay aracı Phoenix, Mars’ın yüzeyinde buz buldu. Dünyaya en yakın mesafede olan bu gezegende su ve yaşam izi arayan aracın yaptığı bu keşif, görevin yerine getirilmesi yönünde büyük bir başarı oldu.Araçtan arka arkaya gönderilen fotoğraflarda, yüzeyden alınan beyaz toprağın birkaç gün içinde eridiği gözlendi. Devamı…

Sevgiye Hasret


Küçük kız, annesiyle yürürken birden durdu. Yağmur damlacıklarıyla ıslanan gözlüğünü çıkartarak baktığı şey, babasıyla birlikte bisiklette giden bir başka kız çocuğuydu. Bisikletin arka tarafındaki minder üzerine oturan kız, düşmemek için babasına sıkı sıkı sarılmış ve soğuktan pembeleşen yanaklarını onun sırtına dayamıştı. Adamın ara sıra yana dönerek söylediği sözler küçük kızı kıkır kıkır güldürüyordu Devamı…

Aile içi Şiddetin Sudan Nedenleri

       Aile içi Şiddetin Sudan Nedenleri  

 Trabzon’da, bu yılın ilk 9 ayında 213 aile içi şiddet olayı meydana geldi. Tamamına yakını kadınlara yönelik olan şiddetin gerekçeleri arasında traji-komik bahaneler yer alıyor.     

Trabzon’da Emniyet ve jandarma kayıtlarına yansıyan ifadelere göre, mağduru kadın olan aile içi şiddet olaylarının nedenleri arasında sudan sebepler de yer alıyor.

       Mağdurların ifadelerine göre, darp edilmelerine neden olan bazı gerekçeler şöyle: Devamı…

Hansel ve Gretel

                                     Hansel ve Gretel

 

Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bir oduncu yaşarmış ormanın derinliklerinde. Bu oduncunun Hansel ve gratel adında iki çocuğu varmış. Hansel ve Gratel’in anneleri onlar daha çok küçükken ölmüş, babaları da çok kötü kalpli bir kadını üvey anne olarak başlarına getirmiş.

Üvey anne, hain, kötü kalpli bir kadınmış. Bu fakir hayatı yaşamaktan nefret ediyor, Hansel ve Gratel’e elinden geldiğince kötü davranıyormuş. Devamı…

En Az Yarım Saat, En Fazla Bir Saat Ders Çalışın

           En Az Yarım Saat, En Fazla Bir Saat Ders Çalışın

 

“Eğitimde etkin öğrenme ve ders çalışma yöntemlerinde verimlilik” başlıklı çalışmada, ders çalışma sürelerinin en az yarım saat, en fazla bir saat olarak ayarlanması, her bir saatte 10 dakika ara verilmesi öneriliyor.

         Milli Prodüktivite Merkezi’nin (MPM) hazırladığı “Eğitimde etkin öğrenme ve ders çalışma yöntemlerinde ve rimlilik” başlıklı broşürde, öğrencilere verimli ders çalışma yöntemleri anlatılıyor. Devamı…

WordPress sürümünü güncellemeniz ve SLL güvenlik hatalarını gidermeniz gerekiyor.