Muhsin Yazıcı

Meksikada Osmanlı izleri

Meksika’da Osmanlı İzleri

Bağımsızlığın 200. yıldönümü için Mexico’daki saat kulesi yenilenecek Türkiye, Meksika’nın bağımsızlığının 100. yıldönümünde Osmanlı vatandaşları tarafından ülkeye hediye edilen saat kulesini yenileyerek, bu uzak coğrafyadaki Osmanlı izlerini yaşatmak ve ilişkileri daha da geliştirmek amacıyla, 200. yıldönümünde bu ülkeye hediye etmeye hazırlanıyor.
Devamı…

Diyanet okullarda cinsel eğitim istedi.

Diyanet okullarda cinsel eğitim istedi.

Diyanet İşleri Başkanlığı “cinsellik sokağa bırakılmış durumda” diyerek, “okullarda cinsel eğitim verilmeli” önerisini getirdi

Öneri Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Şevki Aydın’dan geldi.

Aydın, aile içinde yaşanan taciz ve tecavüz olaylarının eğitimsizlikten kaynaklandığını ifade etti.

Şevki Aydın, “Atalarımızdan, babalarımızdan devraldığımız anne babalık bilgi ve becerileri hiçbir işe yaramıyor. Çünkü onlar devrini geçirmiş durumda. Okullarda uzmanlar tarafından cinsellik eğitimi verilmeli” dedi. 

Öğretmen Döve Döve Öldürdü

Öğretmen Döve Döve Öldürdü 

Matematik öğretmeni ödevini yapmayan öğrencisini öldürdü
Mısır’da ev ödevini yapmayan 11 yaşındaki öğrencisini döve döve öldüren matematik öğretmeni tutuklandı.
Mısırlı 23 yaşındaki matematik öğretmeni Nebil Abdülhamit, 11 yaşındaki öğrencisinin ev ödevini yapmadığını görünce çılgına döndü. 
Devamı…

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) valilere karne verecek.

                    Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Valilere Karne Verecek.

 Milli Eğitim Bakanlığı, sayıları 11 milyonu bulan ilköğretim çağındaki öğrencilerin durumuna göre illeri değerlendirecek ve bu değerlendirme tablosuna dayanarak 81 il valisine karne verecek.   Valilerin karne notlarını Türkiye genelinde sayıları 11 milyonu  bulan ilköğretim  çağındaki öğrenciler belirleyecek Devamı…

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) valilere karne verecek.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) valilere karne verecek.

         Milli Eğitim Bakanlığı, sayıları 11 milyonu bulan ilköğretim çağındaki öğrencilerin durumuna göre illeri değerlendirecek ve bu değerlendirme tablosuna dayanarak 81 il valisine karne verecek.        Valilerin karne notlarını Türkiye genelinde sayıları 11 milyonu bulan ilköğretim çağındaki öğrenciler belirleyecek
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) valilere karne verecek. Bakanlık valilerine sunulmak üzere 81 ilin eğitim sıralamasını ele alan bir karne hazırladı. Valilerin karne notlarını Türkiye genelinde sayıları 11 milyonu bulan ilköğretim çağındaki öğrenciler belirleyecek.

       MEB İlköğretim Genel Müdürü İbrahim Er, valilere verilecek karnelerde özellikle illerin zorunlu eğitimde kat ettikleri aşamanın değerlendirileceğini söyledi. İlköğretim çağ nüfusunun yüzde yüz okullaşması için böyle bir uygulamaya gittiklerini belirten Er, karnelerle illerin okula kaydolmamış 6–14 yaş aralığındaki öğrenci nüfus oranına göre sıralanacağını belirtti. Er, okula gitmeyen 325 bin çocuğu daha okula kazandırmak için çalışacaklarını kaydetti.

       OCAK’TA KARNELER VERİLECEK

       2008 yılı bilgileri üzerinden 1 yıllık olan “il eğitim karnesi” Ocak ayında toplantıya çağrılacak valilere bizzat verilecek. Karnede ayrıca, ilköğretim okullarındaki internet bağlantısı durumu, okuma yazma oranları, 100 Temel Eser okuma istatistikleri, okul öncesi eğitimde okullaşma oranları ile ilgili yüzdeler de değerlendirilecek. Tüm valiler illerinin Türkiye genelindeki durumunu görme şansı yakalarken, daha sonra bu karnelerle il bazında çalışma yürütecek.

       Sınavsız öğrenci alınacak

       Dokuz Eylül Üniversitesi ÖSS’ye girmeden işletme bölümü okumak ve işletme lisans diploması almanın yolunu açtı. Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme Yönetimi Programı’na kayıt yaptıran öğrencilerin bir yıllık yoğun İngilizce eğitimin ardından iki yıllık mesleki eğitimlerini tamamlayarak işletmecilik sertifikası almaya hak kazanacakları belirtildi. Sertifika ile yetinmeyenlere ise yapılan protokole göre yurt dışından iki üniversiteden diploma alma olanağı doğacak.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) valilere karne verecek.

                   Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) valilere karne verecek.

 

 

 

 

        Milli Eğitim Bakanlığı, sayıları 11 milyonu bulan ilköğretim çağındaki öğrencilerin durumuna göre illeri değerlendirecek ve bu değerlendirme tablosuna dayanarak 81 il valisine karne verecek.        Valilerin karne notlarını Türkiye genelinde sayıları 11 milyonu bulan ilköğretim çağındaki öğrenciler belirleyecek
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) valilere karne verecek. Bakanlık valilerine sunulmak üzere 81 ilin eğitim sıralamasını ele alan bir karne hazırladı. Valilerin karne notlarını Türkiye genelinde sayıları 11 milyonu bulan ilköğretim çağındaki öğrenciler belirleyecek.

       MEB İlköğretim Genel Müdürü İbrahim Er, valilere verilecek karnelerde özellikle illerin zorunlu eğitimde kat ettikleri aşamanın değerlendirileceğini söyledi. İlköğretim çağ nüfusunun yüzde yüz okullaşması için böyle bir uygulamaya gittiklerini belirten Er, karnelerle illerin okula kaydolmamış 6–14 yaş aralığındaki öğrenci nüfus oranına göre sıralanacağını belirtti. Er, okula gitmeyen 325 bin çocuğu daha okula kazandırmak için çalışacaklarını kaydetti.

       OCAK’TA KARNELER VERİLECEK

       2008 yılı bilgileri üzerinden 1 yıllık olan “il eğitim karnesi” Ocak ayında toplantıya çağrılacak valilere bizzat verilecek. Karnede ayrıca, ilköğretim okullarındaki internet bağlantısı durumu, okuma yazma oranları, 100 Temel Eser okuma istatistikleri, okul öncesi eğitimde okullaşma oranları ile ilgili yüzdeler de değerlendirilecek. Tüm valiler illerinin Türkiye genelindeki durumunu görme şansı yakalarken, daha sonra bu karnelerle il bazında çalışma yürütecek.

       Sınavsız öğrenci alınacak

       Dokuz Eylül Üniversitesi ÖSS’ye girmeden işletme bölümü okumak ve işletme lisans diploması almanın yolunu açtı. Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme Yönetimi Programı’na kayıt yaptıran öğrencilerin bir yıllık yoğun İngilizce eğitimin ardından iki yıllık mesleki eğitimlerini tamamlayarak işletmecilik sertifikası almaya hak kazanacakları belirtildi. Sertifika ile yetinmeyenlere ise yapılan protokole göre yurt dışından iki üniversiteden diploma alma olanağı doğacak.

Yaşayan En Yaşlı Ağaç

                                          Yaşayan En Yaşlı Ağaç

Dünyanın en yaşlı ağacı İsveç’in Dalarna bölgesinde tespit edildi. Ladin türündeki ağaç 9.550 yaşında. Ladin ağacı, hava şartlarındaki ciddi değişimlere karşı dayanıklılığıyla ve hayatta   kalmaya  yönelik   inatçılığıyla    biliniyor.  

Umea Üniversitesi Fiziki Coğrafya bölümü öğretim üyesi Profesör Leif Kullman bu konuda şöyle  diyor: 
“Ladin ağacı, yıllar boyu İsveç’in dağlık bölgesinde yer alan diğer ağaç türlerine göre daha yeni bir tür olarak görüldü. Bizim elde ettiğimiz sonuçlar ise bu yöndeki görüşlere tamamıyla zıt. Ladin, dağlık alandaki bilinen en   eski    ağaç  türlerinden   biri.”

Yaşayan En Yaşlı Ağaç

       Yaşayan En Yaşlı Ağaç

Dünyanın en yaşlı ağacı İsveç’in Dalarna bölgesinde tespit edildi. Ladin türündeki ağaç 9.550 yaşında. Ladin ağacı, hava şartlarındaki ciddi değişimlere karşı dayanıklılığıyla ve hayatta kalmaya yönelik inatçılığıyla biliniyor.        Umea Üniversitesi Fiziki Coğrafya bölümü öğretim üyesi Profesör Leif Kullman bu konuda şöyle diyor:

       “Ladin ağacı, yıllar boyu İsveç’in dağlık bölgesinde yer alan diğer ağaç türlerine göre daha yeni bir tür olarak görüldü. Bizim elde ettiğimiz sonuçlar ise bu yöndeki görüşlere tamamıyla zıt. Ladin, dağlık alandaki bilinen en eski ağaç türlerinden biri.”

Marsı iklim döngüsü yumuşatmış

Mars’ı İklim Döngüsü Yumuşatmış

 

Mars’a yaşamın izlerini bulması için gönderilen ve kısa süre önce devre dışı kalan Phoenix uzay aracının topladığı toprak örneklerini analiz eden Amerikan Havacılık ve Uzay Kurumu (NASA), Kızıl Gezegen’in toprağının çok soğuk ve kuru olduğunu, ancak iklim döngüsü içinde nemli hale gelmiş olabileceğini açıkladı. Devamı…

SBS sonuçları nasıl değerlendirilecek

                                 SBS Sonuçları Nasıl Değerlendirilecek

Çelik, genelgede, Bakanlıkça bilim ve teknolojide meydana gelen gelişmelerin ışığında, eğitim sisteminde köklü düzenlemeler gerçekleştirildiğini belirtti.
 Bu düzenlemelerin başında öğretim programlarının, çağdaş bir anlayışla dünya gerçeklerine uygun, bilim ve teknolojide meydana gelen değişiklik ve yeniliklerin ışığında, yapılandırmacı bir yaklaşımla yeniden düzenlenmesi çalışmalarının yer aldığını ifade eden 
Devamı…

Ders Çalışmaya Nasıl Yoğunlaşabilirsiniz?

                                Ders Çalışmaya Nasıl Yoğunlaşabilirsiniz?

Birçok arkadasınız gibi sizde kendinizi derse vermekte zorlanıyor olabilirsiniz. Zaman geçtikçe ve sınavlar yaklaştıkça gerilim arttığından ders çalışma istediği de artmakta ancak yoğunlaşma zayıflamaktadır. 

Bin bir güçlükle ders çalışmay a başlasanız bile aklınıza ilgisiz düşünceler gelebilmekte zihniniz çok çabuk dağılabilmektedir. Bunun nedeni kendinizi sürekli korkutmanız dolayısıyla da kaygılandırmanızdır.

Devamı…

Ölme ihtimaliniz ne kadar, biliyor musunuz?

                          Ölme ihtimaliniz ne kadar, biliyor musunuz?

 Hayatta yaşadığımız öyle şeyler vardır ki “bu da olur mu?” deriz. Ya da “bu benim başıma mı gelecekti” gibi serzenişlerde bulunuruz. Bisiklet kullanırken ölme, başımıza yıldırım düşme veya ilk denemede 4 yapraklı yonca bulma ihtimalimiz ne kadar dersiniz?

  İŞTE ÇOK ŞAŞIRACAĞINIZ Devamı…

Karışık Fıkralar-3

       İkiz Kuleler

       Yalancının Mumu İkiz Kuleler Yıkılana Kadar Yanar       Adam İkiz Kulelerdeki işine gitmek için 11 Eylül sabahı saat 6’da evden çıkmış.
       Manhattan’a geldiğinde işe gitmekten vazgeçip önce sevgilisine uğramaya karar vermiş. Cep telefonunu da kapatmış.
       Saat 10 civarında, hala sevgilisinin evindeyken telefonunu açmış, telefonu açıldığı anda çalmaya başlamış. Avaz avaz bağıran karısı,
       “Hangi cehennemdesin sen? Bir saattir sana ulaşmaya çalışıyorum. Meraktan deliye döndüm.” diye hesap sormuş.
       Sakin sakin yanıtlamış adam:
       “Nerede olabilirim hanım? Ofisimdeyim tabii”
   

        Böyle ikram görülmedi

       Adamın biri yabancı bir şehirde, bir evin kapısını çalarak bir ricada bulunur:       — Çok susadım ve buralarda su bulamadım. Lütfen bana bir bardak su verir misiniz?       Kapıyı açan çocuk, adamın yüzüne bakarak:
       – İstersen ayran getireyim, der.
       Adam bu teklifi memnuniyetle kabul ettikten sonra, çocuk bir çanak ayran getirir.
       Adam ayranı içtikten sonra çocuk:
      – İstersen daha getireyim, der.
         — Zahmet olur yavrum.
         — Hayır, ne zahmeti. Zaten bu ayranın içine fare düştüğü için nasıl olsa dökecektik!
       Bunun üzerine, adam iğrenerek elindeki ayran çanağını hiddetle yere atıp parçalayınca, çocuk feryadı koparır:
       – Anneee, kapıdaki adam köpeğin çanağını kırdı….
   

       Trafik Işıkları

       Yeni ilçe olmuş bir köye trafik ışıkları koyulursa.       Yeni ilçe olan bir köye trafik ışıkları yeni takılmış. Işıkların altında bir polis bekliyor ve halkın ışıklara uymasını sağlamaya çalışıyor yani bir çeşit trafik eğitimi vermeye çalışıyormuş.
       O sırada bakmış ki; bir kadın, elinde çocuğuyla kırmızı ışık yanarken karşıya geçiyor. Hemen seslenmiş:
       – Hanım, hanım! Nereye?
Kadın dönüp:
       – Eltimgile gidiyorum.
  

       Otobüs

       Yeni Evli Çiftin Gardırop Problemi….       Yeni evli bir çift varmış. Bunların sorunu yatak odalarındaki gardıropmuş.    Sorunda yoldan her otobüs geçişinde gardırobun müthiş bir şekilde sallanmasıymış.
       Bir gün kadın, kocası evde yokken kendi kendine:
       -Ya kocamın bir sürü işi var bir de bu gardıropla uğraşamaz, en iyisi ben bi tamirci çağırıp yaptırayım” demiş. Sonrada tamirciyi çağırmış.
       Tamirci gardırobun her yerine bakmış ve hiç bir bozukluk görememiş.   Kadına:
       -Hiç bir bozukluk yok, deyince
Kadın:
       -Olur mu beyefendi, yoldan her otobüs geçişinde müthiş şekilde sallanıyor, demiş.
Tamircide:
       -İyi öyleyse bakalım otobüs geçince ne oluyor.
       Biraz sonra yoldan bir otobüs geçmiş ve gardırop yine müthiş şekilde sallanmış. Tamirci sorunu yine anlayamamış.
       —Bir de gardırobun içine girip bi bakayım, belki sorunu oradan görebilirim, demiş ve gardıroba girip, beklemeye başlamış. Tam bu sırada kadının kocası gelmiş. Ceketini çıkarmış, gardıroba asacakmış, kapısını bi açmış dolapta tamirciyi görmüş:
       -Sen kimsin kardeşim? Ne yapıyorsun burada? Diye bağırmış. Tamirci gayet masum bi şekilde yanıtlamış:
       -Beyefendi inanmayacaksınız ama otobüs bekliyorum!
   

       Buzdolabı

       İki adamın hazin! Öyküsü…       Ahirette sorgu sırasını bekleyen iki adam birbirleriyle konuşmaya başlar.
“Sen nasıl öldün?” diye sorar birinci adam ötekine.
       “Donarak öldüm..”
       “Kötü bir ölüm olsa gerek…” der birinci adam ” donarak ölmek nasıl bir şey?” “şeyy, başlangıçta çok rahatsız edici..” diye anlatmaya başlar ikinci adam “titremeye başlıyorsun, bütün el ve ayak parmakların ağrımaya başlıyor. Ama sonrası, ölmek için çok sakin bir yol. Vücudun uyuşuyor, adeta boşluğa sürükleniyorsun, tıpkı uykuya dalmak gibi..
       Peki ya sen? Sen nasıl oldun bakalım?”       “Kalp krizi geçirdim” der birinci adam.”karımın beni aldattığından emindim.        Bir gün ansızın beklenmedik bir saatte eve döndüm, yatak odasına koştum..        Karımı orada yapayalnız örgü örerken buldum. Sonra bodruma koştum ama kimseyi bulamadım. İkinci katta da kimse yoktu. Sonra hızla çatı katına vardığımda kalp krizi beni buldu. Oracığa yığıldım ve öldüm.        Aynen böyle..”        İkinci adam başını sallar “Berbat bir şey bu…”,der. “Sadece bir an mutfakta durup buzdolabına bakmayı akıl edebilseydin şimdi ikimiz de hayatta olacaktık.”  

       Karıncaları Ezmeyen Adam

       Adamın biri papaza günah çıkarmaya gitmiş. Papaz bakmış adamın ayaklarında ufak ziller var, adım attıkça çıngırak gibi çalıyor…        “Bunlar ne yahu?”
       “Ben Allah’tan çok korkarım, karıncaları ezmemek için ayaklarıma bağladım…    Karıncalar zilin sesini duyunca kaçıyorlar.”
       Ve başlamış işlediği günahları anlatmaya…
       Komşunun kızından mahallenin duluna, doksanlık acuzeye kadar, kadınları sıraya koymuş…
       Papaz dayanamamış:
       “Ulan sen o zilleri ayağından çıkar da başka yerine tak!”
  

       Ali ve Babası

       Ali nasıl doğduğunu merak ediyor?        Ali babasına sormuş:
       -Baba ben dünyaya nasıl geldim?
       —Gece annenle yatmaya gittiğimizde yatağın çevresine şeker koyduk. Sabah kalktığımızda sen gelmiştin.
       Ali’nin bu fikir ilgisini çekmiş ve denemeye karar vermiş. Yatarken yatağının çevresine seker koymuş. Sabah bütün karınca, böcekler, vs yatağın çevresindeymiş. Ali:
       – Ulan, şimdi size elimin tersiyle bir korum. Ama baba yüreği dayanmaz!
  

       Avukat

       Şehrin hayırsever vakıflarından birindeki çalışanlar şehrin en başarılı avukatından henüz herhangi bir bağış almamış olduklarını fark ettiler.Bağış toplama görevindeki kişi avukatı bağışta bulunması için ikna etmeye çalışıyordu:

       “-Araştırmalarımıza göre yıllık geliriniz en az 500 000 dolar, ancak bugüne kadar hiç bir hayır isine bir kuruş bağışta bulunmamışsınız. O paranın bir kısmını bir şekilde topluma iade etmek istemez miydiniz?”

       Avukat bir süre düşündü, sonra:

       “-Önce, araştırmalarınız annemin uzun bir hastalıktan sonra ölmek üzere olduğunu ve hastane masraflarının onun yıllık gelirinin bir kaç kat üstünde olduğunu da gösterdi mi?”

       Görevli utandı:

       “-Şey, hayır.”
       “-Sonra, kardeşimin malul bir gazi, kör ve tekerlekli iskemleye mahkûm olduğunu?”

       Görevli utancından kıpkırmızı kesilmiş bir halde özür dilemeye çalışırken avukat onun sözünü kesti:

       “-Ya da kız kardeşimin kocasının bir trafik kazasında öldüğünü ve onu üç çocuğuyla beş parasız bıraktığını?”

       Görevli yerin dibine geçmişti, sadece,

       “-Hayır, hiç bir bilgim yoktu …” diye mırıldanabildi.

       Avukat bir kez daha onun sözünü keserek devam etti:

       “-Pekâlâ, ben onlara zerre miktar para vermezken size niçin vereyim?”   

       Kaza Kurbanının Oğlu

       Kaza yerinin etrafını önce polis kordonu sonra da büyük bir meraklı kalabalığı çevirmişti..       Gazetesine, iyi bir kaza fotoğrafı yetiştirmek isteyen foto muhabiri çemberleri aşamayınca
       -“Yol verin.. Yol verin.. Ben kaza kurbanının oğluyum!” diye bağırmaya başladı.
       Kenara çekilip yol verdiler.
       Foto muhabiri yaklaştığında arabanın önünde bir eşek yattığını gördü..
   

 

 

       Aptal Sarışın

        Vantrolok eline geçirdiği kukla ile konuşuyor ve aptal sarışın fıkraları
anlatıyormuş. Gösterisi biraz ilerledikten sonra birden orta sıralardan
sarışın bir kadın ayağa kalkmış ve yüksek sesle :
       – Affedersiniz!
       Bu çıkış üzerine vantrolok ve kalabalık durmuşlar ve sarışına bakmaya
başlamışlar,
       Sarışın :
       – Görüyorum ki sarışınların ne kadar aptal olduğuna dair sakalar yapmaktasınız. Peki, söyler misiniz, bu kanıya nereden vardınız? Tek
suçumuz saçımızın rengi mi yani? Sizin bu yaptığınız ırkçılık olmuyor
mu? Kadınların birçoğunun sarışın olduğu ülkelerdeki kadınlara hakaret etmiş olmuyor musunuz? Tanımadığınız bu kadar kadına ettiğiniz hakaretler sizi rahatsız etmiyor mu? Söyler misiniz ?!!
       Bunun üzerine vantrilok çok mahçup ve üzgün bir yüz ifadesi ile :
       – Şey, … Ben özür dilerim, … Sadece şaka yapıyordum. Eğer sizi…
       Şarışın Vantrilok’un sözünü keser ve :
       – Ben sizle konuşmuyorum bayım. O elinizdeki küçük terbiyesiz adamla
konuşuyorum! Siz onu savunmayın, o cevap versin.
  

      Karagümrüklü

       “Karagümrüklü bilet atmaz.”       Güzel bir bahar gününün sabahında İETT şoförü garaja gider, otobüsünü çalıştırır ve yola çıkar.        Sorunsuz bir şekilde bir duraktan diğerine ilerler.
       Yolcularını alır, indirir. Derken; durağın birinde iri yarı, güçlü kuvvetli ve oldukça tehlikeli görünüşe sahip bir adam otobüse biner. Şoföre sert bir
bakış fırlatır ve Karagümrüklü bilet atmaz.” diyerek arkadaki bir koltuğa geçer ve oturur. Ertesi gün, ondan sonraki gün ve Ergün aynı şey tekrar olur. Karagümrüklü, aynı sözlerle ve aynı sert bakışlarla bilet atmadan koltuğa geçip oturur. Bu durum otobüs şoföründe karmaşık yaratmaya başlar.
       Hat değiştirme dilekçesi de ret edilince son çare olarak bir jimnastik kursuna yazılır. Her akşam devam ettiği kursta; judo, karate, aikido ve benzeri tüm dövüş teknikleri konusunda ihtisas yapar.

       Yazın sonlarına doğru, kendine güveni olan iyi bir dövüş ustası haline gelmiştir. Kursları bitirdiğinin ertesi günü tekrar otobüsüyle yola çıkar. Uzaktan, Karagümrüklü’nün durakta beklediğini görür.         Sinirini gizlemeye çalışırken, dişlerini gıcırdatarak otobüsün kapısını açar.
Karagümrüklü otobüse biner, şoföre sert bir bakış fırlatır ve, Karagümrüklü bilet atmaz.” diyerek ilerleyecekken tam o sırada, sıkı bir kavgaya hazır olan şoför birden koluna yapışır:

       — Neden atmıyormuşsun?
       Şoföre şaşkınlıkla bakan adam şöyle der:
       – Karagümrüklü’nün mavi kartı var.
  

       Günah Çıkartma

       Yağmur yağdı, şimşek çaktı ve ben gene bir günah işledim…        Adamın biri papaza günah çıkartmaya gitmiş.
       — Papaz efendi ben çok günah işledim. Mesela üç gün önce komşunun kızı geldi o sırada hava bozdu şimşek çaktı ve ben günah işledim.
       — Allah affeder oğlum. Demiş papaz.
       — Ertesi gün de büyük kızı geldi. Yağmur yağdı, şimşek çaktı ve ben gene bir günah işledim.
       — Allah affeder oğlum.
       — Dünde komşunun karısı geldi ve hava bozdu, yağmur yağdı, şimşek çaktı.  Ben gene bir günah işledim.
       — Tamam, oğlum anlaşıldı umarım Allah affeder. Affeder herhalde ama sen yavaş yavaş gitsen diyorum. Hava da bozmaya başladı zaten.
   

       Deli’den Tanrıya Telgraf

       Delinin biri Tanrıya telgraf çekmiş…       Eskiden Türkiye’de paranın değerli olduğu dönemde ilçenin birinde bir “deli”! Yaşarmış.
       Çoğu zaman parasız, pulsuz dolaşıp diğer insanlardan para istermiş. Sık sık para istenmesinden bıkan biri
       “Git kardeşim işine, Tanrı versin, ben vermiyorum.” diye gırgır geçmiş.
       Ama deli ya bu, inanmış ve sormuş:
       “Tanrı’dan nasıl isteyeceğim?”
       Diğeri: “Postaneye git, tel çek!” demiş başından savmak için.
       Bizimki doğru postaneye gitmiş ve şöyle bir telgraf yazmış:
      
“Yüce Tanrı makamına:
       Yüce Tanrı’m, benim param yok, bana acele 100 lira gönder!”

       Telgrafı gören memur “Olmaz kardeşim” demiş “Bu dediğini yapamam!”  Ama bizimki diretince postanede kavga çıkmış.
       Olay ilçe kaymakamına iletilmiş. Kaymakam durumu anlamış.
Deliyi makamına çağırtarak, ilçe memurlarının maaş bordrosundan kestirerek topladığı 50 lirayı deliye vermiş.
       “Bak demiş, sen tel çektin ve Tanrı da sana 50 lira gönderdi.”
       Bizim deli sevinmiş, parayı almış. Bu para ona bir ay yetmiş. Para bitince tekrar soluğu postanede almış ve şöyle bir telgraf yazmış:
      
“Yüce Tanrı makamına:
       Yüce Tanrı’m, benim param yok, bana acele 100 lira gönder ama kaymakamı aracı koyma çünkü yarısını kesiyor!”
  

       Hava Akımı

       İki adam Empire State binasının tepesindeki barda içiyor ve laflıyorlarmış.
       1. adam: “- Biliyor musun geçen hafta ne keşfettim? İnsan kendisini bu binanın tepesinden aşağıya bırakınca, 10. kata gelinceye kadar bina çevresindeki kuvvetli hava akımları onu sürüklüyor ve binanın çevresinde dolaştırıp pencereye getiriyor. ”
       2. adam: “- Salak mısın sen? Böyle bir şey asla olamaz.”
       1. adam: “- Hayır. Bu gerçek. Dur sana kanıtlayayım.” diyerek barın balkonuna çıkar, balkondan atlar, 10. kattan geçerken rüzgâr onu pencereden içeri savurur, gider asansöre biner ve tekrar bara çıkar.
       2. adam: “-Kendi gözümle gördüm ama bu tamamen bir kerelik tesadüf! Böyle bir şeyin olması mümkün değil.”
       1. adam: “- Hayır, hep böyle. Dur bir daha kanıtlayayım.” diyerek tekrar atlar ve yine 10. kattan geçerken rüzgâr onu pencereye sürükler. vs…. Bara dönünce 2. adamı bir kez denemesi için teşvik eder.
       2. adam: “- Pekâlâ, madem işe yarıyor, ben de yapabilirim.” diyerek atlar, 10. kata gelir, 10. katı geçer, kaldırıma çarpar, yapışır ve yerle bir düzeye gelir.
Yukarıda barmen 1. adama dönerek “- Biliyor musun, sen sarhoşken pisliğin teki oluyorsun, Süpermen!”
  

       İyi Kızlar!

       Üç kız cennete girmeden sorgulanır…       Üç kız ölmüş, cennetin kapısında sıraya girmişler. En büyük melek, kızları karşılamış ve sormuş:
       – Cennetin kapısından girmeden önce size küçük bir sorum var.
       Hayattayken iyi kızlar mıydınız?”
       İlk kız atılmış:
       -Sayın melek hazretleri! İnanın ben daima iyi bir kız oldum.
       Evlenmeden önce kimseyle olmadığım gibi evlendikten sonra da olmadım
       Büyük melek yardımcısına dönmüş:
       -Tamam bu kıza altın anahtarı verin”
       İkinci kız;
       -Sayın melek hazretleri! Ben evlenmeden kimseyle olmadım ama evlendikten sonra dayanamadım!”
       — Bu kıza da gümüş anahtarı verin” demiş melek hazretleri.
      
Sıra üçüncü kıza gelmiş;
       -Sayın melek ben her önüme gelen erkekle evlenmeden önce ve sonra doyasıya birlikte oldum…
       Büyük melek şöyle bir sağına ve soluna baktıktan sonra yardımcısına fısıldamış:
       -Buna da benim odanın anahtarını verin.
   

Öğrencilere en iyi öğrenme taktikleri

                                Öğrencilere en iyi öğrenme taktikleri

 Bir öğrencinin başarılı olabilmesi ancak etkin öğrenme ile mümkün.Milli Prodüktivite Merkezi tarafından hazırlanan “Eğitimde etkin öğrenme ve ders çalışma yöntemlerinde verimlilik” başlıklı broşürde, çalışma sürelerinin en az yarım saat, en fazla bir saat olarak ayarlanması, her bir saatte 10 dakika ara verilmesi tavsiye edildi.

 Öğrenme için temel faktörün öğrenci motivasyonu olduğu belirtilen çalışmada, öğrencinin herhangi bir bilgi, tutum ve davranışı öğrenmesi için öncelikli olarak öğrenmeye istekli olması gerektiği kaydedildi.

Devamı…

Çalışkan öğrenciye lise 3 yıl

                                       Çalışkan öğrenciye lise 3 yıl

Milli Eğitim Bakanlığı, 4 yıl olan lisenin 3 yılda bitirilmesinin yolunu açıyor. Lisenin ilk üç sınıfında üstün başarı gösteren ve notları 90’ı geçen öğrencilere ‘bir yıl erken mezuniyet’ imkânı getiriliyorHazırlanan taslakla ilgili diğer öğretim dairelerinin ve il milli eğitim müdürlüklerinin görüşlerini aldıklarını belirten Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Merdan Tufan, değişikliğin önümüzdeki günlerde kurulda görüşüleceğini açıkladı.

WordPress sürümünü güncellemeniz ve SLL güvenlik hatalarını gidermeniz gerekiyor.