Muhsin Yazıcı

Sanayi 1.0’ı kaçırdık, Sanayi 4.0’ı kaçırmayalım / Edip Emil Öymen

Dördüncüyü de kaçırmayalım derken, “gerçek” tarihi bilmek gerek. Geriye dönüp bakarsak, çok şey görürüz. Kitaplar, ciltler, tezler, makaleler dolusu. Sadece birkaç örnek:

Osmanlı’da ilk banka, padişahın izniyle 1847’de iki Galata bankeri Jacques Alléon ve  Manolaki Baltazzi tarafından Bank-ı Dersaadet-İstanbul Bankası (Banque de Constantinople) adıyla kuruldu. (Daha önce izinsiz kurulan bir banka kapatılmıştı). Taa Mediciler’den bu yana bankacılığı saymazsak, başlangıç olarak ilk kez kağıt para basan (1695) İngiltere Merkez Bankası’ndan 152 yıl sonra… Osmanlı Merkez Bankası “gibi” çalışan Bank-ı Osmanî-i Şahane ise İngiliz sermayesiyle 1863’te kuruldu. Sonra Fransızlar eklendi. Osmanlı’nın merkez bankası yabancıların yönetimindeydi. Devamı…

Çanlar, ziller ve düdükler kimler için çalıyor? / Prof. Dr. Bozkurt Güvenç

Kent kültürü tarihçilerinden Oscar Lewis, Sanayi Devrimi’nin, matbaadan sonra ve buhar makinesinden önce, şehirlerdeki saat kuleleriyle başladığını savunur. Tabii bunlardan önce de müminleri toplu duaya çağıran kiliselerin çanları, minarelerden yayılan Ezan sesleri vardı.

Saat kulesi, günlük çalışma hayatını, her şeyin var olduğu zaman ve mekân kavramlarımızı değiştirdi. Bilim öncüsü fizikçi Newton’un zaman ve mekân ayırımı, uzay fizikçisi Einstein’da zamanmekan oldu. Bu devrimsel dönüşümün günlük hayatımızdaki sonuçlarını yorumlamaya çalışıyorum. Devamı…

Çağın dışında kalmak olanaksızdır / Prof. Dr. Doğan Kuban

Bugün bütün dünya ile birlikte yaşamanın sunduğu bütün teknolojilerden yararlanan, otomobile, uçağa, otobüse, metroya binen, AVM’lerden alışveriş yapan, cebinde telefon taşıyan, elektrik kullanan, televizyonda futbol maçı seyreden bir Türk toplumu var.

Bu toplum, bir moda olarak yinelenen tekerlemede söylendiği gibi, aptal bir toplum değil. Biz İslam dünyasında demokratik ve kültürel devrim yapan ve sömürge olmayan tek toplumuz. Türklere Arapların taktığı ‘Etrak-ı bi-idrak’ diyen Osmanlı ulemasıdır. Mustafa Kemal, Cumhuriyet devrimini yapan Türk Ulusunun zeki olduğunun altını çizen kurucu liderdir. Devamı…

Yılbaşı bir ‘insani-evrensel’dir

Bilinen en eski yılbaşı törenleri milattan önce 2’nci bin yılda Babil’de ortaya çıkar. Bu, Mart ayının sonlarında kutlanan ve 11 gün süren bahar bayramıdır ve yeni yılla aynı gün başlar. Belli ki bunun yolu bugün Nevruz’a kadar çıkmaktadır.

Roma’da da yılbaşı olarak ilkin baharın başlangıcı kabul edilen 25 Mart benimsenmiştir. Sonra milattan önce 153’te Roma senatosu yılbaşını 1 Ocak’a taşıdı. Görüldüğü gibi ortada henüz “İsa-Mesih” yoktur ve 1 Ocak, pagan Roma’da yılbaşı olarak karşımızdadır. Devamı…

Endişeli toplum kalp yoruyor

‘İbni Sina’ya borcumuzu ödemek istiyorum’ diyerek “Ben İbni Sina” adlı bir kitap yazan Prof. Dr. Gülümser Heper, bir yandan da modern tıbbın ruhunu nasıl kaybettiğini anlatıyor. “Hekimlerin efendisi İbni Sina’ya Türk hekimlerinin borcunu ödemek” istiyorum diye yola çıkan Kardiyolog Prof. Dr. Gülümser Heper “Ben İbni Sina” adlı bir kitap kaleme aldı. Devamı…