Muhsin Yazıcı

Aradaki açığı nasıl kapatacağız?

Fransa’da “lise bitirme” sınavları Baccalauréat (Bac) yapılmış.
743.594 lise öğrencisi sınava girmiş.
Sorular ve sistem, bizden fersah fersah uzak…
İşte öğrencilerin yanıt vermesi gereken test dışı “klasik” ve “ucu açık” sorular:

Philo L (Edebiyat) konuları:

  1. Konu: Zamandan kaçmak mümkün müdür?
  2. Konu: Bir sanat eseri nasıl iyi biçimde açıklanır?
  3. Konu: HEGEL’den alıntılanan metni (doğa kanunları ile beşerî -hukuktan doğan-kanunların arasındaki farka dair) açıklayınız.
Devamı…

Doğayı yok eden insanoğlu kendi geleceğini yok ediyor.

Son 50 yılda dünyada insan nüfusu iki katına çıkmışken; WWF: Yaban hayvanlarının nüfusu 50 yılda yüzde 68 azaldı.
Helen Briggs

Dünya Doğal Hayatı Koruma Vakfı’nın (WWF) yeni yayımladığı bir rapor, yaban hayvanları nüfusunun son 50 yılda üçte iki oranından daha fazla azaldığına işaret ediyor.
Kuruluşun raporunda “felaket derecesindeki” bu düşüşün hiçbir yavaşlama belirtisi göstermediği gibi, doğanın insan eliyle tahribatının görülmedik bir seviyeye çıktığı vurgulandı.
WWF Başkanı Tanya Steele, “Ormanlarımızı yaktığımız, denizlerde aşırı balık avladığımız ve doğal yaşam alanlarını yok ettiğimiz için yaban hayatı serbest düşüşte. Dünyamızı mahvediyoruz, sağlığımızı, güvenliğimizi ve yeryüzünde hayatta kalma şansımızı riske atıyoruz. Zaman daralırken doğa bize şimdi imdat sinyali gönderiyor” dedi.
Sayılar ne anlama geliyor?
Raporda bilim insanlarının dünya genelindeki gözlemlerine dayanılarak binlerce canlı türünün nüfuslarına bakıldı.
Buna göre 20.000’den fazla memeli, kuş, hem karada hem denizde yaşayan hayvan, sürüngen ve balık nüfusunun 1970’ten bu yana ortalama yüzde 68 oranında azaldığı ortaya çıktı.
En büyük düşüş tropikal bölgelerde kaydedildi. Latin Amerika ve Karayipler’de sürüngenler, hem karada hem denizde yaşayan hayvanlar ve kuşların nüfusu yüzde 94 oranında azaldı.
Kuruluşa verileri sağlayan Zoological Society of London’ın (ZSL) direktörü Dr. Andrew Terry, bu düşüşün insan faaliyetlerinin doğa üzerindeki tahribatının boyutlarını yansıttığını söyledi.
Dr. Terry, “Hiçbir şey değişmezse nüfuslar azalmaya devam edecek; yaban hayvanlarının nesli tükenecek ve hayatlarımızın bağlı olduğu ekosistemler bozulacak” dedi.

Raporda, Covid-19 salgınının doğa ve insanların ne kadar iç içe geçtiğini gösterdiği vurgulanıyor.

Habitat kaybı ve vahşi hayvan ticareti

Yaban hayvanlarının nüfusunun azalması büyük oranda habitat kaybına ve vahşi hayvan ticaretine bağlanıyor.

Modellemelere dayanan yeni veriler acil önlemlerin alınması ve gıda üretim ve tüketim tarzının değiştirilmesiyle habitat kaybı ve ormansızlaşmanın durdurulabileceği hatta tersine çevrilebileceği belirtiliyor.

Türkiye’de aydınlanma oldu mu?

Aydınlanma (Enlightment, İllumination) kavramı Avrupa’dan geldi. Daha önce göçer Türkler Çinli ile, Budizmle, Ortaasya ile, İslamla, Anadolu ile, Bizansla da aydınlandılar. Fakat çağdaşlaşma anlamında kültürel aydınlanmanın tek anlamı Avrupa Rönesans’ının başlattığı ‘Aydınlanma’nın neredeyse 20.Yüzyıla kadar süren, Ortaçağ sonrası tarihidir.

Sanayileşme ile birlikte dünyanın yaşam ‘mode’unu saptayan Avrupa aydınlanmasıdır. Bunun dünyaya yansıması ve gelişmesi, Avrupa emperyalizminin tarihi içinde biçimlenmiştir.

Devamı…

Hayal kurmanın beyne faydası var

Bazen masa başında çalışırken kendimizi birden en güzel tatil yerinde bulabiliriz, ya da eve dönerken hafta sonu neler yapacağımızı planlayabiliriz. Aslında bunlar zararsız hayallerdir ama, çok dikkat gerektirecek durumlarda hayaller tehlikeli olabilirler mesela, otomobil sürerken.

Hayal kurmak bu yüzden bilişsel kontrol sistemimizde çoğunlukla bir aksama olarak kabul edilir. Yani kısa bir süre için kendimizde olmadığımız bir sistem hatası da denebilir. Fakat hayal kurmak illaki hata olmak zorunda değil, bilim insanları artık bu fenomenin olumlu taraflarını da görmeye başladılar.

Devamı…

UNICEF’in araştırmasında Türkiye son sırada

UNICEF’in yaptığı bir araştırmaya göre hayatından memnun olan 15 yaşındaki çocukların oranının en düşük olduğu ülke Türkiye. Sıralamada birinci olan Hollanda’da bu yaştaki çocukların yüzde 90’ı hayatından memnun.

Hollanda’da 15 yaşındaki gençlerin yüzde 90’ı hayatından memnun

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonuna (UNICEF) bağlı Innocenti araştırma merkezi tarafından aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 41 ülkede yapılan bir araştırma, sanayi ülkelerinde de çocukların aşırı kilo, yetersiz eğitim ve ruhsal sorunlarla sıklıkla karşılaştığını ortaya koydu.

Devamı…

“Ya İstiklal Ya Ölüm”

“Ya İstiklal Ya Ölüm” diyerek,

Türk ulusunun eşsiz karakterini ortaya koyan,

Milletimizin bağımsızlık ateşini yakan,

Gösterdiğin hedefe bir halkı inandırıp,

Onların umutla, durmadan yürümesini sağlayan,

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının açtığı ve yeniden inşa ettiği yolun yolcusuyuz.

Bu yoldan asla sapmayız ve vaz geçmeyiz.

Dış politika ve ‘ulusal irade’ zaafları / Erol Manisalı

Uzmanlar; sivili, askeri, siyasetçisi Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki ve Karadeniz’deki yerini ve “ulusal” çıkarlarını tartışıyorlar. Dış politikada “ülkenin ulusal çıkarlarının sağlanabilmesi için” içerde demokratik ve ulusal bir siyasal düzenin ve siyasal iradenin bulunması gerekir.

Çünkü çıkarlarımızın çatıştığı karşımızdaki rakipler, içimizdeki ulusal irade zaaflarını gördükçe, “Türkiye aleyhine uygulamalarını ve aralarındaki anlaşmaları giderek artırıyorlar”:

Devamı…

Jiddu Krisnamurti diyor ki;

“Çoğumuz ikinci el insanlar haline geldik. Okuyoruz, üniversiteye gidiyoruz, büyük oranda bilgi biriktiriyoruz. Bu bilgiler başka insanların düşündüklerinden ve söylediklerinden oluşuyor.
Topladığımız bilgileri başkalarının söyledikleriyle kıyaslıyoruz. Orijinal hiçbir şey yok. Yalnızca tekrar ediyoruz, tekrar ediyoruz, tekrar ediyoruz. Ve biri bize “düşünce nedir, düşünmek nedir?” diye sorduğunda yanıt veremiyoruz…” 

İnsan sevgisiyle başlayan yeni bir düzene ihtiyaç var!

Dünyanın geleceğini kurtarmanın uygarlıklar, dinler, ırklar, diller, ideolojiler dışında bir tek olasılığı var. Bilim adamlarının iklimle ilgili olarak dile getirdikleri, insanlığın tümünü yok edeceği öngörüsünün yakın tehdidini de düşünürseniz, bugün yapılması gereken, bütün toplumların ziyafetler düzenleyerek birbirlerini ağırlamasıdır. Bu dünyada geçerli söylemlerle çelişen çok açık bir durum.

Fakat toplumların cehaleti ve birikmiş ön yargıları böyle bir barış ortamına ulaşmayı engelliyor. Bunun iki ters boyutunu öğrenmek istiyorsanız Suriye ile Finlandiya’yı karşılaştırın. En az 200 yıl önce ‘İnsan hakları’ kavramına ulaşan Aydınlanma düşüncesi, 20. yüzyılın canavarlığına engel olamadı. Uygarlık kavramı ile insanların yaşamı arasında uçurumlar var.

Devamı…

Doğaya ihanet, insanlığa ihanettir

Yaklaşık 34 yıldır Kanada’da yaşıyorum. Burada bahar geç gelir. Ağaçlar Mayıs ayının sonunda çiçek açarlar. Yalnız bir ağaç vardır, bizdeki kardelen gibi… Nisanın sonunda çiçek açar. Eksi derecede bile zamanı gelince çiçeğinin açar.

Bundan yaklaşık 25 yıl öncebir Cumartesi günü öğle yemeği için bir restorana gidiyorum. Hava güzel artı 14 derece.. Mayıs ayının ilk haftası… Şehir içinde çoktur, kısa boylu geniş saçaklı bir ağaç. Çiçekleri o kadar güzel açmış ki.. Ağaçtan bir dal kırdım, elimde restorana götürdüm. Sık gittiğim bir restorandı. Cumartesi günleri tavuk kanadıyla bira günleri olur. Ben de iki haftada bir uğrardım. Garson kızlar beni tanırlar, her gidişimde tebessümle karşılarlardı.

Devamı…

Kırlagkçları hep çok sevdim

Ayvalık’ta bir açık hava otelindeyim, resepsiyon da açıkta. Resepsiyonun köşesinde bir kırlangıç yuvası var; üç yavru, kafalar dışarda, gagalar açık. Anne ve baba gidip gelip yiyecek getiriyorlar ve ayrı zamanlarda geldikleri için birbirlerini görmüyorlar.

Anne birinci yavruya yem veriyor, birazdan baba gelip ikinciye, anne tekrar geldiğinde üçüncüye, baba gelip birinciye. İnanılır gibi değil, sırayı hiç şaşırmadılar: ADALET.

Devamı…

Halkın gönlünde yatan tek lider…

Josef STALİN
Rusya’nın tek hâkimiydi. Birinci Dünya Savaşı’ndan önce ve savaş esnasında milyonlarca Rus’u katletti.
Ardından gelen Nikita Kuruşçev Stalin’in anıt mezarını yıktırıp, O’nu sıradan ölülerin gömüldüğü arka bahçeye nakletti.
Mezarına giden yok, ismini duyan Rus başını çevirir.

Devamı…

Dostoyevski diyor ki;

Şeytan uyuya kaldı bir gün.

Rüzgar sert esti.

Üç tüy düştü şeytandan dünyaya.

Biri paraya yapıştı, diğeri makama öteki de ihtirasa yapıştı.

O günden sonra şeytan hiçbir iş yapmadı.

Değişim gerek diyenlerle istemezüklerin mücadelesi

Yeni Osmanlıcılar size bir önerim var! Osmanlıcılığı Atatürk’ün kurtardığı topraklarda değil de Osmanlı’nın kaybettiği topraklarda oynayın da gücünüzün nereye kadar gittiğini görelim…

Şu anda “Hilafet” çağrıları yapanlar İslamiyetten kopuşun 1839 Tanzimat Fermanı olduğunu söylerler. Modernleşme, gelişme, dünyaya uyum, bilim, sanat, kadın-erkek eşitliği, egemenliğin halka verilmesi, medeni kanunlar, kılık kıyafet gibi değişimlerinin hepsini İslamiyete karşıymış gibi algılayıp yansıtmaları aslında İslamiyete en büyük zararı vermektedir…

Osmanlı Devleti aslında 2. Osman’nın (Genç Osman)1622 yılında Yeniçeriler tarafından öldürülmesi devlet idaresinin saraydan alınıp, saray çevresinde oluşan çıkarcı gruplar tarafından yürütülmesine yol açmıştır. En ufak yeniliği düşünen padişah, veziriazam, sadrazam kafir ilan edilmiştir. Sonuçta 2. Mahmut (gavur padişahtan), değişimi sağlayan gavur Mustafa Kemal Atatürk’e kadar vardırmışlardır.

Bugün Osmanlı’da da var olan değişim isteyenlerle istemezuklerin mücadelesi günümüzde de sürmektedir.

Muhsin Yazıcı

Uygar, çağdaş olabilendir

Uygarlık, çağdaş olmakla örtüşen bir toplumsal niteliktir. Bir elinde telefon, otomobil içinde Fatih dönemini sayıklayan insanlar, dengesiz psikoloji olaylarıdır.

Aztek uygarı Meksikalı, Han Çağı uygarı Çinli, Rönesans uygarı İtalyan, Osmanlı uygarı Türk, çağdaş değillerdir. Tarihe özlem duyanlar, ya da metafor olarak, geçmiş bir dönem özellikleriyle tanımlanmak isteyenler olabilir. Amazon yerlileri bile bu çağda yaşıyor.

Devamı…

1. Justinie, Ayasofya ve Codpus Juris Civilis / Taner Timur

Ayasofya dün ibadete açıldı. Bizans İmparatoru I. Justinien tarafından 1500 yıl önce kilise olarak inşa edilmiş ve 537 yılında da hizmete başlamıştı. Oysa bu görkemli eser Justinien’in en önemli eseri değildi. İlk sırada ondan çok daha önemli olan Corpus Juris Civilis geliyordu. Batı uygarlığı bu hukuki temel üzerine kuruldu.


Corpus Juris Civilis, yani Roma Hukuku o tarihte İtalya’da çok sayıda metin arasında parçalanmış olan hukuku birleştiriyor, modern hukukun temellerini atıyordu. Yıllar süren bir çalışmadan sonra 534 yılında tamamlanmış, uygulamaya hazır hale gelmişti. Ne var ki şanssız zamanların ürünüydü. Barbar fetihlerinin yarattığı anarşi ve feodal gelişmeler ortamında, Avrupa’da uygulanabileceği alan giderek daralıyordu ve çok geçmeden de unutuldu gitti.

Devamı…

Bir Papaz, bir Haham bir de İmam..

Papazın biri, uzun süredir ahbaplık ettiği Haham’a
“Bana Tevrat’ı öğretmenizi isterim” der…

Haham;
‘‘Olmaz” der. “Sen Yahudi doğmadın, kafan Yahudi gibi çalışmaz. Tevrat’ın kelamını anlaman mümkün değil…”

Papaz ısrar eder, Haham razı olur, ama bir koşulu vardır: “Soracağım soruya doğru yanıt verebilirsen, öğretirim”…

Devamı…

‘Yasın beş evresi teorisi’ nasıl gelişti, hangi alanlara uyarlandı?

İnkâr, öfke, pazarlık, depresyon ve kabullenme… Bunlar yasın beş evresi olarak biliniyor. Yaşadığımız üzücü olaylarda çoğu insanın bu aşamalardan geçtiği varsayılıyor.

Öyle ki büyük şirketlerin bile yapacakları önemli değişikliklerde bu evreleri gözeterek adım attığı söyleniyor.

Koronavirüs salgını sürecinde de duygu dünyamızda bu aşamalardan geçtiğimize işaret eden bir mülakat büyük ilgi gördü.

Peki herkes üzüntüyü, yası aynı şekilde mi yaşar?

Devamı…

Günün sorusu: Örümcek ağının sırrı ne?

Ağırlığından beklenmeyecek kadar güçlü olan örümcek ağları çürümüyor.

Örümceklerin özel canlılar olduğunu Örümcek Adam’dan biliyoruz. Süper kahramanımız biraz abartıyor olsa da örümcek ağının en dikkat çekici özelliklerinden biri güç/ağırlık oranı. Pek çok örümcek, ağın tümünü günlük olarak değiştiriyor olsa da örümcek ağları haftalarca çürümeden kalabilir.

Devamı…

Gönül zenginliği…

Ona;

-“Yumurtaları ne kadara satıyorsun?”diye sordu.”

Yaşlı adam yanıt verdi,

-“Tanesi 1 lira hanımefendi” deyince,

-“5 liraya 8 yumurta alacağım, yoksa gideceğim.”

Yaşlı satıcı şöyle yanıt verdi:

-“Gel istediğin fiyata al. Belki de bu iyi bir başlangıç olur çünkü bugün tek bir yumurta bile satamadım”

Devamı…

Sanatçı duyarlılığı…

İstanbul’a ilk kez gelen Carlos Santana, alanda karşılanıp konaklayacağı otele getiriliyor. İlk gün serbest, akşama basın toplantısı yapılacak. Dinlenmek yerine, “Çıkalım İstanbul’u dolaşalım,” diyor.

Yanına bir rehber veriliyor, kendisine bir de araç tahsis ediliyor. Kapalıçarşı, Sultanahmet, Ayasofya derken Santana güzel bir çay bahçesi görüyor. Hem üstadı dinlendirelim hem de bir Türk kahvesi içsin diye bahçede bir masaya oturuyorlar.

Devamı…

Çocuklu yaz tatilinde dikkat edilmesi gerekenler!

Çocukta kalp veya akciğer sorunu, bağışıklık sistemi bozukluğu varsa, prematüre doğmuşsa veya 12 aydan küçükse Covid- 19 hastalığını daha ağır geçirme riski vardır diyen çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı Prof Dr. İpek Akman, çocuklu ailelerin güvenilir bir yaz tatili geçirmesi için dikkat edilmesi gerekenleri sıraladı ve önemli uyarılarda bulundu.

Çocuklarda hastalığın daha hafif görüldüğüne ve hastaneye yatarak tedavi görmesi gereken hastaların yüzde 1’ini çocukların oluşturduğuna dikkat çeken çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı Prof Dr. İpek Akman, “çocukta kalp veya akciğer sorunu, bağışıklık sistemi bozukluğu varsa, prematüre doğmuşsa veya 12 aydan küçükse Covid- 19 hastalığını daha ağır geçirme riski vardır” dedi.

Devamı…

Günün fıkrası: Kaynanalar ve gelinler

Bir gün kaynanalar ve gelinler pikniğe gitmek için hazırlanmışlar. Hazırlandıktan sonra gelinler ayrı otobüse, kaynanalar ayrı otobüse binmişti. Sonra kaynanaların olduğu otobüs kaza yapmış. Ve kaynanalardan kurtulan olmamış…

Bunun üzerine bütün gelinler zil takıp oynarken, bir tane gelinin ağlaması ortalığa yayılıyordu.

Gelinler niye ağlıyorsun diye hep sordular kaynanan sana hep eziyet ediyordu peki niye ağlıyorsun.

Gelin:

-“Kaynanamı evde unuttum”, o yüzden ağlıyorum”, der.