Muhsin Yazıcı

Ödemiş Kelebeği Güvercinleri

Ödemiş renklisinin performansları hepsinde aynı olmaz. Bazıları çabuk oyuna girer ama bazılarıda çok geç sökülürler…

Oyunlarının en beğenilen yönü karşıya diye tabir ettiğimiz oyun şeklidir. Kuş biraz havasını aldıktan sonra hiç düz uçmaz devamlı uçuş istikametinde dönerek oynar yani karşıya doğru..

Devamı…

Edremit Kelebek Güvercini ve Özellikleri

Boyu, gaga ucundan kuyruk sokumuna kadar 36 cm. Kuyruk teleği uzunluğu 14 cm. gaga boyu 2 cm. Vücut ağırlığı ortalama 305 gr.dır. 3-4 cm. olan tüylerin yumuşaklığı olduğundan daha hafif hissedilmesini sağlar. Kuyruk telekleri 14-16 tane olup birbiri üzerine kısmi bindirme ile hafif bir bombeli görünümü verir.

Kanat uçları, kuyruk uçlarıyla aynı hizadadır. Uzun ayak ebatları vücuduyla orantılıdır ve paçalıkları parmak ucuna kadar inip yana taşar. Göğüsten basenlere doğru (karşıdan bakıldığında göğüs ince ve kuyruk uyumlu) paralel görüntü sergilerler. Vücut ölçüleriyle orantılı olan kafa iriliği, diğer ırklara göre daha narindir.

Devamı…

Nasıl kıydınız Sebahattin Ali’ye

Evinde elektrik olmadığı için sokak lambasının altında kitap okuyan çocuk kimdir? derlerse “O” deyin.

Türkiye’de öğretmenlikten atılıp, dergisi kapatılıp, borç harç içinde yaşamış ve kamyonla nakliye işi yapmış bir devrimci var mıdır? derlerse “O” deyin.

Devamı…

Osmanlı’da yok’ların toplamı, Türkiye’nin bugünkü cehaletine aşağı yukarı eşittir

“Osmanlı kültür üretiminin, Rönesans’tan sonra, Avrupa ile karşılaştırılması olanaksız geri kalmışlığını bugüne bağlayan cehalet damarı topluma anlatılmalıdır. Bu artık bir politika konusu değildir. Gerçekleşmezse çağdaşlaşma dış merkezli mekanizmaların yönlendirmesine göre şekillenecektir.” Doğan Kuban

Toplumun kendi tarihini afyon olarak çekmekten kurtulması gerek. Bu afyon bazı boyutları fazla abartılmış Osmanlı tarihidir. Tarihçiler ve halk biraz düşünse İngiltere, Hollanda, Norveç, İsveç, Belçika, İspanya gibi devletlerin kral hanedanları varlıklarını sürdürüyor.

Devamı…

Bağışıklık sisteminizi güçlendirin ve gençleştirin: Bu başarılabilir

Bağışıklık sistemimiz bizlerle birlikte yaşlanır ve zayıf düşer. Doğal olarak enfeksiyonlara karşı dayanıklılığı azalır. Neyse ki bu gidişatı tersine çevirecek çok sayıda çözüm var. 60 yaş bağışıklık sistemi için bir dönüm noktasıdır. Bu yaştaki bazı insanların immün yaşı 40 olabilirken, başkalarınınki 80’e çıkabiliyor.

Koronavirüsten kaçınmak için uzun uzadıya elimizi yıkıyoruz, dirseğimizin içine hapşırıyoruz, yüzümüze dokunmamaya çalışıyoruz, kuşkulu durumlarda kendi kendimize karantina uyguluyoruz. Bütün bunlar yerinde önlemler. Ne var ki COVID-19 ile sizin aranızdaki ilişkiyi belirleyen en önemli etmen bağışıklık sisteminiz.

Devamı…

8 asır önce Sadi, Gülistan’da devlet adamlığı dersi veriyor

8 asır önce Sadi, Gülistan’da devlet adamlığı dersi veriyordu. Nuşrevan-ı Âdil, avda vurduğu hayvanı kebap yaparken tuzun olmadığını fark etti. Uşağını en yakın köye gönderdi ve,

-“Tuzu para ile al, köyden keyfi tuz almak gelenek olmasın” diye de tembihledi.

-“Aman efendim” dediler yanındakiler tabii,

-“Bir parça tuzun muhasebesini etmeye değer mi” diye sordular.

Devamı…

Günün sorusu: Kölelik anlayışı nasıl oluşur?

ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KÖLELEŞTİRME

Dört tavuk, bir kartal yuvasına gidip bir yumurta çalarlar.
Yumurtayı kümese getirdiklerinde, diğer tavuklar gördükleri bu yumurtanın çok büyük bir tavuğa ait olduğunu düşünürler.
Zaman geçer, yumurtayı getirenler de unuturlar, onlar da bu yumurtanın büyük bir tavuğa ait olduğuna inanırlar.

Günün birinde kuluçkaya yatan bir tavuğun altındaki o yumurta kırılır. İçinden simsiyah kanatlı, ilginç gagalı tuhaf bir tavuk çıkar.
Herkes şaşkın, mutludur; böylesini ilk defa görmüşlerdir.
Anne tavuk, yavrusuna dersler vermeye başlar: “Bak yavrum, yerden bulduğun böceği şöyle ye! Arpayı buğdayı böyle ye!.”

Devamı…

“Bunlar dinimizi yok edecekler” deyip durdular

Taassubun, insanın akli melekelerini dumura uğrattığını, kişiye karpuzu kabuğuyla, şıhın/şeyhin bastığı halının öpüldüğünü, ağzını burnunu sildiği peçetenin saklandığını hep birlikte gördük.

Her gözü kapalı muridin, tutkuyu “sevgi” sandığını, aklını askıya aldığını, çıkarını her şeyin önüne koyanlar tarafından aldandığını da öğrendik.

Devamı…

Yarım kalan muzize: Köy Enstitüleri

Dünyada ilk özgün eğitim girişimi, bir özgürleşme eylemiydi Köy Enstitüleri.

Bir mucizeydi.

Ulusal – Karma – Bilimsel – Uygulamalı ve Evrensel olmak üzere beş çağdaş ve sağlam ayak üzerine oturtulmuştu.

Ülkemin dağlarında, ovalarında, kırlarında kendi kendine açıp solan çiçek bırakmayacak kadar fırsat eşitliğinin, laik eğitimle birlikte iş ve üretimin uygulandığı; taassuba, yoksulluğa, karanlığa, cehalete, gericiliğe, sömürüye, köleliğe, korkuya, ırkçı ve çıkarcı politikalara meydan okuyan sistemi ve, akılcı, okuyan, sorgulayan, özgür, laik, özgün, hümanist insanlar yetiştirme amacıyla aydınlanmanın meşalesi,

Devamı…

Günün sorusu: Senin yolun hangisi?

Kariyer yollarında ilerlerken, bazen karşınıza ilerlemek için geçmeniz gereken kapalı kapılar çıkar.
Kararlı insan, bir kapıyı kırk kez çalar.
Özgürlükçü insan, kırk farklı kapıyı birer kez çalar.
Yaratıcı insan, bir kapıyı kırk farklı şekilde çalar.
Başarılı insan; eğer gerekiyorsa kırk farklı kapıyı, kırkar defa ve kırk farklı şekilde çalar. Senin yolun hangisi?
Mümin Sekman

Başarı devrimci bir eylemdir

Başarı devrimci bir eylemdir.
Gündelik yaşamda devrim yapmaktır.
Yeterince insan gündelik hayatında başarı devrimi yapsaydı, “kurtarılması gereken” insanlar da kalmayacaktı.

Kurtarıcı arama eğilimi, kendi hayatında yeterince başarı kazanamayan insanların bunu bir başkasından beklemesidir. Bir tür sorumluluğu başkasına yıkma hareketidir.

Devamı…

Modern Devlet Anlayışının Felsefi Temelleri

Bu çalışma modern devlet anlayışının felsefi temellerini incelemektedir. Çalışmanın amacı modern devlet kuramlarını ortaya koymaktır. Modern devlet kuramları olarak Niccolo Machiavelli, Jean Bodin, Thomas Hobbes, John Locke, Jean Jacques Rousseau ve Emmanuel Sieyés’in teorileri incelenmiştir.

Modern devlet teorisi, ilk olarak Niccolo Machiavelli’nin tanrısallıktan arınmış, laik/ dünyevi bir siyasal iktidar/devlet kurgusuyla başlamıştır. Ardından Bodin egemenlik kavramını ortaya atmış ve onun niteliklerini ortaya koymuştur. Hobbes ise toplum sözleşmesi kuramını geliştirerek modern devlet düşüncesini teorik bir temele kavuşturmuştur. John Locke devlet iktidarının sınırlandırılmasını, Jean Jacques Rousseau halk egemenliği teorisini, Emmanuel Sieyés de ulus egemenliği teorisini savunmuştur.

Devamı…

Portakaldan daha fazla C vitamini bulunan 10 besin

Başta grip ve soğuk algınlığı olmak üzere çok sayıda hastalığa karşı en iyi savunma C vitamininden gelir. Hem koruyucu hem de hastalıkları daha hızlı atlatmamıza yardımcı olan C vitamini için bildiğimiz en iyi kaynak portakaldır.

Orta büyüklükte bir portakal, 69,7 mg C vitamini içerir. Pek çok meyve ve sebzede portakaldan daha fazla C vitamini bulunur.
İşte portakalın geçemediği 10 C vitamini deposu meyve ve sebzeler.

Devamı…

Nergis Çiçeğinin Mitolojik Hikayesi

Çiçekler, özel günlerin vazgeçilmez unsurlarından birisidir. Özellikle kadınların çiçeklere olan ilgisi özel günlerde erkekleri çiçek almaya iten bir zorunluluk haline dönüşmüştür. Fakat bu zorunluluk durumu erkekleri, onlarca çiçek arasından hangisinin hangi özel gün için seçileceği ya da kime verileceği belirsizliğine sürüklemiştir.

Bütün bu kararsızlık aşamasını atlatmak için de renklere ve çiçeklere ortaya nasıl çıktıkları belli olmayan genel geçer anlamlar yüklenmiştir. Böylece çiçekler renkleriyle veya mitolojik hikayeleriyle verilen kişiye mesajlar taşıyan birer elçi haline dönüşmüştür. Şimdi biz de yılın sadece belli aylarında yüzünü gösteren, kokusuyla mest eden nergis çiçeğinin mitolojik hikayesini okuyarak alıcısına vermek istediği mesajı anlamaya çalışacağız.

Devamı…

‘Ağlayan gelin” lalesi gün yüzüne çıktı

Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde ‘ağlayan gelin” olarak nitelendirilen ters laleler, baharın gelişiyle çiçek açtı.

Kırsalda bulunduğu için ulaşılması güç olan, turuncu, kırmızı ve sarı renkteki çiçekleriyle ilgi çeken ağlayan gelinler, yöredeki vatandaşlar kadar fotoğraf tutkunlarının ve doğa severlerin de ilgisini çekiyor.

Devamı…

Charlie Chaplin’in ‘En güzel şovu’

Sinema tarihinin en ünlü komedyeni Charlie Chaplin bir röportajında şöyle der;

Küçük bir çocukken babamla bir sirk şovunu izlemeye gittik. Bilet sırasında uzun bir kuyruk vardı ve önümüzde anne-baba ve 6 çocuktan oluşan bir aile vardı. Fakirlik hallerinden belliydi, elbiseleri eski ama temizdi. Çocuklar sirkten bahsederken çok mutlu görünüyordu.

Devamı…

‘Virüsün ortaya çıkmasında doğa sömürüsü büyük etken’

WWF tarafından yayımlanan rapora göre koronavirüsün ortaya çıkmasında doğanın sömürülmesinin ve yaban hayvanı ticaretinin etkisi çok büyük. WWF bu tür tehlikelerden korunmak için 10 madde sıraladı.

Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) yeni koronavirüs pandemisinin doğa tahribatı ve yaban hayvanı ticareti ile ilgisini ortaya koyan “Doğanın Yok Oluşu ve Pandemilerin Yükselişi’ adlı çarpıcı bir rapor yayımladı. Rapora göre; yeni koronavirüs aslında Ebola, AIDS, SARS, kuş gribi ve domuz gribi gibi son yıllarda ortaya çıkan hayvan kaynaklı hastalıkların son örneği. Bu hastalıkların yayılmasında doğanın insan tarafından aşırı sömürülmesinin ve yaban hayvanı ticaretinin etkisi çok büyük.

Devamı…

Bugünden yarına uygar olunmaz / Doğan Kuban

Uygar yaşayan ve davranan bir toplum olamadığımızı biliyorum. Fakat bir Devrim çocuğu olarak, uygarlığı örgütlenme ve davranışlara indirgeyip, ithal edilebilen bir mal gibi düşünmek gibi bir yanlışa düştüğümü geç anladım.

Devrim bir hızlanma ve yetişme programıydı. Nasıl okul ve üniversite açmak bilim ve teknoloji üretmekle eş değilse, çağdaş örgütlenme uygarlaşmak değildir. Fes Osmanlı’yı, kasket Anadolu köylüsünü modernleştirmedi. Ne de baş örtüsü bugünün kızlarını Müslüman yapıyor.

Devamı…

Eşsiz faydalarıyla tarih öncesinden gelen dost: Ağaçlar

Ağaçların; karbondioksidi emme, karbon emisyonunu düşürme ve iklim değişikliğine karşı doğaya katkıda bulunma gibi özellikleri artık herkes tarafından biliniyor. Ayrıca ağaçların dev gibi kökleri de yağmur suyunu emerek erozyonu önlüyor. Yaşam döngümüzün tüm evrelerinde ağaçlar bize katkı sağlıyor.

Dünyaya bunca katkısından sonra, ister istemez aklımızda şu soru canlanıyor. Ağaçlar başka nasıl hayatımızı etkiliyorlar. Bir insan ağaçların arasından geçtikten sonra kendisini daha iyi hissettiğini söylüyorsa, bunun psikolojik bir nedeni var mı?

Devamı…

Yardım mı? Dayanışma mı?

Yıllar sonra doğduğu çiftliği ziyaret etmek için arabası ile yola çıkan adam bir anda arabasını tarlaların arasında bir yerlerde çamura saplanmış bir halde bulmuştu. Araba ne ileri ne de geri gitmiyor,
lastikler patinaj yapıyordu.

Bir süre direksiyon gaz ve vitesle uğraştı durdu sonra da yakında görünen bir çiftliğe yürüyerek gidip yardım istemeye karar verdi.
Çiftlikte bulduğu yaşlı köylü adamı dinledi, bulunduğu yerden arabanın saplandığı yere ve arabaya baktı, sonra da “Yaşlı Warwick halleder” diye mırıldandı ve ayağa kalkıp çiftliğin ahırına doğru yürümeye başladı.
Adam Warwick’in kim olduğunu düşünerek takip ettiği yaşlı köylünün ahırdan yaşlı ve kör bir katırı çıkardığını şaşkınlıkla gördü.

Devamı…

İslam Teori ve Japon Modernleşmesi

● İFADE-İ MERAM: Eşhasa değil doğrudan memleketin istikbaline taalluku dolayısıyle tetebbua layık muhtasar bir layiha niteliğindeki işbu makale, Külliye Mabeyn-i Hümayun Başkitabet Celilesi Cenab-ı Alisine arzedilmek üzere, bera-yı malumat sanal bir ortamda kaleme alınmasına mübaderet kılınmıştır… Böyle mülahaza buyurulur,

Başkitabette mevcut hukukçu, siyaset bilimci ve ilahiyatçı ulemanın tetkiki de mukteza-yı celile ledel istimzaç mazhar olursa, Türk inkılâbı ile uzak şarktaki Japonya arasında yapılacak terakkiyat mukayesesinin, memleket menafaati bakımından bize de emsal olup olamayacağı ve camia-i İslamiyenin lideri olmamıza matuf ciheti müsellem olduğunda, tefekkür ve tezekküre mübaşeret kılınması babında…

Devamı…

Medrese Eğitimi Japon Modernleşmssi ve Laik Eğitim

               II
  ▪(Başı birinci yazıda) Meiji devrimlerinin  bir diğer  parolası, "hükumet işlerini ondan anlayana bırakın" ilkesiydi. Yani bizim kültürümüzdeki "işi ehline verin" söylemi...   Bu felsefenin hümanist, laik/seküler ve rasyonel eğilimleri Japonya'da herkes tarafından benimsenip kabul edilmiştir. Her yeniliği "tekfir" eden tekke-tarikat, hacı-hoca-ilmiye denilen ulema sınıfı bu kültürde ne yetişmiş ne yeşermiştir... Bundan dolayı da din-bilim çatışması olmamıştır. Şinto rahipleri manevi  otoritelerini hiç çekinmeden siyasi otoritenin emrine vermişlerdir. Örneğin kılık - kıyafet alanındaki değişime zihnen ve fiilen hiç direnç gösterilmemiştir...

▪Medrese öğretisinin egemen olduğu bize gelince, değil başındaki kırmızı FES yanındaki beyaz püskül bile imanın parçası sayılmıştır… İslamda ruhbanlık olmadığı halde ilmiye üniformalı, tarikat cübbeli “ruhban”zümresi türemiştir. Osmanlı sultanları, herkese dokunduğu halde bunlara ve kıyafet fetişlerine dokunamamıştır. Fes- püskül, kadında saç erkekte sakal, yani doanın her canlıya verdiği KIL dininhatta imanın vazgeçilmezi sayılmıştır.Böyle olunca modern kıyafet kâfir icadı, “dini çürük ırzı kırık” toplumların aşağılık hayat tarzı görülmüştür. Bunun dayanağı da sahih olduğu da belirsiz bir hadistir. ” Menteşebbehe bi kavmihi fehüve minhüm…”Meali şudur: Başkasına benzeyen bizden değildir!

Devamı…