Muhsin Yazıcı

İnternet bağımlılığından kurtulmanın yolları

İnternet bağımlılığı, modern çağın hastalıklarından biri olarak kabul ediliyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Murat Altın, bu bağımlılığın hem psikolojik hem de fiziksel sorunlara yol açtığını söyledi.

Hızla gelişen teknoloji ile birlikte internetsiz bir hayat düşünülemez hale geldi. İnternetle birlikte ‘sosyal medya’ da yaşamımızın bir parçası oldu. Artık okulda, evde, toplu taşımada, Türkiye’nin hatta Dünya’nın diğer yerlerinde olan dostlarımızın neler yaptıklarını, neler yediklerini, nereleri gezdiklerini cep telefonumuzdan öğrenebiliyoruz. Devamı…

Elleri yıkarken sıcak suyu mu tercih etmeliyiz soğuk suyu mu?

Araştırmalardan elde edilen sonuçlara bakılırsa, ılık ya da soğuk suyu tercih etmekte fayda var.

Ellerimizi temizlemek istediğimizde özünde kirden; yani bakterilerden kurtulmak için yıkıyoruz. Birkaç yıl önce ortaya atılan bir iddia sonucunda, bilimselliği ispatlanmadan, ellerimizi ister sıcak, ister soğuk suyla yıkayalım, normal sabunların bakterileri temizlemediği, mutlaka anti-bakteriyel ürünler kullanmamız gerektiği konusunda bir inanış hakim oldu. Devamı…

Bahar rehavetine karşı öğrencilere 12 ipucu

Baharaylarıyla birlikte öğrenciler derslere ve son sınavlara konsantre olmakta zorlanıyor.

1) Amacını görünür yap: Sene başında yola hangi amaçla çıkmıştın, onu hatırla. Bu hedefini slogan haline getirip görebileceğin yerlere as.

2) Sihirli kelimeyi kullan: Arkadaşların da sanki hepsi sözleşmiş gibi sana birbirinden cazip plan ve tekliflerle gelir. Sen odana kapanıp ders çalışmaya uğraşırken dışarıda cıvıl cıvıl bir dünya seni kendine çeker. İşte tam o noktada kullanman gereken sihirli bir kelime var: “Hayır!” Devamı…

Kırmızı Başlıklı Kız Masalı

Bir zamanlar küçük bir kız varmış. Annesi ona üzerinde kırmızı başlığı olan bir pelerin almış. Kız bu pelerini çok seviyormuş ve nereye gitse onu giyiyormuş. Bu nedenle de herkes ona Kırmızı Başlıklı Kız diyormuş.

Bir gün “Kırmızı Başlıklı Kız!” diye seslenmiş kızın annesi. “Büyükannen hâlâ hasta. Hadi giyin de, ona yaptığım şu çöreği götür.”

Kırmızı Başlıklı Kız da elbisesini giymiş, üzerine kırmızı başlıklı pelerinini geçirmiş, başlığı çenesinin altında sıkıca bağlamış ve yola çıkmış. Devamı…

Mankurtlaştırdıklarımızdan mısınız?

Bizde “Avarlar“, Avrupa’da ise “Juan-Juan” olarak bilinen ve Kırgızistan Türkleri’nin baş düşmanı olan acımasız bir topluluk vardır. Bu topluluktaki insanlar, çevrelerindeki büyük küçük topluluklara, fırsat buldukları zaman saldırırlar, onların yerleşim yerlerini yakıp yıkarlar, insanları öldürdükten sonra çevrede ne varsa yağmalarlar ve bazı kişileri de tutsak ederlermiş.

Tutsak ettikleri kişileri kendi bölgelerine götürüp incelerlermiş. Güçlü ve dayanıklı olanları, mankurtlaştırmak için ayırırlarmış. Geri kalan güçsüzleri ise başka yerlere satmaya çalışırlarmış. Satılanlar bir bakıma şanslı sayılırlarmış; çünkü onlar belki bir gün götürüldükleri yerlerden kaçıp yurtlarına dönebileceklerdir. Fakat geride kalanlar, mankurtlaştırılarak sonsuza dek köle olarak yaşayacaklardır. Devamı…

Günün sorusu: Parmaklarda çıtlama sesi nereden geliyor?

Bilim insanları insanlığın en sinir bozucu alışkanlıklarından birini inceliyor. Parmaklarınızı çıtlattığınızda çıkardığımız ses nereden geliyor?

Fransa ve ABD’deki araştırmacılar çıtlatmanın üç matematiksel denklemle açıklanabileceğini söylüyor.

Bu modele göre basınç değişince ufak baloncukların eklemlerdeki sıvıda patlaması bu çıtlama sesini çıkarıyor. Devamı…

İslamlaşma Tarihimizde Derin Bir Hesaplaşma / Doğan Kuban

İslam’ın iki kökeni var: Kuran ve Türk diliyle yorumlanmış İslami doğmanın özümsenme süreci. Bu yorumlar homojen değildir ve kendi iç dinamikleri ile değil, dünya ile etkileşim sonucunda değişiyorlar. Tarihimiz de bunun en iyi bilinen görüntüsü, Bizans ikonoklast akımından aktarılmış olan resim yasağı.

Abdülmecit devlet dairelerine resmini astırmak istediği zaman tepki gördü. Bugün politikacılar duvarları resimleriyle dolduruyor, heykel yıkıyor, köpek ya da karpuz heykeli yapıyorlar. Bu, toplumun kültürel yozlaşmasını ve dini doğmayı değiştiren etkenlerin yabancı kökenini gösteriyor. Devamı…

Çağın dışında kalmak olanaksızdır

Bugün bütün dünya ile birlikte yaşamanın sunduğu bütün teknolojilerden yararlanan, otomobile, uçağa, otobüse, metroya binen, AVM’lerden alışveriş yapan, cebinde telefon taşıyan, elektrik kullanan, televizyonda futbol maçı seyreden bir Türk toplumu var.

 

Bu toplum, bir moda olarak yinelenen tekerlemede söylendiği gibi, aptal bir toplum değil. Biz İslam dünyasında demokratik ve kültürel devrim yapan ve sömürge olmayan tek toplumuz. Türklere Arapların taktığı ‘Etrak-ı bi-idrak’ diyen Osmanlı ulemasıdır. Mustafa Kemal, Cumhuriyet devrimini yapan Türk Ulusunun zeki olduğunun altını çizen kurucu liderdir. Devamı…

Yapay Zeka korkunç derecede zeki olmak üzere

Bu yıl Amerika’nın Kaliforniya eyaletinde gerçekleşen Grafik İşleme Ünitesi Teknoloji Konferansında Nvidia CEO Jensen Huang, DGX-2 isimli yeni bilgisayarını duyurdu. Bu bilgisayar yapay zeka ve derin öğrenme alanında araştırma yapanlar için tasarlanmış.

Önümüzdeki yıl satışa çıkacak olan bu bilgisayar, 2 petaflop işlemci gücüne sahip dünyanın ilk bilgisayarı ve yapay zeka alanında çalışması için tasarlanmış. Bu bilgisayarım işlem gücünü anlamanız için size şöyle bir örnek verebilirim. Macbook PRO yaklaşık olarak 1 teraflop işlemci hızında. 1 petaflop 1000 teraflop hızına eşdeğer. Devamı…

Bizden hatırlatması

Cumhuriyeti kuranların torunlarıysak, umutsuzluğa kapılmaya hakkımız olamaz. En zor koşullarda bile bize bırakılan değerlere sahip çıkmak zorundayız.

Atatürk’ün çok güzel bir sözü vardır. “Eğer siz hala bir kurtarıcı arıyorsanız, ben size bir şey öğretememişim demektir.”

Muhsin Yazıcı

Kurtuluş Savaşı’nda Türk Kadını

“Kurtuluş Savaşı sırasında İstanbul’dan kaçırılan ve Rusya’dan alınan silah ve cephane, Milli Hükümet’in elindeki üç eski gemi Alemdar, Preveze ve Aydın Reis tarafından İnebolu ve Samsun gibi Karadeniz limanlarına boşaltılmış ve buradan cepheye gönderilmiştir. Bu sevkiyat işini daha çok İnebolu, Kastamonu ve Çankırı yöresi kadınları gerçekleştirmiştir.

Cephe gerisinden cepheye yiyecek, giyecek, malzeme, silah ve cephane taşıma işinde görev alan kadınlara, çocuklara ve yaşlılara yol gösterecek kişiler vardı. İşte bunlara “kağnı komutanı” denilmişti. Kurtuluş Savaşı’nın kağnı komutanlarından biri de Enver Behnan Şapolyo idi. Devamı…

Yalan makinesi: Al sana genelev!

Hatırlarsınız… Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ilahiyat fakültesi öğretim üyesi Abdullah Akın diye bir herif, üniversitenin televizyon kanalına çıkarak, hiç utanmadan “1924 yılında camiler kapatıldı, Çanakkale ve Bursa’da genelev olarak kullanılan camiler var” demişti.

Bunun üzerine ben de köşemden sormuştum… “Çanakkale veya Bursa’da bu genelevlerin adresini bilen var mı? Herhangi bir devlet büyüğümüz kerhane yapılan camiyi gösterebilir mi?” Devamı…

Cahil özgüveni için bilim ne diyor?

1995’te bir gün, orta yaşlı, topluca bir adam, gündüz gözüyle iki Pittsburgh bankasını soydu. Maske veya kimliğini gizleyecek başka bir şey takmıyordu ve iki bankadan çıkarken de güvenlik kameralarına bakıp gülümsemişti.

Sonraki günün gecesi, polis kendisini tutukladığında McArthur Wheeler şaşkınlık içindeydi. Ona güvenlik kamerası kayıtlarını gösterdiklerinde Wheeler gözlerine inanamazmış gibi baktı. ‘Ama yüzüme limon suyu sürmüştüm?’ dedi. Devamı…

Tolstoy: ‘İlerlemenin iki ayağından biridir sanat.’

İlerlemenin iki ayağından biridir sanat. İnsanoğlu, sözcükler aracılığıyla düşüncelerini,imgeler (sanat) aracılığıyla da duygularını iletir öteki insanlara; yalnızca şimdiyi değil, geçmişi ve geleceği de kapsayan bir iletişim söz konusudur burada.

Bu ikili iletişim insanoğluna özgüdür; dolayısıyla da bunlardan birinin bile bozulması topluma zarar verir. İki farklı sonucu olur bunun: İlki, bozulan ayağın gerçekleştirmesi gereken işin toplumda yok olması; ikincisi de bozulan ayağın yarattığı zararlı etkiler. Devamı…

Jiddu Krishnamurtı: Otorite zekayı köreltir; herşeyi sorgulamanıza, araştırmanıza engel olur.

Otoritenin ne olduğunu biliyorsunuz; peki ama onun nasıl varlık kazandığını biliyor musunuz? Hükümletin bir otoritesi var, değil mi? Devletin, hukukun, polisin ve askerin otoritesi var.

Anne babanız ve öğretmenlerinizin de sizin üzerinizde belli bir otoritesi var, yapmanız gerektiğini düşündükleri şeyleri size yaptırıyorlar: Belirli bir saatte yatmak, doğru beslenmek, doğru insanlarla arkadaşlık etmek. Sizi disiplin altına alıyorlar, değil mi? Neden? Bunun sizin iyiliğiniz için olduğunu söylüyorlar. Sahiden öyle mi peki?  Devamı…

Yapay zeka: Yarın nasıl davranacak bilemiyoruz

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde öğretim görevlisi Kozan Demircan ile günümüzün en popüler konularından biri olan yapay zekâyı konuştuk.

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde öğretim görevlisi Kozan Demircan, dijital dönüşüm koçu. Şirketlere, kurumlara dijital pazarlama, e-ticaret, kripto para ekonomisi ve blockchain alanlarında eğitim veriyor. Bilim teknoloji blogunda yazılar yazıyor. Yönetim organizasyonu, insan-makine entegrasyonu, süreç optimizasyonu, nesnelerin interneti, yapay zekâ otomasyonu, paylaşım ekonomisi alanlarına odaklanıyor. Devamı…

Kendi kendine konuşmak neden başarı getiriyor?

Araştırmalar kendi kendine konuşmanın hafızayı güçlendirdiğini, güveni artırdığını ve konsantrasyonu sağladığını gösteriyor.

Londra’da başkalarının ağzına bakan bir diş hekimi, kendi ağzını açtığında başarıdan başarıya koşmaya başladı.

Eugene Gamble üç yıl öncesine kadar Londra’da diş hekimi olarak çalışıyordu. Sonra girişimci olmaya karar verdi. Ama iş dünyasında yeniydi ve fikirleri birer birer başarısızlığa uğrayınca kendisine olan güvenini kaybetti. Devamı…

Eğitim seviyesine dayalı bölünme neden kaynaklanıyor?

Az eğitimli insanlara karşı önyargı ve ayrımcılık toplumu birçok bakımdan bölen bir işlev görüyor.

Lance Fusarelli üniversite kampüsüne adım attığı gün, diğer öğrencilerin birçok konuda kendisinden çok daha bilgili olduğunu fark etmişti.

Bu farklılığı yetişme koşullarına bağlamıştı. Yoksul olmasa da Pennsylvania’da emekçi bir ailede büyümüştü. Annesi hamile kalınca okuldan ayrılmış, babası genç yaştan itibaren kömür madeninde çalışmaya başlamıştı. Etrafında üniversiteye giden pek insan yoktu. Devamı…