Muhsin Yazıcı

Stresle Başetme

  Stresle Baş etme 

• Stres Yönetimi Stresle Baş etme :
Stresle etkin mücadele direkt olarak stres kaynağının tanımının doğru yapılmasına ve doğru reaksiyonun verilmesine bağlıdır. Birinci bölümde kontrol algısının, hissedilen stres seviyesi ile ilişkili olduğundan bahsedilmişti. Bu yüzden psikososyal stres kaynaklarını kontrol edilebilirlikleri açısından da inceleyerek daha etkin mücadele yapabilmek mümkün olabilir
Devamı…

Egzersiz Ve Stres Yönetimi

Egzersiz ve Stres Yönetimi

Kendinizi stresli mi hissediyorsunuz? Hareket edin!

Egzersiz salt formda kalmak için yapılmaz. Trafik, maddi sorunlar, tartışmalar gibi günlük yaşamın yarattığı gerginliklerden de kurtulmanın en etkin yoludur. Sonuç? Stresin bedeninize verdiği zararı en aza indirgeyip kendinizi daha huzurlu ve zihninizi daha dinç hissedeceksiniz.

 

Devamı…

Günün Sağlık Haberi

 Günün Sağlık Haberi

Aileler Çocuklarının Diş Sağlığına İlgisiz 

Özellikle 6 yaşına kadar çocukların diş sağlığına özen gösterilmesi gelecek açısından büyük önem taşıyor.
Selçuk Üniversitesi (SÜ) Diş Hekimliği Fakültesinde yapılan bir araştırma, ailelerin, çocuklarının 6 yaşına kadar diş sağlığına karşı ilgisiz olduğunu ortaya koydu. Devamı…

Günün Sözü

Günün Sözü

İki şeyin sonsuz olduğunu biliyorum; evren ve aptallık. Aslında ilki konusunda çok da emin değilim.                                    

Albert Einstein

Günün Fıkrası

Günün Fıkrası

Kurusun

Bir gün doktorlar, tımarhanede yaptıkları araştırmada en  akıllı deliyi seçeceklermiş.

Bir gün delilerden biri bahçede bulunan havuza düşmüş ve boğulmak üzereymiş.

Delilerden biri havuza düşen arkadaşını kurtarmaya çalışmış.

Bunu gören doktorlar arkadaşını kurtaran deliyi yanlarına

çağırmışlar ve “seni en akıllı seçiyoruz” demişler.

Doktorlardan biri:

“Peki kurtardığın arkadaşını çağır da sana teşekkür etsin” demiş.

Deli:

 “Gelemez ki!” Doktor: “Neden gelemezmiş?”

Deli: “Çünkü kuruması için onu astım!”

Günün Kitabı

Günün Kitabı

Çocuk Yetiştirme Rehberi 
Jesper Juul
Çeviren: Taylan Taftaf
Alfa Yayınevi, Kasım 2008, 296 Sayfa

Tarihi bir dönüm noktasındayız. Birçok farklı toplum içerisinde iki yüzyıldan uzun bir süredir aile yaşamının temellerini oluşturan değerler bir çözülme ve dönüşme sürecine giriyor. Devamı…

Günün Şiiri

Günün şiiri

Yaşamaya Dair -1

Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.

Yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.

Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak yanı ağır bastığından.

Nazım Hihmet Ran – 1947

 

Günün Öyküsü

Günün Öyküsü

İnsanları Kusurlarıyla Sevmek

 Vietnam”da savaştan sonra sonunda evine dönmekte olan bir asker hakkında bir hikaye anlatılır. 

 San Francisco”dan ailesini aradı : 

 “Anne baba eve dönüyorum ama sizden bir şey rica ediyorum yanımda bir arkadaşımı da getirmek istiyorum” “Memnuniyetle onunla tanışmak isteriz diye yanıtladılar”        

 Oğulları : 
Devamı…

Sınıf Yönetimi – 1

SINIF YÖNETİMİ

 

Giriş

 Eğitim sözcüğünün farklı tanımlarının ortak yanı, onun, davranış değiştirme, davranış oluşturma amaçlı etkinlikler bütünü olmasıdır.  Öğretim, öğrenme, davranışın sağlanması amacıyla yapılan ön çabalardır, insanların öğrenim düzeylerinin göstergesi diplomaları, eğitim düzeylerininki ise davranışlarıdır.


Devamı…

Sınıf Yönetimi – Devam – 2

Aile

 Yakın çevre içinde olmasına karşın, öğrenci davranışının  dönümcül  bir değişkeni ve kontrolü daha kolay olan bir çevre olduğundan, aile, ayrı bir altbaşlık altında ele alınmıştır.Eğitim ailede başlar. Kişilik yapısının temel davranışları büyük ölçüde ailede elde edilir. Bunların sonradan değiştirilmesi çok güç olur.


Devamı…

Sınıf Yönetimi – Devam – 3

Fiziksel Ortamın Düzenlenmesi

 Sınıf,  ustaca  düzenlenmiş  bir  çevre  olmalıdır,  çünkü,  davranışı değiştirmenin çok etkili bir yolu, çevreyi  değiştirmektir. Eğitimde yeni teknolojiler, öğrenme çevresine yenilikler getirir. Geleceğin, yüksek teknolojili,  öğrenmelerin çoğunda bireysel, sosyal ve zihinsel gelişim için toplu öğrenme imkânları sağlayan öğrenme ortamları, şimdiden gerçekleştirilmeye çalışılmalıdır


Devamı…

Sınıf Yönetimi – Devam – 4

Sınıfta İlk Günler

 Sınıfın ilişki düzeninin  kurulmasına  ilk  günden  başlanmalıdır.  Sınıf  düzeni oluşturmada ilk birkaç gün, dönümcül (kritik) zamandır. Sınıf düzeni, öğretmen ve öğrencinin birbirini tanımaya başladığı “balayı” ve “deneme” döneminde kurulmalıdır.

Bu dönemde öğrenciler, neleri yapıp neleri yapamayacakları konusunda öğretmenidenerler,  daha kontrollü davranır, gerçek  davranışlarını göstermezler. Öğretmengeleceği ilişkin davranış  tiplemesini ve öğrencilerden beklentilerini ilk  günlerdekararlılıkla  ortaya  koymalıdır. 

Bu  kararlılık,  baskı  veya  anti  demokratiklik değildir.Öğrencilerin  kontrollü  davranışları  değişirse,  onları  yeniden  kazanmakolanaksızlaşabilir. 

Öğretmen,  ilk  günlerin  kontrollü  davranışlarının sürmesi içinkararlılığını kullanmalıdır. Aynı  görüntü,  uzun  tatillerden  sonra  da  ortaya  çıkar.Öğretmen, etkili bir eğitime olanak verici görüntü ve ortam elde edebilmek için, bunaola-nak verici bir iklim oluşturmalıdır (Grubaugh and Houston, 1990: 374-376). 

İlişki Politikaları ve Tipleri

 Sınıftaki  ilişki  politikalarının  bir  ucunda  birömekliği amaçlayan düzenlilikbulunur. Düzenlilik, kurallı olmayı, bir işi yapmanın bir yolu-na alışkanlığı, böylece öğrenilene odaklanmayı getirir. Politikaların diğer ucundadeğişkenlik vardır. Değişkenlik, öğrencinin dikkatini çeker,  birörnekliğinsıkıcılığından  kurtarır,  merak-ilgi  uyandırır,  yeni  öğrenme yolları, ilişkileri verir(Gage and Berliner, 1984: 614).

İlişki düzeni politikası, sınıf düzeninin tehlikede, çalışma alışkanlıklarınınhenüz  yerleşmemiş  olduğu  durumlarda  düzenliliğe;  ortamın  yumuşak,öğrencilerin bilgili ve hazır olduğu durumlarda değişkenliğe kayabilir bir esneklikteseçilmelidir.İlişki  düzeninin  düzenlilik  ile  değişkenlik  uçları, yumuşak-sert,  buluşçu-yönlendirici  düzenlenişler  olarak  da  adlandırılır  (Thompson,  1993: 4203).

Biraraştırmada, yumuşak (değişken, buluşçu) sınıf  düzenlenişindeki  etkileşim,öğrencileri  birbirinden  haşlanmaya,  daha  az  olumsuz  davranmaya  götürmüştür(Duffy, 1992: 1742). Geleneksel bürokratik yönetimli sınıfa göre, esnek yönetimlisınıf  daha  başarılı olmuştur (Nash,  1992:  1781).

Öğretilmek şartıyla, kendiniyönetme, işine yönelme davranışını yükseltmede etkili bulunmuştur (Warner and[ane, 1992: 3860). En yararlı ilişki düzeni politikası olarak, öğretmen kontrolününorta düzeyde olduğu durum önerilmiştir (Doyle, 1986: 418). 

Tanışma

 Sınıfta öğretmen-öğrenci etkileşiminin iki yönü, öğrencinin niyetini  anlamak  ve yorumlamak ile, onun öğretmenin niyetinden emin olmasını sağlamaktır(Mcauley, 1990: 89).

Böylece öğretmen ve öğrenci  birbirlerine  yönelik  davranışlarını, sonuçları  hakkında  yanılgıya düşmeden planlayabilir. Bu karşılıklı etkileşimin ilk basamağı tanışmadır.Güven ve iyi  ilişki için ilk karşılaşma önemlidir (Buckwald,  1985:  14).

Öğretmen ve öğrenciler, sınıftakiler hakkında gözlemle edinecekleri bilgiye muhtaçtır. İlk karşılaşmadaki giyimin, görünüşün etkisi, öğrencilerle  bir  yakınlık  kurulduktan sonra  azalabilir  (Grubaugh  and  Houston,  1990:  378). 

Her  öğrencinin, tanınma şanslarına  gereksinimi  vardır.  Öğretmen,  ilk  günden  başlayarak  bu  şansları vermelidir (Pauly,  1991: 67; Cangelosi,  1988: 43). 

Sınıf Kuralları

 Öğrencilerle  tanışma,  beklentilerin  iletişimi,  arkadaşça  ama  işe  yönelik ortam,  öğrencileri  boş  bırakmamak,  sınıftaki  ilk  günlerin  önemli  eylemleri  olarak görülür (Lemlech, 1988: 39).

Beklentilerin iletişimi ile arkadaşça ama işe yönelik ortam, sınıftaki davranış kurallarının belirlenmesi ve uygulanması süreçleri ile gerçekleşebilir (Gage  and Berliner, 1984: 626).

Öğrencileri boş bırakmama, boş kalırlarsa zaman yitirecekleri ve istenmeyen davranışlara yönelecekleri düşüncesiyle, iyi bir zaman planlamasına ve boş zaman etkinliklerine gerek gösterir.

Kurallar, önceden  verilmiş hazır kararlardır. Deneyimlere dayanarak, gelecekteki  belirli  durumlarda  nelerin  nasıl  yapılmasının  iyi  olacağını, nelerin beklendiğini, uyulmadığında nelerin olacağını  açıklayarak,  yöneticinin  işini kolaylaştırır (Raviv and others, 1990: 145). 

Sınıf İçinde Öğretmen

 Öğretmen, sınıfın ilişki düzeninin kurulması ve düzeltilip geliştirilmesinde yolgösterici bir liderdir, sınıf ikliminin buluşçusıdır (Brophy and Good, 1986: 329).

Amasınıf  iklimi  de  onun  davranışları  üzerinde etkilidir (Melvin, 1993: 3163).

Öğretmen,öğretim durumlarının hem hazırlayıcısı, hem bir parçasıdır (Ertürk, 1979: 104).

O,sınıftaki  yaşamın  her  ögesini  ve  anını  eğitsel  amaçlar  yönünde  planlı biçimdekullanabilmeli, sınıf bir tiyatro, öğretmen de yönetmen olmalıdır (Homan, 1985: 76). 

Davranış Ortamı Oluşturma

 Sınıfın davranış ortamı, gevşekten katıya, çeşitli görünüşlerde olabilir.  Programkonu merkezli, öğretmen davranışı yetkeci, karar  ve  kurallar  öğretmencekonuşulmuşsa,  sınıf  katı yapılanmıştır. 

Program  öğrenci merkezli, öğretmendavranışı demokratik, kural ve kararlar  birlikte oluşturulmuşsa, sınıf gevşekyapılanmıştır. Bu özelliklerin değişmesi, bu ikisi arasındaki diğer yapılanma biçimlerinioluşturur.

Sınıfın, öğretmenin, öğrencilerin, konunun özellikleri değiştikçe, yapılanışdeğiştirilebileceği  gibi,  eğitsel  amaçlardan  uzaklaşmamak  şartıyla, gevşek sınıfyapısının yeğlenmesi önerilir.

Örneğin, program öğrenci merkezli olmalı ama, bununanlamı, eğitsel amaçlara ulaşabilmek için praç olarak, öğrencinin ilgi vegereksinimlerine dönük bir programın seçilmesi olmalıdır.

Kural ve kararlar öğrencilerlebirlikte belirlenmeli  ama,  konunun  amaçlarından, eğitimin genel amaçlanna kadar,amaçlar dizinine uygun olmayanların alınmaması, öğretmence nedenleri belirtilipaçıklanarak sağlanmalıdır. Davranışsal ortam, öğretmen ve öğrencilerin ortak çabalan ile oluşur. 

Sınıfta Öğretmenin Yeri

 Öğretmenin sınıfın ne zaman neresinde bulunacağı, amaçlanna ve yaptığı etkinliğin türüne göre  değişir. Zamanının çoğunu masasında geçiren  öğretmen, olumsuz davranışlarla daha çok karşılaşır (Grubaugh and Houston, 1990: 377).

Öğretmen, yerini belirlemede, sınıfın tümünü görebilmeyi, öğrenci davranışları ve öğretim  etkinliklerine  göreliği,  ilkeler  olarak  almalıdır. Sınıfın tümünü görebilmek için, araçları, örneğin tahtayı kullanırken bile öğrencilere arkasını dönmemeye çalışmalıdır (Cangelosi,1988:  71). 

Araçları önceden hazırlamak,  tahtaya yazılacakları önceden veya yan dönerek  yazmak,  yüzyüze  dönerek kullanılabilecek  araçları seçmek veya araçları bu  şekilde yerleştirmek, seçenekler olarak düşünülebilir.

Bunların amacı,öğretmenin, sınıfta olup  bitenlerin  sürekli olarak farkında  olabilmesidir.  Öğretmenbir öğrenci veya bir grupla ilgilenirken, diğerlerini gözden kaçırmamalıdır (Jacobsen and others, 1985: 235). 

Öğretmenin Örnek Olması

 Eğitsel amaçlara ulaşmanın araçlarından biri de görgüdür. Öğrenci, bilgininsomut yansıması olan görüntüler yoluyla, davranışın örneklerini izleyerek, davranışkazanma ve değiştirmeyi kolaylaştırabilir.Öğrencinin göstermesi gereken davranışlar konusunda ona en yakın örnekgörüntü,  öğretmenden  gelmelidir. 

Öğretmenin  kişisel yönelimi, öğrenci yöneliminin önemli bir değişkeni olarak belirlenmiştir  (Thompson  1993:  4203). 

Öğretmen,  her davranışı  ile  öğrenciye  model  olmalıdır,  ilk  öğrenim  yıllarından  başlayarak çocuklar, giyiminden yürüyüşüne, konuşmasına kadar her davranışında öğretmeni örnek  almaya  yatkındırlar. 

Bu,  öğretmen  için,  sürekli  özen  gerektiren  yorucu  bir durum  olsa  bile,  öğrenci  davranışını  değiştirmenin  etkili  bir  yolu  olarak,  sürekli kullanılmalıdır.Öğretmenin  kendini  işine  vermesi  de,  öğrencinin  onu  bu  özelliğiyle  modelalması sonucunu doğurabilecektir (Woods, 1990: 11).

Öğretmenin derse bağlılığıve  ilgisi,  öğrencinin  de  bu  yönlü  davranışını  destekler (Skinner and others, 1990: 31).Soğukkanlı ve  sabırlı olmak, öğretmen davranışının vazgeçilmezyanlarındandır (Wood, 1990: 2).

Davranış değiştirme-oluşturma olan eğitim, kısasürede gerçekleşemez. Davranışın kalıcı olması,  yeterli süre ve  sayıdayinelenmesine  de  bağlı  olduğundan,  sabır  da  gerektirir.  Öğretmen hiçbirdurumda öfkelenmemeye çalışmalı, olumsuz duygularını bastırabilmelidir. Yoksa,bu duygular diğerlerini de etkiler (Clark and Peterson, 1986: 289).

Öğrencilerin böyledurumlarda duygu ve heyecanlarını  göstermeleri  de  gizlemeleri  de  sorun  yaratır:Göstermeleri,  karmaşaya ve duygusal boşalımın mantığı yok etmesine,göstermemeleri ise gerilime yol açar. Öfke, vücut diliyle de anlatılsa, sınıf ortamınıbozar, öğrenciler bu sinyalleri çabuk alırlar (Smith, 1990:59).İnsan davranışını olumsuz etkileyen bir özellik de aşın kaygıdır (Sinclair,1987: 251).

Aşın kaygı insanı beceriksizleştirir, sinirli ve huy-süz yapar. Kaygı, bu olumsuz belirtilerin gözlenemeyeceği bir düzeyde olmalı,  budüzey fazla düşük de olmamalıdır. Aşın kaygısızlık insanı saygısız yapar.Karşılıklı güvenin sağlanması, davranışlarda açıklık sağlar,  güvensizliğinyarattığı  “acaba”  kaygısını  önleyerek  zaman  kazandırır,  öğrenci  katılımını  artırır,öğretmeni  daha  rahat  davranmaya  yöneltir.  Mesleksel  davranılar güveni  artırır.Güven artına olan tutarlı davranış, örnek olma yanında, öğrencinin sınıf kurallarınauyumunu da artırır (Smith, 1990: 59).

Öğrencinin  kendine  güveni  başansını  etkiler.  Öğretmen,  her  öğrencininbaşarılı  olabilmesi  için  uygun  şart  ortaya koymalı,  başarabileceğini söylemeli, girişim özgürlüğü vermeli, yakın ve destekleyici  davranmalı, izlemeli,  başan-güven-başarı ilişkisi kurmalıdır (Barker, 1982: 160).

Çevresiyle ilgili, duygulu, düşünceli, yargılayıcı tip öğretmenler, başarılıöğrencilerce etkili bulunmuştur (Chiang,  1991: 2001).

Öğretmenin  deneyimi  veyeterlikleri, öğrenci başansını artırmaktadır (Barrow, 1990: 312; Kwari, 1990: 1875).

Sınıfta Güç İlişkisi

 Sınıftaki öğrenciler ve öğretmen, en az bir ders dönemi birlikte olacaklarınıdüşünerek, sınıf ortamını olumlulaştırmada işbirliği yapmalıdır. Sınıf dışındaki yaşamda, istediğimiz zaman bir ilişkiyi sona erdirip oradan ayrılabiliriz, ama sınıftaki sürekli birliktelik buna izin vermez.

En yaramaz öğrenciyle, en  istenmeyen  öğretmenle  birlikte  olma  durumu,  ilişkilerde dikkati, özeni, sabin, hoşgörüyü özür dilemeyi, banş  içinde birlikte yaşamayı gerektirir. Öğretmen, yasal konumundan kaynaklanan  gücünü  kullanırken,  ilişki  kopana  davranışlardan kaçınmalıdır (Pauly, 1991: 47, 54). 

Demokratik Ortam

 Öğretmenin  güç  durumuyla  ilgili  özellikler,  onu,  sınıfta  gücü  paylaşmaya, demokratik  bir  ortam  oluşturmaya götürür. Demokrasi, grubun  kendisince yönetilmesidir. Grubu yönetecek olanları seçip serbest bırakmayı değil, seçilenlerin kararlarını  grubun  etkilemesini  de  içerir. 

Demokrasilerde  yönetilenler, yönetimin kararlannı önceden  haber  alabilir,  tartışır,  görüş  ve  isteklerini  yönetenlere  iletir, bunlar yönetilenlerce gözetilir.Demokrasi, çoğunluğun azınlığı yönetmesi değildir. Yalnızca sayı  çokluğunadayalı bir yönetim, çoğunluğun azınlığa hükmetmesi olur, demokrasi olmaz. Üsteliksınıfta  öğretmen  çoğunluk  da  değildir. 

Demokrasi, azınlıkta kalanların görüşlerinindinlendiği, haklarının gözetildiği, niteliğin sayıya feda edilmediği, tartışma-uzlaşma-anlaşma-inandırma yöntemlerinin kullanıldığı bir yönetim biçimidir, sınıfta da böyleişlemelidir.  Öğretmen  böylece,  öğrencileri,  kendi  davranışlarını düşünmeyeyargılamaya da yöneltmelidir (Cangelosi, 1988: 43). 

Sınıfta İletişim

 Sınıf,  öğrenciler  ve  öğretmenlerin,  eğitsel  amaçlara  ulaşabilmek  için, kendilerinde var olan ve çeşitli iletişim araçlarıyla sağladıkları bilgi ve yaşantıları, uygun bir  düzenlenişle  paylaştıktarı  ortamdır.  Bu  paylaşım,  iletişimle  olur. 

Öğrencilerinhazır  bulunuşluk düzeylerinin,  ilgi ve gereksinimlerinin, yeterliklerinin, imkânlarınınöğretmence; eğitsel amaçlann, araçların, düzenlenişin öğretmen kılavuzluğunda birlikte belirlenmesi, iletişimle olur.

iletişim, bu haber ve bilgilerin çok yönlü akımıdır: Öğretmenden öğrencilere, öğrencilerden birbirlerine, öğrencilerden öğretmene, çevreden  hepsine.  Tek  yönlü iletim sıkıcıdır, dönütün yararlarından uzaktır.

Öğrencileri dinleyen öğretmen, onlara neleri ne zaman söyleyeceği  konusunda  da  ipuçları  çıkarır.  Öğrencilerden  alınacak dönüt, öğretmenin uygun eylemleri seçmesini,  amaçlara  ulaşmasını kolaylaştırır,  edimini artırır, çabalarını istenir ve yararlı yapar (Baba and Ace, 1989:511). 

Zaman Yönetimi

 Sınıfta  zamanın  tümü,  eğitsel  amaçlara  yönelik  etkinlikler  için kullanılmalıdır.  Bunu  sağlamanın  bir  yolu,  sınıf  süreçlerinin dikkatle planlanması,zamana  bağlanmasıdır.  Örneğin,  öğrenciler  laboratuvarda  ve  uygulamaalanlarında  kendilerine  sıra  gelmesi  için  bekliyorlarsa,  sınıf  küçük  gruplaraaynlarak  ve    dilimleri  bu  gruplara  farklı  zamanlarda verilerek bu zaman yitimiönlenebilir.

Öğretmen,  zaman  yitirici  yönetsel  işlerle  de  sınıfta  fazla  uğraşmamalıdır.Yoklama  yapmak  için  herkesin  adını  okumak  gerekmez,  olan-olması  gereken öğrenci  sayılarına  bakılarak,  öğrencileri  tanıyor olmanın  da  yardımıyla,  kimlerin gelmediği  hemen  bulunabilir.  Yönetsel duyurular da fazla zaman almamalıdır.

Kullanımı  birbiriyle  ilgili  araçlar  yanyana  konarak,  araç  ve  onu  kullananın bulunduğu  yerler  yakın  tutularak,  araç  kulanımının  alacağı  zaman  azaltılabilir.Örneğin, okuma  köşesi kitap raflarının, deney aletleri deney masalarının yakınında olmalıdır.

Öğretmen, sınıftaki etkinliklerin hazırlıklarını  ders  öncesinde yaparak,  araçlann  hazırlanışını,  düzenlenişini,  önceden  bitirerek,  tahtaya yazılacakları  ders  öncesinde  yazarak,  zaman  kazanabilir  (Cangelosi,  1988: 71,76). 

Sınıfta Korku, Kaygı

 Sınıftaki korku ve kaygı kaynaklarından biri öğretmendir. Otoriter öğretmen, öğrenciyi  korkutur.  Öğretmenin  onları  arkadaşları  önünde  sıkıntıya sokabileceğini  düşünmeleri,  öğrencilerde  kaygı yaratır. 

Öğretmen,  her  sözü  ve eyleminin,  farklı  öğrencileri  nasıl  etkileyeceğini  önceden  düşünüp,  uygun davranmalıdır.Öğretmen,  düşünce  ve  eylemlerinde  açık  olmazsa,  öğrenciler  onun davranışlarını,  sözlerini  yanlış  anlayabilir,  farklı  anlamlar  verebilir. 

Özellikle ergenlik  çağındaki  gençler,  öğretmenin  sözlerinden,  davranışlarından, giyimlerine, saçlarına, davranışlarına ilişkin olumsuz    69     tepki  almak  istemezler. Hele böyle bir tepkinin arkadaşlarının yanında alınması, onları,  bazan  da  öğretmeni  güç  duruma  sokar.İyi öğretmenin bir iki  şaka ile günü hoş yapması, öğrenciye insan olarak davranması, adıyla seslenmesi, görüşlerini ciddiye  alması,  onu  küçümsememesi, dinleyip anlamaya çalışması, güler yüzlü olması, öğrencilerin hata yapabileceklerini kabul etmesi gerektiği belirtilmektedir (Hull, 1990: 8).

 

Günün Sözü

Günün Sözü

“İki tür insan daima açtır.

Biri bilimi arayan, diğeri parayı.                                   

                                          Cat Stevens

Sizce ülkemizde hangisini arayan daha çok.

Günün Fıkrası

Günün Fıkrası

Kriz Yüzünden

Kriz yüzünden işten çıkarılan bir akademisyen ile bir gazeteci yurt
dışına çıkmışlar.
Bir süre yiyip-içip eğlenmişler. Doğal olarak paraları çabucak
tükenmiş.
İş aramışlar ve bir çiftlikte hayvan pisliklerini ahırdan kürekle
kazıyıp çöp römorkuna atma işi bulmuşlar.
Bir süre çalışmışlar, başarılı olmuşlar, çiftlik kahyası da onları
sevmiş ve hallerine acıyarak
“Size daha kolay bir iş vereceğim” diyerek onları yumurta paketleme
işinde görevlendirmiş.
“Bunların irilerini ve iyilerini bu taraftaki kutulara, küçük ve
kötülerini bu taraftaki kutuya koyacaksınız” demiş.
Fakat bizimkiler çok yavaş çıkmışlar,”Bu iyidir, bu değildir, bu küçüktür, bu büyüktür” tartışmaları ile işleri aksatmışlar.
Onları gözleyen kâhya yanlarına gelmiş, “Siz Türkiye’de ne iş
yapıyordunuz?” diye sormuş.
Bizimkiler “Gazeteci” ve “Akademisyen” diye cevaplamışlar.
Kâhya, “Belli belli, sizin Türk aydını olduğunuz belli” demiş.
“Çok iyi bok atıyorsunuz ama iyi ve kötüyü ayırt etmeyi bir türlü
beceremiyorsunuz!..”

Günün Sağlık haberi

Günün Sağlık Haberi

Aileler Çocuklarını Psikologa Götürmekte Geç Kalıyor

`Osmaniye`nin Kadirli ilçesinde bir iyileştirme merkezinde görevli çocuk psikologu Beyazıt Erol, anne ve babaların çocuklarını psikologa götürmek için defalarca düşündüğünü söyledi. Devamı…

Günün Şiiiri

Günün şiiri

Bir Memleket İsterim

Memleket isterim
Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;
Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.

Memleket isterim
Ne başta dert ne gönülde hasret olsun;
Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.

Memleket isterim
Ne zengin fakir ne sen ben farkı olsun;
Kış günü herkesin evi barkı olsun.

Memleket isterim
Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;
Olursa bir şikâyet ölümden olsun.

CAHİT SITKI TARANCI

Günün Öyküsü

Günün Öyküsü

Bankadaki Paranızı Nasıl Harcarsınız

 Bankada bir hesap sahibi olduğunuzu düşünün

Hesabınıza her sabah 86400 TL para yatırılıyor.

Fakat bu paranın hepsini akşama kadar harcamak zorundasınız

Ertesi güne transfer edilemez.

Paranızı kullansanız da, kullanmasanız da hesap akşama sıfırlanıyor.

Ne yaparsınız? Devamı…

Günün Türkü Öyküsü

Günün Türkü Öyküsü

Çanakkale İçinde Vurdular Beni

İsmi, İmparatorluk devrinde ‘Mekteb-i Sultani” olan ve cumhuriyetle ”Galatasaray Lisesi” ne çevrilen bu ocağın, öğrenci ve mezunları, Trablusgarp İtalyan Savaşı (1911), Birinci Balkan Savaşı(1912), İkinci Balkan Savaşı (1913), Birinci Cihan Savaşı (1914), İstiklal Savaşı (1921), Kıbrıs Barış Harekâtı (1974) gibi savaşlara katılarak 45 şehit vermişler, 150 kadarı da gazi olmuştur. Devamı…

WordPress sürümünü güncellemeniz ve SLL güvenlik hatalarını gidermeniz gerekiyor.